kuru - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

kuru



"kuru" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 2 sonuç

İngilizce Türkçe
Medical
kuru i. kuru
kuru i. yeni gine yerlilerine özgü bir sinir hastalığı

"kuru" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 42 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
kuru dry s.
General
kuru juice i.
kuru scholastic s.
kuru skinny s.
kuru bare s.
kuru withered s.
kuru withering s.
kuru meager s.
kuru dried s.
kuru arid s.
kuru empty s.
kuru drying s.
kuru poor s.
kuru thin s.
kuru dead s.
kuru corky s.
kuru naked s.
kuru dry s.
kuru unfurnished s.
kuru sapless s.
kuru dryer s.
kuru gaunt s.
kuru scraggy s.
kuru hungry s.
kuru juiceless s.
kuru vain s.
kuru dusty s.
kuru non-tacky s.
kuru meagre s.
kuru adry [obsolete] s.
kuru unwet s.
kuru hydrophobic s.
kuru hirstie s.
kuru dreye s.
Textile
kuru dry s.
Medical
kuru kuru i.
Environment
kuru nonirrigated s.
Archaic
kuru moistless s.
Slang
kuru white-bread s.
kuru whitebread s.
kuru as dry as a dead dingo's donger expr.
kuru as dry as a nun's nasty expr.

"kuru" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
kuru yemiş nut i.
euro kuru euro exchange rate i.
General
kuru gürültü bluster i.
kuru ot yığını haystack i.
kuru temizleme dükkanı dry cleaner's i.
çamaşırların arasına konulan içi hoş kokulu kuru bitki vb ile dolu bez kese sachet i.
kuru soğuk black frost i.
kuru gürültü nonsense i.
kuru plazma dried human plasma i.
fırında pişirilmiş kuru fasulye baked beans i.
kuru ot demeti truss i.
kuru meyve dried fruit i.
kuru yemiş snacks i.
kuru öksürük dry cough i.
kuru ot fodder i.
kuru hava dry air i.
kuru meyve ve tahıl karışımından yapılan kahvaltı granola i.
kuru ot yığını rick i.
kurutulmuş/kuru erik prune i.
kuru soğuk dry cold i.
kuru ağırlık dry weight i.
kuru vadi dry valley i.
kuru pasta biscuit i.
denge kuru equilibrium rate of exchange i.
kuru ve kurutulmuş meyvelerin standardizasyonu standardization of dry and dried fruits i.
kuru ral dry rale i.
otun ince kuru sapı windlestraw i.
kuru ekmek crust i.
kuru gürültü much ado about nothing i.
kuru ekmek dry bread i.
kuru kedi maması dried cat food i.
kuru fasulye haricot i.
kambiyo kuru exchange rate i.
kuru temizleyiciye gönderilen giysi vb cleaning i.
kuru maddeyle yangın söndürme dry firefighting i.
kuru ot hay i.
kuru fasulye dried beans i.
döviz kuru exchange rate i.
tatlı kuru pasta cookie i.
kuru ot yığını hayrick i.
kuru damıtma destructive distillation i.
cari döviz kuru current exchange rate i.
kuru beriberi dry beriberi i.
kuru ve çabuk tutuşan madde (kav gibi) tinder i.
kuru sümük booger i.
kuru zemin dry ground i.
sultani kuru üzüm sultana i.
kuru sazdan yapılan mum rushlight i.
kuru yemiş dried fruit i.
kuru kalabalık useless crowd i.
kuru temizleyici dry cleaner's i.
kuru temizleme dry cleaning i.
kuru iftira sheer calumny i.
kuru (iklim) arid i.
yaklaşık dokuz litrelik kuru ölçü peck i.
sahra çölü'nden akdeniz'e esen sıcak ve kuru yel scirocco i.
kuru fasulye haricot bean i.
kuru gürültü much ado for nothing i.
kuru iklim şartlarında yağan kar powder snow i.
kuru vadi arroyo i.
kuru öksürük hack i.
kuru temizleyici cleaner i.
kuru temizleyici dry cleaner i.
kuru üzümlü kek raisin nut cookie i.
kuru köpek maması dried dog food i.
kuru gürültü empty talk i.
çapraz döviz kuru cross foreign exchange rate i.
kuru üzüm raisin i.
kuru tarım dry farming i.
kuru yemiş dried fruits i.
kuru havuz dry dock i.
kuru pil dry cell i.
kuru kalabalık junk i.
kuru kalabalık crowd of idle onlookers i.
kuru gürültü homan i.
kuru temizleme endüstrisi dry cleaning industry i.
kuru ortam dry environment i.
kuru gereç karışımı batch i.
kuru temizleme deterjanı dry cleaning detergent i.
kuru gürültü hue and cry i.
kayalık dağları'nın doğusunda esen sıcak ve kuru rüzgar chinook i.
kuru erik prune i.
kuru üzüm dried grape i.
kuru üzüm dried vine fruit i.
kuru dere wadi i.
çekirdeksiz kuru üzüm sultana i.
kuru ses dry voice i.
kuru yer dry place i.
kuru yük dry cargo i.
kuru karışım dry mix i.
kuru yaprak dry leaf i.
kuru ağaç deadwood i.
kuru temizleme işi dry cleaning business i.
gülen kuru kafa laughing skull i.
sıcak ve kuru çöller hot and dry deserts i.
sıcak ve kuru çöller hot dry deserts i.
kuru buz karışımları dried ice-mixes i.
kuru teşekkür plain/simple thanks i.
kuru teşekkür just a plain thanks i.
kuru kuşburnu dried rosehip i.
sürüklenen kuru çalı tumbleweed i.
kuru temizleme dükkanı dry cleaning store i.
kuru nane dry mint i.
kuru meyveli pasta dried fruit cake i.
kuru meyveli kek dried fruit cake i.
kuru ütü dry iron i.
kuru cilt dry skin i.
kuru mama dry food i.
kuru madde dry substance i.
kuru mama kibble i.
kuru cilt kremi dry skin cream i.
kuru dut dried mulberry i.
uzak doğu'da ilaç yapımında kullanılan kuru bambu özütü tabasheer i.
irice kırılmış kuru tütün yaprakları canaster i.
yol veya geçit olarak kullanılan kuru bir nehir yatağı rambla i.
kuru koyak rambla i.
kuru devedikeni teasel i.
kuru devedikeni teazel i.
kuru devedikeni teazle i.
yakıt olarak kullanılan kuru sığır gübresi casings i.
yahudilerin antik kuru hacim ölçüsü birimi ephah i.
kuru gürültü yawp i.
abd ölçü birimleri sisteminde kabul edilen, kuru ürünlerin ağırlığını belirten ölçü birimi united states dry unit i.
abd kuru birim ağırlığı united states dry unit i.
abd kuru birim hacim ağırlığı united states dry unit i.
ateş yakmak için kullanılan ince kuru çubuk kindler i.
çeşitli kuru yemişlerin ve diğer yağlı tohumların yağını çıkardıktan sonra geriye kalanların öğütülmesi ile elde edilen ürün meal i.
manzarayı bozmayan sınır veya çit niyetine kullanılan iç kısmında duvar olan kuru ark haw-haw i.
çeşitli eski fransız kuru hacim ölçü birimlerine verilen ad minot i.
kuru gürültü bounce [uk] i.
bir kuru ölçüm birimi bucket i.
saz, hasırotu veya kuru çiçek saplarından yapılan maori salı moki i.
keten iple birbirine bağlanan kuru çiçek saplarından yapılan maori salı mokihi i.
eski bir kuru madde ölçüm birimi moy i.
aşırı kuru hava kütlesi lug i.
genellikle tuz için kullanılan bir kuru hacim ölçüsü moy i.
yaklaşık 109 litreye eşit olan bir güney afrika kuru hacim ölçüsü muid i.
mısır, et, tuz gibi malzemeler için kullanılan bir kuru hacim ölçüsü muid i.
kuru küf mull i.
kuru sıkı tabanca prop gun i.
kuru sıkı silah prop gun i.
mevcut olandan daha sıcak ve daha kuru iklimli dönem optimum i.
dolar kuru dollar exchange rate i.
altın rengi elde etmek için sülfür dioksit uygulanan bir kuru üzüm çeşidi golden raisin i.
yakıt olarak kullanılan kuru inek gübresi cowblakes i.
kuru erik dried plum [us] i.
kuru temizleme ile temizlenenler dry cleaning i.
yer tozu almada kullanılan kuru temizlik bezi dry mop i.
yer tozu almada kullanılan kuru temizlik bezi dust mop i.
yer tozu almada kullanılan kuru temizlik bezi dustmop i.
kuru arazi dry land i.
ispanyolca konuşulan ülkelerde kullanılan geleneksel bir kuru ölçü birimi fanega i.
kuru gürültü fanfaronade i.
çöküp daha sıkışık olmak (kuru bir madde) settle f.
kuru otla örtmek mulch f.
tuzu kuru olmak sit pretty f.
kuru kuru öksürmek hack f.
çökertip sıkıştırmak (kuru bir maddeyi) settle f.
çevirmek (döviz kuru vb) convert f.
kuru ve anlamsız bir hayat sürmek vegetate f.
hayvanları yatırmak için serilen saman veya kuru ot litter f.
bir şeyi kuru temizleyiciye vermek have something dry-cleaned f.
kuru temizlemek dry-clean f.
bir kuru temizleme dükkanı olmak have a dry cleaner f.
kuru fasulyeleri bir gece önceden ıslatmak soak the beans overnight f.
kuru fasulyeleri akşamdan ıslatmak soak the beans overnight f.
kuru fasulyeleri bir gece önceden ıslatmak soak the beans the night before f.
elbiseleri kuru temizlemeye götürmek take clothes to the dry-cleaner f.
kıyafetleri kuru temizlemeye götürmek take clothes to the dry-cleaner f.
hayvanların altına saman veya kuru ot sermek litter f.
kuru ve parlak kalmak (hava) hold f.
kuru temizleme yapmak clean f.
kuru temizlemek clean f.
soğuk ve kuru hava snappy s.
kadar kuru as dry as s.
en kuru dryest s.
çok zayıf ve kuru gaunt s.
kuru ve soğuk (hava) crisp s.
en kuru driest s.
yeterince kuru dry enough s.
daha kuru dryer s.
kuru gibi olan dryish s.
kuru ve sıcak ortamda yaşamaya uyum sağlamış olan xerophilous s.
daha kuru drier s.
biraz kuru semiarid s.
kuru gibi semidry s.
tamtakır kuru bakır completely empty s.
serin ve kuru cool and dry s.
tümüyle kuru bone-dry s.
kuru temizleme yapılabilir dry-cleanable s.
kuru temizlemeye müsait dry-cleanable s.
kuru/sıkıcı (anlatım) bookish s.
kuru/sıkıcı (anlatım) pedantic s.
çok kuru parched s.
yüzeyi kuru ve kalın bir tabakayla kaplı olan caked s.
kuru üzüme benzeyen raisiny s.
kuru üzüm içeren raisiny s.
(ayak, ayakkabı) kuru dryshod s.
(ayak, ayakkabı) kuru dry-shod s.
çok kuru tinder-dry s.
kuru olmayan undried s.
(hava) çok sıcak ve kuru baking s.
soğuk ve kuru (hava) hask [dialect] [uk] s.
kaba ve kuru dokulu hask [dialect] [uk] s.
kuru gürültücü brash s.
aşırı kuru overdry s.
(ütülenmemiş çamaşır) kuru roughdried s.
kuru kemikli dry-boned s.
oldukça kuru dryish s.
nispeten kuru dryish s.
kuru kuruya in vain zf.
kuru bir biçimde aridly zf.
kuru bir şekilde dryly zf.
kuru kuru dryly zf.
kuru ile ilgili xero- ök.
kuru anlamı veren ön ek xer- ök.
Phrases
soğuk ve kuru bir yerde muhafaza edin keep in a cool and dry place expr.
Proverb
aça kuru ekmek bal helvası gibi gelir hunger is the best spice
Colloquial
kuru havlu dry towel i.
kuru et jerky i.
kuru sümük boogie i.
kuru meyveli kek (kuru ve lezzetsiz olduğundan şaka yollu göndermelerde de kullanılır) fruitcake i.
kuru gürültü corral dust i.
kuru kalabalık çeken olay/etkinlik fanny-bumper i.
kuru gürültü gibber-gabber i.
kuru gürültü noise i.
kuru gürültü phedinkus i.
kuru yemiş squirrel i.
tuzu kuru olmak have nothing to worry about f.
kuru gürültü yapmak gas f.
kemik kadar kuru bone-dry s.
tuzu kuru in clover s.
sadece kuru gürültü all bark and no bite expr.
kuru gürültü all show and no go expr.
ayaklarınızı kuru tutun keep your feet dry expr.
tuzu kuru it's all right for some expr.
(birisinin) tuzu kuru nasıl olsa it's all right for some expr.
sırf kuru gürültü all talk expr.
sırf kuru gürültü all talk expr.
Idioms
kuru gürültü hue and cry i.
kuru kuruya övünme hot air i.
kuru gürültü a load of nonsense i.
kuru laf karın doyurmaz all sizzle and no steak i.
kuru gürültü all cry and no wool i.
tuzu kuru olma charmed existence i.
tuzu kuru hayat charmed life i.
tuzu kuru fat of the land i.
kuru sıkı atmak fire blank f.
kuru başına kalmak be left on one's tod f.
tuzu kuru olmak live on the fat of the land f.
kuru sıkı atmak be firing blanks f.
tuzu kuru olmak sit pretty f.
kuru ekmekle idare etmek eat the seed corn f.
tuzu kuru olmak have a charmed existence f.
tuzu kuru olmak lead a charmed existence f.
tuzu kuru olmak live a charmed existence f.
(birinin) kuru kalmasını sağlamak leave (one) high and dry f.
sırf kuru gürültü olmak be all hat and no cattle [us] f.
sadece kuru gürültü olmak be all hat and no cattle [us] f.
kuru gürültü olmak be all hat and no cattle [us] f.
tuzu kuru olmak be sitting pretty f.
tuzu kuru well-heeled s.
tuzu kuru well-off s.
tuzu kuru well-situated s.
tuzu kuru well-to-do s.
kuru soğuk colder than the shady side of a banker's heart s.
tuzu kuru made in the shade s.
tuzu kuru in easy circumstances expr.
tamtakır kuru bakır emptier than a banker's heart expr.
kuru tehdit more bark than bite expr.
çok kuru dry as dust expr.
aşırı kuru dry as dust expr.
çok kuru dry as a bone expr.
aşırı kuru dry as a bone expr.
aşırı kuru as dry as a bone expr.
çok kuru as dry as a bone expr.
aşırı kuru as dry as dust expr.
çok kuru as dry as dust expr.
kasa tamtakır kuru bakır cupboard is bare expr.
kasa tamtakır kuru bakır the cupboard is bare expr.
sırf kuru gürültü all hat and no cattle expr.
sırf kuru gürültü all sizzle and no steak expr.
sırf kuru gürültü all talk and no cider expr.
sırf kuru gürültü all talk and no trousers expr.
kuru gürültü great cry and little wool expr.
kuru gürültü great (or much) cry and little wool expr.
kuru gürültü more cry than wool expr.
tam takır kuru bakır cupboard is bare expr.
dolap tam takır kuru bakır cupboard is bare expr.
tam takır kuru bakır the cupboard is bare expr.
dolap tam takır kuru bakır the cupboard is bare expr.
sadece kuru gürültü all hat and no cattle [us] expr.
kuru gürültü all hat and no cattle [us] expr.
Speaking
geri kalan her şey kuru gürültü everything else is just noise i.
Trade/Economic
döviz kuru mekanizması exchange rate mechanism i.
serbest piyasa kuru free market rate i.
par değer kuru par exchange rate i.
döviz kuru birliği exchange rate union i.
çoklu döviz kuru multiple exchange rate i.
döviz kuru riski exchange risk i.
döviz kuru sistemi foreign exchange system i.
parite kuru par of exchange i.
doğrudan vadeli teslim kuru outright forward rate i.
katlı döviz kuru multiple exchange rate i.
müdahaleli döviz kuru sistemi dirty exchange rate system i.
geniş dalgalanma marjlı döviz kuru sistemi wider band i.
esnek döviz kuru flexible exchange rate i.
kaygan döviz kuru crawling peg exchange rate i.
döviz kuru sistemi free exchange rate system i.
emisyon kuru issue price i.
başabaş döviz kuru par exchange rate i.
sabit döviz kuru sistemi fixed exchange rate i.
ayrımcı döviz kuru discriminatory exchange rate i.
vadeli teslim kuru forward rate i.
gelecekte teslim döviz kuru forward exchange rate i.
efektif döviz kuru effective exchange rate i.
denge döviz kuru equilibrium exchange rate i.
alıcı kuru buying rate i.
vadeli parite kuru forward parity i.
kapanış kuru closing rate i.
istikrarlı fakat ayarlanabilir döviz kuru stable but adjustable exchange rate i.
dalgalanma kuru floating exchange rate i.
resmi döviz kuru official exchange rate i.
anında teslim kuru spot exchange rate i.
döviz satış kuru selling rate of exchange i.
döviz kuru farkları differences in rates of exchange i.
borçlandırma kuru debiting rate i.
spot değişme kuru ile gelecekteki kur arasındaki fark exchange agio i.
mübadele kuru exchange rate i.
kambiyo kuru rate of exchange i.
kambiyo denetimli döviz kuru exchange controlled exchange rate i.
döviz kuru politikası exchange rate policy i.
resmi döviz kuru legal rate i.
vadeli teslim döviz kuru forward exchange rate i.
gözetimli döviz kuru sistemi dirty exchange rate system i.
döviz kuru rizikosuna karşı korunma işlemi yapan kurum hetlger i.
döviz kuru foreign exchange rate i.
döviz kuru garantisi exchange guarantee i.
sabit döviz kuru sistemi fixed exchange rate system i.
sabitleştirilmiş döviz kuru pegged exchange rate i.
esas döviz kuru central exchange rate i.
ikili döviz kuru sistemi dual exchange rate system i.
ınterbank kuru interbank rate i.
döviz kuru par of exchange i.
gözetimli dalgalan döviz kuru managed floating exchange rate i.
cif döviz kuru riski c.i.f. exchange i.
dalgalı döviz kuru floating rate of exchange i.
hiç müdahale edilmeyen döviz kuru sistemi clean exchange rate system i.
döviz kuru rizikosuna karşı korunma hedging i.
alış kuru buying rate i.
kuru etkileyen faktörler exchange rate determinant i.
döviz kuru sistemi exchange rate system i.
ikili döviz kuru dual exchange rate i.
değer kazanmış döviz kuru appreciated exchange rate i.
döviz kuru oranı exchange rate i.
kambiyo kuru foreign exchange rate i.
ticaret borsasında döviz kuru rizikosuna karşı korunma commodity exchange hedging i.
döviz kuru paritesi exchange parity i.
döviz kuru rejimleri exchange rate regimes i.
kuru tarım dry farming i.
kuru bazlı üretim esası dry based production basis i.
kuru yükselme eğilimi gösteren kuvvetli para birimi hard currency i.
hükümet müdahalelerinin bulunmadığı bir döviz kuru sistemi free float i.
tarihi döviz kuru historical exchange rate i.
sabit kambiyo kuru fixed exchange rate i.
vadeli döviz kuru forward exchange rate i.
döviz kuru riski foreign exchange risk i.
günlük döviz kuru daily exchange rate i.
anında teslim döviz kuru spot exchange rate i.
kotasyon kuru rate of substitution i.
başa baş döviz kuru par exchange rate i.
aşırı değerlenmiş döviz kuru overvalued exchange rate i.
ayırımcı döviz kuru discriminatory exchange rate i.
çek döviz kuru check rate i.
çoklu döviz kuru uygulaması multiple currency practice i.
düşük döviz kuru low exchange rate i.
denge kuru equilibrium exchange rate i.
döviz kuru rejimi exchange rate regime i.
değişken döviz kuru variable exchange i.
döviz kuru exchange rate i.
değer kaybetmiş döviz kuru depreciated exchange rate i.
döviz kuru riski exchange rate risk i.
döviz kuru ayarlamaları exchange rate adjustments i.
döviz kuru yüksek ülke high exchange rate country i.
döviz kuru rate of foreign exchange i.
döviz kuru farklılığı exchange rate disparity i.
döviz kuru rate of exchange i.
döviz kuru kotasy onları exchange rate quotations i.
esnek döviz kuru sistemi flexible exchange rate system i.
geçerli döviz kuru prevalent exchange rate i.
kambiyo kuru exchange rate i.
kambiyo kuru rate of foreign exchange i.
interbank kuru interbank rate i.
kambiyo kuru par of exchange i.
ilk döviz kuru initial exchange rate i.
nominal döviz kuru nominal exchange rate i.
spot döviz kuru spot exchange rate i.
poliçeye veya çeke uyglunan döviz kuru sight rate i.
reel döviz kuru real exchange rate i.
serbest döviz kuru rejimi free foreign exchange regime i.
para kuru money rate i.
efektif döviz kuru effective rate of exchange i.
dalgalı döviz kuru fluctuating exchange rate i.
döviz kuru sıçraması exchange rate overshooting i.
döviz kuru bekleyişleri exchange rate expectations i.
yüzen döviz kuru floating exchange rate i.
nominal döviz kuru nominal exchange rates i.
reel döviz kuru real exchange rates i.
dolar kuru exchange rate of dollar i.
euro kuru exchange rate of euro i.
kuru mülkiyet bare ownership i.
kuru ot fodder i.
döviz kuru riskine karşı vadeli piyasalarda işlem yapma hedging i.
döviz kuru farkı exchange rate difference i.
eksik değerlenmiş döviz kuru under-valued exchange rate i.
iki bağlı döviz kuru sistemi two-tier exchange rate system i.
uygunsuz döviz kuru unfavourable exchange rate i.
sabit döviz kuru fixed exchange rate i.
kote edilen döviz kuru quoted exchange rate i.
satış kuru selling rate i.
cari döviz kuru exchange current i.
gelecekteki döviz kuru future exchange rate i.
ileriki döviz kuru future exchange rate i.
döviz kuru farkı difference in exchange rates i.
yıl sonu döviz alış kuru year-end buying exchange rate i.
döviz alış kuru buying rate of exchange i.
döviz kuru denklemi equation of exchange i.
emisyon kuru emission price i.
döviz kuru farkı difference of exchange rates i.
döviz kuru farkı exchange rates difference i.
döviz kuru arbitrajı arbitration of exchange i.
döviz kuru istikrar fonu exchange stabilization fund i.
vasati döviz kuru average rate of the exchange i.
ortalama döviz kuru average rate of the exchange i.
emisyon kuru rate of issue i.
açılış kuru opening rate i.
döviz kuru dalgalanması exchange rate fluctuation i.
reel efektif döviz kuru real effective exchange rate i.
nominal efektif döviz kuru nominal effective exchange rate i.
döviz kuru dalgalanmaları exchange rate fluctuations i.
döviz kuru kar/kayıpları (döviz kuru farkından kaynaklanan kar/zarar) exchange rate gain loss i.
döviz kuru rejimi foreign exchange regime i.
döviz kuru rejimi currency regime i.
döviz kuru hedeflemesi exchange rate targeting i.
kuru temizleme sanayii dry-cleaning industry i.
gösterge niteliğindeki döviz kuru indicative exchange rate i.
döviz kuru hedeflemesi exchange-rate peg i.
katı döviz kuru hedeflemesi hard exchange-rate peg i.
kuru dökme yük piyasası dry bulk market i.
döviz kuru yansıması exchange rate pass-through i.
döviz kuru fx rate i.
döviz kuru forex rate i.
dalgalı döviz kuru floating exchange rate i.
döviz kuru politikası foreign exchange rate policy i.
döviz kuru riski foreign exchange exposure i.
yarı sabit döviz kuru semi fixed exchange rate i.
yarı sabit döviz kuru semi fixed rate i.
döviz kuru yönetimi exchange rate management i.
döviz kuru currency exchange rate i.
cari döviz kuru current exchange rate i.
sabit döviz kuru fixed exchange rate i.
esnek döviz kuru sistemi flexible exchange rate regime i.
esnek döviz kuru flexible exchange rates i.
vadeli döviz kuru forward exchange rate i.
serbest döviz kuru free floating currency rate i.
efektif döviz kuru effective exchange rate i.
reel döviz kuru real exchange rate i.
kapanış kuru closing rate i.
reel döviz kuru politikası real exchange rate policy i.
gerçek döviz kuru real foreign exchange rate i.
ticaret ağırlıklı döviz kuru trade-weighted exchange rate i.
resmi döviz kuru official exchange rate i.
çapraz döviz kuru cross exchange rates i.
aynı türden birden fazla finansal araç satın alındığında riskin arttığı, döviz kuru riskine karşı vadeli piyasalarda işlem yapmanın tam tersi olan işlem texas hedge i.
döviz kuru geçişkenliği exchange rate pass-through i.
(hindistan'da) döviz kuru batta i.
avrupa döviz kuru mekanizması exchange rate mechanism i.
avrupa döviz kuru mekanizması (erm ii) exchange rate mechanism ii i.
avrupa döviz kuru mekanizması (erm ii) erm ii i.
devletin dolaşımdaki miktar ve döviz kuru hususlarında denetim altında tuttuğu para managed currency i.
döviz kuru oynaklığı exchange rate volatility i.
biber ve diğer kuru ürünlerin doğu hint adaları'ndan ihraç edildiği bir tür paket robbin i.
kuru temizlemeci işleten kimse dry cleaner i.
kuru temizleme dükkanı dry cleaners i.
kuru temizlemeci dry cleaners i.
(ürün fiyatları, döviz kuru) istikrar kazandırmak repeg f.
kuru baz dry based s.
döviz kuru rizikosuna karşı korunmayan unhedged s.
döviz kuru riskine karşı vadeli piyasalarda işlem görmeyen unhedged s.
(döviz satışları) döviz kuru manipülasyonundan etkilenmeyen clean s.
Law
londra bankalar arası satış kuru libor i.
Politics
kuru hacim yoğunluğu dry bulk density i.
döviz kuru düzenlemesi exchange rate arrangement i.
döviz kuru ile ithalat ve ihracat fiyatları arasındaki ilişki exchange rate pass-through i.
döviz kuru sistemi exchange rate system i.
döviz kuru ayarlamaları exchange rate adjustments i.
döviz kuru değerlendirmeleri exchange rate assessments i.
faiz kuru lobisi interest rate lobby i.
döviz kuru esnekliği exchange rate flexibility i.
döviz kuru sistemi exchange rate system i.