par(a)- - Turco Inglés Diccionario

par(a)-

Significados de "par(a)-" con otros términos en diccionario inglés turco: 110 resultado(s)

Inglés Turco
General
para n. paraşütçü asker
para-psychology n. ilm-i feraset
para-psychology n. meta psikoloji
para-psychology n. ilm-i mükaşefe
para-psychology n. para-psikoloji
para-psychology n. ilm-i batın
para n. paragraf
para n. paragraf
para n. hava indirme tümeni
para- pref. benzer
para- pref. ötesinde
para- pref. silahlı paraşütçülere karşı savunmada anlamına gelen ön ek
para- pref. (uçaktan paraşütle atlamak için) özel teçhizatlı anlamına gelen ön ek
para- pref. silahlı paraşütçüler tarafından anlamına gelen ön ek
para- pref. (uçaktan paraşütle atlamak için) özel eğitimli anlamına gelen ön ek
para- pref. silahlı paraşütçülere ait anlamına gelen ön ek
para- pref. koruyucu nesneyi ifade eden ön ek
para- pref. (uçaktan paraşütle atlamak için) özel donanımlı anlamına gelen ön ek
-para suf. (belirli sayıda) çocuk doğuran kadın anlamına gelen son ek
-para suf. (belirli sayıda) yumurta üreten dişi anlamına gelen son ek
-para suf. (belirli tür veya sayıda) yavru doğuran dişi anlamına gelen son ek
para (paragraph) abrev. paragraf
para (paraguay) abrev. paraguay
Colloquial
para n. paraşütçü
para n. paraşütçü asker
para n. yardımcı
para n. paraprofesyonel
para n. asistan
Trade/Economic
para piyasası kağıtları n. market papers
para n. türkiye'nin para birimi
para n. kuruş
para n. türk imparatorluğu çatısında bulunan ülkelerde kullanılan para birimi
para n. türk imparatorluğu çatısında bulunan ülkelerde kullanılan madeni para
para n. sırp dinarı
para n. yugoslavya madeni parası
para n. yugoslav dinarı
para n. madeni sırp parası
para n. dinarın 100'de 1'ine denk eski bir yugoslav değer birimi
para n. dinarın 100'de 1'ine denk sırbistan para birimi
para n. madeni para
Politics
para-tariff barriers n. tarife benzeri engeller
organismo para la prascripcion de las armas nucleares en la americana latine n. latin amerika nükleer silahları yasaklama ajansı
unita (união nacional para a independencia total de angola) n. Angola tam bağımsızlık ulusal birliği
Industry
para rubber n. güney amerika ağaçlarından elde edilen bir kauçuk
Technical
para rubber n. ham kauçuk
para rubber n. brezilya kauçuğu
para- aminobenzoic acid n. paraaminobenzoik asit
para n. güney amerika kauçuk ağaçlarından elde edilen kauçuk
para n. kauçuk ağacı
Computer
reset para expr. paragraf sıfırla
para up expr. paragraf yukarı
para up extend expr. paragraf yukarı uzatma
Dyeing
para red n. kamelya çiçeği renginden daha sarı ve koyu bir kırmızı tonu
para red n. kan kırmızısı
para red n. ışığa dayanıklı parlak mavimsi veya sarımsı kırmızı azoik boya veya pigment grubu
para red n. selülozdan yapılmış dokuları parlak kırmızıya boyayan, keşfedilmiş ilk azoik boya
para red toner n. ışığa dayanıklı parlak mavimsi veya sarımsı kırmızı azoik boya veya pigment grubu
para red toner n. selülozdan yapılmış dokuları parlak kırmızıya boyayan, keşfedilmiş ilk azoik boya
Medical
para-aortic lymph nodes n. paraaortik lenf düğümleri
para-anaesthesia n. vücudun alt bölümünün her iki tarafında gerçekleştirilen anestezi
para i n. ilk kez doğum yapan kadın
para-aortic adj. aortun yanında
Psychology
para n. para
Pathology
para-influenza virus n. üst solunum yolu enfeksiyonuna yol açan virüsler grubu
para-influenza virus n. parainfluenza virüsü
Pharmaceutics
para-aminosalicylic acid n. tüberküloz tedavisinde kullanılan ve bakteri gelişimini engelleyen bir madde
Chemistry
para-aminobenzoic acid n. b vitamini kompleks bileşeni olan kristal yapıda sarımsı bir madde
para aminobenzoic acid n. maya ve karaciğer hücrelerinde bulunan metabolik bir asit
para aminobenzoic acid n. para aminobenzoik asit
para-dichlorobenzene n. paradiklorobenzen
para-dichlorobenzene n. beyaz kristal yapıda bir madde
para-hydroxybenzoic acid n. para-hidroksibenzoik asit
para-hydroxybenzoic acid n. koruyucu hazırlamada kullanılan organik bir asit
para adj. diatomik moleküle ait
para adj. iki atomlu molekül ile ilgili
para adj. (iki karbon atomu tarafından ayrılan) benzen halkasının iki pozisyonu ile karakterize
para adj. iki atomlu molekül olan
para adj. iki atomlu moleküle ait
para adj. diatomik molekül ile ilgili
para adj. diatomik molekül olan
para adj. (iki karbon atomu tarafından ayrılan) benzen halkasının iki pozisyonu ile ilgili
para adj. (iki karbon atomu tarafından ayrılan) benzen halkasının iki pozisyonunda olan
para- pref. karşı-
paba (para-aminobenzoic acid) abrev. para-aminobenzoik asit
pdb (para-dichlorobenzene) abrev. paradiklorobenzen
Biochemistry
para- pref. yan-
Zoology
para n. domuz geyiği
Botanic
para rubber tree n. amazon ve orinoco nehirleri bölgesine özgü yaprak döken ve kokulu sarı-beyaz çiçekleri olan tropik kauçuk ağacı
para nut n. brezilya fındığı
para grass n. palmiye ağacından elde edilen sert bir lif
para cress (spilances oleracea) n. tropik bölgelerde yetişen ve tıbbi amaçlarla da kullanılan bir bitki
para n. yeni zelanda'ya özgü ağır ve uzun yaprakları olan bir bitki
para cress (spilances oleracea) n. dişotu
para grass n. tropik ülkelerde yetişen çok yıllık bir ot ve çimen
Apiculture
para foul brood n. avrupa yavru çürüklüğünün bir türü
Social Sciences
para n. doğurganlık durumu
para n. kadın
para n. doğum sayısı
Environment
para-autochthonous adj. paraotokton
Geography
para n. brezilya'nın kuzeyinde yer alan bir şehir
para n. brezilya'nın kuzeyinde yer alan bir eyalet
para n. brezilya'nın kuzeyinde yer alan bir nehir
Sport
para athlete n. paralimpik atlet
para athlete n. paralimpik sporcu
Latin
si vis pacem, para bellum expr. barış istiyorsanız savaşa hazır olun
Slang
para [australia] adj. sarhoş
para [australia] adj. uçmuş
para [australia] adj. zil zurna sarhoş
para [australia] adj. kafası bir milyon olan
British Slang
para n. paranoid

Significados de "par(a)-" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
beklenmedik bir para windfall n.
para iadesi rebate n.
para kesesi purse n.
para cezası fine n.
ödünç para loan n.
devletin devlete barış için ödediği para tribute n.
madeni para coin n.
para birimi currency n.
para money n.
para havalesi remittance n.
peşin para cash n.
fazla para çekmek overdraw v.
para kazanmak earn v.
(para) geri vermek repay v.
(para) biriktirmek save v.
para çekmek withdraw v.
General
kara para black money n.
para coffers n.
tedavüldeki para hard currency n.
kızılderililerin para olarak kullandığı boncuklar wampum n.
metal para metal money n.
para yatıran kimse depositor n.
para toplama collection n.
para üstü remainder of money n.
çok para kazanan big income earner n.
ihmalkarlık için para cezası doomage n.
para lucre n.
altın para (süs) sequin n.
kolay kazanılıp kolay harcanılan para easy money n.
kefalet (para olarak) surety n.
para ducat n.
bangladeş'in 100 poisha'ya bölünmüş para birimi taka n.
sahte para base coin n.
para basan kimse coiner n.
para üstü remainder n.
bakır para copper n.
para yatıran depositor n.
zimmetine para geçiren kimse peculator n.
enflasyon karşısında para arzını azaltma deflation n.
para çantası purse n.
çok az para chickenfeed n.
para sıkıntısı penury n.
boşuna zaman ve para harcatan şey drain n.
para kasası safe box n.
para sağlama financing n.
kiralayanın süre esasına dayalı ödeme yaptığı ve kat edilen mesafe ne olursa olsun hiçbir ilave para unlimited mileage n.
para kesesi pouch n.
para cezası kesme estreating n.
tık para prompt n.
para toplama kampanyası fund raising campaign n.
yığınla para pots of money n.
bağışlanacağına dair söz verilmiş olan para pledge n.
para çantası moneybag n.
altın para gold coin n.
para vb bulma accommodation n.
zimmete para geçirme embezzling n.
para olarak altınla gümüşü oranlı kullanma sistemi bimetallism n.
çok para too much money n.
para pelf n.
para sugar n.
bir tomar para a wad of money n.
para durumu finance n.
itibarlı para token money n.
para farkı agio n.
isveç para birimi kronor n.
para destesi bankroll n.
para cezası penalty n.
para rock n.
para herşeyi satın alamaz money can't buy everything n.
para yardımı monetary aid n.
para kale n.
kron (para birimi) crown n.
danimarka ve norveç para birimi krones n.
para cezası verme amercement n.
para brass n.
yüz (para, madolyon vb) obverse n.
para hırsı avarice n.
para lolly n.
para ağaçta yetişmez money doesn't grow on trees n.
trinko para the ready n.
para (kilisede toplanan) collection n.
para chink n.
trinko para hard cash n.
gambia para birimi dalasi n.
kazanç (para olarak) winnings n.
maden para coin n.
para havalesi cash remittance n.
para isteği demand note n.
beş para etmez adam trash n.
para toplama fund raising n.
danimarka ve norveç para birimi kroner n.
ingiliz para birimi sterling n.
madeni para sistemi coinage n.
ortaya konan para pot n.
hazır para ready n.
madalya ve para bilgisi numismatics n.
para yatırma investment n.
para kaynağı financing n.
para darlığı deflation n.
kara para dirty money n.
zararlı bir hayvanın yok edilmesi veya bir suçlunun yakalanması için devletçe verilen para bounty n.
para kazanma earning money n.
para cezaları penalties n.
zimmetine para geçiren embezzler n.
rehin karşılığı borç para veren kimse pawn broker n.
para babası moneybags n.
peşin para hard money n.
bol (para) pot n.
ortada biriken para jackpot n.
altın para gold n.
para şişkinliği inflation n.
para purse n.
geri ödenen para refund n.
temiz para chink n.
tayin etme (para miktarını) assessment n.
honduras para birimi lempira n.
fütursuzca para harcayan free spender n.
maaştan hariç kazanılan para perquisite n.
para jack n.
para sıkıntısı financial pressure n.
günahları para ile affeden kimse pardoner n.
para filthy lucre n.
peşin para ready money n.
şantajla para alma racket n.
izlanda para birimi kronur n.
bir para biriminden diğerine geçişte alınan komisyon agio n.
demir para hard money n.
peşin para ready n.
para dust n.
para kaynağı funds n.
toplam para (kumarda ortaya konan) pot n.
ağır para cezası heavy fine n.
para the wherewithal n.
kağıt para rag n.
para idaresi money management n.
sahte para stiff n.
para sızdırma touch n.
izlanda bir para birimi eyrir n.
gönderilme (para) remittance of n.
beş para etmez tip rip n.
para ödülü purse n.
hayır işine bağışlanan para benefaction n.
madalya veya para üzerindeki yazı inscription n.
para karşılığı cenaze işlerini üstlenen kimse undertaker n.
eski ingiltere kanununda vergi veya para cezası ödeme escoting n.
para babası croesus n.
para ile tutulmuş adam hireling n.
para vb devir hızı turnover n.
çok para getiren moneymaker n.
para ödülü monetary reward n.