care - Turc Anglais Dictionnaire

care

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

care — Definition

Signification:
bakım, özen, önemsemek
Prononciation (IPA):
(AmE /ker/ – BrE /keə/)
Partie du discours:
İsim: care (uncountable); Fiil: care (cares – cared – caring)

Sens de "care" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 64 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
care n. bakım
This lawnmower should last for years with adequate care.
Bu çim biçme makinesi yeterli bakım ile yıllarca dayanacaktır.

More Sentences
care n. dikkat
We must take particular care to avoid duplication of effort.
Çabaların tekrarlanmasını önlemek için özel dikkat göstermeliyiz.

More Sentences
care n. özen
Can I start by thanking the rapporteur for the care and dedication he has shown in respect of this topic?
Raportöre bu konuda gösterdiği özen ve özveri için teşekkür ederek başlayabilir miyim?

More Sentences
care v. önem vermek
WhatsApp cares deeply about your privacy and security.
WhatsApp gizliliğinize ve güvenliğinize büyük önem verir.

More Sentences
care v. aldırmak
Tom wouldn't care if Mary did that.
Mary bunu yapsaydı, Tom aldırmazdı.

More Sentences
care v. umursamak
I fear that the Commission could not care less whether Euronews fails.
Korkarım ki Komisyon Euronews'un başarısız olmasını zerre kadar umursamıyor.

More Sentences
care v. özen göstermek
We need to care for our planet.
Gezegenimize özen göstermeliyiz.

More Sentences
care v. önemsemek
I care deeply about all of my students.
Tüm öğrencilerimi çok önemsiyorum.

More Sentences
care n. itina
General
care n. özen
Can I start by thanking the rapporteur for the care and dedication he has shown in respect of this topic?
Raportöre bu konuda gösterdiği özen ve özveri için teşekkür ederek başlayabilir miyim?

More Sentences
care n. dikkat
We must take particular care to avoid duplication of effort.
Çabaların tekrarlanmasını önlemek için özel dikkat göstermeliyiz.

More Sentences
care n. gözetim
Tom is under a doctor's care.
Tom bir doktorun gözetimi altında.

More Sentences
care n. hizmet
Reproductive health care often leaves a great deal to be desired.
Üreme sağlığı hizmetleri çoğu zaman arzulanan bir şey değildir.

More Sentences
care n. endişe
She is free from care.
Onun endişesi yok.

More Sentences
care v. hoşlanmak
Tom never cared much for me.
Tom asla benden hoşlanmadı.

More Sentences
care v. takmak
I no longer care.
Artık takmıyorum.

More Sentences
care v. önemsemek
I care deeply about all of my students.
Tüm öğrencilerimi çok önemsiyorum.

More Sentences
care v. kafaya takmak
Why do you care about Tom?
Tom'a neden kafanı takıyorsun?

More Sentences
care v. umursamak
I fear that the Commission could not care less whether Euronews fails.
Korkarım ki Komisyon Euronews'un başarısız olmasını zerre kadar umursamıyor.

More Sentences
care v. sevmek
Tom doesn't care much for swimming.
Tom yüzmeyi pek sevmez.

More Sentences
care v. istemek
Care to lend a hand?
Yardım etmek ister misin?

More Sentences
care v. ilgilenmek
Thank you for caring.
İlgilendiğin için teşekkür ederim.

More Sentences
care v. özen göstermek
We need to care for our planet.
Gezegenimize özen göstermeliyiz.

More Sentences
care v. dert etmek
All he cares about is getting the latest phone available.
Dert ettiği tek şey, en son çıkan telefonu almak.

More Sentences
Law
care n. dikkat
We must take particular care to avoid duplication of effort.
Çabaların tekrarlanmasını önlemek için özel dikkat göstermeliyiz.

More Sentences
General
care n. borç
care n. gaile
care n. vecibe
care n. dert
care n. aldırış
care n. kaygı
care n. himaye
care n. merak
care n. ilgi
care n. yükümlülük
care n. itina
care n. koruma
care n. ilgilenme
care n. tasa
care n. ihtimam
care n. yapılması gereken şey
care n. üzüntü
care n. muhafaza
care n. tedavi
care n. sorumluluk
care n. mesuliyet
care n. sıkıntı
care n. umursama
care v. iplemek
care v. umurunda olmak
care v. merak etmek
care v. ilgili olmak
care v. endişelenmek
care v. beğenmek
care v. ilgi duymak
care v. hevesli olmak
care v. ilgi göstermek
care v. bakmak
care v. alakadar olmak
care v. arzu etmek
care v. aldırış etmek
care v. umurunda olmak
Technical
care n. ihtiyat
care n. tedbir

Sens de "care" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 37 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
çare remedy n.
çare cure n.
General
çare alternative n.
çare help n.
çare out n.
çare egress n.
çare cure n.
çare resource n.
çare choice n.
çare expedient n.
çare curative n.
çare shift n.
çare medium n.
çare recipe n.
çare resort n.
çare corrective n.
çare aid n.
çare expediency n.
çare redress n.
çare relief n.
çare means n.
çare obviation n.
çare healer n.
çare expedience n.
çare way n.
çare remedy n.
çare redressment n.
çare remede [scottish] n.
çare remediation n.
çare boot [obsolete] n.
çare recourse n.
çare elixir n.
Trade/Economic
çare solution n.
Law
çare device n.
Technical
çare antidote n.
çare remedy n.
Medical
çare antidote n.

Sens de "care" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
care about v. önemsemek
take care of v. ilgilenmek
with care adv. dikkatle
General
congregate care center n. toplu bakım merkezi
acute care n. akut tedavi
dental care n. diş bakımı
vacation for child care n. çocuk bakımı izni
hospital care n. hastane bakımı
foster home care n. koruyucu aile
health care delivery n. sağlık hizmetleri
beauty care n. güzellik bakımı
salary for child care n. çocuk eğitimi parası
nursing care n. hemşirelik
beauty and care n. güzellik ve bakım
want of care n. dikkatsizlik
day care center n. günlük bakım merkezi
care work n. bakıcılık
salary for child care n. çocuk bakımı parası
want of care n. bakımsızlık
care for the self n. benlik kaygısı
adult day care n. yetişkin bakımı
exaggerated care n. aşırı koruma
child care n. çocuk bakımı
someone requiring care n. bakıma muhtaç
due care n. gerekli özen
health care n. sağlık hizmetleri
care assistant n. bakıcı
care worker n. bakıcı
due care n. gerekli olan itina
day care n. günlük bakım
medical care n. sağlık yardımı
free from care n. kaygısız
skin care n. cilt bakımı
care service n. bakım hizmeti
facial care n. yüz bakımı
personal care n. kişisel bakım
health care policy n. sağlık hizmetleri politikası
body care n. vücut bakımı
great care n. aşırı dikkat
great care n. büyük özen
great care n. aşırı ehemmiyet
great care n. aşırı özen
great care n. büyük itina
extreme care n. büyük itina
personal care product n. kişisel bakım ürünü
care product n. bakım ürünü
hair care product n. saç bakım ürünü
garden care n. bahçe bakımı
animal care n. hayvan bakımı
care book n. bakım kitabı (çocuk vb)
care set n. bakım seti
aged-home care n. evde bakım yaşlı
care-taker n. bakıcı
long-term care facilities n. uzun dönemli bakım hizmetleri
day-care center n. yuva
health-care provider n. sağlık uzmanı
care-taker n. bekçi
methods of child care-education n. çocuk yetiştirme yolları
self-care n. kişisel bakım
preventive care n. önleyici bakım
preventive care n. önleyici tıbbi müdahale
tender loving care n. (çocuğun ihtiyaç duyduğu) yakın ilgi
tlc (tender loving care) n. (çocuğun ihtiyaç duyduğu) sıcak ilgi
tlc (tender loving care) n. (çocuğun ihtiyaç duyduğu) yakın ilgi
tender loving care n. (çocuğun ihtiyaç duyduğu) sıcak ilgi
day care n. çocuk bakıcılığı
great care n. azami dikkat ve itina
proper care n. yerinde dikkat
proper care n. yerinde özen
due care n. gerekli dikkat
due care n. gerekli ihtimam
nursing care insurance n. hemşirelik sigortası
nursing care insurance n. hastabakıcılık sigortası
institution for the care of orphans n. kimsesiz çocukları yetiştirme yurdu
home care n. hastaya kendi evinde verilen bakım hizmeti
domiciliary care n. hastaya kendi evinde verilen bakım hizmeti
reasonable care n. makul ihtimam
home care n. evde bakım
domiciliary care n. evde bakım
elderly care n. yaşlı bakımı
reasonable care n. makul dikkat
child care room n. çocuk bakım odası
home health care n. evde sağlık bakımı
social care n. sosyal bakım
car care service n. araba bakım servisi
hand care n. el bakımı
hair care products n. saç bakım ürünleri
immediate care n. acil bakım
kangaroo care n. (bebeği) göğsüne yatırma
futile care n. yararsız bakım
standard of care n. bakım standardı
basic care n. temel bakım
a great care n. büyük bir özen
lawn care services n. çim bakım hizmetleri
social care specialist n. sosyal hizmet uzmanı
hair care n. saç bakımı
cat care n. kedi bakımı
health care application n. sağlık hizmeti başvurusu
child use and care articles n. çocuk kullanım ve bakım eşyaları
eye contour care cream n. göz çevresi bakım kremi
a great care n. büyük bir dikkat
day care center n. gündüz bakımevi
day care centre n. kreş
day care centre n. gündüz bakımevi
day care center n. kreş
self care n. öz bakım
self care n. kendine bakım
self care n. kişisel bakım
pcp (personal care product) n. kişisel bakım ürünü
duty of care n. yasal yükümlülük
social care center n. sosyal bakım merkezi
social care center n. sosyal hizmet merkezi
weekly care n. haftalık bakım
appliances for skin or hair care n. deri veya saç bakım cihazları
duty of care n. özen borcu
ordinary care n. normal dikkat/özen
ordinary care n. olması gereken/doğal dikkat/özen
ordinary care n. makul dikkat/özen
ordinary care n. asgari özen
day-care n. günlük bakım
primary health care center n. sağlık ocağı
health care interpreter n. sağlık hizmetleri çevirmeni
constant care n. sürekli bakım
continuous care n. sürekli bakım
children in care n. çocuk yurdunda/yetimhanede bakılan çocuklar
child care provider n. çocuğun bakımında anneye yardımcı olan kimse
child care provider n. dadı
utmost care n. azami özen
prenatal care n. doğum öncesi bakım
day care service n. gündüz bakım hizmeti
kinship care n. akraba bakımı
skin care products n. cilt bakım ürünleri
hand care product n. el bakım ürünü
home care n. ev bakımı
fish care n. balık bakımı
residential care n. kurumda bakım
skin care cream n. cilt bakım kremi
continuing care n. sürekli bakım
cosmetic and personal care n. kozmetik ve kişisel bakım
cuticle care n. tırnak bakımı
nail care n. tırnak bakımı
health care services n. sağlık hizmetleri
health care providers n. sağlıkçılar
care of sick animals n. hasta hayvanların bakımı
health care worker n. sağlıkçı
health care professional n. sağlıkçı
body care product n. vücut bakım ürünü
patients in the intensive care unit n. yoğun bakımda yatan hastalar
patients in the intensive care unit n. yoğun bakımdaki hastalar
personal care of patients n. hastaların kişisel bakımı