kriket - Turco Inglés Diccionario

kriket

Significados de "kriket" en diccionario inglés turco : 4 resultado(s)

Turco Inglés
General
kriket cricket n.
Arthur was an excellent bat and a wicket-keeper at cricket.
Arthur krikette mükemmel bir vurucu ve kaleciydi.

More Sentences
Sport
kriket cricket n.
Arthur was an excellent bat and a wicket-keeper at cricket.
Arthur krikette mükemmel bir vurucu ve kaleciydi.

More Sentences
Zoology
kriket tree cricket n.
Entomology
kriket white cricket n.

Significados de "kriket" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
kriket kale kazığı stump n.
kriket vole volley n.
kriket sopası willow n.
meydancı kriket fielder n.
kriket oyuncusu cricketer n.
uluslararası kriket maçı test match n.
etrafı telle çevrili alanda oynanan bir tür kriket cage cricket n.
amatör kriket oyuncusu gentleman n.
rekabetçi kriket grade cricket [australia] n.
profesyonel kriket oyuncuları ground staff n.
kriket sahasının bir bölümü ground n.
profesyonel kriket oyuncuları ground n.
(kriket) kaleye dikilen kazık peg n.
(golf, kriket) top çekme pull n.
uluslararası kriket maçı test n.
dış kriket sahası outfield n.
dış kriket sahası outfield n.
(kriket) iç sahanın yukarısında konumlanan meydancı outfield n.
Colloquial
(kriket) ıslak top a sticky wicket n.
(kriket) hatalı atış chuck n.
(kriket) kalecinin sağında konumlanan meydan oyuncusu slipper n.
kriket sahasında oyuncuların kullanımı ve seyirciler için inşa edilen bina pav n.
(okulda yapılan sporlar, özellikle kriket esnasında) yaşı büyük bir öğrencinin emriyle top toplamak fag out [dated] [uk] v.
Idioms
bir kriket ya da tenis turnuvasında günün en son oyunu close of play [uk] n.
(kriket) vuruş sırasını kaybetmemek carry (one's) bat v.
Zoology
kuzey amerika kriket kurbağası northern cricket frog (acris crepitans) n.
Education
(yeni zelanda'da) kriket ve netbol gibi birtakım spor dallarını içeren, okullar için tasarlanmış bir fitness programı kiwisports n.
Geography
londra'nın güneyinde bir kriket sahası the oval n.
Sport
sopa (beysbol, kriket vb'nde) bat n.
(briç, kriket) maç serisi rubber n.
kriket sopası cricket bat n.
kriket sahası cricket ground n.
kriket sahası cricket field n.
kriket kalesi cricket stump n.
kriket kalecisi wicket keeper n.
kriket oyununda yakalama ve yuvarlama c & b (caught and bowled) n.
kriket benzeri bir oyun tip and run [brit] n.
(golf, kriket, ragbi) turnuva serisi tour n.
her bir takımın 20'şer atış yaptığı kriket oyunu türü twenty20 n.
kriket maçında atılan topları, kaleleri ve sayıları gösteren tablo bowling analysis n.
kriket maçında atılan topları, kaleleri ve sayıları gösteren tablo analysis n.
geçmişte ingiltere ve avustralya arasında oynanmış bir dizi kriket maçı the ashes n.
kriket oyununda kütüklerin üstüne konan iki parça tahta bails n.
çubuğa vuran kriket topu bailer n.
kriket oyununda kütüklerin üstüne konan iki parça tahtadan biri bail n.
kriket topu cricket ball n.
(kriket) topun yere çarpıp sonra havaya yükseldiği vuruş bum ball n.
(kriket) topun yere çarpıp sonra havaya yükseldiği vuruş bump ball n.
yavaş oynanan kriket pat-ball n.
(kriket) kayıp top lost ball n.
(kriket) kaleyi bulmamış şut wide n.
kriket kalesi wicket n.
kriket kale kazığı wicket n.
kriket sahasının kavisi vee n.
kadınların oynadığı kriket benzeri bir oyun vigoro [australia] n.
kriket veya poloda topa vurmak için kullanılan uzun saplı bir gereç mallet n.
yeni zelanda'nın uluslararası kriket takımı black caps n.
(kriket) vurucunun arkasındaki oyuncu leg n.
(kriket) toprağa çarptıktan sonra yana doğru fırlayan top leg break n.
(kriket) sahanın vurucunun arkasında kalan tarafı leg n.
(kriket) vurucunun en yakınındaki kale direği leg stump n.
(kriket) toprağa çarptıktan sonra yana doğru fırlayan top leggie n.
(kriket) oyuncunun eli dışında vücuduna temas eden top ile yapılan sayı leg bye n.
(kriket) toprağa çarptıktan sonra yana doğru fırlayan top legbreak n.
(kriket) topun yere çarpmadan önce kat ettiği mesafe length n.
(kriket) üç oyun dışından oluşan iki setten biri wicket n.
(kriket) vurucunun vuruş sırasının bitişi wicket n.
kalenin hemen arkasında bulunan kriket oyuncusu wicketkeeper n.
(kriket) saha wicket n.
(kriket) iki vurucunun aynı anda sahada bulunduğu süre wicket n.
(kriket) vurucunun vuruş sırası wicket n.
(kriket) kale benzeri küçük düzenek wicket n.
batı hint adaları milli kriket takımı windies n.
(kriket) blok block n.
(kriket) vurucunun etrafında oluşan izler blockhole n.
bir kriket taktiği body-line bowling n.
(kriket, golf, beysbol gibi spor dallarında) sopanın vuruşta en etkili noktası meat n.
(kriket) dış tarafta atıcıya en yakın alan savunma pozisyonu mid-off n.
(kriket) bacak tarafında atıcıya en yakın pozisyonda bulunan alan savunma oyuncusu mid-on n.
(kriket) dış tarafta atıcıya en yakın alan savunma pozisyonu mid off n.
(kriket) sahada top atan oyuncuya en yakın taraftaki pozisyondaki dış meydanı oyuncusu mid-on n.
(kriket) bacak tarafında atıcıya en yakın pozisyonda bulunan alan savunma oyuncusu mid on n.
(kriket) bacak tarafında atıcıya en yakın alan savunma pozisyonu mid on n.
(kriket) dış tarafta atıcıya en yakın pozisyonda bulunan alan savunma oyuncusu mid off n.
(kriket) sahanın bacak tarafındaki alan savunma oyuncusu mid-wicket n.
(kriket) sahanın bacak tarafındaki savunma pozisyonu mid-wicket n.
(kriket) dış tarafta atıcıya en yakın pozisyonda bulunan alan savunma oyuncusu mid-off n.
tenis ve kriket gibi oyunlarda topu takip etmeye yarayan cihaz hawk-eye® n.
kriket oyununda falsolu atılan top wrong 'un n.
kriket oyununda falsolu atılan top bosie ball n.
kriket oyununda falsolu atılan top googly n.
kriket oyununda falsolu atılan top bosie n.
(kriket) topu saha sınırı dışına çıkaran bir atış boundary n.
(kriket) saha sınırı boundary n.
(kriket) topu saha sınırı dışına çıkaran bir atışla yapılan dört veya altı koşu boundary n.
kriket sahasında nokta ile üçüncü adam arasında kalan bölüm gulley n.
kriket sahasında nokta ile üçüncü adam arasında kalan bölüm box n.
(özellikle kriket oyununda) cinsel organ koruyucu kapak box n.
kriket sahasında nokta ile üçüncü adam arasında kalan bölüme yerleştirilen saha oyuncusu box n.
kriket sahasında nokta ile üçüncü adam arasında kalan bölüme yerleştirilen saha oyuncusu gully n.
kriket sahasında nokta ile üçüncü adam arasında kalan bölüme yerleştirilen saha oyuncusu gulley n.
kriket sahasında nokta ile üçüncü adam arasında kalan bölüm gully n.
(beyzbol, kriket) topun düz rotadan sapması break n.
kaleye doğru dönen kriket topu breakback n.
kriket maçında esen rüzgar breeze n.
kuzey londra'da bulunan bir kriket sahası lord's n.
(kriket) devre arası lunch n.
çarpan kriket topu bumper n.
(kriket) vurucunun vuramadığı toptan sayı kazanan koşu bye n.
(kriket) atılan top delivery n.
kriket sahası ground n.
(kriket) zıpladıktan sonra fazla alçak kalan bir vuruş grubber n.
(kriket) vurucunun koşuya başlayacağı sırada vücudunun veya sopasının herhangi bir noktasıyla wicket'ı yıkarak oyun dışı kalması hit wicket n.
(kriket) alan dışı savunmada yer alan oyuncu long-off n.
(kriket) kaleci long-stop n.
(kriket) kale arkasındaki rakip oyuncunun ardında gerçekleşen saha savunma pozisyonu long-stop n.
(kriket) alan dışı savunmada yer alan oyuncu long-on n.
(kriket) kale arkasındaki rakip oyuncunun ardında gerçekleşen saha savunma pozisyonu long stop n.
(kriket) alan dışı savunma pozisyonu long-on n.
(kriket) alan dışı savunma pozisyonu long-off n.
(kriket) atıştan bir bacaktan diğerine dönen top off break n.
(kriket) sahanın vurucunun sopasını salladığı kısmındaki pozisyon off n.
(kriket) sahanın vurucunun sopasını salladığı kısmı off n.
(kriket) atışta bacaktan diğerine dönen top off-break n.
(kriket) vurucunun bacaklarından uzağa doğru yapılan atış off side n.
(kriket) vurucunun en uzağındaki kale kazığı off stump n.
(kriket) ilk iki atış sırasından birinde atış yapan oyuncu opener n.
(kriket) vurucunun öne doğru gerçekleştirdiği atış overspin n.
birkaç kriket kalesinin art arda hızlıca düşmesi rot n.
skor hamlesi yapan kriket vurucusu runner n.
(skor hamlesi yapan) yedek kriket vurucusu runner n.
(kriket) top atma hamlesi run-up n.
(kriket) saha çizgisi run-up n.
avustralya milli kriket takımının yeşil üniforması baggy green n.
avustralya milli kriket takımının şapkası baggy green n.
(kriket) sahanın kaleye yakın bölümü infield n.
(kriket) iç sahada konumlanan meydancı infield n.
(kriket) iç sahada konumlanan meydancı infielder n.
iç kriket sahası infield n.
(kriket) atışı puan getirmeyen top dot ball n.
(kriket oyuncusu) tek sezonda 1000 sayı yapma başarısı double n.
kriket ve lakrosta point adı verilen bölgeyi koruyan oyuncu cover-point n.
(kriket) sopayı dikey olarak sallayıp topun kaleye doğru yerden atıldığı bir vuruş drive n.
(kriket) vurucunun baskın taraftan yaptığı atış cut n.
(kriket) baskın taraftan atış yapan oyuncu cut n.
(kriket) alan savunma oyuncusunun kolay top tutması dolly n.
(kriket) bir tür falsolu atış doosra n.
(kriket) süre bitmeden önce en az bir takımın tüm vuruşlarını tamamlayamaması draw n.
(kriket) topun havada yana doğru hareket etmesi drift n.
(kriket) bir şeyler içmek ve oyun ekipmanını düzenlemek için verilen kısa mola drinks n.