Slick - Türkçe İngilizce Sözlük

Slick

"Slick" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 76 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
slick i. kaliteli dergi
slick i. kuşe kağıtlı dergi
slick i. kurnaz işletmeci
slick i. çakal esnaf
slick i. az dişli veya dişsiz lastik
slick f. düzeltmek
slick f. düzlemek
slick f. düzleştirmek
slick f. rafine etmek
slick f. düzeltmek
slick f. düzgünleştirmek
slick f. gizlemek
slick f. önemsiz göstermek
slick f. örtbas etmeye çalışmak
slick f. çeki düzen vermek
slick f. şık hale getirmek
slick f. şık hale gelmek
slick f. kendine çeki düzen vermek
slick f. kaymak
slick f. zekice kandırmak
slick f. kurnazca yenmek
slick s. pürüzsüz
slick s. gürbüz
slick s. kaygan
slick s. usta
slick s. tam
slick s. kayağan
slick s. kurnaz
slick s. içi kof
slick s. hilekar
slick s. becerikli
slick s. düz
slick s. usta işi (şey)
slick s. cerbezeli
slick s. düzgün
slick s. sıhhatli
slick s. uyduruk
slick s. bayağı
slick s. özgün olmayan
slick s. dandik
slick s. kuşe kağıda basılı dergi standartlarına uyan
slick s. kuşe kağıda basılı dergi standartlarına ait veya ilişkin
slick s. (dergi) kuşe kağıda basılı
slick s. kıvrak
slick s. çekici
slick zf. akıllıca
slick zf. zekice
slick zf. sorunsuzca
slick zf. düzgünce
Konuşma Dili
slick s. hünerli
Teknik
slick i. kalın uçlu ahşap keskisi
slick i. spatula benzeri alet
slick i. yüzey düzeltme aleti
slick s. düzgün
Otomotiv
slick i. kaygan yüzey
slick i. slik
slick i. su üzerindeki yağ tabakası
slick i. usta sürücü
slick i. slick lastik
slick i. dişsiz lastik
slick i. dişsiz lastik
slick i. yarış lastiği
slick i. düz lastik
Mutfak
slick i. iç harç sıvama spatulası
slick i. kalıp kumu düzgünleştiren kaşık
Deniz Biyolojisi
slick i. parlama
Hayvancılık
slick i. sahipsiz buzağı
slick i. damgalanmamış dana
slick s. (çiftlik hayvanı) damgasız
slick s. (çiftlik hayvanı) sahipsiz
Tütün
slick i. kaygan tütün
Coğrafya
slick i. oklahoma eyaletinde yerleşim yeri
Argo
slick i. silahsız askeri yük helikopteri
slick s. harika
slick s. muhteşem
slick s. mükemmel

"Slick" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 55 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
oil slick i. deniz vb üzerinde yüzen yağ tabakası
slick magazine i. kuşe kağıda basılı dergi
slick-paper s. (dergi) kuşe kağıda basılı
slick-paper s. kuşe kağıda basılı dergi standartlarına ait veya ilişkin
slick-paper s. kuşe kağıda basılı dergi standartlarına uyan
super-slick s. iyi sunulmuş
super-slick s. iyi icra edilmiş
super-slick s. iyi yürütülmüş
slick in the eye zf. tam gözüne
Öbek Fiiller
slick something up f. bir şeyi düzeltmek/düzene koymak
slick something down f. (saçını vb) düzleştirmek
slick back f. saçı inek yalamış gibi arkaya taramak
slick back f. saçı arkaya doğru dümdüz tarayıp jöleyle vs. sabitlemek
slick up f. düzenlemek
slick up f. havaya dikmek
slick up f. dik dik yapmak
slick up f. etkileyici/şık hale getirmek
slick up f. diken diken yapmak
slick down f. düzleştirmek
slick down f. yatıştırmak
Deyim
slick incline i. riskli durum
slick incline i. kaygan zemin
(as) slick as a whistle zf. bir çırpıda
as slick as a whistle expr. şimşek gibi
as slick as a whistle expr. son sürat
as slick as a whistle expr. jet gibi
as slick as a whistle expr. çok seri
as slick as a whistle expr. çok hızlı
slick as a whistle expr. çok hızlı
slick as a whistle expr. çok seri
Teknik
oil slick i. deniz üzerinde yüzen petrol tabakası
Otomotiv
semi-slick tire i. yarı slik lastik
Denizcilik
oil slick i. deniz yüzeyine yayılan petrol tabakası
Maden
oil slick i. petrol sızıntısı
Tarım
slick spots i. alıştırma lekeler
Coğrafya
slick [dialect] i. güney apalaş dağlarında ağaçsız bölge
Spor
slick tire i. Formula 1'de kuru pistlerde kullanılan yüzeyi tamamen pürüzsüz olan lastik
slick tyre i. Formula 1'de kuru pistlerde kullanılan yüzeyi tamamen pürüzsüz olan lastik
Argo
slick chick i. işini bilen kadın
slick-chick i. afet (kadın)
slick-chick i. hoş kadın
slick-chick i. havalı kadın
slick-chick i. fıstık (kadın)
slick chick i. açıkgöz, tuttuğunu koparan kadın
slick chick i. cin gibi kadın
slick-chick i. taş gibi kadın
slick-chick i. çekici kadın
slick-chick i. alımlı kadın
slick chick i. kendinden emin kadın
(as) slick as snot s. çok kaygan
Modern Argo
ain't slick s. beceriksiz
ain't slick s. bir boku beceremeyen
ain't slick s. kurnazlık yapamayan
ain't slick s. eline yüzüne bulaştıran
ain't slick s. sıçıp batıran