alev - Turco Inglés Diccionario

alev

Significados de "alev" en diccionario inglés turco : 16 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
alev flame n.
The flames damaged the bonnet of the car.
Alevler arabanın kaportasına zarar verdi.

More Sentences
General
alev flame n.
The flames damaged the bonnet of the car.
Alevler arabanın kaportasına zarar verdi.

More Sentences
alev fire n.
He stamped out the fire.
Alevleri söndürdü.

More Sentences
Automotive
alev flame n.
The flames damaged the bonnet of the car.
Alevler arabanın kaportasına zarar verdi.

More Sentences
General
alev spunk n.
alev pennant n.
alev blaze n.
alev flare n.
alev ardor n.
alev ardour n.
alev lunt n.
alev low [scotland] n.
alev ingle n.
alev sponk [dated] n.
alev steem [obsolete] n.
Technical
alev blaze n.

Significados de "alev" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
alev gibi parlama flamboyance n.
alev lambası blow n.
alev alma deflagration n.
alev silahı flamethrower n.
titreme (alev için) waver n.
alev makinesi flame thrower n.
titrek alev flicker n.
parlak alev blaze n.
alev dayanımı flame resistance n.
alev ışığı firelight n.
alev kırmızısı flame n.
çıplak alev bare flame n.
alev noktası fire point n.
alev yayılması fire propagation n.
titrek parlak ışık ya da alev flare n.
alev alabilen flammability n.
alev borusu flue n.
alev hızı flame velocity n.
alev arkı flame arc n.
alev almayan film noninflammable film n.
ani alev flash n.
alev renkli saç flame-colored hair n.
alev renkli saç flame-coloured hair n.
ebedi alev eternal flame n.
alev kartalı flame eagle n.
alev topu fireball n.
alev almaz sıvı püskürtme malzemesi non-flammable liquid spraying material n.
alev alırlık accendibility n.
alev alabilirlik accendibility n.
ateşe atılan nesnelerin çıkardığı alev ve kıvılcımlardan fal bakma causinomancy n.
alev huzmesi fire plume n.
döner alev kütlesi vortex n.
eskiden kandil ve lambalarda çokça kullanılan, yakıtı tutuşturmaya veya bir şeyi tütsülemeye yarayan, kıvılcımla alev alması için eritilmiş sülfüre batırılmış ip, kumaş, kağıt veya tahta çubuk match n.
kolay alev alan madde inflammable n.
titrek alev flamelet n.
basit ve el yapımı alev çıkaran veya aydınlatıcı cihazlar flame field expedients n.
küçük alev flamelet n.
küçük alev flammule n.
titrek alev flichter n.
gül şeklinde alev çıkaran bir tür gaz yakıcı rose burner n.
alev almak conflagrate v.
alev almak deflagrate v.
alev alev yanmak blaze v.
alev azalmak die down v.
parlamak (alev) blaze v.
sönecek gibi titremek (alev) sputter v.
(alev) titremek waver v.
alev almak burn v.
alev almak flame v.
alev alev yanmak burn up v.
alev almak fire v.
alev almak burst into flames v.
alev almak catch fire v.
alev çıkarmadan yanmak smolder v.
alev gibi yalayıp geçmek lick v.
parlamak (alev) shoot up v.
(alev) titreyip sönmek sputter out v.
alev alev yanmak flame v.
(alev) sönecek gibi titremek sputter v.
(alev) almak catch v.
birden alev almak flare v.
alev almak inflame v.
alev çıkarmadan yanmak smoulder v.
yeniden alev almak reinflame v.
alev almak tind [dialect] v.
alev almak enkindle v.
alev almak light v.
(alev, yakma aleti) yakıt olarak kullanmak burn v.
alev almak ignify [obsolete] v.
sürtünme ile (alev) oluşmak rub v.
(alev) yaratmak impinge v.
alev almak combust v.
(top) ateşleme sırasında alev çıkarmak flash v.
kendi kendine alev almak self-ignite v.
alev almak strike v.
alev aldırmak strike v.
alev almak catch v.
alev almış flaming adj.
alev alev in flames adj.
alev gibi parlak flamboyant adj.
alev alabilir flammable adj.
alev almayan noncombustible adj.
alev geçirmez flameproof adj.
alev alır flammable adj.
alev almaz nonflammable adj.
alev sızdırmaz ex-proof adj.
alev almayan nonflammable adj.
alev almayan non-combustible adj.
alev almaz non-flammeable adj.
alev almayan non-flammeable adj.
alev yürümez flameproof adj.
alev alabilir accendible adj.
alev alır accendible adj.
alev gibi şekiller içeren flammulated adj.
alev alev reddened adj.
alev alev ışıldayan reddened adj.
alev alev alowe [dialect] adj.
alev alev alow [dialect] adj.
(alev) kırmızı veya parlak olmayan blue adj.
(alev) soluk blue adj.
alev alev flamelike adj.
alev gibi flamelike adj.
(zayıf alev) titrek ve sönmek üzere guttering adj.
alev alan ignescent adj.
alev alan inflamable adj.
(arma) alev logolu inflamed adj.
(arma) alev sembollü inflamed adj.
alev alabilir combustious [obsolete] adj.
alev almaz incombustible adj.
alev almaz incremable [obsolete] adj.
(hanedan armasında alev topu) ateş üzerinde tasvir edilen fired adj.
alev ışığı yansıyan firelit adj.
alev çıkaran flammiferous adj.
alev püsküren (yanardağ) flammivomous adj.
alev üretmeyen flameless adj.
alev içermeyen flameless adj.
kendiliğinden alev alan self-kindled adj.
alev alev yanan burning adj.
kolay alev alan inflammable adj.
alev alev blazing adj.
alev almış afire adj.
alev alev aflame adv.
alev alev ablaze adv.
alev alev afire adv.
alev gibi parlayarak flamboyantly adv.
(alev) sönmüş out adv.
Phrasals
(alev) yavaş yavaş sönmek flicker out v.
alev alev yanmak blaze with (something) v.
alev alev yanmak blaze with something v.
alev almak go up v.
(alev, bir şeyi) yalamak lick at (something) v.
gözünden alev çıkmak glitter with something v.
alev alev/cayır cayır yanmak blaze with v.
alev şeklinde ışık vermek flare out v.
Idioms
alev alev yanmak go up in flames v.
alev almak burst into flames v.
alev almak burst into flame v.
alev almak catch on fire v.
(uçak) alev alıp düşmek go down in flames v.
alev alev yanmak blaze down on (someone or something) v.
Trade/Economic
alev alma noktası flash point n.
Technical
indirgeyici alev reducing flame n.
alev göstergesi kiti flame indicator kit n.
alev tutucusu flame retainer n.
alev atomik absorpsiyon yöntemi flame atomic absorption method n.
alev kalkanı flame shield n.
görünmez alev invisible flame n.
alev perdesi flame screen n.
alev borusu fire tube n.
alev alma noktası flash point n.