hayata - Türkçe İngilizce Sözlük

hayata

"hayata" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
hayata lechayim i.

"hayata" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
hayata gözlerini yummak die f.
Genel
hayata küstürme embitterment i.
hayata küstürme embittering i.
hayata bakışı one's attitude to life i.
hayata bakışı one's outlook on life i.
hayata bakışı one's view of life i.
hayata bakış (açısı) an outlook on life i.
hayata bakış (açısı) view of life i.
hayata bakış (açısı) attitude to life i.
hayata geçirme actualisation i.
hayata döndürme redux i.
yerleşik hayata geçiş sedentism i.
hayata geçirme actualization i.
hayata bakış açısı perspective on life i.
hayata döndürme resuscitation i.
yerleşik hayata geçiş transition to settled life i.
hayata geçirme carrying out i.
gerçek hayata benzeyen realistic i.
hayata geri döndürtme reanimation i.
hayata kast attempt i.
hayata yansımalar reflections on life i.
hayata döndürücü reviver i.
hayata dönüş reviction i.
hayata dönme suscitation i.
hayal edenler ve hayata geçirenler dreamers and doers i.
birinin hayata atılmasını sağlamak give someone a start in life f.
hayata gözlerini yummak pass away f.
yeni bir hayata başlamak turn over a new leaf f.
hayata döndürmek quicken f.
hayata döndürmek bring back to life f.
hayata atılmak begin to work f.
hayata döndürmek revive f.
hayata küstürmek embitter f.
hayata dönmek revive f.
hayata döndürmek revivify f.
hayata geçirmek make actual f.
hayata bağlanmak cling to life f.
hayata geçirmek make real f.
hayata geçirmek actualize f.
yeni bir hayata başlamak start a new life f.
hayata geçirmek materialize f.
hayata geçirmek put into practice f.
hayata geçirmek carry out f.
hayata geçirmek bring into being f.
hayata sokmak actualize f.
hayata sokmak make real f.
hayata geçirmek accomplish f.
hayata geçirmek come to realize f.
hayata geçirmek carry into effect f.
hayata geçirilmek be implemented f.
yerleşik hayata geçmek lead a sedentary life f.
yerleşik hayata geçmek settle f.
yerleşik hayata geçmek adopt a sedentary life f.
yerleşik hayata geçmek become sedentary f.
bitkisel hayata girmek fall into a vegetative state f.
bitkisel hayata girmek lapse into a vegetative state f.
hayata tutunmak hold on to life f.
hayata döndürmek resuscitate f.
hayata döndürmek return someone to consciousness f.
hayata döndürmek resurrect f.
hayata döndürmek revive a person f.
hayata döndürmek bring round f.
hayata döndürmek bring back f.
hayata döndürmek bring around f.
hayata döndürmek recover or restore from apparent death f.
hayata döndürmek bring to f.
hayata döndürmek restore someone to life f.
hayata tutunmak clutch onto life f.
hayata bağlanmak/tutunmak hold on to the life f.
projeyi hayata geçirmek realize the project f.
ölüleri hayata döndürmek bring the dead back to life f.
hayata geçirmek materialise f.
hayata geçirmek adopt f.
hayata sokmak actualise f.
hayata geçirmek actualise f.
(birini) hayata hazırlamak prepare someone for life f.
yerleşik hayata geçmek adopt a settled life f.
hayata geri getirmek reanimate f.
hayata geri döndürtmek reanimate f.
hayata döndürmek reduce [obsolete] f.
hayata dönmek relive f.
hayata geçirmek make f.
hayata geçirmek engender f.
hayata geçmek eventualise f.
hayata geçmek eventualize f.
hayata tutunmak linger f.
hayata döndürmek revivificate f.
hayata geçirmek incarnate f.
hayata geçirmek sow f.
bir şeyi hayata geçirmek sow f.
hayata geri dönmek raise f.
hayata geçirmek implement f.
düzenli hayata geçmek steady down f.
hayata dönmek requicken f.
hayata geçirmek enact f.
yeniden hayata döndürmek revive f.
hayata küstürülmüş embittered s.
hayata küsmüş embittered s.
hayata geçirilmiş actualised s.
hayata geçirilmiş actualized s.
özel hayata müdahale edici orwellian s.
hayata geçirilmemiş unconceived s.
hayata küstüren embittering s.
medeni hayata uygun olmayan ungodly s.
hayata döndürülemez unrevived s.
hayata döndürülmemiş unrenewed s.
(hayata) geri dönebilir revivable s.
hayata dönen revived s.
hayata olumlu etkisi olan life-enhancing s.
avam hayata ait lowlife s.
avam hayata ait low-life s.
özel hayata ait offstage s.
(ünlü) özel hayata ait offstage s.
(ilişki) cinsel hayata tek taraflı düşkünlük yaşanan imparlibidinous s.
yeni bir girişimi hayata geçiren startup s.
hayata geçirilen starting s.
hayata geçirebilen street smart s.
hayata geçirebilen street-smart s.
hayata tutunan survivable s.
hayata küsmüş bir şekilde embitteredly zf.
kırsal hayata uygun bir şekilde pastorally zf.
Öbek Fiiller
hayata dönmek come through f.
(sihir, büyü v.s ile) hayata geçirmek call down f.
hayata geçirmek call forth f.
evden çıkıp sosyal hayata karışmak go out f.
(birini/bir şeyi/kendini bir şeyle) hayata döndürmek refresh (someone, something, or oneself) with (something) f.
(birini/bir şeyi) hayata döndürmek bring (someone or something) back to life f.
(birini) hayata döndürmek bring (someone) back to life f.
birini (bir hayvanı) hayata döndürmek bring someone (or an animal) back to life f.
birini (bir hayvanı) hayata döndürmek bring someone (or an animal) back f.
birini/bir şeyi hayata döndürmek bring someone or something back f.
ile hayata döndürmek refresh with f.
hayata dönmek come back f.
İfadeler
hayata dair about life expr.
farklılıklar hayata renk katar variety is the spice of life expr.
hayata gülümse smile to life expr.
Konuşma Dili
bir grup çalışanın çalışma koşullarını iyileştirmek için hayata geçirdiği düzensiz uygulamalar spanish practices i.
bir grup çalışanın çalışma koşullarını iyileştirmek için hayata geçirdiği düzensiz uygulamalar spanish customs i.
daha sakin bir hayata geçmek cash out f.
uyuşturucudan kurtulup hayata yeniden başlamak turn over f.
(geçirdiği bir hastalıktan sonra) hayata dönmek be up and around f.
insanı hayata bağlıyor makes you appreciate life expr.
Deyim
hayata tutunacak dal lifeline i.
hayata gözlerini yummak shuffle off this mortal coil f.
hayata döndürmek bring back to life f.
hayata küsmek be weary of life f.
hayata geçirmek bring into action f.
gündelik hayata dönüş yapmak come back to earth with a bang/bump/jolt f.
hayata geçirilmek go live f.
hayata gözlerini yummak depart this life f.