soyut - Türkçe İngilizce Sözlük

soyut

"soyut" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 35 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
soyut intangible s.
Strengths are the tangible and intangible advantages your business has at its disposal.
Güçlü yönler, işletmenizin elinde bulunan somut ve soyut avantajlardır.

More Sentences
soyut abstract s.
Public support is important, and nobody gets excited about an abstract idea such as biodiversity.
Kamuoyu desteği önemlidir ve biyolojik çeşitlilik gibi soyut bir fikir kimseyi heyecanlandırmaz.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
soyut abstract s.
Public support is important, and nobody gets excited about an abstract idea such as biodiversity.
Kamuoyu desteği önemlidir ve biyolojik çeşitlilik gibi soyut bir fikir kimseyi heyecanlandırmaz.

More Sentences
Hukuk
soyut abstract s.
Public support is important, and nobody gets excited about an abstract idea such as biodiversity.
Kamuoyu desteği önemlidir ve biyolojik çeşitlilik gibi soyut bir fikir kimseyi heyecanlandırmaz.

More Sentences
Teknik
soyut abstract s.
Public support is important, and nobody gets excited about an abstract idea such as biodiversity.
Kamuoyu desteği önemlidir ve biyolojik çeşitlilik gibi soyut bir fikir kimseyi heyecanlandırmaz.

More Sentences
Dilbilim
soyut abstract s.
Public support is important, and nobody gets excited about an abstract idea such as biodiversity.
Kamuoyu desteği önemlidir ve biyolojik çeşitlilik gibi soyut bir fikir kimseyi heyecanlandırmaz.

More Sentences
Genel
soyut discrete s.
soyut academic s.
soyut transcendental s.
soyut notional s.
soyut nonphysical s.
soyut nonrepresentational s.
soyut pure s.
soyut non-physical s.
soyut non-representational s.
soyut nonphysical s.
soyut notionate s.
soyut inconcrete s.
soyut fleshless s.
soyut phantom s.
soyut phantomlike s.
soyut phaseless s.
soyut presentative s.
soyut stratospheric s.
soyut stratospherical s.
soyut supernatural s.
soyut supersensory s.
soyut supersensual s.
soyut surreal s.
soyut surrealist s.
soyut phantomlike zf.
Teknik
soyut nonfigurative s.
Felsefe
soyut suprasensible s.
Sanat
soyut nonobjective s.
Eski Kullanım
soyut untangible s.

"soyut" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
soyut cebir abstract algebra i.
soyut görüş abstract idea i.
soyut düşünüş philosophy i.
soyut ekspresyonizm abstract expressionism i.
şey (soyut) thing i.
alan (soyut olarak) purview i.
soyut varlıklar intangibles i.
soyut matematik abstract mathematics i.
soyut düşünce abstract i.
soyut kavram abstraction i.
soyut sanat eseri abstraction i.
soyut algı abstract perception i.
soyut sanat eseri abstract i.
soyut ad abstract noun i.
soyut isim abstract noun i.
soyut resim abstract painting i.
soyut sanat abstract art i.
soyut yapıt abstract i.
soyut kavram abstract concept i.
soyut sınıflandırma abstract characterization i.
soyut dünya abstract world i.
soyut plan abstract plan i.
soyut ve somut kavramlar abstract and concrete terms/concepts i.
soyut çalışmalar abstract works i.
soyut terim abstraction i.
soyut olma durumu incorporeity i.
soyut olma durumu incorporeality i.
soyut veri/bilgi soft data i.
soyut şey abstract entity i.
soyut kavramlar abstract terms i.
soyut birim abstract unit i.
soyut varlık abstract entity i.
soyut bilgi theory i.
soyut fikir an abstract idea i.
soyut düşünce meta i.
soyut engel boyg i.
soyut düşman boyg i.
soyut resim idol i.
soyut görüntü idol i.
soyut biçim idol i.
soyut bir mevhumun kendini gösterme biçimi clothing i.
soyut yasalar yerine somut olguları konu edinen doğa bilimi concrete science i.
soyut olanın somuta dönüştürülmesi pragmatisation i.
soyut olanın somuta dönüştürülmesi pragmatization i.
soyut görüntü shadow i.
soyut görünüm shadow i.
soyut resim shadow i.
soyut alan stratosphere i.
soyut varlık subsistent i.
soyut varlık substantial i.
(soyut varlığa ait) dıştan görünenler superficies i.
zarar vermek (soyut bir şeye) make inroads on f.
kokmak (soyut bir şey) smack of f.
(soyut bir şeyle) etrafını sarmak enwrap f.
soyut veya sonuçsuz tartışmalardan sonra somut bir sonuca ulaşmak ground f.
(soyut bir şeyi) dağıtarak yok etmek drive f.
yarı soyut semiabstract s.
soyut-inşacı abstract-constructive s.
aşırı soyut overabstract s.
soyut, tekrarlayan ve evrensel olaylarla ilgili nomothetic s.
soyut, tekrarlayan ve evrensel olaylarla ilgili nomothetical s.
tamamen soyut quodlibetic s.
soyut düşünceyi gösteren meta s.
soyut düşünce ile ilgili meta s.
çok soyut high s.
soyut hale gelmiş moot s.
soyut düşünen long-haired s.
soyut güce sahip dynamic s.
soyut enerjisi bulunan dynamic s.
soyut kavramların soyut tasvirlerine ait concretistic s.
soyut kavramların soyut tasvirleri ile ilişkili concretistic s.
soyut bir varlığı andıran phantomish s.
soyut bir varlığı andıran phantomy s.
soyut bir varlığa benzeyen phantomlike s.
(hareketsiz nesne veya soyut nesne) kişileştirilmiş personified s.
soyut olarak abstractly zf.
soyut olarak discretely zf.
soyut olarak notionally zf.
soyut olarak abstractly zf.
soyut bir şekilde abstractively zf.
soyut bir şekilde untangibly zf.
(soyut bir şeyle) yavaş yavaş etrafını saracak şekilde in zf.
soyut bir şekilde incontiguously zf.
soyut bir varlığa benzeyen phantomlike zf.
ardında (soyut anlamda) ahind ed.
sıfatlardan soyut isimler türetmeye yarayan bir son ek -mony snk.
sıfatlardan soyut isimler türetmeye yarayan bir son ek -mony snk.
soyut varlık anlamı veren son ek -oma snk.
soyut varlık anlamı veren son ek -ome snk.
İfadeler
bir şeyi veya birini çekici yapan anlatması güç soyut nitelik je ne sais quoi expr.
Atasözü
sağduyulu/gerçekçi çözümler soyut teorilerden her zaman daha yararlıdır an ounce of common sense is worth a pound of theory
sağduyulu/gerçekçi çözümler soyut teorilerden her zaman daha yararlıdır ounce of common sense is worth a pound of theory
Konuşma Dili
bir kişi, bir yer veya bir şeyden yayıldığı düşünülen soyut ve değiştirilebilir güç energy i.
fazla soyut far out s.
Deyim
askerlikte kadınların yükselmesinin önündeki soyut engel/bariyer brass ceiling i.
orduda kadınların rütbe alarak ilerlemesine karşı soyut engel brass ceiling i.
işyerinde asya kökenlilerin yükselmesine karşı soyut engel bamboo ceiling i.
Ticaret/Ekonomi
soyut alacak abstract claim i.
soyut düşünme yeteneği gerektiren beceriler conceptual skill i.
soyut kavramları görebilme ve anlayabilme cognitive skills i.
soyut uluslararası ticaret teorisi pure theory of international trade i.
soyut yatırım intangible investment i.
erkek bireylerin baskın olduğu işletmelerde kadın çalışanların ilerlemesine olanak sağlamayan soyut bir engel glass ceiling effect i.
Hukuk
soyut norm denetimi abstract review of norms i.
soyut borç ikrarı abstract acknowledgement of debt i.
Sanayi
işe alımda adayların soyut becerileri soft skills i.
Teknik
soyut simge abstract symbol i.
soyut söz dizimi ağacı abstract syntax tree i.
soyut sözdizim ağacı abstract syntax tree i.
soyut bilim pure science i.
Bilgisayar
soyut veri tipleri  abstract data types  i.
özel soyut sınıf private abstract class i.
soyut makinelerin hesaplama ve problem çözme becerisini inceleyen çalışma alanı automata theory i.
soyut verilere dayanan soft s.
soyut veriler kullanan soft s.
Bilişim
soyut sözdizim ağacı abstract syntax tree i.
soyut veri türü abstract data type i.
soyut sözdizim abstract syntax i.
soyut bilgisayar abstract machine i.
soyut simge abstract symbol i.
Telekom
soyut deney dizisi ve kismi protokol uygulama ekstra bilgisi abstract test suite and partial protocol implementation extra information i.
soyut veri türü abstract data type i.
soyut veri tipi abstract data type i.
Mekanik
mekaniğin soyut prensiplerinin insan hayatına uygulanması applied mechanics i.
Mimarlık
soyut tasarımlı karo seramik yol pointal i.
soyut tasarımlı karo seramik yol pointel i.
Psikoloji
soyut kavramlaştırma abstract conceptualization i.
soyut düşünme abstract thinking i.
soyut kimlikler abstract identifications i.
soyut modelleme abstract modeling i.
soyut zeka abstract intelligence i.
soyut algılar abstract perceptions i.
soyut fikir abstract idea i.
soyut akıl yürütme abstract reasoning i.
soyut tutum abstract attitude i.
soyut kavram abstract concept i.
sonuç çıkarmaya yardımcı olan soyut faktör cognitive factor i.
Matematik
soyut uzay abstract space i.
soyut sayı abstract number i.
soyut cebir abstract algebra i.
soyut matematik abstract mathematics i.
soyut matematik pure mathematics i.
soyut harmonik analiz abstract harmonic analysis i.
soyut sayılar abstract numbers i.
(soyut cebirde) cismin karakteristiği characteristic i.
motor becerilerini geliştirmek ve özellikle matematikteki soyut kavramları anlayabilmek için elle hareket ettirmek veya düzenlemek üzere tasarlanmış çeşitli nesneler manipulative i.
soyut matematiğin bir dalı moonshine i.
soyut cebirde tamsayıların soyutlaması ring i.
homolojik cebir ve geometride genelleme yapmayı sağlayan soyut bir yapı gerbe i.
(soyut cebirde) halka yapısında çarpıma göre etkisiz eleman one i.