dal - Türkçe İngilizce Sözlük

dal

"dal" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dal i. dekalitre
Mutfak
dal i. (hindistan'da) parçalanmış tahıl
dal i. tütün tozu
dal i. güvercin bezelye

"dal" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 35 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
dal branch i.
He was hanging from the branch like a monkey.
Adam maymun gibi daldan sarkıyordu.

More Sentences
Genel
dal twig i.
The girl scouts had to collect some dead twigs for the campfire.
İzci kızlar kamp ateşi için ölü dallar toplamak zorundaydı.

More Sentences
dal limb i.
The tree limb fell, leaving a big dent in his car.
Ağaç dalı devrilerek arabasında büyük bir göçük bırakmış.

More Sentences
dal branch s.
He was hanging from the branch like a monkey.
Adam maymun gibi daldan sarkıyordu.

More Sentences
Matematik
dal branch i.
He was hanging from the branch like a monkey.
Adam maymun gibi daldan sarkıyordu.

More Sentences
Genel
dal ramification i.
dal section i.
dal subsection i.
dal bough i.
dal arm i.
dal wattle i.
dal embranchment i.
dal offset i.
dal ramus i.
dal department i.
dal offshoot i.
dal outgrowth i.
dal stem i.
dal outrunner i.
dal rice [dialect] i.
dal grain [dialect] i.
dal rys i.
dal fescue [obsolete] i.
dal scion N.
Siyasal
dal offshoot i.
Teknik
dal offtake i.
dal phylum i.
Bilgisayar
dal axis i.
İnşaat
dal dendrite i.
Medikal
dal division i.
Biyoloji
dal ramuscule i.
Tarım
dal offshoot i.
dal break i.
Eski Kullanım
dal rame i.
dal vinette i.

"dal" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
ince dal twig i.
Genel
dal parçası stick i.
ince dal sprig i.
budanmış dal lop i.
dal sınır yöntemi branch bound technique i.
daldırma yöntemiyle daldırılan dal layer i.
çelik (dal) scion i.
ince dal stick i.
çok ince dal (kesilmiş) switch i.
büyük dal bough i.
ince dal rod i.
ince dal switch i.
ufacık dal parçası sprig i.
bitkiden sarkan dal ve yapraklar growth i.
dal (ince) twig i.
dal ile gövdenin birleştiği yer crotch i.
ağaçta büyük dal bough i.
meyve veren kısa dal spur i.
ağacın üstündeki dal veya yapraklar treetop i.
dal çeliği cutting i.
(ağaç) dal bough i.
ince dal wicker i.
ince dal twing i.
hristiyanlık kuramını savunan ilahi dal apologetics i.
uzun dal long branch i.
yan dal sub-branch i.
alt dal sub-branch i.
yan dal subbranch i.
alt dal subbranch i.
bir dal maydanoz a sprig of parsley i.
alan (dal) profession i.
küçük dal twiglet i.
ağaçtan düşen gevşek dal widow-maker i.
ana dal header i.
dal yığını branchage i.
dal yığını branchery i.
dal ve hasırdan yapılan çit örgüler hurdles i.
dal ve hasırdan yapılan çit örgü işi hurdlework i.
dal ve hasırdan yapılan çit örgüler hurdling i.
kuş yakalamak için üzerine ökse sürülmüş ince dal lime twig i.
kuş yakalamak için üzerine ökse sürülmüş ince dal lime rod i.
ağaç, sap veya dal kabuğu ve kambiyumunun çıkarılması ile yapılan kuşak veya kemer girdle i.
ince dal rice [dialect] i.
ince dal ris i.
ağaçta ana dal ris i.
nemlendirilip enfiye çekmede kullanılan çubuk veya dal dip i.
bitkilerin dal ve yapraklarının oluşturduğu gölgelik alan roof i.
tutunulacak güçsüz dal straw i.
ince dal surcle [obsolete] i.
geyik boynuzundan uzanan ince dal speller i.
asılı dal demeti swag i.
dal salmak pish out branches f.
dal budak salmak ramify f.
dal budak salmak develop branches f.
tutunacak bir dal bırakmamak give no leg to stand on f.
dal budak salmak branch f.
dal budak salıp her yeri sarmak run riot f.
dal budak salmak (bitki) run rampant f.
dal budak salmak run riot f.
dal budak salmak shoot out branches f.
dal sürmek branch f.
dal budak salmak arborise f.
dal budak salmak arborize f.
ağaç gibi dal şeklinde yayılmak arborize f.
ağaç gibi dal şeklinde yayılmak arborise f.
dal budak salmış rampant s.
dal gibi graceful s.
dal gibi slender s.
dal gibi as thin as a lath s.
dal gibi as thin as a rake s.
dal gibi waif-like s.
dal budak salmış ramate s.
dal ya da dallar ile ilgili ramular s.
dal budak ile ilgili ramular s.
dal biçimli ramous s.
dal gibi ramous s.
dal gibi twig-like s.
birden fazla dal içeren multibranched s.
birden fazla dal içeren multi-branched s.
birden fazla dal benzeri bölümü bulunan multiramified s.
dal veren offset s.
dal anlamına gelen bir ön ek clado- ök.
dal anlamına gelen bir ön ek clad- ök.
belirli bir dal veya alan anlamında kullanılan son ek -logy snk.
dal parçası sprig N.
yan dal offshoot N.
örgü dal wattle N.
kalın dal bough N.
Öbek Fiiller
(bir alanda) yan dal yapmak minor in (something) f.
Konuşma Dili
bir dal sigara burn i.
paket yerine dal şeklinde satılan sigaralar loosies [uk] i.
Deyim
hayata tutunacak dal lifeline i.
tutunacak bir dal a leg to stand on i.
dal budak salmak branch out f.
dal budak salmak spread like wildfire f.
(birine) tutunacak dal olmak throw (one) a lifeline f.
(birine) tutunacak dal olmak throw a lifeline to (someone) f.
Teknik
dal koparma branch removal i.
dal geçiri matrisi branch admittance matrix i.
başat dal principal branch i.
ana dal principal branch i.
ufak dal ramification i.
ince dal twig i.
dal biçimli ramiform s.
Bilgisayar
seçili dal selected branch i.
alt dal child axis i.
çocuk dal child axis i.
başat dal principal branch i.
ana dal principal branch i.
Bilişim
dal katsayıları tap weight i.
Mimarlık
dal örgü wattle-and-daub i.
mimari süslemelerde kullanılan yaprak, çiçek ve dal kabartmaları foliage i.
Demiryolu
dal hat branchline i.
Medikal
dal bloku bundlebranch block i.
sol dal bloku left bundle branch block i.
sağ dal bloku right bundle branch block i.
Psikoloji
ateromatöz dal oklüzyonu atheromatous branch occlusion i.
Optik
donmuş dal anjitisi frosted branch angiitis i.
Matematik
esas dal principal branch i.
İstatistik
dal ve sınır yöntemleri branch and bound methods i.
dal-yaprak grafiği stem-and-leaf diagram i.
Biyoloji
dal veya kol benzeri parça brachia i.
dal veya kol benzeri parça brachium i.
(kırmızı alg tallusunda) tetrasporları taşıyan özel dal stichidium i.
her bir dal ayrım noktasında tek organı bulunan (çiçek) monomerous s.
dal veya sap üzerinde tek başına bulunan (bitki bölümü) solitary s.
Deniz Biyolojisi
deniz zambağı uzantılarında her bir dal palmarium i.
Zooloji
eklembacaklıların kıskacında büyük ve sabit dal thumb i.
boynuzun en üstündeki dal crown antler i.
geyik boynuzunda ikincil dal snag i.
Botanik
yaprak ile dal arası köşe axil i.
dal ile sap arası köşe axil i.
uzun ve ince dal vimen i.
dal ile yaprağın birleştiği nokta node i.
dal ayrım noktası node i.
yaprak ile dal arası köşelerinde çiçekleri olan yabani ve yaygın bir amerikan nanesi canada mint (mentha canadensis) i.
yaprak ile dal arası köşelerinde çiçekleri olan yabani ve yaygın bir amerikan nanesi american wild mint i.
bitkinin dal veya yaprak gibi bir yardımcı parçası appendage i.
kaktüs üzerinde tüy, diken, dal veya çiçeklerin çıktığı küçük, yastığımsı gözenek areole i.
damarlı dokusu olmayan ve kök, yaprak gibi yapılar üretmeyen dal emergence i.
bitki veya ağaç gövdesinin yanlarından büyüyen dal, yaprak veya sürgün lateral i.
kökünden çıkan birden fazla dal halinde büyüyen, avustralya'ya özgü bodur bir okaliptüs ağacı red mallee (eucalyptus oleosa) i.
kökünden çıkan birden fazla dal halinde büyüyen, avustralya'ya özgü bodur bir okaliptüs ağacı mallee (eucalyptus socialis) i.
sepetçi söğüdüne benzeyen uzun esnek bir dal withy i.
tek bir dal ayrım noktasından çıkan üç veya daha fazla sayıda kısım whorl i.
dal ile gövde veya yaprak sapı ile ekseninin birleşim yerindeki hafif çıkıntı bolster i.
küçük dal branchlet i.
dal, yaprak ve çiçek oluşturan tomurcuk mixed bud i.
avrupa dağlarına özgü beyaz çiçekli, kısa ve aynı boyda dal kümeleri olan çok yıllık bir bitki mossy saxifrage (saxifraga hypnoides) i.
standart yeşil yaprak formundaki dal cladophyllum i.