| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | dry f. | kurutmak | ||
|
PRIMOBOLAN is the best steroid for drying. PRIMOBOLAN kurutma için en iyi steroiddir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | dry f. | kurulamak | ||
|
You can use this towel to dry your hand. Elini kurulamak için bu havluyu kullanabilirsin. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | dry f. | kurumak | ||
|
A Tacis programme has been developed to fight against the consequences of the drying of the Aral Sea. Aral Denizi'nin kurumasının sonuçlarına karşı mücadele etmek için bir Tacis programı geliştirilmiştir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | dry s. | kuru | ||
|
Store in dry places. Kuru yerlerde saklayınız. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | dry f. | kurulamak | ||
|
You can use this towel to dry your hand. Elini kurulamak için bu havluyu kullanabilirsin. More Sentences |
||||
| Genel | dry f. | kurutmak | ||
|
PRIMOBOLAN is the best steroid for drying. PRIMOBOLAN kurutma için en iyi steroiddir. More Sentences |
||||
| Genel | dry f. | kurumak | ||
|
A Tacis programme has been developed to fight against the consequences of the drying of the Aral Sea. Aral Denizi'nin kurumasının sonuçlarına karşı mücadele etmek için bir Tacis programı geliştirilmiştir. More Sentences |
||||
| Genel | dry s. | susamış | ||
|
If you feel dry, you can drink water from here. Eğer susamış hissediyorsanız, buradan su içebilirsiniz. More Sentences |
||||
| Genel | dry s. | yavan | ||
|
That's a very dry explanation. Bu çok yavan bir açıklama. More Sentences |
||||
| Genel | dry s. | kurak | ||
|
A dry climate doesn't suitable for large forests. Kurak bir iklim büyük ormanların yetişmesi için uygun değildir. More Sentences |
||||
| Genel | dry s. | susuz | ||
|
Tom prefers to drink dry red wine. Tom susuz kırmızı şarap içmeyi tercih eder. More Sentences |
||||
| Genel | dry s. | sıkıcı | ||
|
Politics always was a dry subject for me. Politika benim için her zaman sıkıcı bir konu olmuştur. More Sentences |
||||
| Genel | dry s. | kuru | ||
|
Store in dry places. Kuru yerlerde saklayınız. More Sentences |
||||
| Genel | dry s. | sek | ||
|
Tom prefers to drink dry red wine. Tom sek kırmızı şarap içmeyi tercih ediyor. More Sentences |
||||
| Genel | dry s. | duygusuz | ||
|
I don't scare.' she said in a dry voice. Ben korkmuyorum' dedi duygusuz bir sesle. More Sentences |
||||
| Genel | dry s. | komik şeylerin duygusuz ifadeyle söylendiği (mizah) | ||
|
I can't catch his jokes as he has such a dry sense of humour. Çok ifadesiz bir espri anlayışı olduğu için esprilerini anlayamıyorum. More Sentences |
||||
| Genel | dry s. | alkolün yasak olduğu | ||
|
Some of the Muslim countries are dry. Bazı Müslüman ülkelerde alkol yasaktır. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | dry s. | katı | ||
|
After it is completely dry, everything is covered with two layers of paint or enamel. Tamamen kuruduktan sonra her şey iki kat boya veya emaye ile kaplanır. More Sentences |
||||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | dry s. | kuru | ||
|
Store in dry places. Kuru yerlerde saklayınız. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | dry i. | kuraklık | ||
| Genel | dry i. | kurak alan | ||
| Genel | dry i. | küçük han | ||
| Genel | dry i. | taverna | ||
| Genel | dry i. | çalışanların giysilerini yıkayıp üstlerini değiştirdikleri bina | ||
| Genel | dry i. | içki içme isteği | ||
| Genel | dry i. | kuruma | ||
| Genel | dry f. | sütü kesilmek | ||
| Genel | dry f. | kavurmak | ||
| Genel | dry f. | kakırdamak | ||
| Genel | dry f. | sütten kesilmek | ||
| Genel | dry f. | (silerek) kurulamak | ||
| Genel | dry s. | sek (içki) | ||
| Genel | dry s. | sert | ||
| Genel | dry s. | sütü kesilmiş (inek) | ||
| Genel | dry s. | süt vermeyen | ||
| Genel | dry s. | kör (kuyu) | ||
| Genel | dry s. | kurumuş | ||
| Genel | dry s. | yağmursuz | ||
| Genel | dry s. | kupkuru | ||
| Genel | dry s. | keskin | ||
| Genel | dry s. | kart | ||
| Genel | dry s. | tatsız (söz, konuşma vb) | ||
| Genel | dry s. | susatıcı | ||
| Genel | dry s. | içki karşıtı | ||
| Genel | dry s. | suyu çekilmiş | ||
| Genel | dry s. | tatsız | ||
| Genel | dry s. | tazeliğini yitirmiş | ||
| Genel | dry s. | taze olmayan | ||
| Genel | dry s. | pörsük | ||
| Genel | dry s. | solmuş | ||
| Genel | dry s. | çişini tutabilen | ||
| Genel | dry s. | sıkı paketlenmiş | ||
| Genel | dry s. | sıkı birleştirildiği halde su geçirmez olmayan (fıçı) | ||
| Genel | dry s. | kayıtsız | ||
| Genel | dry s. | maddi | ||
| Genel | dry s. | heyecandan uzak | ||
| Genel | dry s. | insani duygularını göstermeyen | ||
| Genel | dry s. | net ve objektif olan | ||
| Genel | dry s. | olaya tarafsız ve hissiz bakan | ||
| Genel | dry s. | nemli olmayan | ||
| Genel | dry s. | çöl iklimi olan | ||
| Genel | dry s. | keyif vermeyen | ||
| Genel | dry s. | alkol karşıtı | ||
| Genel | dry s. | kuru (ses) | ||
| Genel | dry s. | kuru mizahlı | ||
| Genel | dry s. | yağışsız | ||
| Genel | dry zf. | yavan şekilde | ||
| Genel | dry zf. | duygusuz şekilde | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | dry i. | içki içmeyen kimse | ||
| Konuşma Dili | dry i. | içki yasağı yanlısı/taraftarı | ||
| Konuşma Dili | dry i. | içki satılmayan bölge | ||
| Konuşma Dili | dry i. | içki bulunmayan bölge | ||
| Konuşma Dili | dry s. | ayık (içkiyi bırakmış) | ||
| Konuşma Dili | dry s. | temiz (içkiyi bırakmış) | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | dry f. | oksidasyon ve polimerizasyon sonucu katı, dayanıklı ve esnek hale gelmek | ||
| Teknik | dry f. | (yağ, boya, vernik) katılaşmak | ||
| Teknik | dry s. | yağsız | ||
| Teknik | dry s. | anhidrit | ||
| Teknik | dry s. | anhidröz | ||
| Teknik | dry s. | anhidrik | ||
| Teknik | dry s. | tekrar üretilebilen sıvı hidrokarbondan çok az miktarda içeren (doğal gaz) | ||
| Teknik | dry s. | tekrar üretilebilen sıvı hidrokarbon içermeyen (doğal gaz) | ||
| Teknik | dry s. | kayganlaştırmadan iş gören (sürtünmeli kavrama) | ||
| Teknik | dry s. | bağlanmamış su içermeyen (boya veya pigment) | ||
| Teknik | dry s. | tamamen katılaştırılmış | ||
| Teknik | dry s. | büsbütün katılaşmış | ||
| Teknik | dry s. | artık sıvı veya yapışkan halde olmayan (astar, mürekkep) | ||
| Teknik | dry s. | yedek parçalar ile gres, soğutma suyu gibi sıvıların haricinde ölçülen (makine ağırlığı) | ||
| Teknik | dry s. | sırsız (çömlek) | ||
| Teknik | dry s. | perdahsız (çömlek) | ||
| Teknik | dry s. | iyi sırlanmamış (çömlek) | ||
| Teknik | dry s. | teorik çalışmalar yürüten (bilim insanı) | ||
| Teknik | dry s. | yalnızca hesaplama yapılan (laboratuvar) | ||
| İnşaat | ||||
| İnşaat | dry s. | harç kullanmadan yapılan | ||
| İnşaat | dry s. | harçsız | ||
| İnşaat | dry s. | (sıva veya yapışma harcı yerine) önceden imal edilmiş kartonpiyer, mukavva veya ahşap panel kullanılan | ||
| Ağaç İşleri | ||||
| Ağaç İşleri | dry s. | kurutulmuş (kereste) | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | dry s. | tereyağı veya süt olmadan servis edilen (ekmek) | ||
| Mutfak | dry s. | buharlaştırma ile suyu alınmış (yiyecek) | ||
| Mutfak | dry s. | kurutulmuş (gıda) | ||
| Mutfak | dry s. | toz haline getirilmiş (gıda) | ||
| Mutfak | dry s. | lapa haline getirilmiş (yiyecek) | ||
| Mutfak | dry s. | tatsız (içecek) | ||
| Mutfak | dry s. | şekersiz (içecek) | ||
| Mutfak | dry s. | mayalanırken tüm şekeri kaybolan (içki) | ||
| Mutfak | dry s. | mayalanırken şekerinin büyük kısmını kaybetmiş (içki) | ||
| Mutfak | dry s. | şekersiz (bisküvi) | ||
| Kimya | ||||
| Kimya | dry s. | tüm koşullarda susuz bulunan | ||
| Kimya | dry s. | anhidrit | ||
| Kimya | dry s. | suyu uzaklaştırılmış | ||
| Kimya | dry s. | anhidröz | ||
| Astroloji | ||||
| Astroloji | dry s. | teninin yapısı kuru olan (burç) | ||
| Zooloji | ||||
| Zooloji | dry s. | derisi sarkık veya buruşuk olmayan (köpek) | ||
| Jeoloji | ||||
| Jeoloji | dry i. | taşta çatlak oluşturan doğal damar | ||
| Sanat | ||||
| Sanat | dry s. | keskin ve soğuk bir kesinlikle üretilmiş (sanat eseri) | ||
| Sanat | dry s. | zarif kontürlerden veya doğal renk geçişlerinden yoksun (sanat eseri) | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | dry s. | madeni parayla ödenmiş | ||
| Eski Kullanım | dry s. | bozuk parayla ödenen | ||