manner - Türkçe İngilizce Sözlük

manner

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

manner — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tavır, üslup
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈmænər/ – BrE /ˈmænə/)
Terim Türü:
İsim: manner (manners)
Bir davranışın veya konuşmanın sergilenme biçimini tanımlayan sözcüktür. Latince manus (“el”) kökü üzerinden “yapılış tarzı” anlamı kazanmıştır. Sosyal etkileşimlerde nezaket ve stil farklarını ifade eder.
Eş Anlamlılar:
demeanor, style
Zıt Anlamlılar:
rudeness

"manner" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
manner i. biçim
Kim is dressed in a very attractive manner.
Kim çok çekici bir biçimde giyinmiş.

More Sentences
manner i. tutum
On that occasion, the Commission acted in a draconian manner against Belgium.
Bu olayda Komisyon Belçika'ya karşı acımasız bir tutum sergilemiştir.

More Sentences
manner i. tarz
Could this manner of proposal make our citizens love Europe?
Bu öneri tarzı vatandaşlarımıza Avrupa'yı sevdirebilir mi?

More Sentences
manner i. tavır
My boss has a very calm manner, which creates a relaxed work atmosphere.
Patronumun çok sakin bir tavrı var, bu da rahat bir çalışma ortamı yaratıyor.

More Sentences
manner i. yol
Genel
manner i. tutum
On that occasion, the Commission acted in a draconian manner against Belgium.
Bu olayda Komisyon Belçika'ya karşı acımasız bir tutum sergilemiştir.

More Sentences
manner i. davranış
I cannot put up with his bad manners any longer.
Onun kötü davranışlarına daha fazla katlanamam.

More Sentences
manner i. şekil
Do you think we would come to the conclusion that privatisation was carried out in a transparent manner everywhere?
Özelleştirmenin her yerde şeffaf bir şekilde gerçekleştirildiği sonucuna varacağımızı düşünüyor musunuz?

More Sentences
manner i. tarz
Could this manner of proposal make our citizens love Europe?
Bu öneri tarzı vatandaşlarımıza Avrupa'yı sevdirebilir mi?

More Sentences
manner i. tür
People are searching for any manner of things directly related to your business.
İnsanlar doğrudan işinizle ilgili her türlü şeyi arıyor.

More Sentences
manner i. davranış biçimi
We had hoped our sons would behave in a more responsible manner.
Oğullarımızın daha sorumlu bir davranış sergileyeceğini ummuştuk.

More Sentences
Teknik
manner i. biçim
Kim is dressed in a very attractive manner.
Kim çok çekici bir biçimde giyinmiş.

More Sentences
manner i. tarz
Could this manner of proposal make our citizens love Europe?
Bu öneri tarzı vatandaşlarımıza Avrupa'yı sevdirebilir mi?

More Sentences
manner i. tavır
My boss has a very calm manner, which creates a relaxed work atmosphere.
Patronumun çok sakin bir tavrı var, bu da rahat bir çalışma ortamı yaratıyor.

More Sentences
Genel
manner i. çeşit
manner i. minval
manner i. yöntem
manner i. usul
manner i. suret
manner i. adet
manner i. hareket tarzı
manner i. terbiye
manner i. eda
manner i. ton
manner i. görgü
manner i. tıynet
manner i. karakter
manner i. belirli bir derece
manner i. belirli bir ölçü
manner i. davranış tarzı
manner N. üslup

"manner" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
manner of telling i. anlatım
manner of life i. yaşam biçimi
manner scales i. tutum ölçekleri
manner of action i. hareket biçimi
manner change i. tutum değişikliği
manner of telling i. halen
adverb of manner i. niteleme
personal manner i. kişisel terbiye
manner of telling i. anlatış
manner of life i. yaşayış tarzı
good manner i. iyi terbiye
all manner of conversation i. her tavır ve hareket
manner of work i. çalışma şekli
manner of running ( of a certain device) i. çalıma şekli
poetic manner i. şiirsel biçim
business manner i. ticaret tutumu
business manner i. iş tavrı
business manner i. iş tutumu
business manner i. iş yapış usulü
business manner i. ticaret tavrı
service manner i. hizmet anlayışı
total quality manner i. toplam kalite yaklaşımı
architectural manner i. mimarlık anlayışı
manner of rule i. yönetim anlayışı
manner-behaviour contradiction i. tutum-davranış tutarsızlığı
rules of good manner i. adab-ı umumiye
bedside manner i. doktorun tutumu
bedside manner i. doktorun hastaya karşı tavır ve davranışları
professional manner i. profesyonel anlayış
professional manner i. profesyonel tavır
professional manner i. profesyonel tutum
manner of approaching i. yaklaşma şekli/biçimi
manner of approaching i. yaklaşım tarzı
easy manner i. rahatlık
easy manner i. rahat tavırlar
manner of application i. uygulama şekli
manner of application i. başvuru biçimi/şekli
bedside manner i. doktorun hastaya yaklaşımı
bedside manner i. hastaya karşı tutum
good manner i. iyi huy
manner of speaking i. konuşma biçimi
manner of speaking i. konuşma üslubu
manner [obsolete] i. yapı
manner of walking i. yürüyüş şekli
manner [obsolete] i. yaradılış
manner [obsolete] i. durum
manner [obsolete] i. koşul
stern manner i. acımasız davranış
stern manner i. sert davranış
act in a particular manner f. davranış sergilemek
dress in a sexually provocative manner f. açılıp saçılmak
behave in a friendly manner f. güler yüz göstermek
treat sensitively treat in a sensitive manner f. hassas davranmak
behave in a respectful manner f. saygılı davranmak
act in a hostile manner f. kavgacı davranmak
behave in an unexperienced manner f. acemilik etmek
act in a certain manner f. yönünde hareket etmek
adopt a manner f. tutum sergilemek
act in (a certain) manner f. tutum sergilemek
adopt a manner f. tavır sergilemek
act in (a certain) manner f. tavır sergilemek
adopt an official manner f. işi resmiyete dökmek
adopt an official manner f. resmiyete dökmek
work in a coordinated manner f. koordinasyonlu bir biçimde çalışmak
act in a shameless manner f. yüzsüzlük yapmak
interpret in the manner of f. şeklinde yorumlamak
do in certain manner f. belirli bir düzen içinde yapmak
behave in a relaxed manner f. rahat davranmak
be taken in the manner f. suçüstü yakalanmak
all manner of s. her çeşit
all manner of s. her türlü
in a manly manner zf. adamsı
by all manner of means zf. her halde
in a slapdash manner zf. gelişigüzel
in an absolute manner zf. mutlak surette
in what manner zf. hangi şekilde
in a manner zf. muayyen bir tarzda
in a manner of speaking zf. sözgelişi
by no manner of means zf. hiçbir zaman
in a manner of speaking zf. bir manada
by no manner of means zf. hiçbir şekilde
by no manner of means zf. asla
in a friendly manner zf. dostça
in a manner zf. sanki
in a friendly manner zf. ahbapça
in like manner zf. aynı tarzda
in a manner zf. hayli
by no manner of means zf. katiyen
in a masculine manner zf. adamsı
in a slapdash manner zf. baştan savma
in a timely manner zf. vaktinde
in the manner zf. gibi
in a manner zf. bir manada
in a humanistic manner zf. insani açıdan
by all manner of means zf. her halukarda
in a manner of speaking zf. bir anlamda
in a manner zf. oldukça
in a manner of speaking zf. sözün gelişi
in a sequential manner zf. peş peşe gelecek şekilde
by all manner of means zf. muhakkak
in a friendly manner zf. arkadaşça
in a manner zf. güya
in what manner zf. herhangi bir şekilde
in the manner zf. şekilde
in a timely manner zf. zamanında
in a taxless manner zf. vergisiz olarak
in a fitting manner zf. gereğine uygun
in an upright manner zf. dik şekilde
in a safe manner zf. güvenli bir şekilde
in a stable manner zf. dengeli biçimde
in a balanced manner zf. dengeli biçimde
in an unrestricted manner zf. sınırlı olmadan
in a controlled manner zf. kontrollü şekilde
in a flexible manner zf. esnek biçimde
in a timely manner zf. vakitlice
in a suitable manner zf. yoluyla
in an uninfluenced manner zf. etkilenmeyerek
in an unaffected manner zf. etkilenmeyecek şekilde
in an unaffected manner zf. etkilenmeyerek
in an uninfluenced manner zf. etkilenmeyecek şekilde
in a controlled manner zf. kontrollü bir şekilde
in an unbiased manner zf. nesnel bir şekilde
in a comprehensive manner zf. ayrıntılı bir şekilde
in a detailed manner zf. ayrıntılı bir şekilde
in an unyielding manner zf. bıkmadan usanmadan
in an obstinate manner zf. bıkmadan usanmadan
in a high-handed manner zf. küstahça
in a high-handed manner zf. mağrur
in a high-handed manner zf. kibirli
in an all-inclusive manner zf. ayrıntılı bir şekilde
in a representative manner zf. temsili olarak
in an amicable manner zf. dostane yollarla
in this manner zf. bu biçimde
in this manner zf. bu tarzda
in a cynical manner zf. alayvari bir biçimde
in a sarcastic manner zf. alayvari bir biçimde
in an organised manner zf. örgütlü bir şekilde
in an organized manner zf. örgütlü bir şekilde
in a cynical manner zf. alayvari bir üslupla
in a sarcastic manner zf. alayvari bir üslupla
in a colloquial manner zf. amiyane tabirle
in any manner zf. herhangi bir şekilde
in a negative manner zf. olumsuz şekilde
in this manner zf. bu şekilde
in this manner zf. bu minvalde
in the same manner zf. aynı şekilde
in an effective manner zf. efektif biçimde
in an effective manner zf. etkili biçimde
in a widespread manner zf. yaygın bir şekilde
in a widespread manner zf. yaygın olarak