chases - Turco Inglés Diccionario

chases

chases — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /tʃeɪs/ – BrE /tʃeɪs/)
Categoría gramatical:
Fiil: chase (chases – chased – chasing); İsim: chase (chases)
Sinónimo:
pursue, hunt
Antónimos:
flee, evade

Significados de "chases" en diccionario turco inglés : 64 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
chase v. peşinde olmak
Ted’s been chasing after Victoria for months.
Ted aylardır Victoria'nın peşindeydi.

More Sentences
chase v. kovalamak
The stray dogs chased him down the road.
Sokak köpekleri onu yolun aşağısına kadar kovaladı.

More Sentences
chase n. takip
chase v. takip etmek
General
chase n. peşine düşme
The police chased the escaped convict.
Polis kaçan mahkûmun peşine düştü.

More Sentences
chase n. kovalamaca
The chase after a record deal has come to an end.
Plak anlaşması yapmak için süren kovalamaca sona erdi.

More Sentences
chase v. peşine düşmek
Both reporters were chasing after the same story.
İki muhabir de aynı hikayenin peşine düşmüştü.

More Sentences
chase v. kovmak
Chase the cat from the kitchen.
Kediyi mutfaktan kov.

More Sentences
chase v. kovmak
Chase the cat from the kitchen.
Kediyi mutfaktan kov.

More Sentences
chase v. önüne katıp kovalamak
Little Tony enjoyed chasing squirrels away.
Küçük Tony sincapları önüne katıp kovalamayı severdi.

More Sentences
chase v. altını üstüne getirmek
I’ve been chasing around town trying to find the perfect gift.
Mükemmel hediyeyi bulmak için şehrin altını üstüne getirdim.

More Sentences
chase v. iz sürmek
Chase down the trail of Montezuma and discover the power of the mysterious statues.
Montezuma'nın izini sürün ve gizemli heykellerin gücünü keşfedin.

More Sentences
chase v. peşinden koşmak
Tom is always chasing girls.
Tom her zaman kızların peşinden koşuyor.

More Sentences
Colloquial
chase v. (aşık olunan birinin) peşinden koşmak
Never stop chasing your dreams and make them become a reality.
Hayallerinizin peşinden koşmayı asla bırakmayın ve onları gerçeğe dönüştürün.

More Sentences
General
chase n. oluk
chase n. kovalama
chase n. takip
chase n. iz sürme
chase n. dizilmiş harfleri tutan demir çerçeve
chase n. avlanma bölgesi
chase n. av
chase n. izleme
chase n. kanal
chase n. oyuk
chase n. oyunlu
chase n. oyma
chase n. yiv
chase n. kovalanan şey
chase n. takip edilen şey
chase n. harf kalıbı
chase v. hakketmek
chase v. izlemek
chase v. avlamak
chase v. defetmek
chase v. hızla geçip gitmek
chase v. kabartma işlemek
chase v. oluk açmak
chase v. oymak
chase v. zıvana açmak
chase v. yiv açmak
chase v. oyma ya da kabartmayla bir metal parçasını süslemek
chase v. mücevherlerle süslemek
chase v. acele etmek
chase v. uzaklaştırmak
chase v. süslemek
Technical
chase n. foto-kompozisyon, çoğaltma, karton kesme vb. işlevi gören analog makinelere verilen ad
chase n. yiv
chase v. oluk açmak
chase v. oymak
chase v. torna tezgahında diş açmak
Textile
chase n. pamuk eğirmede yumak sarma silindirinin bir traversine denk gelen iplik uzunluğu
Construction
chase n. gemi yapımında üst üste binen kademeli bir tür derz
Automotive
chase n. hasarlı dişlerin tamiri
chase v. diş açmak
Gastronomy
chase v. ağır içkinin üzerine hafif içkiyle cila atmak
Geography
chase n. kansas eyaletinde şehir
chase n. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
Hunting
chase n. başka kişilere ait yerlerde avlanma izni
chase n. silah namlusu
Sport
chase n. (kısaca) engelli at koşusu
chase n. teniste topun iki kez zıplaması
Cinema
chase n. kovalama
Slang
chase v. inzivaya çekilmek
chase v. (kendini) bir yere kapatmak

Significados de "chases" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
chase mortise n. oyma zıvana
car chase n. araba takibi
freeway chase n. otoban kovalamacası
highway chase n. otoban kovalamacası
chase [dialect] n. çiftlikte bölgeler arasında bulunan şerit
chase [obsolete] n. gemide top namlularının bulunduğu kısım
chase [obsolete] n. tatar yayında okun durduğu oluk
chase [obsolete] n. topun ağzı
chase [obsolete] n. geminin kıçına monte edilmiş top namluları
paper chase n. bir açık hava oyunu
paper chase n. (koşuculardan birinin takip için arkasından kağıt bıraktığı) eski bir tür kır koşusu
lead someone a merry chase v. birini çok zahmete sokmak
chase away v. kovmak
give chase v. izlemek
lead someone a merry chase v. birini çok uğraştırmak
give chase v. kovalamaya başlamak
give chase v. avın kokusunu alıp peşine düşmek (av köpeği)
give chase v. takip etmek
give chase v. kovalamak
lead someone a merry chase v. birini çok yormak
chase a cat v. kedi kovalamak
chase off v. (köpek vb.) birisini kovalayarak dışarıya çıkarmak
chase off v. kovalamak
chase someone off with a broom v. birini süpürgeyle kovalamak
chase for money v. para peşinde koşmak
chase a suspect v. bir şüpheliyi kovalamak
chase someone down an alley v. çıkmaz sokağa sokmak
chase a dream v. bir hayalin peşinde koşmak
chase a dream v. hayal peşinde koşmak
chase [obsolete] v. zulmetmek
chase [obsolete] v. rahat vermemek
Phrasals
chase someone around v. kovalayıp durmak
chase someone down v. izini bulmak
give chase to someone or something v. kovalamak
chase up v. izini sürmek
chase up v. peşinde olmak
chase up v. peşine düşmek
give chase to someone or something v. takip etmek
chase up v. kovalamak
give chase to someone or something v. peşine düşmek
chase up v. takip etmek
chase someone down v. izini bulup yakalamak
chase around after someone v. birinin peşinden koşmak (arayıp durmak)
chase out v. önüne katıp kovalamak
chase away v. önüne katıp kovalamak
chase off v. önüne katıp kovalamak
chase someone or an animal in v. kovalayarak bir yere sokmak
chase someone (or an animal) in(to) some place v. kovalayarak bir yere sokmak
chase someone out of some place v. kovalayarak atmak/kovmak
chase someone out of somewhere v. birini bir yerden defetmek/kovmak
chase someone away from some place v. birini bir yerden defetmek/kovmak
chase someone out of somewhere v. birinin bir yerden gitmesini sağlamak
chase someone away from some place v. birinin bir yerden gitmesini sağlamak
chase down v. izini bulup yakalamak
chase down v. takip edip yakalamak
chase down v. art arda yuvarlamak
chase down v. peşine düşüp yakalamak
chase down v. arayıp bulmak
chase down v. arka arkaya içmek
chase down v. kovalayarak yakalamak
chase down v. peş peşe içmek
chase after v. peşinde olmak
chase after v. kovalamak
chase after v. peşine düşmek
chase after v. hovardalık yapmak
chase after v. kovalamak
chase after v. uğruna çabalamak
chase (someone or something) in (some place) v. (birini/bir şeyi) kovalayıp (bir yere) girmesini sağlamak
chase (someone or something) in (some place) v. (birini/bir şeyi) kovalayıp/kovalayarak (bir yere) sokmak
chase out of some place v. bir yerden kovalamak
chase around v. peşinde dolanmak
chase (someone or something) out of (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) kovalayıp/kovalayarak çıkarmak
chase up v. (genellikle bir hayvanı) bir şeyin tepesine/üstüne kovalamak
chase (someone or something) into (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerin) içine doğru kovalamak
chase out of some place v. bir yerden defetmek
chase someone or something out of some place v. birini/bir şeyi bir yerden kovalamak
chase (someone or something) out of (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) kaçırmak
chase around after (someone or something) v. (birini/bir şeyi) sağda solda aramak
chase (someone or something) (away) from some place v. (birini/bir şeyi) bir yerden kovalamak
chase someone or something out of some place v. birini/bir şeyi bir yerden defetmek
chase around after v. kovalayıp durmak
chase someone or something out of some place v. birini/bir şeyi bir yerden kovalayıp/kovalayarak çıkarmak
chase (someone or something) (away) from some place v. (birini/bir şeyi) bir yerden kaçırmak
chase someone or something up v. birinin/bir şeyin peşine düşmek
chase in some place v. bir yere doğru yönlendirmek
chase someone or something down v. birini/bir şeyi takip edip yakalamak
chase (someone or something) (away) from some place v. (birini/bir şeyi) bir yerden defetmek
chase out of some place v. bir yerden (zorla) göndermek/çıkarmak
chase from some place v. bir yerden gitmesini sağlamak
chase after v. peşinden koşmak
chase from some place v. bir yerden (zorla) göndermek
chase around after v. sağda solda aramak
chase out of some place v. bir yerden kovalayıp/kovalayarak çıkarmak
chase (someone or something) (away) from some place v. (birinin/bir şeyin) bir yerden gitmesini sağlamak
chase someone or something down v. birini/bir şeyi peşine düşüp yakalamak
chase away v. defetmek
chase around after v. arayıp durmak
chase (someone or something) in (some place) v. (birini/bir şeyi bir yere) doğru yönlendirmek
chase someone or something down v. birini /bir şeyi kovalayarak yakalamak
chase in some place v. bir yerin içine doğru kovalamak
chase (someone or something) around v. (birinin/bir şeyin) peşinde dolanmak
chase out of some place v. bir yerden kovmak
chase around after (someone or something) v. (birini/bir şeyi)etrafta aramak
chase someone or something out of some place v. birini/bir şeyi bir yerden (zorla) göndermek/çıkarmak
chase around after v. etrafta aramak
chase (someone or something) out of (some place) v. (birinin/bir şeyin bir yerden) gitmesini sağlamak
chase around v. peşinden koşmak
chase around after (someone or something) v. (birini/bir şeyi) arayıp durmak
chase from some place v. bir yerden kaçırmak
chase from some place v. bir yerden defetmek
chase (someone or something) out of (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) (zorla) göndermek
chase (someone or something) out of (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) kovmak
chase someone or something up v. birini/bir şeyi kovalamak
chase someone or something down v. birini/bir şeyi izini bulup yakalamak
chase in some place v. kovalayıp bir yere girmesini sağlamak
chase someone or something out of some place v. birinin/bir şeyin bir yerden gitmesini sağlamak
chase (someone or something) around v. (birini/bir şeyi) kovalayıp durmak
chase (someone or something) into (some place) v. (birini/bir şeyi bir yere) doğru yönlendirmek
chase someone or something up something v. birini/bir şeyi bir ağacın, tepenin, kayanın üstüne kovalamak
chase (someone or something) into (some place) v. (birini/bir şeyi) kovalayıp/kovalayarak (bir yere) sokmak
chase someone or something out of some place v. birini/bir şeyi bir yerden kaçırmak
chase out of some place v. bir yerden gitmesini sağlamak
chase away v. kaçırmak
chase someone or something up v. birinin/bir şeyin izini sürmek
chase away v. (zorla) göndermek
chase (someone or something) into (some place) v. (birini/bir şeyi) kovalayıp (bir yere) girmesini sağlamak
chase (someone or something) in (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerin) içine doğru kovalamak
chase (someone or something) out of (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) defetmek
chase (someone or something) (away) from some place v. (birini/bir şeyi) bir yerden kovmak
chase (someone or something) out of (some place) v. (birini/bir şeyi bir yerden) kovalamak
chase (someone or something) around v. (birinin/bir şeyin) peşinden koşmak
chase in some place v. kovalayıp/kovalayarak bir yere sokmak
chase someone or something up something v. birini/bir şeyi bir şeyin tepesine kaçırmak
chase around after (someone or something) v. (birini/bir şeyi) kovalayıp durmak
chase (someone or something) (away) from some place v. (birini/bir şeyi) bir yerden (zorla) göndermek
chase someone or something out of some place v. birini/bir şeyi bir yerden kovmak
chase out of some place v. bir yerden kaçırmak
chase from some place v. bir yerden kovmak
chase from some place v. bir yerden kovalamak
chase someone or something up something v. birini/bir şeyi bir şeyin tepesine/üstüne kovalamak
chase away v. gitmesini sağlamak
chase around v. kovalayıp durmak
Proverb
if you chase two rabbits, you will not catch either one aynı anda iki şeyi birden yapmak için çabalarsan ikisinden de olursun
if you chase two rabbits, you will not catch either one aynı anda iki tavşan kovalayan hiçbirini yakalayamaz
if you chase two rabbits, you will not catch either one iki karpuz bir koltuğa sığmaz
Colloquial
lead police on chase v. polisi peşine takmak
go chase yourself! expr. defol git ve beni rahatsız etme!
cut to the chase! expr. sadede gel!
go and chase yourself expr. defol git
go and chase yourself expr. kaybol