Twist - Turco Inglés Diccionario

Twist

Significados de "Twist" en diccionario turco inglés : 126 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
twist n. büklüm
twist n. bükme
twist n. büküm
twist v. burmak
twist v. bükülmek
twist v. bükmek
twist v. burkmak
General
twist n. yeni çözüm
twist n. çarpıtma
twist n. sicim
twist n. eğilim (kötü)
twist n. sarma sigara
twist n. burkma
twist n. tvist dansı
twist n. değişiklik
twist n. kasırga
twist n. kıvrım
twist n. düğüm
twist n. ibrişim
twist n. dönme
twist n. burulma
twist n. viraj
twist n. ip
twist n. girdap
twist n. burma
twist n. sarılma
twist n. cilve
twist n. bükülme
twist n. burkulma
twist n. kıvırma
twist n. hortum
twist n. dolama
twist n. helezon
twist n. dönüş
twist n. dönemeç
twist n. çevirme
twist n. burka
twist n. döndürme
twist n. şaşırtmaca
twist n. beklenmedik gelişme
twist n. garip kişilik özelliği
twist n. örgü
twist n. kıvranma
twist n. yanlı davranış
twist n. belirgin eğilim
twist n. kendine has özellik
twist n. marifet
twist n. karmaşa
twist n. keşmekeş
twist n. sargı
twist n. mizaç
twist n. hile
twist n. beklenmedik gelişme
twist n. kıvrılma
twist v. şaşırtmak
twist v. dolamak
twist v. burulmak
twist v. kanırmak
twist v. bozmak
twist v. kıvrılmak
twist v. saptırmak
twist v. sarılmak
twist v. çarpıtmak
twist v. kıvranmak
twist v. eğriltmek
twist v. sarmak
twist v. ters anlam vermek
twist v. dönmek
twist v. burkmak
twist v. burkulmak
twist v. çevirmek
twist v. döndürmek
twist v. kıvırmak
twist v. kanırtmak
twist v. saçını örgü yapmak
twist v. saçını örmek
twist v. zor yoldan işini halletmek
twist v. çevirip açmak
twist v. koparıp kırmak
twist v. doğru yoldan saptırmak
twist v. dönerek ilerlemek
twist v. kafayı bozmak
twist v. sapıtmak
Insurance
twist v. (birini) mevcut sigortasını bozup başka şirketten sigorta yapması için kandırmak
Technical
twist n. torsiyon derecesi
twist n. cam gövdesinde helezon biçimli renkli çizgi
twist n. burulum
twist n. burkulma
twist n. dikey burkulma
twist n. düğüm
twist n. helezon
twist n. sarılma
twist n. torsiyon
twist v. bükmek
twist v. çevirmek
twist v. döndürmek
twist v. eğrileştirmek
twist v. torsiyona uğramak
Computer
twist expr. bük
Textile
twist n. örgüye fazladan dayanıklılık vermek için dikiş yerlerine uygulanan bükümlü iplik
Gastronomy
twist n. örgü ekmek
twist n. hamurların birbirine sarılmasıyla yapılan ekmek
twist n. burgu şekli verilmiş hamur işi
twist n. narenciye meyvesinin kabuğunu bükerek esansını çıkartma işlemi
twist n. helezonik soyulmuş narenciye kabuğu
Marine Biology
twist v. kıvırmak
Agriculture
twist n. buğday ve çavdarlarda mantarın sebep olduğu bir hastalık
Breeding
twist n. hayvanın arka ayakları arasındaki et
twist n. sığır veya koyun uyluklarının birleşim yeri
twist n. helezon biçiminde hayvan kuyruğu
Tobacco
twist n. üç farklı puronun birbirine sarılmasıyla elde edilen puro
twist n. rulo haldeki çiğneme tütünü
Hunting
twist n. yiv
twist n. çekirdek dönme hızını tayin eden yiv hadve boyu
Sport
twist n. yüzücünün yan dönerek suya atladığı bir atlama stili
twist n. burkma
twist v. (top) falsolu gitmek
Music
twist n. tvist
twist v. tvist dansı yapmak
Printery
twist v. arka kısmına yazdırmak için (kağıdı) ters çevirmek
Slang
twist n. kadın
twist n. kız
twist n. hoppa kadın
twist n. kız
twist n. kadın
twist n. karı

Significados de "Twist" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
a twist of the wrist n. hüner
a twist of the wrist n. ustalık
twist drill n. helezon matkap
twist drill n. matkap
angle of twist n. bükülme açısı
twist bit n. matkap ucu
french twist n. muz topuz
twist contest n. tvist yarışması
twist on lid n. çevir aç kapak
twist-off lid n. çevir aç kapak
twist-off lid n. çevirerek açılan kapak
twist [brit] n. kuvvetli iştah
twist [brit] n. külah biçimi verilmiş saklama kağıdı
twist [obsolete] n. hayatın akışı
twist [uk] n. kornet
twist [obsolete] n. yaşam çizgisi
twist tie n. poşet teli
twist the lion's tail v. ingilizlerin damarına basmak
twist one's ankle v. ayak bileğini burkmak
twist together v. birbirine bağlamak
twist up v. büküp bırakmak
twist off v. çevirip açmak
twist somebody's arm v. ağzından girip burnundan çıkmak
twist someone's words v. birinin sözlerini çarpıtmak
twist loose v. kanırtmak
twist off v. büküp koparmak
twist about v. kıvrılmak
twist one's ankle v. ayağını burkmak
twist one's wrist v. bileğini burkmak
twist the leg v. ayak burkmak
twist one's leg v. ayağını burkmak
twist the subject v. konuyu çarpıtmak
twist the facts v. gerçekleri çarpıtmak
twist the matter v. konuyu çarpıtmak
twist (someone) around one's finger v. parmağında oynatmak
twist someone's arm v. birinin ağzından girip burnundan çıkmak
twist the knife v. yaraya tuz basmak
twist the knife v. yarayı deşmek
twist someone around one's little finger v. birini parmağında oynatmak
twist someone's arm v. dil dökmek
take yet another twist v. bir başka hal almak
take yet another twist v. yeni bir sürece girmek
take yet another twist v. bir aşama daha kaydetmek
twist back and forth v. ileri geri bükmek
twist it around pull it down v. döndürüp aşağı çekmek
twist and turn v. bir sağa bir sola hareket etmek
twist and turn v. kıvrılıp durmak
twist in pain v. acı içinde kıvranmak
twist oneself into pretzel v. kendini iki büklüm etmek
twist someone's arm v. acı vermek amacıyla birinin kolunu tutup bükmek
out of twist adj. bükülmemiş
out of twist adj. (yüzey) düz ve pürüzsüz
out of twist adj. kıvrılmamış
Phrasals
twist something off v. çevirerek/bükerek çıkartmak
twist something around v. çevresinde dolamak
twist something out of something v. çevirerek/bükerek çıkartmak
twist something off (of) something v. çevirerek/bükerek çıkartmak
twist around v. kelimelerin anlamını eğip bükmek
twist around v. çarpıtmak
twist into (something) v. kıvrandırıp (bir şey) durumuna getirmek
twist into (something) v. büküp (bir şey) haline getirmek
twist into (something) v. lafı çarpıtıp (bir şeye) çevirmek
twist into (something) v. lafı saptırıp (bir şeye) çevirmek
twist something into something v. bir şeyi büküp/bükerek bir şey haline getirmek
twist into (something) v. lafı değiştirmek (bir şeye) çevirmek
twist into (something) v. bükülüp (bir şey) haline gelmek
twist into (something) v. kıvırıp (bir şey) haline getirmek
twist into (something) v. iki büklüm edip (bir şey) haline sokmak
twist into (something) v. kıvrılıp (bir şey) halini almak
twist something into something v. bir şeyi kıvırıp/kıvırarak bir şey haline getirmek
twist up v. çarpıtmak
twist up v. sarmak
twist up v. yukarı doğru dönerek çıkmak
twist up v. iki büklüm etmek
twist up v. kafasını karıştırmak
twist up v. kıvrılarak yükselmek/çıkmak
twist up v. karışmak
twist up v. dönerek yükselmek
twist up v. kıvırmak
twist up v. yanlış sunmak
twist up v. dolamak
twist up v. tereddütte/kararsız bırakmak
twist up v. sarmal bir şekilde yükselmek
twist up v. sarmal bir şekilde yükselmek
twist up v. saptırmak
twist up v. döne döne yükselmek
twist up v. dolanmak
twist up v. dolaşmak
twist up v. değiştirmek
twist up v. kıvrandırmak
twist out of (something) v. (bir şeyden) kıvrılarak kurtulmak
twist out of (something) v. (bir şeyden) çevirerek/kıvırarak çıkarmak
twist out of (something) v. (bir şeyden) sıyrılmak
twist out of (something) v. (bir şeyden) sert bir şekilde burkarak/bükerek çekip almak
Colloquial
twist [brit] v. dolandırmak
Idioms
twist of fate n. kaderin cilvesi
a twist of fate n. kaderin bir cilvesi
twist of fate n. feleğin sillesi
twist in the tail n. (roman sonundaki) karışık durum
a twist in the tale n. (hikayenin sonundaki) beklenmedik durum/sonuç
twist someone's arm v. mecbur etmek
twist someone's arm v. zorlamak
twist somebody's arm v. ağzından girip burnundan çıkmak
twist around one's little finger v. istediğini yaptırabilmek
twist around one's little finger v. parmağının ucunda oynatmak
twist around one's little finger v. birini kolayca kandırabilmek
twist around one's little finger v. parmağında oynatmak
twist someone's arm v. birini işe koşmak
twist someone's arm v. birine tehditle iş yaptırmak
leave somebody to twist in the wind v. birisini müşkül durumda bırakmak
leave somebody to twist in the wind v. birisini yüzüstü bırakmak
twist in the wind v. gururu incinmek
twist in the wind v. küçük düşmek
twist in the wind v. gururu kırılmak
twist slowly in the wind v. küçük düşmek
twist slowly in the wind v. gururu kırılmak
twist slowly in the wind v. gururu incinmek
twist slowly in the wind v. ceza çekmek
twist in the wind v. rezil olmak
twist slowly in the wind v. rezil olmak
twist in the wind v. ceza çekmek
twist someone around one's little finger v. birisini parmağında oynatmak
twist someone's arm v. birisine baskı yapmak
twist someone's arm v. kanına girmeye çalışmak
twist someone's arm v. birisine bir şey yaptırmaya çalışmak
get one's knickers in a twist v. (önemsiz bir şey için) canını sıkmak
get one's knickers in a twist v. canı sıkılmak
get one's knickers in a twist v. boş yere kendini üzmek
get one's knickers in a twist v. canını sıkmak
get one's knickers in a twist v. sinirlenmek
get one's knickers in a twist v. (önemsiz bir şeye) kafasını takmak
drive somebody round the twist v. sinir etmek
send somebody round the twist v. deli etmek
drive somebody round the twist v. çileden çıkarmak
send somebody round the twist v. tepesini attırmak
drive somebody round the twist v. deli etmek
send somebody round the twist v. çileden çıkarmak
send somebody round the twist v. sinir etmek
drive somebody round the twist v. tepesini attırmak
twist someone around one's little finger v. serçe parmağında oynatmak
twist someone around one's little finger v. küçük parmağında oynatmak
twist someone around one's little finger v. parmağında oynatmak
leave somebody to twist in the wind v. birini çok zor bir durumda bırakmak
twist someone's words around v. birinin sözlerini çarpıtmak
leave somebody to twist in the wind v. birini (bir karar ile ilgili) bekletmek
twist brain v. saksıyı çalıştırmak
leave somebody to twist in the wind v. sallantıda bırakmak
leave somebody to twist in the wind v. tereddütte bırakmak
leave somebody to twist in the wind v. sürüncemede bırakmak
leave somebody to twist in the wind v. karşı tarafı bekletip durmak