footed - Türkçe İngilizce Sözlük

footed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"footed" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 2 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
footed s. ayaklı
Teknik
footed s. ayaklı

"footed" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
flat-footed s. düztaban
Genel
four footed butterfly i. dört ayaklı kelebek
thick footed morel i. kalın saplı mantar
brush footed butterfly i. fırça ayaklı kelebek
comb footed spider i. tarak ayaklı örümcek
pink-footed goose i. küçük tarla kazı
red-footed falcon i. ala doğan
footed tea glass i. ayaklı çay bardağı
footed serving plate i. ayaklı servis tabağı
footed serving platter i. ayaklı servis tabağı
be wrong footed f. kontrpiyede kalmak
be caught flat footed f. kontrpiyede kalmak
two footed s. iki ayaklı
heavy footed s. ağır hareket eden
flat footed s. azimli
light footed s. çevik
flat footed s. düztaban
four footed s. dört ayaklı
brush footed s. fırça ayaklı
broad-footed s. taraklı
light-footed s. hızlı
flat-footed s. sabit
flat-footed s. kararlı
heavy-footed s. gürültülü yürüyen
light-footed s. ayağına çabuk
light-footed s. çevik
flat-footed s. değişmez
light-footed s. çabuk
flat-footed s. azimli
light-footed s. zarif
flat-footed s. sağlam
sure-footed s. temkinli
web-footed s. perdeli ayakları olan
wing-footed s. ayakları kanatlı
slow-footed s. yavaş ilerleyen
slow-footed s. yavaş hareket eden
slow-footed s. ağır hareket eden
drag-footed s. topal
drag-footed s. aksak
club footed s. yumru ayaklı
right-footed s. sağ ayağını sol ayağına göre daha iyi kullanan
left-footed s. sol ayağını sağ ayağına göre daha iyi kullanan
lead-footed s. uyuşuk
lead-footed s. hızlı araba kullanan
lead-footed s. hızlı
slow-footed s. ağır (hareket eden)
slow-footed s. ağır hareket eden
slow-footed s. yavaş
nimble-footed s. ayaklarını hızlı ve düzenli biçimde hareket ettirebilen
tickle-footed s. sabit olmayan
tickle-footed s. belirsiz
tickle-footed s. kaygan
tiger-footed s. şiddetli
tiger-footed s. kızgın
tiger-footed s. öfkeli
turtle-footed s. yavaş hareket eden
two-footed s. iki ayakla yapılan
wing-footed s. süratli
wing-footed s. hızlı
soft-footed s. yumuşak ayaklı
heavy-footed [dialect] s. hamile
heavy-footed s. hantal
heavy-footed s. aşırı sürat yapan
heavy-footed s. sakar
cloven-footed s. çatal tırnağa ait
cloven-footed s. çatal tırnakla ilgili
fast-footed s. ayakları hızlı hareket eden
swift-footed s. ayakları hızlı hareket eden
fiddle-footed s. ürkek
fiddle-footed s. kaygılı
fiddle-footed s. aylaklık eden
fiddle-footed s. telaşlı
fiddle-footed s. gezinen
fiddle-footed s. heyecanlı
flat-footed s. düz bir tabanı olan
flat-footed s. dürüst ve ödünsüz
flat-footed s. tereddütsüz
flat-footed s. koşulsuz
fleet-footed s. hızlı
fleet-footed s. hızlı koşan
four-footed s. dört ayaklılara ait
four-footed s. dört ayaklı
four-footed s. dört ayaklılar ile ilgili
four-footed s. dört ayaklılara özgü
sure-footed s. güvenilir
sure-footed s. gezinen
sure-footed s. sağlam
sure-footed s. serbestçe dolaşan
sure-footed s. kapasiteli
sure-footed s. emin
sure-footed s. durmadan yürüyen
sure-footed s. (araç) yağ gibi kayan
sure-footed s. (araç) yola iyi tutunan
sure-footed s. yanılmaz
sure-footed s. sabit
sure-footed s. düşmez
sure-footed s. hata yapmaz
sure-footed s. güvenli
flat-footed zf. ayakları yere dümdüz basar halde
flat-footed zf. düz olarak
flat-footed zf. açıkça ve kesin olarak
Konuşma Dili
catch flat-footed f. habersiz yakalamak
be caught flat-footed f. hazırlıksız yakalanmak
be caught flat-footed f. gafil avlanmak
catch flat-footed f. hazırlıksız yakalamak
catch flat-footed f. gafil avlamak
be caught flat-footed f. habersiz yakalanmak
flat-footed s. sakar
flat-footed s. geç tepki veren
flat-footed s. uygunsuz
flat-footed s. beceriksiz
flat-footed s. gafil avlanmış
flat-footed s. basireti bağlanmış
flat-footed s. biçimsiz
flat-footed s. hantal
flat-footed s. hazırlıksız yakalanmış
flat-footed s. garip
Deyim
catch flat-footed f. gafil avlamak
catch flat-footed f. hazırlıksız yakalamak
catch flat-footed f. suçüstü yakalamak
catch someone flat-footed f. birini iş üstünde yakalamak
catch someone flat-footed f. birini suçüstü yakalamak
be caught flat-footed f. zor/müşkül duruma düşmek/girmek
be caught flat-footed f. ters tarafa yatmak
be caught flat-footed f. şaşakalmak
catch flat-footed f. habersiz yakalamak
catch flat-footed f. umulmadık bir anda yakalamak
be caught flat-footed f. hazırlıksız yakalanmak
catch flat-footed f. hazırlıksız yakalamak
catch flat-footed f. gafil avlamak
catch flat-footed f. zor/müşkül duruma düşürmek/sokmak
be caught flat-footed f. gafil avlanmak
be caught flat-footed f. umulmadık bir anda yakalanmak
be caught flat-footed f. habersiz yakalanmak
be caught flat-footed f. beklenmedik bir anda yakalanmak
catch flat-footed f. beklenmedik bir anda yakalamak
leave someone flat-footed f. birini dımdızlak bırakmak
leave someone flat-footed f. birini ortada bırakmak
be caught flat-footed f. ürkütülmek
be flat-footed f. gafil avlanmak
be flat-footed f. sakar olmak
be flat-footed f. şaşakalmak
be flat-footed f. garip olmak
be flat-footed f. hazırlıksız olmak
be flat-footed f. habersiz olmak
be flat-footed f. geç tepki vermek
be flat-footed f. uygunsuz olmak
be flat-footed f. beceriksiz olmak
be flat-footed f. düztaban olmak
be flat-footed f. biçimsiz olmak