foul- - Türkçe İngilizce Sözlük

foul-

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"foul-" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
foul i. faul
foul i. kurallara aykırı hareket
foul f. pisletmek
foul s. pis
foul s. iğrenç
Genel
foul breath i. ağız kokusu
foul i. günah
foul air i. grizu
foul i. çarpışma
foul i. karışma
foul i. zor durum
foul i. suikast
foul play i. suikast
foul play i. cinayet
foul up i. karışıklık
foul i. kir
foul play i. hatalı oyun
foul smell i. ağır/kötü koku
foul i. dolaşma
foul i. pislik
foul odour i. rahatsız edici koku
foul play i. faul
foul play i. hainlik
foul play i. kurallara aykırı oyun
foul air i. bozuk hava
foul water i. pis su
foul air i. pis hava
foul water i. kirli su
a foul-weather friend i. kara gün dostu
being foul-mouthed i. küfürbazlık
foul-air flue i. kirli hava kanalı
foul-weather friend i. kara gün dostu
foul-weather friend i. kötü gün dostu
foul language i. küfürlü konuşma
foul-up i. gaf
foul-up i. büyük hata
foul-up i. aptalca hata
foul speech i. küfürlü konuşma
foul proof i. taslak
foul-up i. niteliksiz kimse
foul-up i. keşmekeş
foul-up i. niteliksiz kimse
foul line i. (bowling oyununda) atıcının geçmemesi gereken çizgi
foul-up i. muğlaklık
foul-up i. iş bilmez kimse
foul-up i. beceriksiz kimse
foul i. belge nüshası
foul-up i. mekanik arıza
foul copy i. düzeltmeli nüsha
foul-up i. kaos
foul line i. bowling faul çizgisi
foul-up i. acemi kimse
foul i. kaplama
foul proof i. düzeltilmemiş nüsha
foul-up i. mekanik arıza
foul i. belge taslağı
foul-up i. acemi kimse
foul-up i. ölümcül hata
foul-up i. iş bilmez kimse
foul-up i. karışıklık
foul-up i. karışıklık
foul-up i. beceriksiz kimse
foul play i. kural ihlali
foul-up i. muğlaklık
foul-up i. bulanıklık
foul copy i. taslak
foul-up i. telafisi zor hata
foul-up i. geri dönüşü olmayan hata
foul i. tıkama
foul up f. rezil etmek
fall foul f. çatışmak
foul up f. kirletmek
foul f. kirlenmek
foul f. faul yapmak
foul f. bulaştırmak
foul f. tıkamak
foul up f. bozmak
foul f. dolaştırmak
foul f. dolaşmak
foul f. kirletmek
fall foul f. zıt düşmek
foul up f. tıkamak
foul up f. karmakarışık olmak
foul f. çatmak
foul f. pislenmek
fall foul f. ters düşmek
fall foul of f. ile çatışmak
foul up f. karıştırmak
commit a foul f. hata yapmak
foul f. bindirmek (gemi)
foul up f. dolaştırmak
foul f. karıştırmak
play somebody foul f. hainlik etmek
foul f. bozmak
foul f. ile karışmak
foul up f. tıkanmak
foul f. çarpmak (gemi)
fall foul of a rule f. kuralı çiğnemek
fall foul of the rule f. kuralı ihlal etmek
foul f. yosun bağlamak
foul f. tuvaletini yapmak
foul f. leke sürmek
foul f. kokmaya başlamak
foul f. (hayvan, köpek) dışkı yapmak
foul f. kaplanmak
foul f. (baca veya silah namlusu) kapatmak
foul f. çürümek
foul f. (baca veya silah namlusu) tıkamak
foul f. lekelemek
foul f. kirletmek
foul f. birbirine karışmak
foul f. birbirine girmek
foul f. tıkanmak
foul f. yakalamak
foul f. kokmak
foul f. faul olmak
foul s. tıkanmış
foul s. tiksindirici
foul s. kaba
foul s. kabaca
foul s. fena
foul s. ayıp
foul s. murdar
foul s. hilebaz
foul s. küfürlü
foul s. kokuşmuş
foul s. kötü
foul s. dolaşık
foul s. kirli
foul s. menfur
foul s. çirkin
foul s. açık saçık
foul s. hain
foul s. birbirine karışmış (ip vb)
foul s. karışmış
foul s. hilekar
foul s. kurallara aykırı
foul s. bozuk
foul s. fani
foul s. (hava) kötü
foul s. fırtınalı
foul s. dolaşmış
foul-mouthed s. ağzı bozuk
foul-smelling s. leş gibi
foul-mouthed s. küfürbaz
foul-spoken s. ağzı bozuk
foul-spoken s. küfürbaz
foul s. berbat kokan
foul-smelling s. kötü kokulu
foul-smelling s. berbat kokan