tieing - Turco Inglés Diccionario

tieing

tieing — Definition

Significado:
bağ, kravat, bağlamak
Pronunciación (IPA):
(AmE /taɪ/ – BrE /taɪ/)
Categoría gramatical:
İsim: tie (ties); Fiil: tie (ties – tied – tying)
Sinónimo:
bind, link
Antónimos:
untie, sever

Significados de "tieing" en diccionario turco inglés : 103 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
tie n. bağ
She loosened the tie of the pouch and pulled out a golden necklace.
Kesenin bağını çözerek altın bir kolye çıkardı.

More Sentences
tie n. ilişki
Taiwan is a budding democracy with which we maintain sound economic ties.
Tayvan, sağlam ekonomik ilişkiler sürdürdüğümüz gelişmekte olan bir demokrasidir.

More Sentences
tie n. bağlantı
Decide how tall you want the railroad tie bed to be.
Demiryolu bağlantı yatağının ne kadar uzun olmasını istediğinize karar verin.

More Sentences
tie n. kravat
He was wearing red glasses and a bow tie.
Kırmızı gözlük takıyordu ve papyon kravat bağlamıştı.

More Sentences
tie v. bağlamak
This pareo ties at the waist.
Bu pareo belden bağlanıyor.

More Sentences
tie n. alaka
General
tie n. bağlantı
Decide how tall you want the railroad tie bed to be.
Demiryolu bağlantı yatağının ne kadar uzun olmasını istediğinize karar verin.

More Sentences
tie n. eşitlik
If it is still a tie, then the players share victory.
Eğer hala eşitlik varsa, oyuncular zaferi paylaşırlar.

More Sentences
tie n. bağ
She loosened the tie of the pouch and pulled out a golden necklace.
Kesenin bağını çözerek altın bir kolye çıkardı.

More Sentences
tie n. karşılaşma
The team won their away tie by 19 runs.
Takım deplasmandaki karşılaşmayı 19 sayı farkla kazandı.

More Sentences
tie n. bağlayıcı unsur
If you want to quit your job, your loans can be a tie.
İşinizden ayrılmak istiyorsanız, kredileriniz bağlayıcı olabilir.

More Sentences
tie v. berabere kalmak
The United States and Portugal tied 2-2.
ABD ve Portekiz 2-2 berabere kaldı.

More Sentences
tie v. bağlanmak
I've forgotten how to tie a bowline.
Papyon nasıl bağlanır unuttum.

More Sentences
tie v. berabere bitmek
The third match was tied, 3-3.
Üçüncü maç 3-3 berabere sonuçlandı.

More Sentences
tie v. sarmak
The little girl had a strip of bandage tied around her head.
Küçük kızın başının etrafına dolanmış bir sargı bezi vardı.

More Sentences
tie v. düğüm atmak
Do you know how to tie a Square Knot?
Kare düğüm atmayı biliyor musunuz?

More Sentences
Trade/Economic
tie n. beraberlik
Their second game ended in a tie.
İkinci maçları da beraberlikle sonuçlandı.

More Sentences
Technical
tie n. bağ
She loosened the tie of the pouch and pulled out a golden necklace.
Kesenin bağını çözerek altın bir kolye çıkardı.

More Sentences
tie n. travers
They are replacing old railroad ties.
Eski demiryolu traverslerini değiştiriyorlar.

More Sentences
tie v. bağlamak
This pareo ties at the waist.
Bu pareo belden bağlanıyor.

More Sentences
Railway
tie n. beraberlik
Their second game ended in a tie.
İkinci maçları da beraberlikle sonuçlandı.

More Sentences
tie n. travers
They are replacing old railroad ties.
Eski demiryolu traverslerini değiştiriyorlar.

More Sentences
tie v. bağlanmak
I've forgotten how to tie a bowline.
Papyon nasıl bağlanır unuttum.

More Sentences
Sport
tie v. berabere kalmak
The United States and Portugal tied 2-2.
ABD ve Portekiz 2-2 berabere kaldı.

More Sentences
General
tie n. ayak bağı
tie n. rabıta
tie n. kayıt
tie n. köstek
tie n. lata
tie n. bant
tie n. oy eşitliği
tie n. bir şeyi başka bir şeye tutturmak için kullanılan nesne
tie n. kiriş
tie n. engel
tie n. bağlama
tie n. düğüm
tie n. boyunbağı
tie n. ip
tie n. mecburiyet
tie n. ahlaki yükümlülük
tie n. birleştirici unsur
tie n. arka kısmı kurdele ile bağlı peruk
tie n. bağlama stili
tie n. düğümleme stili
tie n. akrabalık bağı
tie n. bağlılık
tie n. yenişememe
tie n. (torba, kese) bağ
tie n. maç
tie n. (demiryolu) travers
tie v. ayakkabının bağını bağlamak
tie v. bağlamak (kravat)
tie v. atmak (düğüm)
tie v. sınırlamak
tie v. bağlamak (ayakkabının bağını)
tie v. evlendirmek
tie v. raptetmek
tie v. bitirmek
tie v. yenişememek
tie v. bitiştirmek
tie v. düğümlemek
tie v. birleştirmek
tie v. köprü olmak
tie v. mecbur bırakmak
tie v. zorlamak
tie v. (bir durum) elini kolunu bağlamak
tie v. yükümlülük altına sokmak
tie v. eşitlikle tamamlanmak
tie v. tutturmak
tie v. dolamak
tie v. (giysi) bağlamak
tie v. bağlayarak giymek
tie v. berabere bitirmek
tie v. eşitlikle tamamlamak
tie v. düğümlemek
Trade/Economic
tie n. sayı eşitliği
Technical
tie n. ölçüm hattındaki iki noktadan konum düzeltici ayrıntı noktasına uzanan iki ölçümden her biri
tie n. köşebent demiri
tie n. boyunbağı
tie n. düğüm
tie n. gergi
tie n. kırnap
tie v. bağlamak veya birleştirmek
Electric
tie n. elektrik güç sistemleri arasında iletim sağlayan bağlantı
Textile
tie n. düğümlü örgü
tie n. düğümlü ayakkabı bağı
tie n. ayakkabı bağcığı
tie n. bağlı kundura
tie n. boyun bağı
Construction
tie n. düşey yapı elemanlarında etriye
tie n. etriye (düşey yapı elemanlarında)
Railway
tie n. demiryolu traversi
tie n. gergi
tie n. kenet
Marine
tie n. palanga zinciri
Veterinary
tie n. gelişkin sığırlarda sırt kısmında meydana gelen bir omurga çöküntüsü
Fishery
tie v. (olta sapına) tüy gibi parçalar ekleyerek yapay sinek yapmak
Sport
tie n. önceden berabere kalmış takımların oynadığı belirleyici maç
tie v. puan kazanarak (başka takımla) berabere kalmak
Music
tie n. bağlı nota belirten işaret
tie v. notaları birleştirmek
tie v. notaları bağlamak
Archaic
tie n. saç örgüsü

Significados de "tieing" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
tie rod n. bağlantı çubuğu
white tie n. frak
tie loosely n. ilmek
black tie n. siyah papyon kravat
black tie n. smokin
tie clip n. kravat iğnesi
tie beam n. kuşak
white tie n. frakla birlikte takılan beyaz papyon
tongue tie n. dil tutulması
white tie n. beyaz kravat
tie knots n. ilmek (halı)
black tie n. kravat
white tie n. smokin ve beyaz papyondan oluşan son derece resmi erkek akşam kıyafeti
bus tie n. bara bağlantısı (enerji)
tie beam n. kiriş
tie down n. bağlantı parçası
blood tie n. kan bağı
windsor tie n. geniş kravat
bow tie n. fiyonk
emotional tie n. duygusal bağ
bow-tie n. fiyonk bağı
bow-tie n. papyon
bow-tie n. papyon bağı
tie-up n. tıkanıklık
tie-breaking vote n. beraberliği bozan oy
tie-up n. bağ
tie-breaking vote n. eşitliği bozan oy
tongue-tie n. dil tutulması
tie-dyeing n. batik
tie-in n. bağlantı
tie-in n. rabıta
bow tie n. papyon kravat
white tie n. beyaz papyon
white tie and tails n. kuyruklu ceket
white tie and tails n. frak
close tie n. yakın bağ
family tie n. aile bağı
bow tie n. papyon
coat and tie n. ceket ve kravat
tie tack n. kravat iğnesi
club tie n. kulüp kravatı
tie slide n. kravat iğnesi
tie clasp n. kravat iğnesi
tie bar n. kravat iğnesi
elastic hair tie n. lastik toka
tie neck dress n. boyundan bağlı elbise
tie hanger n. kravatlık
tie pin n. kıravat iğnesi
tie pin n. yaka iğnesi
bolo tie n. kokart
bolo tie n. boyna takılan ince ip ve rozetten oluşan kravat
marital tie n. evlilik bağı
tie-down n. bir şeyi kayışla bağlama
tie-up n. sekte
tie-up n. kesinti
tie-in n. gizli bağlantı
tie-in n. bilinmeyen ilişki
tie-up n. münasebet
tie-up n. üretimin durması
tie-out n. postanede dağıtılması için gönderilmek üzere bağlanmış bir grup posta
tie-up [obsolete] n. iplerle başa tutturulan peruk
tie-tie n. halat
tie-tie n. kordon
tie-up n. trafiğin kilitlenmesi
tie-up n. işletmenin askıya alınması
black tie n. (erkekler için) yarı resmi kıyafet kuralı
white tie and tails n. erkekler için smokinden oluşan resmi kıyafet
bow tie n. fiyonk şeklinde nesne
old school tie n. klancılık
old school tie n. grupçuluk
old school tie n. hizipçilik
oxford tie n. oxford ayakkabı
oxford tie n. üst bölümde kapalı bağcığı bulunan bir ayakkabı türü
twist tie n. poşet teli
tie someone down v. ayak bağı olmak
tie up v. bloke etmek
tie in v. ilişki kurmak
tie somebody's hands v. elini kolunu bağlamak
hog tie v. elini kolunu bağlamak
tie in bunches v. demetlemek
tie up money v. para bağlamak
tie a knot v. düğüm atmak
tie up v. ip bağlamak
tie in to v. ile bağlantısı olmak
tie up v. kravat bağlamak
tie down v. bağlamak
tie someone up v. birini iple bağlayarak etkisiz hale getirmek
tie up v. bağlanmak
tie up v. ilişki kurmak
tie on a pile v. kazığa bağlamak
tie in sheaves v. demetlemek
tie up v. bağlamak
tie in to v. ile bağlantı kurmak
tie in with v. ile bağlantı kurmak
tie in with v. ile bağlantısı olmak
tie up v. şarta bağlamak
tie the knot v. evlenmek
tie in bunches v. demet yapmak
tie shoe laces v. bağcıklarını bağlamak
tie up in a bunch v. demet yapmak
tie in sheaves v. demet yapmak
tie a tie v. kravat takmak
tie in v. ilişkisi olmak
tie up v. sicimle bağlamak
tie back one's hair v. saçını toplamak
tie back one's hair v. saçlarını toplamak
tie one's hair up v. saçını toplamak
tie one's hair up v. saç toplamak
tie hair v. saç bağlamak
tie hair back v. saçı arkadan bağlamak
tie hair v. saçını bağlamak
tie one's hair back v. saçını arkadan bağlamak
hog-tie v. elini kolunu bağlamak
tie in to v. -e uydurmak
tie in to v. -e uymak
tie in with v. -e uymak
tie in with v. -e uydurmak
tie in v. ile uyuşmak
tie in v. birbirini tutmak
tie down v. özgürlüğünü kısıtlamak
tie down v. ayak bağı olmak
tongue-tie v. dili tutulmak
tie one's money up in v. parayı bağlamak
tie one's money up in v. para gömmek
tie one's money up in v. parayı gömmek
tie one's money up in v. para bağlamak
tie up v. sabitleştirmek
tie up with v. ile birleştirmek
tie shoelace v. ayakkabı bağlamak
tie one's hair v. saçını bağlamak
tie the nappy v. bebeğin bezini bağlamak
tie the nappy v. bebek bezi bağlamak
tie someone's hands v. birinin ellerini bağlamak
tie someone to the bed v. birini yatağa bağlamak
tie someone to a tree v. birini bir ağaca bağlamak
tie someone to a chair v. birini bir sandalyeye bağlamak
know how to tie a tie v. kravat bağlamasını bilmek
tie an animal up with a rope v. bir hayvanı iple bağlamak
tie [obsolete] v. tutsak etmek
tie [obsolete] v. antlaşma ile resmen bağlamak
tie [obsolete] v. köleleştirmek
tie [obsolete] v. antlaşma ile resmen bağlanmak
ride and tie v. nöbetleşe çalışmak
ride and tie v. biri çalışırken biri dinlenmek
hog-tie v. arka ayaklarını ve ön ayaklarını birbirine bağlayarak çaresiz bırakmak (hayvan)
hog-tie v. hareketi veya eylemi engellemek
hog-tie v. sekte vurmak
hog-tie v. çaresiz bırakmak (birini)
tie-on adj. başka şeyin üzerine asılmak veya takılmak üzere tasarlanmış
tie-on adj. asılmış