oran - Türkçe İngilizce Sözlük

oran

"oran" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Coğrafya
oran i. missouri eyaletinde şehir
oran i. vahran (cezayir'deki bir şehir)
oran i. vahran
oran i. cezayir'de bir liman şehri

"oran" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 35 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
oran rate i.
They are lobbying for lower tax rates.
Daha düşük vergi oranlarına yönelik lobi faaliyeti yapıyorlar.

More Sentences
oran ratio i.
Women outnumber men in the ratio of five to one.
Kadınların sayısı erkeklerden beşte bir oranında fazladır.

More Sentences
oran proportion i.
The proportion of regular smokers have decreased.
Düzenli sigara içenlerin oranı azalmıştır.

More Sentences
Genel
oran incidence i.
There's still a high incidence of COVID-19 cases in the region.
Bölgede hâlâ yüksek oranda COVID-19 vakası görülüyor.

More Sentences
oran percentage i.
The percentage of girls in engineering has increased to 24% substantially.
Mühendislikte kızların oranı büyük ölçüde %24'e yükselmiştir.

More Sentences
oran proportion i.
The proportion of regular smokers have decreased.
Düzenli sigara içenlerin oranı azalmıştır.

More Sentences
oran ratio i.
Women outnumber men in the ratio of five to one.
Kadınların sayısı erkeklerden beşte bir oranında fazladır.

More Sentences
oran rate i.
They are lobbying for lower tax rates.
Daha düşük vergi oranlarına yönelik lobi faaliyeti yapıyorlar.

More Sentences
oran rating i.
Tom's approval rating is dropping.
Tom'un onaylanma oranı düşüyor.

More Sentences
oran percent i.
The percent of women in the sector has increased recently.
Son dönemde sektördeki kadınların oranı arttı.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
oran rate i.
They are lobbying for lower tax rates.
Daha düşük vergi oranlarına yönelik lobi faaliyeti yapıyorlar.

More Sentences
oran proportion i.
The proportion of regular smokers have decreased.
Düzenli sigara içenlerin oranı azalmıştır.

More Sentences
oran ratio i.
Women outnumber men in the ratio of five to one.
Kadınların sayısı erkeklerden beşte bir oranında fazladır.

More Sentences
Hukuk
oran rate i.
They are lobbying for lower tax rates.
Daha düşük vergi oranlarına yönelik lobi faaliyeti yapıyorlar.

More Sentences
Teknik
oran proportion i.
The proportion of regular smokers have decreased.
Düzenli sigara içenlerin oranı azalmıştır.

More Sentences
oran ratio i.
Women outnumber men in the ratio of five to one.
Kadınların sayısı erkeklerden beşte bir oranında fazladır.

More Sentences
Telekom
oran ratio i.
Women outnumber men in the ratio of five to one.
Kadınların sayısı erkeklerden beşte bir oranında fazladır.

More Sentences
oran rate i.
They are lobbying for lower tax rates.
Daha düşük vergi oranlarına yönelik lobi faaliyeti yapıyorlar.

More Sentences
Otomotiv
oran proportion i.
The proportion of regular smokers have decreased.
Düzenli sigara içenlerin oranı azalmıştır.

More Sentences
oran ratio i.
Women outnumber men in the ratio of five to one.
Kadınların sayısı erkeklerden beşte bir oranında fazladır.

More Sentences
Gıda
oran ratio i.
Women outnumber men in the ratio of five to one.
Kadınların sayısı erkeklerden beşte bir oranında fazladır.

More Sentences
Matematik
oran ratio i.
Women outnumber men in the ratio of five to one.
Kadınların sayısı erkeklerden beşte bir oranında fazladır.

More Sentences
İstatistik
oran ratio i.
Women outnumber men in the ratio of five to one.
Kadınların sayısı erkeklerden beşte bir oranında fazladır.

More Sentences
Genel
oran relation i.
oran estimate i.
oran quotient i.
oran measure i.
oran magnification i.
oran correlation i.
oran mixture i.
Ticaret/Ekonomi
oran margin i.
Hukuk
oran quorum i.
Bilgisayar
oran zoom expr.
oran zoom to expr.
Medikal
oran rate ratio i.

"oran" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
indirilmiş oran reduced rate i.
oran testi likeli ratio test i.
sabit oran steady pace i.
gözlem hattı oran fonksiyonu line of sight rate function i.
cari oran current ratio i.
indirimli oran reduced rate i.
yüksek oran high rate i.
eşdeğer oran equivalent ratio i.
eşeysel oran sex ratio i.
büyük oran stack i.
büyük oran mickle i.
büyük oran mint i.
büyük oran hatful i.
büyük oran muckle i.
büyük oran mass i.
büyük oran tidy sum i.
büyük oran mountain i.
büyük oran sight i.
büyük oran quite a little i.
büyük oran deal i.
büyük oran pile i.
büyük oran peck i.
büyük oran wad i.
büyük oran spate i.
büyük oran mess i.
büyük oran passel i.
büyük oran batch i.
büyük oran flock i.
büyük oran pot i.
oran gözetme yetkisi measure i.
hatalı oran miscorrelation i.
altın oran golden number i.
ekstra oran overrate i.
genel oran overall rate i.
yıllık eşdeğer oran aer (annual equivalent rate) i.
küçük oran scantling i.
çeyrek oran square [obsolete] i.
dörtte birlik oran square [obsolete] i.
(fiyat, oran) düşmek recede f.
sabit bir oran veya ölçeğe göre ücreti azaltmak scale wages f.
sabit bir oran veya ölçeğe göre borcu azaltmak scale a debt f.
(miktar, oran) tırmanmak leap f.
hava-yakıt oranı fazla oran rich s.
boyut, oran, kapsam veya güç bakımından önemsiz sayılan dwarf s.
sınırlandırılmış (faiz, oran) capped s.
-da.....-ı /-den....-ü/-nin haricinde/(oran olarak) out of ed.
oran anlamında kullanılan bir ön ek logo- ök.
yüzdelik oran percentage N.
Öbek Fiiller
(ses, miktar, oran) azaltmak ramp down f.
(fiyat, oran) inmek come down f.
(fiyat, oran) düşmek come down f.
(oran, değer) hızla inmek/düşmek spiral down f.
(oran, değer) çakılmak spiral down f.
(oran, değer) aniden düşmek/çakılmak spiral down f.
Konuşma Dili
düşük oran a low ebb i.
Ticaret/Ekonomi
yüzde oran percentage i.
oran analizi ratio analysis i.
mali oran financial ratio i.
cari oran working capital ratio i.
sabit oran peg i.
yıllık yüzde oran annual percentage rate i.
sabit oran fixed rate i.
taban oran floor i.
işe yeni girenlerle eski işçiler arasındaki oran accession rate i.
sermaye yeterlik oran capital adequacy ratio i.
düz artışlı oran proportional rate i.
finansal oran financial ratio i.
asgari oran minimum rate i.
sabit oran flat rate i.
doğal oran hipotezi natural rate hypothesis i.
spot oran spot rate i.
yıllık oran annual rate i.
ortalama oran average rate i.
temel oran basis rate i.
cari oran current ratio i.
negatif etken oran negative effective rate i.
makinenin bir saatlik çalışması başına düşen oran machine-hour rate i.
oran-duyarlı pasifler rate sentitive liabilities i.
mutabık kalınan oran agreed rate i.
cari oran current rate i.
marjinal oran marginal rate i.
standart oran standard rate i.
cari aktif ve cari pasif arasındaki oran working capital ratio i.
satış hasılatı ile masraflar arasındaki oran variable cost ratio i.
disponibilite oran cash ratio i.
kritik oran critical ratio i.
borçlular ile satışlar arasındaki oran debtors sales ratio i.
likit değerler ile kısa vadeli borçlar arasındaki oran acid test ratio i.
oran usulüne göre hazırlanmış vergiler percentage taxes i.
orantılı oran proportion rate i.
resmi döviz kurları arasındaki oran par of exchange i.
azalan oran degressive rate i.
senelik oran annual rate i.
temel oran basic rate i.
tespit edilen oran stated rate i.
belirtilen oran stated rate i.
deneysel oran experimental rate i.
oran şeması ratio chart i.
bir kredinin ilk verilişinde teklif edilen cazip oran teaser rate i.
baz oran base rate i.
azaltılmış oran reduced rate i.
rasyo (oran) analizi ratio analysis i.
artan oran increasing rate i.
londra bankalararası teklif edilen oran london interbank offered rate i.
temel oran riski basis risk i.
oran orantı ratio and proportion i.
güncel oran current rating i.
altın oran divine proportion i.
altın oran golden ratio i.
altın oran golden proportion i.
bileşik oran compound ratio i.
risksiz oran risk-free rate i.
vergiye esas olan oran miktarı ratal i.
borç servisi karşılama oran debt service coverage ratio (dscr) i.
temel oran headline rate i.
oran dahilinde prorata s.
oran üzerinden prorata s.
(vergide) oran ile ilgili ratal s.
oran üzerine prorata zf.
bileşik net yıllık oran cnar (compound net annual rate) kısalt.
Hukuk
artık oran surplus ratio i.
bilanço ile gelir arasındaki oran balance sheet ration i.
bilanço ile gelir arasındaki oran balance sheet revenue ratio i.
Siyasal
oran destek hibesi rsg (rate support grant) [uk] kısalt.
Sigortacılık
bir yıldan fazla süre için akdedilen hayat poliçesi dışındaki poliçe için geçerli olan indirimli oran term rate i.
Teknik
ortak oran common ratio i.
açısal oran angle factor i.
kompleks oran complex ratio i.
gerilme oran stress ratio i.
eksenel oran axial ratio i.
trigonometrik oran trigonometrical ratio i.
çapraz oran cross ratio i.
oran detektörü ratio detector i.
plağın kenarları arasındaki oran ratio of slab edge lengts i.
bazal metabolik oran basal metabolic rate i.
doğru oran direct proportion i.
ters oran inverse proportion i.
hava oran valfi control air fuel ratio i.
ağırlıkça oran percentage by weight i.
oran ağırlığı rate weight i.
uyumlu oran harmonic ratio i.
değişmez oran steady rate i.
hacimsel oran volume fraction i.
dönel mıktanıssal oran gyromagnetic ratio i.
belirgin oran characteristic ratio i.
matriksin süper iletkene olan hacimsel oran ölçümü matrix to superconductor volume ratio measurement i.
artık direnç oran ölçümü residual resistance ratio measurement i.
kuplajlı güç oran ölçümü coupled power ratio measurement i.
hava/gaz oran kontrolleri gas/air ratio controls i.
(kristalografide) temel eksenel oran parameter i.