gorge - Türkçe İngilizce Sözlük

gorge

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

gorge — Definition

Anlamı ve Tanımı:
boğaz, dar vadi, tıkınmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ɡɔːrdʒ/ – BrE /ɡɔːdʒ/)
Terim Türü:
İsim: gorge (gorges); Fiil: gorge (gorges – gorged – gorging)
Coğrafi olarak dar ve derin vadiyi ya da aşırı biçimde yemek yemeyi tanımlayan sözcüktür; fiziksel sıkışıklık ile ölçüsüz tüketim arasında güçlü bir mecaz ilişkisi kurar. Eski Fransızca gorge “boğaz” kökeni, dar geçit fikrini hem doğa betimine hem davranış anlatımına taşımıştır.
Eş Anlamlılar:
canyon, glut
Zıt Anlamlılar:
moderation

"gorge" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 45 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
gorge i. vadi
I tripped on a stone, and if he hadn't caught me, I would have fallen into the gorge.
Bir taşa takıldım ve eğer beni yakalamasaydı, vadiye düşecektim.

More Sentences
gorge i. mide
When he felt her gorge rise, Victor stormed out of the room.
Kadının midesinin ağzına geldiğini hissettiğinde Victor hışımla odadan çıktı.

More Sentences
gorge i. kanyonun dik ve dar bölümü
The goat disappeared after arriving in the gorge.
Keçi, kanyonun dik ve dar bölümüne vardıktan sonra ortadan kayboldu.

More Sentences
gorge f. tıkınmak
The pup gorged himself on puppy food until he was bloated.
Yavru köpek, köpek mamasıyla şişinceye kadar tıkınmış.

More Sentences
Konuşma Dili
gorge f. tıkınmak
The pup gorged himself on puppy food until he was bloated.
Yavru köpek, köpek mamasıyla şişinceye kadar tıkınmış.

More Sentences
Genel
gorge i. dar
gorge i. boğaz
gorge i. geçit
gorge i. koyak
gorge i. oburluk
gorge i. gırtlak
gorge i. tiksinti
gorge i. şahin kursağı
gorge i. ağız
gorge i. ümük
gorge i. tam öğün
gorge i. çok miktarda yiyecek
gorge i. etrafında yalçın kayaların yükseldiği dar ve derin vadi
gorge i. yalçın ve dar kanyon
gorge i. geçidi veya kanalı tıkayan birikmiş malzeme
gorge i. kitle
gorge i. midedekiler
gorge i. yutulan şey
gorge f. yemek atıştırmak
gorge f. tıkanmak
gorge f. tıka basa yemek
gorge f. atıştırmak
gorge f. doldurmak
gorge f. tıkamak
gorge f. (şahin) kursağı dolana kadar yemek
gorge s. göz kamaştırıcı
gorge N. dar vadi
Konuşma Dili
gorge f. çok yemek yemek
gorge f. domuz gibi yemek
Teknik
gorge i. oluk
gorge i. yiv
Tekstil
gorge i. mont veya ceketin önünde yakadaki kat yerinin oluşturduğu çizgi
İnşaat
gorge i. istihkam yapısının girişi
gorge i. bazı sütunlarda gövdenin çevresini saran şerit veya silme
gorge i. çukur silme
gorge i. oyuk pervaz
gorge i. suyu taşıması için harpuştanın altında yer alan küçük oluk
Medikal
gorge i. yemek borusu
Balıkçılık
gorge i. olta kancası yerine kullanılmış ilkel bir tür alet
Argo
gorge i. iki dağ arasındaki boğaz

"gorge" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 104 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
gorge oneself on f. midesini bir şey ile tıka basa doldurmak
gorge oneself f. tıkınmak
gorge oneself with something f. midesini bir şey ile tıka basa doldurmak
Öbek Fiiller
gorge with (something) f. (bir şeyden) çok fazla yemek
gorge with (something) f. (bir şeyi) tıka basa yemek
gorge with (something) f. (bir şeye) boğmak
gorge with (something) f. (bir şeyle) süslemek
gorge with (something) f. (bir şeye) doyurmak
gorge with (something) f. (bir şeyi) iştahla yemek
gorge with (something) f. (bir şeyle) doldurmak
gorge with (something) f. (bir şeyi) bol miktarda sunmak/sağlamak
gorge with f. iştahla yemek
gorge with f. ile şımartmak
gorge with f. ile memnun etmek
gorge with f. çok fazla yemek
gorge with f. ile süslemek
gorge with f. ile doldurmak
gorge with f. '-e boğmak
gorge with f. tıka basa yemek
gorge on f. ile karnını doyurmak
gorge oneself on something f. bir şeyle karnını tıka basa doyurmak
gorge on f. -'i doyana kadar yemek
gorge on (something) f. midesini (bir şeyle) tıka basa doldurmak
gorge on f. ile iştahını tıkamak
gorge on (something) f. (bir şeyi) doyana kadar yemek
gorge oneself on something f. bir şeyi doyana kadar yemek
gorge on (something) f. (bir şeyi) iştahla yemek
gorge on f. ile karnını tıka basa doyurmak
gorge someone or something with something f. birini/bir şeyi bir şeyle tıka basa doyurmak
gorge on (something) f. (bir şeyle) karnını tıka basa doyurmak
gorge oneself with something f. bir şeyi doyana kadar yemek
gorge on (something) f. (bir şeyle) karnını doyurmak
gorge on f. midesini (bir şeyle) tıka basa doldurmak
gorge on f. -'i iştahla yemek
gorge oneself with something f. bir şeyle karnını tıka basa doyurmak
gorge oneself with something f. midesini bir şeyle tıka basa doldurmak
gorge on f. -'i tıka basa yemek
gorge someone or something with something f. birinin/bir şeyin midesini bir şeyle tıka basa doldurmak
gorge someone or something with something f. birine/bir şeye bir şeyi doyana kadar yedirmek
gorge oneself with something f. bir şeyle karnını doyurmak
gorge on (something) f. (bir şeyle) iştahını tıkamak
gorge oneself with something f. bir şeyle iştahını tıkamak
gorge oneself on something f. bir şeyle karnını doyurmak
gorge someone or something with something f. birini/bir şeyi bir şeyle doyurmak
gorge on (something) f. (bir şeyi) tıka basa yemek
gorge oneself on something f. bir şeyle iştahını tıkamak
gorge oneself on something f. midesini bir şeyle tıka basa doldurmak
Deyim
make someone's gorge rise f. öfkelendirmek
make someone's gorge rise f. birini rahatsız etmek
make someone's gorge rise f. sıkmak
make someone's gorge rise f. üzmek
make someone's gorge rise f. tiksindirmek
make someone's gorge rise f. midesini kaldırmak
make someone's gorge rise f. hoşnutsuz etmek
make someone's gorge rise f. birisine rahatsızlık vermek
feel one's gorge rise f. çok sinirlenmek
feel one's gorge rise f. sinirden midesi ağrımak
cast the gorge at (something) [dated] f. iğrenerek geri çevirmek
cast the gorge at (something) [dated] f. nefretle reddetmek
cast the gorge at (something) [dated] f. içindekileri yüzüne kusmak
cast the gorge at (something) [dated] f. yüzüne tükürmek
(one's) gorge rises (at something) f. (bir şeyden) midesi bulanmak
(one's) gorge rises (at something) f. (bir şeyden) midesi kalkmak
cast the gorge at f. -e karşı içindekileri kusmak
cast the gorge at f. -i iğrenerek geri çevirmek
cast the gorge at f. -i nefretle reddetmek
feel gorge rise f. çok sinirlenmek
feel gorge rise f. sinirden midesi ağrımak
make (one's) gorge rise f. (birini) rahatsız etmek
make (one's) gorge rise f. (birinin) midesini kaldırmak
make (one's) gorge rise f. (birini) tiksindirmek
make gorge rise f. üzmek
make gorge rise f. öfkelendirmek
make gorge rise f. hoşnutsuz etmek
make gorge rise f. sıkmak
make gorge rise f. rahatsız etmek
make gorge rise f. tiksindirmek
make gorge rise f. midesini kaldırmak
make gorge rise f. rahatsızlık vermek
your gorge rises f. midesi kalkmak
your gorge rises f. midesi bulanmak
the gorge rises at it expr. insanın midesi kalkar
the gorge rises at it expr. insanın midesini bulandırıyor
your gorge rises expr. midesi kalkmış
your gorge rises expr. midesi bulanmış
Teknik
ice gorge i. buz boğazı
Mekanik
gorge circle i. (dişli düzeneğinde) dairesel hiperboloidin en küçük kesitinin ana hatları
Mimarlık
new river gorge bridge i. batı virginia'daki new river'da yer alan çelik kemer köprü
new river gorge bridge i. new river gorge köprüsü
Geometri
circle of the gorge i. dönme yüzeyinde eksene dik bir düzlemin kestiği en küçük daire
Balıkçılık
gorge hook i. mafsallarla birleştirilmiş iki olta kancası
gorge hook i. çift kancalı olta
gorge fishing i. ölü yemi yutması için balığa zaman tanınan bir olta balıkçılığı türü
gorge hook i. olta kancası yerine kullanılmış ilkel bir alet
Coğrafya
olduvai gorge i. tanzanya'nın kuzeyinde bir dağ geçidi
olduvai gorge i. tanzanya'nın kuzeyinde bir paleoantropolojik bölge
ironbridge gorge i. ingiltere'de bir geçit
Askeri
royal gorge i. güney-orta colorado'da bir kanyon
coupe-gorge i. istilacı birliklerin teslim olmasını gerektiren pozisyon
coupe-gorge i. düşmanı yok etme avantajı veren pozisyon
Argo
gorge [uk] s. muhteşem
gorge [uk] s. görkemli
Star Wars
jag crag gorge i. jag kayalık geçidi
stepson's gorge i. üvey oğul'un geçidi