matures - Türkçe İngilizce Sözlük

matures

matures — Definition

Anlamı ve Tanımı:
olgun, olgunlaşmak
Okunuş (IPA):
(AmE /məˈtʃʊr/ – BrE /məˈtjʊə/)
Terim Türü:
Sıfat; Fiil: mature (matures – matured – maturing)
Fiziksel ya da zihinsel olarak gelişimini tamamlamış olmayı veya bu süreci tanımlayan sözcüktür. Latince maturus (“vaktinde, olgun”) kökünden evrilmiştir. Kişilik, ürün ve sistem anlatılarında denge ve yeterlilik düzeyini vurgular.
Eş Anlamlılar:
ripe, developed
Zıt Anlamlılar:
immature

"matures" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 65 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
mature s. olgun
They are emotionally mature parents who can handle this situation.
Onlar duygusal açıdan bu durumla başa çıkabilecek kadar olgun ebeveynlerdir.

More Sentences
Genel
mature f. olgunlaşmak
This seedling will mature into a beautiful weeping willow tree.
Bu fide olgunlaşarak güzel bir ağlayan söğüt ağacına dönüşecektir.

More Sentences
mature s. vadesi dolmuş
He cashed in mature bonds in his possession.
Elindeki vadesi dolmuş bonoları nakde çevirdi.

More Sentences
mature s. yetişkin
The following program is intended only for mature audiences.
Aşağıdaki program sadece yetişkin izleyiciler için hazırlanmıştır.

More Sentences
mature s. olgun
They are emotionally mature parents who can handle this situation.
Onlar duygusal açıdan bu durumla başa çıkabilecek kadar olgun ebeveynlerdir.

More Sentences
mature s. büyümüş
Tommy is mature enough to travel on his own.
Tommy kendi başına seyahat edebilecek kadar büyüdü.

More Sentences
mature s. olgunluk dönemine ait
Her mature work sold for over 2 million apiece.
Olgunluk dönemi eserlerinin tanesi 2 milyonun üzerinde satılmıştır.

More Sentences
mature s. dinlendirilmiş (şarap)
Our exclusive mature wines are highly sought-after.
Özel dinlendirilmiş şaraplarımız oldukça rağbet görüyor.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
mature f. vadesi dolmak
Bonds stop paying interest when they mature.
Tahviller vadeleri dolduğunda faiz ödemeyi durdurur.

More Sentences
Teknik
mature f. olgunlaşmak
This seedling will mature into a beautiful weeping willow tree.
Bu fide olgunlaşarak güzel bir ağlayan söğüt ağacına dönüşecektir.

More Sentences
mature s. olgun
They are emotionally mature parents who can handle this situation.
Onlar duygusal açıdan bu durumla başa çıkabilecek kadar olgun ebeveynlerdir.

More Sentences
Genel
mature i. iyi hazırlanmış (plan)
mature f. ermek
mature f. şarap dinlendirmek
mature f. pişmek
mature f. erginleşmek
mature f. dinlendirmek (şarap)
mature f. olgunlaştırmak
mature f. erişmek
mature f. pişirmek
mature f. olmak
mature f. tekamül etmek
mature f. tekemmül etmek
mature f. kemale ermek
mature f. tamamlamak
mature f. (perdahı) eriterek çömleğin üzerine dağıtmak
mature f. (çömlek) sağlamlaşana kadar pişmek
mature f. bitirmek
mature f. sonunu getirmek
mature s. yetişmiş
mature s. olmuş
mature s. kemale ermiş
mature s. erişkin
mature s. matür
mature s. vadesi gelmiş
mature s. tamamen
mature s. zom
mature s. tamam
mature s. ergin
mature s. reşit
mature s. eşek kadar
mature s. anaç
mature s. yetik
mature s. kamil
mature s. olgunlaşmış
mature s. dikkatli
mature s. detaylı
mature s. düşük fakat stabil büyüme hızına sahip
mature s. etraflıca değerlendirme içeren
mature s. etraflıca değerlendirmeye dayanan
mature s. tamamlanmış
mature s. tamamlanan
mature s. biten
mature s. artık fazla büyümeyen veya gelişmeyen (sektör, pazar veya ürün)
Ticaret/Ekonomi
mature f. muaccel olmak
mature f. muaccel kılmak
mature f. vadesi gelmek
mature s. vadesi gelmiş
Teknik
mature f. vadesi gelmek
Medikal
mature s. matur
Deniz Biyolojisi
mature s. erin
Coğrafya
mature s. akarsu erozyonu sebebiyle çok sayıda parçaya ayrıldığı için eğimli arazileri düzlüklerine baskın olan (topografi)
mature s. erozyon döngüsü gibi jeolojik etmenlerde meydana gelen değişimlerin maksimum etkililikte olduğu orta evreye ait
mature s. biçimsel olarak son gelişim evresinde gelmiş (akarsu veya yer şekli)
mature s. erozyon döngüsünün menderesler veya engebelerle karakterize edilen orta safhasında olan (nehir vadisi veya arazi)

"matures" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Konuşma Dili
matüre chook [australia] i.

"matures" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 70 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
mature valley i. olgun vadi
mature bone i. olgunlaşmış kemik
mature soil i. olgun toprak
mature man i. olgun erkek
mature woman i. olgun kadın
mature people i. olgun insanlar
grow mature f. olgunlaşmak
leave something to mature f. dinlenmeye bırakmak
be mature f. dünyayı anlamak
act mature f. olgun davranmak
behave in a mature way f. olgun davranmak
be mature f. olgun olmak
mature on f. de vadesi gelmek
seem/look mature f. olgun görünmek
like mature men f. olgun erkeklerden hoşlanmak
mature [obsolete] f. iltihaplanmak
mature [obsolete] f. irin akmak (yaradan)
mature [obsolete] f. cerahat toplamak (yara)
mature-looking s. olgun görünümlü
mature [obsolete] s. doğru zamanda gerçekleşen
mature [obsolete] s. zamanında meydana gelen
after mature consideration zf. düşünüp taşındıktan sonra
Deyim
a man of mature years i. yaşlı
a woman of mature years i. olgunluk çağında kadın
a man of mature years i. olgunluk çağında
a woman of mature years i. yaşını başını almış
a man of mature years i. yaşını başını almış
a woman of mature years f. yaşlı
of mature years s. olgunluk çağında
of mature years s. yaşlı
of mature years s. yaşını başını almış
on mature reflection zf. dikkatle değerlendirdikten sonra
on mature reflection zf. iyice ölçüp biçtikten sonra
on mature consideration zf. dikkatle değerlendirdikten sonra
on mature consideration zf. uzun uzadıya değerlendirdikten sonra
on mature consideration zf. iyice değerlendirdikten sonra
on mature reflection zf. uzun uzadıya değerlendirdikten sonra
on mature reflection zf. iyice değerlendirdikten sonra
on mature consideration zf. iyice ölçüp biçtikten sonra
Konuşma
you are very mature for your age expr. yaşına göre çok olgunsun
you are so mature for your age expr. yaşınıza göre çok olgunsunuz
you are so mature for your age expr. yaşına göre çok olgunsun
you are very mature for your age expr. yaşınıza göre çok olgunsunuz
Ticaret/Ekonomi
mature technology i. oturmuş teknoloji
mature economy i. olgun ekonomi
mature market i. olgun piyasa
mature market i. olgun pazar
mature brand i. olgun marka
Hukuk
mature credit i. muaccel alacak
mature debt i. muaccel borç
Siyasal
mature capitalism i. kapitalizmin olgunluk aşaması
mature europe i. gelişmiş olan avrupa
Teknik
mature soil i. olgun toprak
Bilgisayar
mature content i. yetişkin içeriği
mature content i. yetişkin içerik
Medikal
born mature i. miadında doğum
mature bone i. olgunlaşmış kemik
ovarian mature cystic teratoma i. overde matür kistik teratom
mature cystic teratoma i. matür kistik teratom
mature teratoma i. matür teratom
mature-onset diabetes i. insüline bağımlı olmayan diyabet
Biyoloji
mature oocyte i. olgun oosit
Deniz Biyolojisi
mature individuals i. olgun bireyler
Hayvancılık
mature camel i. ergin deve
Arıcılık
mature insect i. ergin böcek
Eğitim
mature student i. örgün öğretim yaşını geçmiş üniversite öğrencisi
Çevre
mature city i. olgun kent
Coğrafya
mature valley i. olgun koyak
mature valley i. olgun vadi
Jeoloji
immature to early-mature stage i. olgunlaşmamış-erken olgun seviye