Track - Turco Inglés Diccionario

Track

Significados de "Track" en diccionario turco inglés : 101 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
track n. iz
track n. yol
track v. izlemek (iz vb)
track v. izlemek
track n. pist
General
track n. koşma
track n. bant (plaktaki belirli bir)
track n. eser
track n. hat
track n. patika
track n. trak
track n. rota
track n. dümen suyu
track n. pist (yarış)
track n. tekerlek aralığı
track n. kulvar
track n. tırtıl
track n. yörünge
track n. takip edilen yol
track n. kuşak
track n. tırtıl (tank vb tırtıllı araçlara ait)
track n. nişan
track n. keçiyolu
track n. palet
track n. koşuyolu
track n. parkur
track n. yarış pisti
track n. ray
track n. düşünce silsilesi
track n. takip
track n. yöntem
track n. metot
track n. (hayvanın/fosilin) ayak izi
track n. haberdar olma
track n. kuş ayağının alt yüzeyi
track n. (demiryolu) hat
track n. (tekerlek) iz
track v. iz bırakmak
track v. izlerini takip etmek
track v. takip etmek
track v. ayağıyla içeri taşımak (çamur)
track v. takip etmek (hareket eden birini/bir şeyi)
track v. izini takip etmek
track v. geçmek
track v. izini sürmek
track v. geçmek (çöl)
track v. ray döşemek
track v. izini aramak
track v. gözlemlemek
track v. aynı hizada olmak
track v. (moda/akım) takipçisi olmak
track v. ayak uydurmak
track v. yürümek
track v. gezmek
track v. dolaşmak
track v. makul bir çerçevede hareket ederek ilerlemek
Technical
track n. dozer palet takımı
track n. hareket rotası
track n. iz
track n. pist
track n. ray
track n. sevk bandı yolu
track n. tekerlek izi
track v. (manyetik bant) boyunca ilerlemek
track v. (dişli veya kesici) karşılık gelen parça ile uyuşmak
track yol
Computer
track n. optik disk üzerine kodlanmış dijital veri
track n. parça
track n. şarkı
track expr. izle
Mechanic
track n. tırtıllı palet
Television
track n. ses imi
Construction
track n. bant yolu
Automotive
track n. iz genişliği
track n. palet
track n. yarış pisti
track v. (tekerlek çifti) düzlükte belirli bir aralığı korumak
track v. (arka tekerlek) ön tekerleği düzgün bir şekilde izlemek
track v. izlemek
Railway
track n. peron
track v. (tekerlek çifti) raylara düzgünce oturmak
Aeronautic
track n. uçağın güzergahı
Marine
track n. dümen suyu
track v. (gemiyi) kıyıdan çekmek
Education
track n. (dil, matematik, eşit ağırlık, vs.) bölüm
track n. eğitim hayatında izlenecek yol
track v. (öğrenciyi) belirli bir müfredat programına yönlendirmek
Sport
track n. atletizm
track n. yarış parkurunda yapılan atletik turnuva
track n. alan
track n. pist (yarışların yapıldığı)
track n. pist
track n. saha
Music
track n. kayıt
track v. (pikap iğnesi) plağın dalga titreşimlerini takip etmek
Cinema
track n. kamera kaydırmalı çekim
track n. ses yolu
track v. görüntüye alınan şeyle aynı hizada hareket etmek
track v. tekerlekli mekanizma üstüne konan kamera ile izleyerek görüntü almak
Archaic
track n. kalıntı
track n. emare

Significados de "Track" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
track suit n. eşofman
on track adj. yolunda
General
manual track n. manuel tarama
double track n. çift yol
track and field n. atletizm
sound track n. ses bandı
nerve track n. sinirlerin geçtiği yer
track lighting n. raylara monte edilen lambalarla aydınlatma
fire access track n. yangın erişim yolu
track ball n. iztopu
magnetic track n. manyetik rota
beaten track n. sık sık gidilen yer
streetcar track n. tramvay yolu
cycle track n. bisiklet yolu
magnetic sound track n. manyetik ses yolu
track laying n. hat döşeme
track event n. pist yarışması
beaten track n. uğrak
track laying n. ray döşeme
railroad track n. ray
track event n. koşullardan oluşan yarışma
track light n. raya monte edilen lamba
track change n. makas değişimi
team track n. bağlantı hattı
side track n. yan kulvar
side track n. yan şerit
side track n. yan hat
inside track n. iç şerit
inside track n. iç hat
inside track n. iç kulvar
video track n. video yolu
optical sound track n. optik ses kuşağı
optical sound track n. optik ses yolu
cycle race track n. bisiklet pisti
curtain track n. perde rayı
half-track n. askeri araç
track-laying n. ilerledikçe kendi yolunu açan taşıt
walking-track n. yürüyüş parkuru
nine track tape n. dokuz izli şerit
track chamber n. iz odası
streetcar track n. tramvay hattı
storm track n. fırtınanın izlediği rota
storm track n. fırtınanın izlediği yol
storm track n. fırtına yolu
track mark n. iğne izi
the track marks n. iğne izleri
bonus track n. bonus parça
bonus track n. (albüm) ekstra şarkı/parça
ski track n. kayak pisti
ski track n. kayak yolu
walking track n. yürüyüş parkuru
beaten track n. sıkça gidilen yer
beaten track n. uğrak yeri
cinder track n. atletizm pisti
track star n. koşu yıldızı
track star n. yarış pistlerinin yıldızı
tire track n. lastik izi
track suit top n. eşofman üstü
ceiling track n. korniş
cart track n. kırsal alanda bulunan bozuk ve engebeli yol
the inside track n. bir yarışmada diğerlerine göre avantaj sağlayan pozisyon
track [scottish] n. çaydanlık
track [scottish] n. görüntü
track [scottish] n. çarpıcı manzara
track [dialect] n. kapsam
track [dialect] n. arazinin sınırladığı alan
two-track n. atın ileriye doğru giderken boynunu veya vücudunu çevirmeden dönmesi
bridle track [new zealand] n. ata binmek için uygun yol
off the beaten track n. alışılmadık yer
off the beaten track n. ücra yer
off the beaten track n. sapa yer
one-track mind n. yalnızca bir konuyu düşünebilme
one-track mind n. tek bir şeye takıntılı olma
fast track n. erken inceleme süreci
fast track n. erken değerlendirme gerektiren süreç
fast track n. hızlı ilerlemeye veya değişime sebep olan süreç
track record n. performans geçmişi
track down v. izleyerek bulmak
back track v. vazgeçmek
lose track of v. izini kaybetmek
put on the right track v. rayına oturtmak
jump the track v. tren raydan çıkmak
keep track of v. izlemek
have the inside track v. yarış alanının en iç kısmına yakın olmak
have the inside track v. daha elverişli durumda olmak
track up v. ayak izlerini (bir yerde) bırakmak
transfer to another track v. başka yola transfer etmek
track down v. izini aramak
keep track of v. takip etmek
keep track of v. izini kaybetmemek
jump the track v. tren hattan çıkmak
be on the wrong track v. yanlış yolda olmak
cover one's track v. izini kaybettirmek
get one's life back on track v. hayatını yeniden rayına oturtmak
have a one-track mind v. bir konuyu tutturmak
side-track v. asıl amacından caydırmak
track down v. -in izlerini takip edip yakalamak
side-track v. asıl yapılması gereken şeyi ihmal edip başka şeylerle uğraşmak
lose track of v. takip edememek
lose track of v. aklında tutmamak
keep track of v. aklında tutmak
lose track of v. dikkat etmemek
keep track of v. dikkat etmek
put (something) on the right track v. hal yoluna koymak
bet on horses at the race track v. altılı oynamak
bet on horses at the race track v. at yarışında bahse girmek
back to track v. eski seyrini kazanmak
back on track v. eski seyrini kazanmak
back to track v. yoluna girmek
back on track v. yoluna girmek
drive off the track v. pist dışına çıkmak
slide off the track v. pistten çıkmak
get off the track v. pist dışına çıkmak
drive off the track v. pistten çıkmak
slide off the track v. pist dışına çıkmak
get off the track v. pistten çıkmak
keep track of v. göz kulak olmak
be on the right track v. rayına oturmak
be on the track v. rayına oturmak
keep track v. kayıt tutmak
lose track of time v. saatin kaç olduğunu unutmak
lose track of time v. zamanın nasıl geçtiğini anlamamak
lose track of v. irtibatını kaybetmek
keep track of things v. takip etmek
keep track of things v. kaydını tutmak
have a proven track record of accomplishment v. kanıtlanmış bir başarı geçmişi olmak
track wild animals v. vahşi hayvanları izlemek
track wild animals v. vahşi hayvanları takip etmek
keep track of time v. zamanı takip etmek
keep track of v. izini tutmak
keep track of v. izini tutmak
take the back track v. geri çekilmek
take the back track v. kaçmak
take the back track v. adımlarını geriye doğru takip etmek
take the back track v. dönüş yoluna çıkmak
track [scottish] v. (çay) demleyerek hazırlamak
two-track v. (at) ileriye doğru giderken boynunu veya vücudunu çevirmeden dönmek
lose track v. güncel kalamamak
lose track v. haberdar olmamak
fast-track v. (imalatı, inşaatı, süreci) hedefe zamanında ulaşabilmek için hızlandırmak
off the track adj. hattan çıkmış
off track adj. hedeften sapmış
on track adj. doğru yolda
off track adj. yoldan çıkmış
on track adj. yolunda
off-track adj. hatalı
off-track adj. yoldan çıkmış
single-track adj. tek yönlü
one-track adj. tek yönlü
fast-track adj. hızlı