Normal- - Turc Anglais Dictionnaire

Normal-

Sens de "Normal-" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
normal adj. normal
normal adj. standart
normal adj. olağan
General
normal speed n. normal hız
normal distribution n. normal frekans dağılımı
normal science n. olağan bilim
normal stress n. normal gerilim
normal weather conditions n. normal hava koşulları
normal temperature n. normal sıcaklık
normal school n. öğretmen okulu
normal stress n. yüzeye dik gerilim
normal level n. normal düzey
normal level n. normal seviye
normal conditions n. normal şartlar
normal ground level n. normal yer seviyesi
normal weight person n. normal kilolu kimse
normal weight individual n. normal kilolu kimse
normal weight individual n. normal kilolu birey
normal weight person n. normal kilolu birey
normal marriage n. normal evlilik
normal n. normal organizma
normal n. normal kimse
normal n. standart olan şey
new normal n. yeni normal
normal n. normal
normal n. olağan
become normal v. normalleşmek
return to normal v. normale dönmek
make normal v. normal hale getirmek
keep something at the normal level v. normal seviyede tutmak
maintain a normal level v. normal seviyede tutmak
maintain something at the normal level v. normal seviyede tutmak
be seen normal v. doğal karşılanmak
get one's life back (to normal) v. hayatını yeniden rayına oturtmak
get one's life back (to normal) v. hayatını rayına oturtmak
find it normal v. normal bulmak
be normal v. normal olmak
normal adj. standart
normal adj. düzgen
normal adj. uygun
normal adj. ortalama
normal adj. dikey
normal adj. dik açılı
normal adj. muntazam
normal adj. düzgülü
normal adj. tipik
normal adj. normal
normal adj. olağan
normal adj. dikgen
normal adj. orta
with normal weight adj. normal kilolu
above normal adv. normalin üstünde
under normal circumstances adv. normal koşullarda
under normal conditions adv. normal koşullarda
under normal conditions adv. normal koşullar altında
under normal conditions adv. normal şartlar altında
under normal circumstances adv. normal şartlar altında
Phrases
under normal conditions expr. normal şartlarda
under normal circumstances expr. normal şartlarda
in the normal course of events expr. normal gidişatta
in the normal course of things expr. normal gidişatta
in the normal course of events expr. olayların normal akışında/seyrinde
in the normal course of things expr. işlerin normal akışında/seyrinde
in the normal course of events expr. normal şartlarda
in the normal course of things expr. normal şartlarda
Colloquial
otherwise normal adj. bir/birkaç şey hariç normal
in a normal way expr. normal bir şekilde
in a normal way expr. normal bir biçimde
Idioms
the normal run (of something) n. olağan (bir şey)
the normal run (of something) n. tipik (bir şey)
the normal run (of something) n. vasat (şey)
the normal run (of something) n. standart (bir şey)
the normal run (of something) n. normalde olan (bir şey)
the normal run (of something) n. ortalama (bir şey)
Speaking
everything appears to be normal expr. her şey normal gözüküyor
she's a normal person expr. o normal biri
that's not normal expr. bu normal değil
the brain scan is normal expr. beyin taraması normal
it's normal to be selfish sometimes expr. bazen bencil olmamız normaldir/doğaldır
things are returning to normal expr. işler normale dönüyor
it's normal to think that way expr. böyle düşünmeniz normal
it's normal to think that way expr. böyle düşünmen normal
I'm normal expr. ben normalim
it seems normal expr. normal görünüyor
things are getting back to normal expr. işler normale dönüyor
Trade/Economic
normal drawing rights n. normal çekme hakları
normal order n. normal emir
normal capacity of production facilities n. üretim tesislerinin normal kapasitesi
normal drawing rights n. normal borç kaynakları
normal rate of return n. normal getiri oranı
normal price n. normal fiyat
normal return n. normal getiri
normal good n. normal mal
normal margine n. normal marj
normal goods n. normal mallar
normal market n. normal piyasa
normal use n. normal kullanım
normal distribution n. normal dağılım
normal return n. normal gelir
normal hours n. normal saat
normal tax structure n. normal vergi yapısı
normal standard cost n. normal standart maliyet
normal risk n. normal riziko
normal value n. normal değer
normal curve n. normal eğri
normal table n. normal tablo
normal production cost n. normal üretim maliyeti
normal tax n. normal vergi
normal profit n. normal kar
normal tariff n. normal tarife
normal goods n. standart mal
over-normal profits n. tam rekabet koşullarında kısa dönemde marjinal gelirin ortalama maliyetin üzerinde bulunması
over-normal profits n. normal üstü karlar
normal value n. doğal kıymet
unallocated costs due to production below normal activity level n. stopaj maliyeti
normal backwardation n. vadeli işlem fiyatlarının spot fiyatlardan düşük olması durumu
theory of normal backwardation n. normal dönüklük teorisi
normal value n. tabii fiyat
normal working hours n. normal çalışma saatleri
normal value n. normal fiyat
normal hours n. normal saatler
normal hours n. normal iş saatleri
normal working hours n. normal iş saatleri
normal risk n. normal risk
normal goods n. normal mal
normal production cost calculation n. normal üretim maliyet hesabı
normal volume activity n. normal hacim faaliyeti
normal postal service n. normal posta
normal postal service n. (elektronik olmayan) normal posta
normal goods n. normal mallar
normal adj. normal
normal adj. muntazam
normal adj. alışılagelmiş
normal adj. kurala uygun
Law
normal exploitation of work n. eserden normal yararlanma
Politics
normal procedure n. normal usul
normal bona fide commercial practice n. iyi niyetli olağan ticari uygulama
normal bona fide commercial practice n. iyi niyetli ticari uygulama
normal citizen n. ortalama yurttaş
normal citizen n. sıradan vatandaş
normal citizen n. sıradan yurttaş
normal access limit n. normal kullanım limitleri
Insurance
normal retirement date n. normal emeklilik tarihi
normal loss expectancy n. normal zarar beklentisi
above-normal loss expr. normal zararın üstünde
Technical
normal impedance n. olağan celi
normal programme n. normal vites programı
radial normal stress n. radyal normal gerilme
normal hand throttle n. sabit devir el gazı
tangential normal stress n. teğetsel normal gerilme

Sens de "Normal-" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
normal normal adj.
normal bir şekilde normally adv.
General
normal konuşma station to station call n.
normal soluma eupnoea n.
tiroid bezlerinin normal çalışması euthyroidism n.
kapağı kartondan ve sayfaları normal baskısına göre daha kalitesiz olan kitap trade paper edition n.
normal boy standard size n.
normal hat standard gauge n.
normal benzin regular gas n.
normal sıcaklık normal temperature n.
normal hava koşulları normal weather conditions n.
normal seviye normal level n.
normal dışı çoğalma excrescency n.
normal düzey normal level n.
normal frekans dağılımı normal distribution n.
özel bir tren (normal tarifede bulunmayan) special n.
normal kullanılma sonucu eskime wear and tear n.
kapağı kartondan ve sayfaları normal baskısına göre daha kalitesiz olan kitap trade paperback n.
suyun yüzeyinde seyreden dalgıcın normal havayı solumak suretiyle başını kaldırmadan yüzmesine imkan snorkel n.
normal gerilim normal stress n.
normal haline gelme restoration n.
normal nefes alıp verme eupnoea n.
normal çalışma saatleri ordinary working hours n.
normal hız normal speed n.
normal sayfa boyutundan büyük olduğu için katlanan sayfa gatefold n.
normal durum normalcy n.
normal mesai regular work hours n.
normal eğim ordinary pitch n.
normal profiller commonly used shapes n.
normal koşullarda çalışma yükü working load n.
normal lise regular high-school n.
normal benzin two-star petrol n.
normal kasap bıçağıyla alanımayıp özel yöntemlerle alınan et recovered meat n.
normal dikkat common diligence n.
normal dikkat ordinary diligence n.
normal ilgi ve dikkat ordinary diligence n.
normal şartlar normal conditions n.
normal tepki mild reaction n.
normal hale getirme normalisation n.
normal hale getirme normalization n.
normal posta snail mail n.
normal posta postal mail n.
normal posta paper mail n.
normal posta land mail n.
normal ev-iş hayatından kopmamış olan alkolik a functioning alcoholic n.
normal bir insan an ordinary human being n.
normal (sıradan) evcil hayvan ordinary pet n.
normal yer seviyesi normal ground level n.
normal fiyat regular price n.
normal dikkat/özen ordinary care n.
normal soluma eupnea n.
normal nefes alıp verme eupnea n.
normal posta regular post n.
normal kilolu birey normal weight individual n.
normal kilolu kimse normal weight individual n.
normal kilolu kimse normal weight person n.
normal kilolu birey normal weight person n.
normal evlilik normal marriage n.
ateş edilen yer ile hedef arasındaki normal mesafe a butt's length n.
kapasitesi altı normal şişeye denk gelen bir şarap şişesi Rehoboam n.
normal organizma normal n.
normal kimse normal n.
normal kalite/güç/esneklik nature [dialect] n.
dışarıdan normal görünüp iç kapasitesi çok küçük olan bir tür bardak toastmaster's glass n.
yeni normal new normal n.
bir grup utanç verici insan arasındaki normal ve iyi huylu kimse white sheep n.
seyahat edenlere hizmet için normal çalışma saatlerinden sonra çalışma izni olan meyhane bona fide [ireland] n.
çiçeğin normal renginde meydana gelen belirgin değişim breaking n.
normal kartpostalın iki katı büyüklüğünde olup iki parçadan oluşan, parçalardan birinin yırtılarak göndericiye cevap olarak ücretsiz gönderilebildiği bir kartpostal reply postal card n.
normal kartpostalın iki katı büyüklüğünde olup iki parçadan oluşan, parçalardan birinin yırtılarak göndericiye cevap olarak ücretsiz gönderilebildiği bir kartpostal reply card n.
normal miktar grist n.
bir şeyin normal miktarı on average n.
normal özellik run n.
normal tür run n.
normal dışılık paranormality n.
organın normal çalışmaması insufficiency n.
normal atmosferik sıcaklık gradyanının tersine çevrilmesi inversion n.
normal telgraftan daha düşük öncelikli gündüz telgrafı day letter n.
normal işlemlerden muafiyet free pass n.
doğal, normal veya uygun yer sphere n.
normal görüş stigmatism n.
normal (koşullar) normality n.
normal benzin regular n.
normal normal n.
rengi veya yapısı diğer normal dokulardan ayrılan sınırlı vücut bölümü patch n.
normal mühimmattan daha ağır bir barutla yapılan test fişeği proof load n.
normal karşılamak react normally v.
normal hale getirmek make normal v.
normal karşılamak accept v.
normal karşılamak take it normally v.
normal karşılamak acquiesce v.
normal bir şekilde hareket etmek be oneself v.
normal karşılamak respond to something normally v.
normal seviyede tutmak maintain a normal level v.
normal seviyede tutmak keep something at the normal level v.
normal seviyede tutmak maintain something at the normal level v.
normal seyrini izlemek (hastalık) run its course v.
normal hale getirmek normalise v.
normal hale getirmek normalize v.
normal bulmak find it normal v.
(normal bir şekilde) sonlandırmak/neticelendirmek bring to term v.
normal olmak be normal v.
dersi normal seyrinden daha hızlı bitirmek accelerate v.
normal pozisyona geri dönmek righten v.
normal hızında ilerlemek go [obsolete] v.
şifreyi normal ve anlaşılabilir dile çevirmek decipher v.
normal haline geri getirmek decondition v.
(kireci) normal sıcaklığın üzerinde yakmak overburn v.
düzenli veya normal işleyişini bozmak disorder v.
normal sırasından sapmasına sebep olmak disorient v.
(bedenin, zihnin) düzenli veya normal fonksiyonlarını bozmak disorder v.
normal sınırlarının ötesine ulaşmak disbound v.
normal rightminded adj.
normal par adj.
mevsim için normal olmayan unseasonable adj.
normal olmayan special adj.
normal ordinary adj.
normal olmayan hava (mevsim için) unseasonable adj.
normal up to par adj.
kafası normal bir şekilde çalışan rightminded adj.
normal standard adj.
normal typical adj.
normal eskime ve yıpranmaya dayanıklı wearproof adj.
normal natural adj.
normal normative adj.
normal normal adj.
normal medium adj.
normal plain adj.
normal tipten ayrı aberrant adj.
normal yerini değiştiren aberrant adj.
normal olmayan aberrant adj.
normal regular adj.
normal boydan daha küçük undersized adj.
normal ölçüsünden daha büyük olan supersize adj.
normal doğum yolu ile doğan born vaginally adj.
normal kilolu with normal weight adj.
normal fiziksel ve zihinsel yetenekleri olan abled adj.
normal regulation adj.
normal uneccentric adj.
normal boyutta unenlarged adj.
normal unexotic adj.
normal unextraordinary adj.
normal bir şekilde çalışmayan wonky adj.
normal sıcaklıklarda dökülemeyecek kadar katı olan (yağ) hard adj.
normal solunuma uygun breatheable adj.
normal home adj.
normal tipli olan homotypal adj.
normal türde olan homotypic adj.
normal türlü olan homotypal adj.
normal seviyenin altında olan off adj.