pro- - Türkçe İngilizce Sözlük

pro-

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pro- — Definition

Anlamı ve Tanımı:
lehinde, yanlı
Okunuş (IPA):
(AmE /proʊ/ – BrE /prəʊ/)
Terim Türü:
Ön ek/Terim: pro-
Bir kavramın desteklendiğini gösteren ön eki tanımlayan terimdir. Latince pro köküne dayanır. Politik söylem, akademik sınıflandırma ve kavramsal karşıtlıklar kurarken kullanılır.
Eş Anlamlılar:
for
Zıt Anlamlılar:
anti-

"pro-" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pro- i. yanlısı
The report is more anti-religion than it is pro-woman.
Rapor kadın yanlısı olmaktan çok din karşıtıdır.

More Sentences
pro- ök. vekil
The vice president acted as the pro-tem speaker during the session.
Başkan yardımcısı oturum sırasında vekil konuşmacı olarak görev yaptı.

More Sentences
pro- ök. yanlısı
She was known for her pro-environment stance.
Kadın, çevre yanlısı duruşuyla tanınıyordu.

More Sentences
pro- i. taraftarı
pro- s. -in tarafını tutan
pro- ed. yerine
pro- ök. ileri
pro- ök. için
pro- ök. destekçisi
pro- ök. savunucusu
pro- ök. yanlı
pro- ök. lehinde
Medikal
pro- ök. pro

"pro-" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pro i. olumlu bir yan (bir meseleye ait)
quid pro quo i. karşılık (verilen bir şeye)
pro i. yararlı bir yan (bir meseleye ait)
pro i. taraftar
quid pro quo i. mukabele
pro i. profesyonel kimse
quid pro quo i. taviz
pro forma i. proforma fatura
pro i. yandaş
pro i. destekleyen fikir
pro i. lehte fikir
quid pro quo i. karşılık
pro i. bir meseleye ait yararlı bir yan
pro i. bir meseleye ait olumlu bir yan
pro i. taraflar
pro and anti i. yanlılar ve karşıtlar
pro-bono work i. kamu hayrına yapılan iş
protesters chanting pro-terrorist slogans i. terör örgütü lehine slogan atan göstericiler
pro-western i. batı taraftarı/destekçisi
pro-western i. batı sempatizanı
pro-environment message i. çevre yanlısı mesaj
pro-caliphate movement i. hilafetçilik hareketi
pro-arguments i. destekleyici argümanlar
pro-argument and counter argument i. destekleyici ve eleştirel argüman
pro-argument and counter argument i. destekleyici ve karşı argüman
pro-southern i. güneyli yaşama yancısı
pro i. uzman
pro i. usta
pro am i. yarı profesyonel
semi-pro i. yarı profesyonel
pro-am i. yarı profesyonel
pro i. profesyonel
pars pro toto i. bütünü temsil eden parça
pro s. profesyonel
pro s. lehte
pro s. yanında
pro s. yerine geçen
pro s. önceki
pro s. önce
pro s. ön
pro-life s. kürtaj karşıtı
pro bono s. karşılıksız yapılan
pro-change s. değişim yanlısı
pro-german s. alman yanlısı
pro-reform s. reform yanlısı
pro-sex s. seksi destekleyen
pro-sex s. seks yanlısı
pro-government campaign s. hükümet yanlısı kampanya
pro-caliphate s. hilafetçi
pro-caliphate s. halifeliğin sürdürülmesinden yana olan
pro-government s. hükümet yanlısı
pro-kurdish s. kürt yanlısı
pro forma zf. formalite icabı
pro tem zf. iğreti
pro zf. lehinde
pro rata zf. uygun olarak
pro rata zf. mütenasiben
pro rata zf. nispet olarak
pro and con zf. lehte ve aleyhte olarak
pro temp zf. geçici olarak
pro forma zf. geçici olarak
pro tempore zf. iğreti
pro and con zf. lehte ve aleyhte
pro rata zf. oranlı olarak
per pro curationem zf. namına
pro forma zf. şekle uyarak
pro rata zf. oranla
pro tem zf. geçici olarak
pro rata zf. nispetle
pro tempore zf. geçici olarak
per pro zf. namına
pro rata zf. oranlı (olarak)
pro ed. zarfında
pro ed. için
pro ed. yerinde
pro ök. vekil
pro ök. yanlısı
p.r.n. (pro re nata) kısalt. ihtiyaç oldukça
p.t. (pro tempore) kısalt. geçici
p.r.n. (pro re nata) kısalt. gerekirse
p.r.n. (pro re nata) kısalt. duruma göre
Atasözü
when the going gets weird, the weird turn pro dünya tuhaflaştıkça tuhaf olanlar öne çıkar
when the going gets weird, the weird turn pro dünya değişip garipleştiğinde önceden normal standartların dışında olanlar başarılı olma şansı yakalar
Konuşma Dili
pro tip i. uzman taktiği
pro tip i. profesyonel tavsiye
pro tip i. uzman tavsiyesi
president pro tem i. senato başkanlığına vekaleten başkanlık eden geçici senatör
president pro tem i. geçici dönem başkanı
unus pro omnibus, omnes pro uno expr. birimiz hepimiz için hepimiz birimiz için
pro hac vice expr. bu defaya mahsus
every con has a pro expr. her şerde bir hayır vardır
Deyim
turn pro f. belirli bir spor dalında profesyonelleşmek
Konuşma
I can go pro if I stick with it expr. üstüne düşersem profesyonel olabilirim
Ticaret/Ekonomi
pro forma invoice i. proforma fatura
pro rota i. eşitliği sağlayarak
pro forma balance sheet i. ön bilanço
pro forma invoice i. ön fatura
pro forma i. proforma
pro rata sharing i. orantılı paylaşım
pro forma statement i. tahmini bilanço
pro forma invoice i. geçici fatura
pro rata basis i. oransal esas
quid pro quo i. karşılık
pro forma balance sheet i. tahmini bilanço
pro forma working capital statement i. proforma işletme sermayesi ayarlaması
pro forma working capital value i. proforma işletme sermayesi değeri
unaudited interim pro forma transaction balance sheet i. denetlenmemiş ara proforma işlem bilançosu
quid pro quo i. bedel
pro-trade production effect i. ticareti artırıcı üretim etkisi
pro-trade consumption effect i. ticareti artırıcı tüketim etkisi
pro-trade production effect i. ticarete yönelik üretim etkisi
pro-trade biased growth i. ticareti artırıcı yönlü büyüme
pro-trade consumption effect i. ticarete yönelik tüketim etkisi
ultra-pro-trade-biased growth i. aşırı ticareti artırıcı yönlü büyüme
pro forma account i. proforma hesap
pro forma balance sheet i. proforma bilanço
pro forma bill i. proforma senet
pro forma statement i. fiktif bilanço
pro-forma invoice i. pro-forma fatura
pro forma invoice i. proforma
pro forma account i. kesin olmayan hesap
pro forma statement i. tahmini beyan
pro forma balance sheet i. proforma bilançosu
pro forma balance sheet i. geçici bilanço
pro rata temporis i. müddetle mütenasip
pro-competition policy i. rekabettten yanlısı politika
pro rata rule i. orantılı olma kuralı
pro forma i. proforma/taslak
pro-labor i. emekçi yanlısı
special pro-rate agreement i. özel prorasyon anlaşması
pro-rata basis i. kıst usulü
pro rata temporis i. kıst usulü
pro rata temporis i. kıst-el-yevm
pro-rata share i. garame payı
pro-poor growth i. yoksullara yönelik büyüme
pro forma s. geçici
pro forma s. ihzari
pro rata temporis s. sürelerle oranlı
pro-labor s. işçi yanlısı
pro-union s. sendika yanlısı
pro rota zf. oransal olarak
pro forma zf. biçimsel olarak
pro rata zf. orantılı olarak
pro rata zf. oranlı olarak
pro forma zf. geçici olarak
per pro ed. vekaleten imzaya yetkili olarak
pro and con expr. lehinde ve aleyhinde
pro rata basis expr. oransal esasa göre
pro forma expr. öngörülen
pro rota expr. belirli bir oranda