Load - Türkçe İngilizce Sözlük

Load

"Load" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 130 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
load i. yük
load f. yüklemek
Genel
load i. ağırlık
load i. çok miktar
load i. üzüntü
load i. sıklet
load i. endişe
load i. sorumluluk
load i. sıkıntı
load i. kaygı
load i. hareketli yük
load i. yük
load i. şarj
load i.
load i. yükleme
load i. iş yükü
load i. zihinsel yük
load i. çok büyük sayı
load i. yüklü miktar
load i. (çamaşır
load i. bulaşık) makine dolusu miktar
load i. büyük miktar
load i. (çamaşır, bulaşık) makine dolusu miktar
load f. yüklenmek
load f. sıkmak
load f. silahı doldurmak
load f. fotoğraf makinesine film koymak
load f. yükletmek
load f. yük vurmak
load f. çok yemek
load f. doldurmak (zar)
load f. katmak
load f. doldurmak (silah)
load f. yük olmak
load f. mal yüklemek
load f. yüklemek
load f. yük yüklemek
load f. yükleme yapmak
load f. şarj etmek
load f. doldurmak
load f. sıkıntı vermek
load f. yormak
load f. fazladan anlam veya duygu yüklemek
load f. pozisyona yerleştirmek
load f. istenen cevabı almak için (soru) sormak
load f. sonuçlarla oynamak
load f. olumsuz bir şey yüklemek
load f. (birini) hayali bilgilerle doldurmak
Konuşma Dili
load i. eski araba
load i. hurda yığını
load i. külüstür
Ticaret/Ekonomi
load i. hamule
load i. satış gideri
load i. yük
load i. yatırım fonu alıcılarından alınan komisyon
load f. ekstra maliyet, kar gibi eklemek
Hukuk
load i. hamule
Sanayi
load i. makine veya sisteme yapılan hizmet veya performans talebi
load i. cihaza veya makineye tek seferde yüklenebilen malzeme miktarı
load f. (cihaz) hammaddeyle doldurmak
Teknik
load i. yük
load f. ağırlaştırmak
load f. doldurmak
load f. (kağıda) dolgu malzemesi eklemek
Bilgisayar
load i. yük
load i. yükleme
load f. yüklemek
load f. depolama cihazından bilgisayar hafızasına aktarılmak
load f. (program) depolama cihazından bilgisayar hafızasına kopyalamak
load expr. yükle
Telekom
load i. (telefon, posta, demiryolu) sistem talebi
Elektrik
load i. şarj
load i. elektrik yükü
load f. elektrik devresinin güç talebini yükseltmek
Mekanik
load i. direnç
Tekstil
load f. ağırlaştırmak
load f. (kumaş) … kilo gelmek
İnşaat
load i. yük
load i. binanın dayanması gereken güçler
Boyacılık
load f. (pigment) yoğun şekilde uygulamak
load f. (boya) kalın şekilde boyamak
Otomotiv
load i. nitro yakıt
load i. yük
Ulaştırma
load i. tek seferde taşınan yük miktarı
Demiryolu
load i. yüklü haldeki demiryolu yük vagonu
Denizcilik
load i. ağırlık
load i. hamule
load i. yük
load f. sigortaya zam yapmak
load f. tahmil etmek
load f. yüklemek
Maden
load i. filon
load i. damar
Gıda
load f. (alkollü içkide) tağşiş yapmak
Fizik
load f. betonun radyasyon kalkanı olarak etkinliğini artırmak için yüksek atom sayılı malzeme eklemek
Biyoloji
load i. genetik yük
load i. vücuttaki zararlı mikroorganizma, parazit veya madde miktarı
Tarım
load f. (çimlenmiş tahılı) kurutmak üzere fırına aktarmak
Tütün
load i. (şaka amaçlı kullanılan) patlayıcı sigara
Jeoloji
load i. akıntıyla beraber çökelti veya tortu halinde taşınan mineral madde
Silah/Atıcılık
load i. dolu
load i. ateşli silahın tek seferlik mühimmat dolumu
load i. barut miktarı
load i. av fişeği içindeki barut miktarı
load i. tamamen dolu fişek
Beysbol
load f. (birinci, ikinci ve üçüncü kaleye) koşucu koymak
load f. (birinci, ikinci ve üçüncü kalede) koşucusu olmak
load f. (birinci, ikinci ve üçüncü kaleye) koşucu koymak
load f. (birinci, ikinci ve üçüncü kalede) koşucusu olmak
İskambil
load f. rakibe karşı sayı getirecek bir kart oynamak
Fotoğrafçılık
load f. film koymak (fotoğraf makinesine)
Osmanlıca
load i. himl
Argo
load i. yüklü miktarda alkol/içki
load i. taşıyabileceği kadar alkol/içki
load i. biraz alkol
load i. ibraz içki
load i. bir yudum içki/alkol
load i. bir doz uyuşturucu
load i. zula
load i. zulada saklanan uyuşturucu
load i. uyuşturucu stoğu
load i. uyuşturucu kaynağı
load i. çok/bol miktarda eroin alımı
load i. yüklü miktarda eroin alımı
load i. (sperm) boşalma
load i. bidon
load i. çuval
load i. fıçı
load i. yağ tulumu
load kısalt. döl

"Load" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
non-load output voltage i. yüksüz çıkış gerilimi
Genel
design load i. dizayn yükü
load line i. akım yük doğrusu
live load i. canlı yük
load limit i. istiap haddi
load test i. yükleme testi
peak load i. en büyük yük
bather load i. havuz kapasitesi (özellikle kamuya açık olanlar)
live load i. yararlı yük
breaking load i. sınır yük
movable load i. canlı yük
solid load i. rüsup
line load i. çizgisel yük
load capacity i. yük kapasitesi
useful load i. faydalı yük
load method i. yükleme yöntemi
load impedance diagram i. şarj empedans diyagramı
load extension curve i. yük uzatma eğrisi
superimposed load i. ilave yük
load coil i. yük bobini
excess load i. aşırı yük
rated load i. nominal yük
load and go i. yükle ve yürüt
subject to load (sublo) i. taşıyıcının, yer olduğu takdirde yolcuyu taşımayı kabul etmesi
excess load i. fazla yük
useful load i. bir taşıtın kendi ağırlığının yanı sıra taşıyabileceği yük
load waterline i. yüklü su kesimi
maximum load i. azami yük
dynamic load i. dinamik yük
dummy load i. suni yük
subject to load i. yüklemeye tabi
load program i. yükleme programı
load distribution i. yüklerin dağılımı
work load i. iş miktarı
dummy load i. boş yük
load displacement i. yük su çekimi
load line i. su kesimi
work load i. iş hacmi
alternate load i. seçenek yük
alternate load i. alternatif yük
vehicle load i. taşıt yükü
half load i. yarı yük
on load operation i. yüklü çalışma
heavy work load i. ağır iş yükü
abnormal load i. anormal yük
abnormal load i. aşırı yük
mechanical load i. mekanik yük
allowed traffic load i. müsaade edilen trafik yükü
dead load i. hareketsiz yük
dead load i. ölü yük
dead load i. özyük
working load i. proje yükü
work load i. iş yükü
excessive load i. aşırı yük
working load i. normal koşullarda çalışma yükü
excessive load i. fazla yük
full load i. tam yük
full load operation i. tam yükle çalışma
fluctuating load i. dalgalı yük
full load speed i. tam yük hızı
full-load i. tam yük
nonaxial load i. dışmerkezli yük
nonaxial load i. eksendışı yük
superimposed load i. ek yük
stress load i. stres yükü
fuel load i. yakıt yükü (itfaiyecilik)
road load power i. yol yükleme gücü
flow of load i. yük akışı
a truck-load of men i. bir kamyon adam
a truck-load of men i. bir kamyon dolusu adam
load safety i. yük güvenliği
load ramp i. yol rampası
abuse load i. suistimalle yapılan yük
active load i. etkin yük
case load i. kliniğin belirli dönemde ele aldığı vaka sayısı
case load i. iş yükü
case load i. mahkemenin belirli süre aralığında baktığı dava sayısı
unitized load i. birimleştirilmiş yük
unitized load i. bir birim halinde elleçlenebilen paketlenmiş öğeler
head-load i. baş yükü
head-load i. afrikalı hamalların başında taşıyacağı şekilde ayarlamış yük
proof load i. normal mühimmattan daha ağır bir barutla yapılan test fişeği
primary load i. ana yük
load the dice f. hile yapmak
load up f. yüklenmek
place a load on f. yüklemek
load with a charge f. görev yüklemek
load with f. yağdırmak (hediye)
take a load off one's mind f. endişesini gidermek
load up f. yükletmek
load down f. yüklemek
load the dice f. zar tutmak
dump load f. yük boşaltmak
dump one's load f. yük boşaltmak
drop one's load f. yük boşaltmak
drop load f. yük boşaltmak
carry load f. yük taşımak
take on load f. yük almak
shed one's load f. yük boşaltmak
take on load f. yük yüklemek
shed load f. yük boşaltmak
share the load f. yükü hafiflemek
lighten the load f. yükü hafiflemek
shed the load f. yükü indirmek
drop load f. yük dökmek
shed load f. yük dökmek
drop the load f. yükü indirmek
dump load f. yük dökmek
dump the load f. yükü indirmek
spread the load f. yükü hafiflemek
load a gun f. silah doldurmak
load units f. kontör yüklemek
load (something onto) the ship f. gemi yüklemek
load on a truck f. kamyona yüklemek
load the bullet into the chamber f. kurşunu namluya vermek
load the bullet into the chamber f. kurşunu namlunun ağzına vermek
be a load off your mind f. sorundan kurtulmuş olmak
be a load off your mind f. problemi çözmüş olmak
load the bullet f. kurşunu namluya vermek
take the load off someone’s shoulders f. (birinin) omuzlarındaki yükü hafifletmek
lighten the stress load f. stres yükünü hafifletmek
off-load f. yük boşaltmak
be on a load of medication f. çok fazla ilaç alıyor olmak
load one's gun f. silahını doldurmak
load a magazine into the gun f. şarjörü takmak
load money f. para yüklemek
load money on the card f. karta para yüklemek
load the dishwasher f. bulaşık makinesini doldurmak
head-load f. (eşyaları) başın üstünde taşımak
off-load f. (hoş olmayan veya külfetli bir şeyden) başkasına yetki vererek kurtulmak
off-load f. (hoş olmayan veya külfetli bir şeyden) kurtulmak
no-load s. yüksüz
a lorry load of s. bir kamyon dolusu
out load zf. sesli
on load zf. yük altında
Öbek Fiiller
load someone into something f. bir yere birilerini doldurmak
load something up with someone f. bir yeri/şeyi birileriyle doldurmak
load something down with someone f. bir yeri/şeyi birileriyle doldurmak
load someone in f. bir yere birilerini doldurmak
load with f. ile doldurmak/yüklemek
load into something f. bir şeye doluşmak
load something on f. bir şeyi birinin/bir şeyin üstüne kaldırıp yüklemek
load onto f. bir araca aynı anda/hep beraber binmek
load something onto someone or something f. bir şeyi birine/bir şeye yüklemek
load something on f. bir şeyi birinin/bir şeyin üstüne yüklemek
load onto f. -e aynı anda/hep beraber binmek
load onto f. araca yüklemek
load something onto someone or something f. bir şeyi birinin/bir şeyin üstüne yüklemek
load something onto someone or something f. bir şeyi birinin/bir şeyin üstüne kaldırıp yüklemek
load onto f. -e yüklemek