oyun - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

oyun



Sens de "oyun" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 55 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
oyun game n.
oyun play n.
General
oyun drama n.
oyun wheeze n.
oyun dalliances n.
oyun gull n.
oyun dodge n.
oyun hoax n.
oyun chouse n.
oyun double n.
oyun stage play n.
oyun stratagem n.
oyun plant n.
oyun hand n.
oyun frolic n.
oyun performance n.
oyun pretense n.
oyun cheat n.
oyun acting n.
oyun jape n.
oyun presentment n.
oyun sham n.
oyun canard n.
oyun gouge n.
oyun delusion n.
oyun prank n.
oyun sport n.
oyun dance n.
oyun presentation n.
oyun frisk n.
oyun device n.
oyun diversion n.
oyun artifice n.
oyun ruse n.
oyun intrigue n.
oyun flimflam n.
oyun playing n.
oyun representation n.
oyun piece n.
oyun wile n.
oyun game n.
oyun jeu (fr) n.
oyun representment n.
oyun trick n.
oyun pastime n.
oyun play n.
oyun wiles n.
oyun pretence n.
Colloquial
oyun no-brow adj.
oyun ripoff
Computer
oyun play
Linguistics
oyun game
Theatre
oyun spectacle
oyun act
Latin
oyun ludus

Sens de "oyun" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 500 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
oyun etmek trick v.
berabere biten oyun draw n.
oyun alanı playground n.
oyun kağıtlarını dağıtma deal n.
eğlendiren oyun veya uğraş amusement n.
(zar/oyun taşı üzerinde) nokta pip n.
General
oyun oynamak play a trick on somebody v.
oyun kağıtlarını karıştırmak reshuffle v.
birine oyun oynamak play a joke on someone v.
oyun oynamak play a prank on somebody v.
krikette hedefi vurarak oyun dışı etmek stump v.
görmek (oyun/müze vb'ni) take something in v.
oyun etmek palter v.
birine oyun oynamak play someone false v.
oyun etmek hocus v.
oyun almak win a game v.
oyun etmek play a joke on somebody v.
müstehcen veya sakıncalı bölümlerini çıkarmak (bir kitap, oyun vb'nin) expurgate v.
prova etmek (oyun/müzik vb'ni) rehearse v.
oyun vermek lose a game v.
bir oyun işletmek run a game v.
oyun oynamak play a joke on somebody v.
oyun etmek play somebody a trick v.
oyun kağıdı dağıtmak deal v.
oyun çevirmek cully v.
krikette hedefi vurarak oyun dışı etmek stump out v.
oyun etmek play a prank on somebody v.
oyun etmek deceive v.
oyun etmek play a trick v.
oyun etmek play a trick on somebody v.
zarla oyun oynamak dice v.
oyun haline getirmek dramatize v.
oyun etmek hoax v.
oyun bozmak spoil the game v.
birine oyun oynamak trick v.
biriyle oyun oynamayı kabul etmek take someone on v.
(oyun) berabere kalmak draw v.
adam seçmek (oyun için) pick up v.
(oyun/iş vb) başarısız olmak die a death v.
bilgisayarda oyun oynamak play pc games v.
bilgisayarda oyun oynamak play computer games v.
oyun kartı karıştırmak shuffle a deck of cards v.
oyun kağıdı karıştırmak shuffle a deck of cards v.
oyun kağıdı karıştırmak shuffle the cards v.
oyun kartı karıştırmak shuffle the cards v.
oyun oynamak play a game v.
(oyun/iş vb) başarısız olmak die the death v.
oyun parkındaki demirlerden düşmek fall off the monkey bars v.
oyun buluşması play date v.
oyun haline getirmek dramatise v.
oyun sahnelemek stage a play v.
oyun kartlarını/desteyi karıştırmak reshuffle the deck v.
sınıfta oyun oynamak play in the classroom v.
oyun yazmak write a play v.
oyun kurucu olarak oynamak play as a playmaker v.
oyun kurucu olarak oynamak playmake v.
bir oyun sahnelemek put on a play v.
(insan veya hayvanı) oyun, şov, vb. için eğitmek rehearse v.
komik oyun senaristi gagman n.
amerikan oyun yazarları american dramatists n.
yarı belgesel oyun docudrama n.
voleybol ve basketbol gibi bazı sporlarda takımların oyun arasında aldıkları kısa dinlenme süreleri stopover n.
ek oyun afterpiece n.
oyun makinesi playing machine n.
oyun yazarı dramaturgist n.
oyun havası belly dance music n.
oyun stratejisi minimax n.
kumluk oyun alanı sandpit n.
oyun planı game plan n.
oyun alanının dört köşesinden biri corner n.
yazılı metin (oyun/nutuk için) script n.
oyun sırığı caber n.
hoyratça ve gürültülü oyun romp n.
oyun yazarı playwright n.
odun parçalarıyla oynanan oyun jackstraws n.
filme alınan oyun photoplay n.
beraberliği bozacak oyun playoff n.
bir direğin ucuna uzun bir iple bağlı olan bir top ile oynanan çift kişilik bir oyun tetherball n.
oyun yazarı scriptwriter n.
tek kişilik oyun solo n.
nal ile oynanılan oyun horseshoes n.
oyun elbisesi playsuit n.
törensel oyun pageant n.
tiyatroda oyun sonuna kısa söylev veya şiir ekleme epiloguing n.
türk oyun yazarları turkish dramatists n.
üçlü oyun triple play n.
yanlış oyun misplay n.
okulda oyun sahası schoolyard n.
oyun spor gösterisi game show n.
oyun zamanı period of play n.
kriket bir takımdaki on oyuncunun oyun dışı edilinceye kadar vuruş sıraları innings n.
hatalı oyun foul play n.
oyun zarı dice n.
oyun ekipmanı game equipment n.
pul (oyun) piece n.
çift zarla oynanan bir oyun craps n.
oyun sonuna kısa söylev veya şiir eklenmiş epilogued n.
oyun şovları game shows n.
oyun listesi repertoire n.
ön oyun foreplay n.
oyun alanı court n.
kumluk oyun alanı sandlot n.
oyun yazarı dramatist n.
oyun arkadaşı playmate n.
oyun fişi token n.
oyun kağıdı playing card n.
oyun teorisi game theory n.
oyun arkadaşı (çocuğun) playmate n.
oyun kağıdı card n.
oyun yazarları dramatists n.
oyun sahası playground n.
kişi (roman/hikaye/oyun vb'nde) character n.
ingiliz oyun yazarları english dramatists n.
komik oyun senaristi gagwriter n.
taraflardan birinin hiç puan kazanmadığı oyun shutout n.
oyun hamuru silly putty n.
oyun zamanı playtime n.
oyun programı playbill n.
evde oyun salonu rumpus room n.
oyun oynama gambol n.
playstation ve benzeri oyun platformalarında kullanılan oyun oynama gereci control pad n.
oynanma (oyun) performance n.
oyun alanı playing field n.
kaydırak (çocuklar için oyun aracı) slide n.
komik oyun senaristi gagster n.
irlandalı oyun yazarları irish dramatists n.
satranç vb oyun tahtası board n.
sıfır toplamlı oyun zero sum game n.
titreşimli oyun padi (joystick) vibration pad n.
ağır bir topla oynanan bir oyun bowling n.
afrikalı amerikalı oyun yazarları african american dramatists n.
oyun arkadaşı playfellow n.
açık havada oynanan bir oyun bowls n.
oyun ve oyuncaklar play and playthings n.
sahne için yazılmış oyun drama n.
oyun zarları dice n.
sıra bazlı strateji oyun türüne verilen ad tbs n.
oyun listesi repertory n.
bilardo benzeri bir oyun bagatelle n.
oyun taşı man n.
toplamı sıfır olan oyun zero sum game n.
oyun kuramı theory of games n.
oyun masası play table n.
hokey benzeri oyun hurley n.
oyun dili game language n.
oyun yazarlığı playwriting n.
oyun alanları playgrounds n.
adil oyun fair play n.
oyun hileleri game tricks n.
kurallara aykırı oyun foul play n.
oyun salonu game center arcade n.
oyun salonu game arcade n.
oyun salonu video game arcade n.
oyun salonu amusement arcade n.
oyun salonu video arcade n.
oyun bitti the game is up n.
(oyun) briç bridge n.
oyun odası recreation room n.
kadın biçimindeki kukla dövülerek oynanan oyun aunt Sally n.
oyun zarı die n.
oyun yazma ya da oynama sanatı dramatics n.
(roman/oyun) bölüm episode n.
oyun odası game room n.
oyun tahtasında oynana bir tür oyun shove-halfpenny n.
drama oyun yazarı dramatist n.
acıklı oyun drama n.
ciddi ve komedi içeriği olan oyun ya da roman seriocomic n.
içice oyun nested game n.
yuvalanmış oyun nested game n.
işbirliksiz oyun non-cooperative game n.
oyun alanı playfield n.
oyun binası playhouse n.
beraberliği bozmak için oynanan oyun play-off n.
oyun arsası playlot n.
oyun yeri parseli playlot n.
çocukların oyun alanı playground n.
oyun yeri playground n.
rasgele oyun stochastic game n.
heyecanlı oyun thriller n.
hilesiz oyun fair play n.
dürüst oyun fair play n.
oyun istasyonu play station n.
tehlikeli oyun dangerous game n.
oyun merkezi video arcade n.
oyun merkezi amusement arcade n.
oyun merkezi game center n.
oyun kağıtları playing cards n.
etrafı parmaklıklı oyun yeri playpen n.
etrafı parmaklıklı oyun yeri play pen n.
yaratıcı oyun creative game n.
oyun küpü rubik's cube n.
oyun küpü rubicscube n.
oyun küpü rubix cube n.
oyun küpü rubick's cube n.
oyun çılgınlığı game madness n.
oyun çılgınlığı game frenzy n.
oyun afişi play poster n.
oyun afişi poster n.
oyun afişi theatre poster n.
parmaklıklı oyun yeri playpen n.
kapalı gişe oynayan film/oyun box-office hit n.
oyun evi doll house n.
oyun evi playhouse n.
oyun evi toy house n.
oyun parkı playpen n.
(roman/oyun vb 'de) kahraman protagonist n.
beysbolda çok sayıda iyi vuruşun yapıldığı oyun slugfest n.
zihinsel oyun mental game n.
damaya benzeyen bir oyun ludo n.
kumluk oyun alanı/yeri sandpit n.
kumluk oyun alanı/yeri sandbox n.
şişme oyun parkı/şatosu jumping castle n.
şişme oyun parkı/şatosu bouncy castle n.
aynı anda iki farklı yöne sallanan ikili oyun ipi double dutch n.
bir oyun planı a game plan n.
oyun hamuru modeling clay n.
rol/oyun arkadaşı fellow actor n.
oyun bağımlısı a game addict n.
oyun parkındaki demirler monkey bars n.
oyun parkı demirleri monkey bars n.
avuç içi oyun handheld video game n.
bilgisayar oyunlarında bir oyunun konusunun ve temel oyun mekaniğinin ne kadar iyi tasarlanmış ve oyunda ne kadar verimli bir şekilde uygulanmış olduğunu ifade eden sözcük gameplay n.
son oyun last play n.
büyük oyun big play n.
oyun planı the game plan n.
dinlenme/oyun odası rec room n.
dinlenme/oyun odası rumpus room n.
dinlenme/oyun odası ruckus room n.
dinlenme/oyun odası recreation room n.
tombala benzeri bir oyun keno n.
isim şehir tarzı bir oyun mad libs n.
vücudun bel bölgesiyle çevrilerek oynanan plastik oyun halkası hula hoop n.
oyun felsefesi the game philosophy n.
oyun havuzu a play pool n.
oyun havuzu play pool n.
oyun sırığı atma caber-throwing n.
kızma birader (oyun) ludo (br) n.
kızma birader (oyun) parcheesi (us) n.
oyun buluşması playdate n.
seyirlik oyun theatrical play n.
(disneyland vb gibi) park/oyun alanı gibi insanların boş zaman etkinliklerine cevap veren alanların ticarileşmesi commercialization of leisure n.
oyun kolu joystick n.
kostümlü oyun cosplay n.
oyun hamuru nutty putty n.
oyun hamuru bouncing putty n.
oyun hamuru potty putty n.
oyun hamuru thinking putty n.
oyun hamuru tricky putty n.
oyun alanının gerisindeki oyuncu backmarker n.
oyun salonu card room n.
kapalı gişe oyun bumper house n.
ön oyun curtain raiser n.
beysbol oyun alanı diamond n.
makara ile oynanan bir oyun diabolo n.
oyun dışı bırakma disqualification n.
bebek oyun/aktivite grubu baby playgroup n.
oyun grubu playgroup n.
yazı turaya benzer bir tür oyun rock-paper-scissors n.
oyun hamuru play dough n.
at kestaneleriyle oynanan britanya kökenli bir oyun conkers n.
oyun yazarı play writer n.
içi bezelye, plastik vb şeylerle doldurulan bir çeşit oyun topu bean bag n.
deliklerden çıkan nesneleri bir çekiç yardımıyla vurarak puan kazanmaya dayalı oyun whac-a-mole n.
su oyun masası water table n.
kostümlü oyun costume play n.
yarışmacıların kendilerine verilen görev listesindeki görevleri yaparak puan kazandığı bir oyun scavenger hunt n.
bir kart çekip çıkan kelimeyi aynı gruptaki oyunculara çizerek anlatmaya çalıştığınız bir oyun pictionary n.
çocuk oyun alanı playground n.
kimin ne zaman öleceğine dair tahminlerde bulunulan bir oyun death pool n.
kimin ne zaman öleceğine dair tahminlerde bulunulan bir oyun dead pool n.
oyun parkı playground n.
oyun mağazası game store n.
oyun dükkanı game store n.
sembolik oyun pretend play n.
oyun sırası game line n.
oyun tahtası game board n.
oyun dünyası world of game n.
oyun dünyası game world n.
oyun isteği game request n.
bir çeşit oyun tabancası nerf gun n.
oyun çağı play age n.
oyun konsolu play console n.
oyun tahtası play board n.
içinde genelde jetonla çalışan makinelerin bulunduğu oyun salonu penny arcade n.
oyun oynamayan kişi non-gamer n.
içi bira ile dolu bir bardak ve pinpon topuyla oynana bir oyun beer pong n.
içi bira ile dolu bir bardak ve pinpon topuyla oynana bir oyun beirut n.
oyun kumandası gamepad n.
önceki oyun previous game n.
geleneksel iskoç oyun kütüğü caber n.
oyun masası table n.
oyun bittikten sonra atılan zar aftercast n.
sonraki oyun aftergame n.
tavlaya benzer eski bir oyun aftergame at irish n.
don ateş oyununa benzer bir tür oyun red light n.
bingo benzeri bir oyun tango n.
beş taş (oyun) knucklebones n.
beş taş (oyun) tali n.
beş taş (oyun) fivestones n.
beş taş (oyun) jacks n.
kumarda oyun fişi check n.
sayılarla oynanan bir oyun numbers n.
oyun, yarış gibi etkinliklerde yüksekte duran bilgi panosu telegraph n.
(satrançta) oyun sonu endgame n.
çocukların el ele tutuşarak oynadığı bir oyun thread needle n.
çocukların el ele tutuşarak oynadığı bir oyun thread the needle n.
oyuncuların bir bardağa küçük diskler atmaya çalıştığı oyun tiddledywinks n.
oyuncuların bir bardağa küçük diskler atmaya çalıştığı oyun tiddlywinks n.
oyun metni playscript n.
ebenin kendi bölgesine giren diğer oyuncuları yakalamaya çalıştığı bir oyun tom tiddler's ground n.
ebenin kendi bölgesine giren diğer oyuncuları yakalamaya çalıştığı bir oyun tommy tiddler's ground n.
çocuklar için küçük oyun evi toyhouse n.
oyun alanı tot lot n.
(çocuklar tarafından toplanan ve değiş tokuş edilen) resimli oyun kartı trading card n.
oyun makinesi gaming machine n.
kemerle oynanan bir tür oyun trick-o-the-loop [irish] n.
kemerle oynanan bir tür oyun strap game n.
arka arkaya üç oyun, yarışma veya etkinlikten oluşan program triple-header n.
bilardo benzeri bir oyun troll-madam n.
bilardo benzeri bir oyun trou madame n.
bilardo benzeri bir oyun trou madame n.
dönen bir objeyi vaktinde yakalama mantığına dayalı bir oyun turn the trencher n.
dönen bir objeyi vaktinde yakalama mantığına dayalı bir oyun spin the plate n.
dönen bir objeyi vaktinde yakalama mantığına dayalı bir oyun spin the platter n.
iki kişi ile oynanan oyun twasome [scottish] n.
bir nesne veya kelimenin ne olduğunu en fazla yirmi soru sorarak tahmin etmeye çalışılan bir oyun twenty questions n.
deneysel oyun experimental game n.
deneysel oyun teorisi experimental game theory n.
üçün katlarının sayıldığı bir tür oyun all threes n.
iki kişi ile oynanan oyun twosome adj.
müstehcen bölümleri çıkarılmamış (kitap oyun vb) unexpurgated adj.
hiçbir bölümü çıkarılmamış (kitap/oyun/film) uncut adj.
oyun bitirici game-ending adj.
oyun içi in-game adj.
ikiye karşı tek oynanan (oyun, yarışma) three-handed adj.
üç kişinin birbiriyle yarıştığı (oyun, yarışma) three-handed adj.
ıvır zıvır oyun dolu toyful [obsolete] adj.
yarışmacıların eşit şartlara sahip oldukları (oyun/turnuva) evenly-contested adj.
Phrasals
yağmur nedeniyle ertelemek veya iptal etmek (maç, oyun, açık hava etkinliği vb. gibi) rain out v.
yağmur nedeniyle ertelemek veya iptal etmek (maç, oyun, açık hava etkinliği vb. gibi) rain off v.
oyun oynamak/yapmak beat out v.
oyun sonunda elindeki fişleri nakde çevirmek cash in v.
gününün önemli bir bölümünü tv/bilgisayar veya oyun konsolu karşısında geçiren çocuklar için kullanılan bir ifade screenagers
Phrases
yeni gün yeni oyun new day new game
Proverb
oyun sona erdiğinde şah da piyon da aynı kutuya konur death is the great leveler
Colloquial
(oyun veya sporda) eş good buddy n.
bana oyun oynama don't monkey around with me expr.
bana oyun oynama don't play (around) with me expr.
oyun oynamak take someone for a ride
oyun oynamak pull a trick
oyun oynamak pull a fast one
oyun bitti jig is up
oyun başlasın let the game begin
hadi gel oyun oynayalım come on let's play
dünyadaki en eski oyun oldest game in the world
küçük bir oyun a little game
bir oyun daha one more game
cinselliğe dayanan bir oyun a game sexual in nature
Idioms
oyun yapmak run a rig v.
kıran kırana bir oyun sergilemek take the body v.
oyun içinde oyun oynamak play 3D chess v.
oyun içinde oyun oynamak play three-dimensional chess v.
oyun sonunda elindeki fişleri nakde çevirmek cash (one's) chips in v.
oyun sonunda elindeki fişleri nakde çevirmek cash (one's chips) in v.
zor oyun/sistem/strateji 3d chess n.
eğlencelik/kafa dağıtmalık oyun/film brain candy n.
çok karmaşık bir oyun, sistem ya da strateji 3d chess n.
oyun içinde oyun 3d chess n.
çok karmaşık bir oyun, sistem ya da strateji three-dimensional chess n.
oyun içinde oyun three-dimensional chess n.
kraliyetin emriyle gerçekleştirilen gösteri (bale, oyun, opera) command performance n.
eğlencelik oyun, öykü brain candy n.
resimli oyun kağıdı face card n.
erkeklerin oyun oynamak veya film seyretmek için vakit geçirdikleri oda man cave n.
20. yy'ın başlarındaki üç efsanevi beyzbol oyuncusunun rakip iki oyuncuyu oyun dışına atmak üzere yaptıkları bir senaryo tinker to evers to chance expr.
oyun bitti the game is up
oyun dışı kalmak go out of play
oyun alanının dışına atmak go out of play
başarılı oyun çıkartmak bring the house down
oyun etmek lead down the garden path
iki kişinin oynayabildiği bir oyun a game that two can play
oyun bitti the end of the ball game
seyirci toplayan oyun drawing card
(bir futbol takımı vb) oyun kalitesini geliştirmek raise one's game
birine oyun etmek play games with someone
(özellikle bir oyun/maç için) gününde olmak hit one's stride
(özellikle bir oyun/maç için) gününde olmak reach one's stride
biri kazanırken diğerinin kaybettiği durum/oyun zero-sum game
oyun bitti game is up
oyun bitti jig is up
oyun bitti game is over
oynana oynana veya gösterile gösterile suyu çıkmış (eser/oyun/gösteri) old warhorse
birine oyun oynamak pull one over on
birine oyun oynamak pull something on someone
oyun içinde oyun a wheel within a wheel
Speaking
aklın sana oyun oynamış olmalı your mind must have played tricks on you expr.
bu benim en sevdiğim oyun it's my favorite game
kötü bir oyun çıkardık we had a bad game
oyun bitti the game is over
bir oyun oynamak istiyorum I want to play a game
istediğin kadar oyun oynayabilirsin you can play games all you want
bu bir oyun değil this isn't a game
oğlum için bir oyun arıyorum i'm looking for a game for my son
sadece oyun oynuyorduk we were just playing
benimle oyun oynamayı bırak stop playing games with me
ne güzel (oyun/yemek/yürüyüştü) ama! that was a (game/meal/walk etc.) and a half!
zor bir oyun it is a difficult game
gözlerim bana oyun oynamıyorsa if my eyes aren't playing tricks on me
(eğer) gözlerim bana oyun oynamıyorsa if my eyes aren't playing tricks on me
oyun bitti the show is over
hafızan sana oyun oynuyor your memory's playing tricks on you
hangi oyun veya etkinliği seviyorsun? what game or activity do you like?
Chat Usage
iyi oyun good game (gg)
Slang
oyun oynamak jerk around v.
oyun/numara wind-up
Trade/Economic
artı toplamlı oyun positive-sum game n.
sıfır toplamlı oyun zero-sum game
işlemsel oyun operational game
pozitif toplamlı oyun positive-sum game
oyun kuramı game theory
sıfır toplamlı oyun zero-sum game
bir tarafın kazanmasının diğer tarafın kaybetmesine bağlı olduğu oyun zero-sum game
Law
canlı oyun legit
Politics
(oyun pusulaya delik açılarak verildiği oy sisteminde) oy pusulasına üç köşesinden bağlı olan oy tri-chad n.
oyun teorisi game theory
oyun ve sahne the play and the stage
oyun kuramı game theory
kazananı olmayan oyun zero-sum game
Tourism
oyun salonu gambling hall
oyun tesisi game facility
oyun-eğlence turizmi game-fun tourism
Advertising
marka için veya kampanyayla ilgili üretilen oyun advergaming
oyun içi reklam in game advertising
Technical
açık döngülü oyun open loop game n.
arcade (oyun) makineleri için çoklu emülatör multiple arcade machine emulator (mame) n.
özel oyun denetleyicisi custom game controller
olasılıksal oyun stochastic game
oyun sahası play area
oyun masası card table
duruk oyun static game
işlemsel oyun operational game
gerekirci oyun deterministle game
türevsel oyun differential game
sonlu oyun finite game
geribeslemeli oyun feedback game
sıfır toplamsız oyun non-zero-sum game
sıfır-toplamlı oyun zero sum game
geribildirimli oyun feedback game
doğrusal karesel oyun linear quadratic game
sıfır-toplamsız oyun non-zero sum game
oyun alanı donanımı playing field equipment
oyun alanı donanımı playground equipment
Computer
aynı oyun same game n.
açık döngülü oyun open loop game n.
çoklu oyuncular için tasarlanmış, oyun akışının oyuncu kararlarına göre geliştiği video oyun türü alternate reality game n.
alı oyun bağlantı noktası ali game port n.
belirlenmiş amacı bulunmayan oyun yazılımı ile ilgili nongame adj.
oyun numarasını belirtin set game number
olasılıklı oyun stochastic game
thrustmaster acm oyun kartı thrustmaster acm game card
süreli oyun timed game
oyun seç select game
oyun ayarlarını yapar adjust game settings
sürekli oyun continuous kernel game
geçerli oyun çubuğu current joystick
özel oyun çubuğu custom joystick
işbirlikli oyun cooperative game
gerekirci oyun deterministic game
türevsel oyun differential game
dinamik oyun dynamic game
oyun çubuğunu okuma hatası error reading the joystick
geribeslemeli oyun feedback game
sonlu oyun finite game
iyi oyun good game
oyun tablası gamepad
oyun ayarları game settings
oyun yüzeyi game pad
gravis örneksel pro oyun çubuğu gravis analog pro joystick
oyun sesleri game sounds
oyun kumandası game controller
gravis oyun yüzeyi gravis gamepad
oyun numarası game number
oyun tablası game pad
oyun kuramı game theory
oyun bağlantı noktası gameport joystick
oyun denetleyicisi game controller
oyun bağlantı noktası gameport
oyun modu game mode
gravis örneksel oyun çubuğu gravis analog joystick
gravis oyun tuş takımı gravis gamepad
oyun bağlantı noktası game port
oyun tableti game pad
oyun bitti game over
oyun çubuğu yapılandırması joystick configuration
oyun çubuğu joystick
oyun çubuğu sınaması joystick test
oyun çubuğu aygıtları joystick devices
oyun çubuğu sorun gidericisi joystick troubleshooter
oyun çubuğu ayarları değişikliği joystick settings change
oyun çubuğu ayarı joystick calibration