ilkel - Türkçe İngilizce Sözlük

ilkel

"ilkel" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 51 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
ilkel primitive s.
People in Central Asia still live primitive, nomadic lives.
Orta Asya'daki insanlar hala ilkel, göçebe hayatlar yaşamaktadır.

More Sentences
Genel
ilkel primordial s.
It is said that the first sound in the primordial universe was a deep humming of OM.
İlkel evrendeki ilk sesin OM'nin derin bir uğultusu olduğu söylenir.

More Sentences
ilkel crude s.
The method was crude, but very effective.
Yöntem ilkeldi ama çok etkiliydi.

More Sentences
ilkel primeval s.
Humanity has a primeval urge to breed.
İnsanlığın üreme konusunda ilkel bir dürtüsü var.

More Sentences
ilkel primal s.
Humanity still carries most of the primal emotions.
İnsanlık ilkel duygularının çoğunu hala taşımaktadır.

More Sentences
ilkel rudimentary s.
Usage of rudimentary equipment decreases the efficiency.
İlkel ekipmanların kullanımı verimliliği azaltır.

More Sentences
ilkel primitive s.
People in Central Asia still live primitive, nomadic lives.
Orta Asya'daki insanlar hala ilkel, göçebe hayatlar yaşamaktadır.

More Sentences
Teknik
ilkel primitive s.
People in Central Asia still live primitive, nomadic lives.
Orta Asya'daki insanlar hala ilkel, göçebe hayatlar yaşamaktadır.

More Sentences
Matematik
ilkel primitive s.
People in Central Asia still live primitive, nomadic lives.
Orta Asya'daki insanlar hala ilkel, göçebe hayatlar yaşamaktadır.

More Sentences
Genel
ilkel rudimental s.
ilkel embryonic s.
ilkel elemental s.
ilkel early s.
ilkel primary s.
ilkel inductive s.
ilkel rude s.
ilkel scurrile s.
ilkel elementary s.
ilkel aboriginal s.
ilkel preliminary s.
ilkel visceral s.
ilkel primaeval s.
ilkel naïve s.
ilkel natural s.
ilkel archaic s.
ilkel elemental s.
ilkel uncultivated s.
ilkel robust s.
ilkel cutcha [hinglish] s.
ilkel peasanty s.
ilkel primatial s.
ilkel primigenial s.
ilkel primitial [obsolete] s.
ilkel primogenial s.
ilkel primordiate s.
ilkel pristinate [obsolete] s.
ilkel sloven s.
ilkel protogenic s.
ilkel subhuman s.
ilkel atavistic s.
ilkel paleo s.
ilkel bestial s.
İfadeler
ilkel run-of-the-mine s.
ilkel run-of-mine s.
Teknik
ilkel initial s.
Medikal
ilkel embryous s.
Fizyoloji
ilkel protopathic s.
Biyoloji
ilkel lowly s.
Eski Kullanım
ilkel roynish s.
Argo
ilkel neandertal s.
ilkel neanderthal s.

"ilkel" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
ilkel refleks primitive reflex i.
ilkel solucanlar primitive worms i.
ilkel özelliklerin yeniden belirmesi reversion i.
küçük ilkel at eohippus i.
ilkel din primitive religion i.
ilkel toplum primitive society i.
ilkel bir toplum a primitive society i.
ilkel benlik id i.
ilkel insan troglodyte i.
ilkel insan troglodytes i.
ilkel toplumlar primitive societies i.
ilkel nesne primitive object i.
ilkel yaşam primitive life i.
ilkel birikme primitive accumulation i.
ilkel çağ primitive age i.
ilkel güdü primitive drive i.
ilkel kabile primitive tribe i.
ilkel duruş primal posture i.
ilkel dikiliş primal posture i.
ilkel dikilme primal posture i.
aborjin kültürünü ilkel ve egzotik bulma aboriginalism i.
ilkel topluluk primitive community i.
eski tarzda, ilkel yoyo bandalore i.
ilkel kabileleri inceleyen bilim agriology i.
ilkel durum nature i.
insanlığın ilkel hali nature i.
medeniyet eli değmemiş vahşi ve ilkel yaşam koşulları natural state i.
ilkel ve demode görüşlere ve eylemlere bağlılık gösterme veya savunma neanderthalism i.
ilkel kültür primitive culture i.
ilkel ve basit malzeme fodder i.
ilkel tahta kanca halibut hook i.
ilkel ve kaba davranış troglodytism i.
ilkel andaç quipo i.
ilkel kabile horde i.
(güneş saati veya eski bir pandüllü saat gibi) ilk veya ilkel zaman ölçüm cihazı horologe i.
ilkel ve yıkık dökük mesken humpy [australia] i.
zihinsel süreçlerin meydana geldikten hemen sonra ilkel hafıza aracılığıyla gözlemlenmesi retrospection i.
ilkel haline dönme retrogress i.
ilkel dönem dark age i.
ilkel yapıların amaçsızlığı dysteleology i.
ilkel silah primitive weapon i.
ilkel güdülerin tatminine yönelik davranış consummatory behaviour i.
(on dokuzuncu yüzyılda) ilkel yürüyüş yarışı pedestrianism i.
ilkel deri sıyırma aleti flesher i.
bir büyük bir de küçük tekerleği bulunan ilkel bir bisiklet türü ordinary i.
ilkel ve vahşi çığlık primal scream i.
ilkel dönem sanat eseri primitive i.
ilkel metodist primitive i.
ilkel yöntemlerle yapılan süsleme primitive i.
ilkel dönem sanatçısı primitive i.
ilkel sanatçı tarzı primitivism i.
ilkel şey primitive i.
ilkel prosedürler primitivism i.
ilkel uygulamalar primitivism i.
ilkel düşünce primitive i.
ilkel konut shebang i.
ilkel tür slip i.
ilkel topluluk society i.
ilkel form prototype i.
ilkel insan subhuman i.
daha ilkel bir ifade biçimine geçme substitution i.
(ilkel kabilelerde) üfleyerek ok atılan boru sumpitan i.
(ilkel kabilelerde) üfleyerek ok atılan boru sumpit i.
ilkel versiyon ancestor i.
ilkel dürtüler primal urges i.
bir süre için ilkel şartlar içinde yaşamak rough it f.
ilkel haline dönmek revert f.
göçebe ve ilkel yaşamak horde f.
ilkel haline geri dönmek revert f.
ilkel şartlarda yaşamak siwash f.
ilkel haline dönmek resort [obsolete] f.
kendi klasmanından daha ilkel horse s.
erişilmesi zor dağlık bölgede ilkel yaşam süren mountainous [obsolete] s.
afrika'da ortaya çıkmış ilkel bir taş alet kültürü ile ilgili oldowan s.
afrika'da ortaya çıkmış ilkel bir taş alet kültürüne ait oldowan s.
ilkel toplulukla ilgili tribal s.
ilkel olarak primally zf.
ilkel bir şekilde, ilk çağlarla ilgili olarak primevally zf.
ilkel anlamı veren ön ek arch- ök.
ilkel anlamı veren ön ek archi- ök.
ilkel evrede anlamına gelen ön ek pre- ök.
Konuşma Dili
ilkel herif honyock i.
Deyim
daha ilkel bir toplumun yaşam tarzını benimsemek go native f.
doğadaki gibi ilkel konumda in a state of nature expr.
en ilkel organizmadan insana kadar gelişen evrim süreci from goo to you, by way of the zoo expr.
Ticaret/Ekonomi
ilkel ham maddeler unprocessed raw materials i.
ilkel ürünler primary products i.
ilkel maddeler basic crops i.
ilkel mallar primary commodities i.
ülkeler arasında malın malla değiştirilmesi esasına dayanan ilkel bir ticaret şekli all-or-none underwriting i.
ilkel üretim metodu primitive production method i.
ilkel sermaye birikimi primitive capital accumulation i.
ilkel ekonomi primitive economy i.
Teknik
ilkel basınç initial compression i.
ilkel dosya primitive file i.
ilkel kütük primitive file i.
ilkel mıknatıslanma paleomagnetism i.
ilkel zamanölçer horologue i.
ilkel mıknatıslanma palaeomagnetism i.
ilkel formlu kristallerin yüzlerine ikincil formlar oluşturmak amacıyla uygulanan katman azaltma işlemi decrescence i.
ilkel formlu kristallerin yüzlerine ikincil formlar oluşturmak amacıyla uygulanan katman azaltma işlemi decrement i.
ilkel daire primitive circle i.
ilkel düzlem primitive plane i.
Bilgisayar
ilkel ad primitive i.
ilkel nesne primitive object i.
ilkel dosya primitive file i.
ilkel kütük primitive file i.
ilkel yapılar primitive constructs i.
(nesneye) ilkel değer atamak box f.
Bilişim
ilkel veri tipi primitive data type i.
Elektrik
ilkel bir tür sonar asdic i.
Mekanik
sürtünme yolu ile ateş yakmaya yarayan ilkel bir alet fire drill i.
Tekstil
ilkel papaz cüppesi paenula i.
İnşaat
yığma taşlardan meydana gelen ilkel bir köprü türü clapper bridge i.
Otomotiv
ilkel arazi lastiği pedrail i.
ilkel arazi lastikli cihaz pedrail i.
Denizcilik
esasen tatlı suda yaşayan bir ilkel kabuklu takımı arthropomata i.
Maden
eskiden mıknatıs ve ilkel pusula olarak da kullanılmış bir tür manyetik taş lodestone i.
Medikal
sempatik sinir hücrelerini yapan ilkel hücre sympathicoblast i.
ilkel trofoblast trophectoderm i.
ilkel gözeler primitive cells i.
ilkel ur blastoma i.
Anatomi
ilkel evresinde bulunan organ primordium i.
ilkel yetişkin omurgalılarda ve gelişkin omurgalı embriyolarında toplardamarlar cardinal veins i.
ilkel yetişkin omurgalılarda ve gelişkin omurgalı embriyolarında toplardamar cardinal vein i.
çeşitli ilkel hayvanlarda üst çene ucu gnathion i.
ilkel vücut perienteron i.
erken omurgalı embriyosunun ön beyninde ilkel bölünmemiş boşluk prosocele i.
erken omurgalı embriyosunun ön beyninde ilkel bölünmemiş boşluk prosocoele i.
erken omurgalı embriyosunun ön beyninde ilkel bölünmemiş boşluk prosocoel i.
ilkel segment protovertebra i.
(filogenetik açıdan) beynin ilkel bölümleri palaeencephalon i.
beynin filogenetik açıdan daha ilkel kısımları paleencephalon i.
ilkel embriyonik vücut boşluğu splanchnocele i.
ilkel ağız stomatodaeum i.
ilkel ağız stomatodeum i.
ilkel ağız boşluğu stomatodeum i.
ilkel ağız boşluğu stomatodaeum i.
(türler veya türlerin belirli bir özelliği) ilkel hale dönüşmek degenerate f.
Psikoloji
ilkel duygulanım boşalımları primitive affect discharge i.
ilkel imaj primordial image i.
ilkel savunmalar ur defenses i.
ilkel refleksler primitive reflexes i.
ilkel süperego primitive superego i.
ilkel kabileleri inceleyen kişi agriologist i.
ilkel idealleştirme idealization i.
ilkel idealleştirme idealisation i.
ilkel idealleştirme idealisation i.
Fizyoloji
ilkel dışderi ectoblast i.
ilkel dışderi epiblast i.