tarar - Turco Inglés Diccionario

tarar

Significados de "tarar" en diccionario inglés turco : 42 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
taramak scan v.
Unfortunately, this printer can't scan documents.
Maalesef bu yazıcı belgeleri tarayamıyor.

More Sentences
taramak comb v.
Always comb your hair after conditioning.
Saçınıza bakım yaptıktan sonra daima tarayın.

More Sentences
General
taramak scour v.
We take out millions of tonnes of sand eels and scour the sea beds, and the cod eat sand eels.
Milyonlarca ton kum yılan balığı çıkarıp deniz yataklarını tarıyoruz ve morinalar kum yılan balıklarını yiyor.

More Sentences
taramak comb out v.
Wash it out in the morning and use a fine comb to comb out any dead eggs.
Sabahları yıkayın ve ölü yumurtaları taramak için ince bir tarak kullanın.

More Sentences
taramak sweep v.
As with traditional systems, a reader sweeps the room, and each tag responds.
Geleneksel sistemlerde olduğu gibi, bir okuyucu odayı tarar ve her etiket yanıt verir.

More Sentences
taramak comb v.
Always comb your hair after conditioning.
Saçınıza bakım yaptıktan sonra daima tarayın.

More Sentences
taramak card v.
Their job is to card the wool.
Onların işi yün taramaktır.

More Sentences
taramak comb v.
Always comb your hair after conditioning.
Saçınıza bakım yaptıktan sonra daima tarayın.

More Sentences
taramak screen v.
Concerning breast cancer, screening is well advanced.
Meme kanseri ile ilgili olarak, tarama oldukça ilerlemiş durumda.

More Sentences
Technical
taramak card v.
Their job is to card the wool.
Onların işi yün taramaktır.

More Sentences
taramak sweep v.
As with traditional systems, a reader sweeps the room, and each tag responds.
Geleneksel sistemlerde olduğu gibi, bir okuyucu odayı tarar ve her etiket yanıt verir.

More Sentences
taramak comb v.
Always comb your hair after conditioning.
Saçınıza bakım yaptıktan sonra daima tarayın.

More Sentences
taramak scan v.
Unfortunately, this printer can't scan documents.
Maalesef bu yazıcı belgeleri tarayamıyor.

More Sentences
Computer
taramak search v.
The next morning the White Duck wandered round the pond, looking for her little ones; she called and she searched, but could find no trace of them.
Ertesi sabah Beyaz Ördek, yavrularını arayarak göletin etrafında dolandı durdu; isimleriyle seslendi, aradı taradı ama onlara dair hiçbir ize rastlayamadı.

More Sentences
General
taramak harrow v.
taramak crisscross v.
taramak drag v.
taramak rake v.
taramak dress v.
taramak heckle v.
taramak rake around v.
taramak groom v.
taramak rake about v.
taramak rove v.
taramak rake through v.
taramak dredge v.
taramak mow down v.
taramak tease v.
taramak tose v.
taramak redd [dialect] v.
taramak kemb [obsolete] v.
taramak sieve v.
taramak skreen [obsolete] v.
taramak strafe v.
taramak trawl v.
Phrasals
taramak scan in v.
Idioms
taramak shot full of lead v.
Technical
taramak tease v.
Computer
taramak read v.
taramak poll v.
Textile
taramak heckle v.
Military
taramak spray v.

Significados de "tarar" con otros términos en diccionario inglés turco: 146 resultado(s)

Turco Inglés
General
yalama uçuş yaparak makineli tüfekle taramak strafe v.
arayıp taramak comb out v.
taramak (silahla) rake v.
taramak (kumaş) teasel v.
taramak (silah) rake v.
keten taramak hatchel v.
keten tarağı ile taramak hackle v.
bir tarafı taramak enfilade v.
arayıp taramak delve v.
taramak (iyiyi kötüden ayırt etmek amacıyla) screen v.
arayıp taramak comb v.
dibini taramak dredge v.
taramak (toprağı) drag v.
arayıp taramak ferret v.
tersine taramak (saçları) backcomb v.
arayıp taramak go through v.
arayıp taramak scout around v.
trol ile denizin dibini taramak trawl v.
arayıp taramak rake v.
arayıp taramak rake around for something v.
saçlarını taramak primp v.
ağ ile suyun dibini taramak drag v.
mayın taramak sweep mines v.
dibini taramak (deniz/ırmak vb'nin) dredge v.
arayıp taramak rake about for something v.
saç taramak comb hair v.
saçları taramak comb the hair v.
gözle taramak browse v.
suyun dibini taramak drag v.
ekskavatörle taramak drag v.
arayıp taramak rummage around v.
saçını taramak comb one's hair v.
kökenini taramak trace back v.
saçını geriye doğru taramak comb one's hair back v.
saçlarını geriye doğru taramak comb one's hair back v.
saçını geriye taramak comb one's hair back v.
saçlarını geriye taramak comb one's hair back v.
hızla taramak scan over v.
hızla saçını taramak comb one's hair quickly v.
parmaklarıyla saçlarını taramak comb one's hair with one's fingers v.
çevreyi taramak check the perimeter v.
cevap için kitapları taramak search through the books for the answer v.
ters yöne taramak backcomb v.
saçı kabartmak için arkaya doğru taramak backcomb v.
ters taramak backcomb v.
arkaya taramak backcomb v.
bir şeyi hızlıca taramak run a comb through something v.
taramak (gözle) rake v.
yeniden taramak recomb v.
yeniden taramak regroom v.
arayıp taramak trawl v.
yukarı doğru taramak upsweep v.
toprağı taramak harl v.
toprağı taramak harle [dialect] [uk] v.
keten taramak hetchel v.
(cevap, nesne) arayıp taramak burn v.
özellikle av hayvanlarının yerini tespit etmek için araziyi optik cihazla taramak glass v.
(bir dizi öğeyi) hızlı bir şekilde taramak rifle v.
keten tarağıyla taramak hitchel v.
saçı arkaya doğru taramak roach v.
döküntüleri arayıp taramak ruck [dialect] v.
saçı tutam şeklinde alıp kısa saçları deriye doğru ittirerek taramak ruff v.
fırça ile köpeği taramak brush the dog v.
arayıp taramak ferret v.
(gazete) alışveriş için taramak shop v.
arayıp taramak skirmish v.
(ip) taramak sleid v.
elektronik aletle taramak scan v.
Phrasals
geriye/arkaya taramak sweep something back v.
alan taramak sweep out v.
(kondüktör/muavin) okuyucu ile bileti taramak tag on v.
gözleriyle taramak peer around v.
(saçı) arkaya doğru taramak brush back v.
biri ya da bir şey için bir şeyi taramak comb something for someone or something v.
arayıp taramak comb something for someone or something v.
arayıp taramak comb (something) for (someone or something) v.
(biri ya da bir şey) için (bir şeyi) taramak comb (something) for (someone or something) v.
(liste) taramak run down v.
kaynak taramak run down v.
kaynak taramak run down v.
saçı inek yalamış gibi arkaya taramak slick back v.
arkaya taramak brush back v.
bir şeyi taramak go through something v.
saçını taramak sweep something up v.
dijital olarak taramak scan in v.
silahla taramak blaze away v.
(birini/bir şeyi) silahla taramak blaze away at (someone or something) v.
kelini örtmek için kafanın yanındaki saçları yukarı doğru taramak comb over v.
saçını hızlıca taramak comb through v.
arayıp taramak comb for v.
(bir şeyi/yeri) arayıp taramak ferret around v.
arayıp taramak rout out v.
arayıp taramak rout up v.
(bir şeyi) taramak rake through (something) v.
(bir şey) bulmak için arayıp taramak rummage around for (something) v.
(bir şey) bulmak için (bir şeyi) arayıp taramak rummage through (something) (for something) v.
(bir şey) bulmak için (bir şeyi) arayıp taramak rummage around in (something) for (something) v.
(bir şeyi) arayıp taramak rummage around in (something) v.
için taramak scour for v.
(bir şeyi/bir yeri biri/bir şey) için taramak scour (something or some place) for (someone or something) v.
(bir şeyi/bir yeri) taramak search through (something or some place) v.
(bir şeyi) baştan sona taramak search through (something or some place) v.
-i taramak search through v.
geriye/arkaya taramak sweep back v.
düşmanı taramak fire away v.
Colloquial
bir yeri taramak shoot up the place v.
Idioms
saçını hızlıca taramak run a comb through something v.
eliyle/parmaklarıyla saçını taramak run one's hand through one's hair v.
parmaklarıyla saçlarını taramak run one's hand through one's hair v.
parmaklarıyla saçlarını taramak run one's fingers through one's hair v.
eliyle/parmaklarıyla saçını taramak run one's fingers through one's hair v.
eliyle saçlarını taramak run one's hand through one's hair v.
eliyle saçlarını taramak run one's fingers through one's hair v.
saçını hızlıca taramak run a comb through (one's) hair v.
saçını taramak mow the lawn v.
saçını taramak mow one’s lawn v.
eliyle/parmaklarıyla saç taramak run fingers through hair v.
Technical
büyük astronomi ve jeodezi aletlerinin bölümlerini taramak ve parçalara ayırmakta kullanılan ölçüm merceği bulunan bir bileşik mikroskop micrometer microscope n.
yeniden taramak rescan v.
taramak (çizgi ile) shade v.
yün taramak rove v.
Computer
gözle taramak browse v.
çapraz taramak crosshatch v.
(atış oyunlarında) taramak spray v.
(web sitelerini) bu sitelerin bağlantılarını arama motoru için indekslemek amacıyla takip edip kataloglayarak dijital olarak taramak spider v.
Informatics
görüntüyü taramak scan the image v.
bilgisayar programıyla (internet sitelerini) taramak crawl v.
Telecom
(taramak için) dijital cihaz kullanmak snap v.
Textile
yünü ince, tüylü ve yarı saydam katmanlar halinde taramak veya hazırlamak için kullanılan bir makine wool scribbler n.
yünü ince, tüylü ve yarı saydam katmanlar halinde taramak veya hazırlamak için kullanılan makine woolen scribbler n.
keten kenevir taramak heckle v.
keten tarağı ile taramak heckle v.
(yün) taramak rove v.
(yün, pamuk) taramak card v.
(yün) taramak tum v.
(yün) taramak flaught v.
(çözgü ipliklerini) taramak sley v.
Marine
demir taramak drag the anchor v.
demiri taramak drag the anchor v.
demir taramak flounder v.
Medical
fotografik olarak taramak photoscan v.
Agriculture
tohumu sapından ayırmak için özel bir araçla taramak ripple v.
Breeding
mesleği yün taramak olan kimse wool comber n.
Fishery
ağ ile (suyu) taramak drag v.
Military
taramak (ateşle) rake through v.
ateşle taramak rake v.