emin - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

emin



Bedeutungen von dem Begriff "emin" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 38 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
emin sure adj.
General
emin bailee n.
emin fiduciary n.
emin responsible adj.
emin stanch adj.
emin assured adj.
emin certain adj.
emin trusty adj.
emin cocksure adj.
emin clear adj.
emin unerring adj.
emin positive adj.
emin good adj.
emin confidential adj.
emin deliberate adj.
emin confident adj.
emin straight adj.
emin firm adj.
emin unfaltering adj.
emin reliable adj.
emin proof adj.
emin sanguine adj.
emin sanguineous adj.
emin staunch adj.
emin secure adj.
emin trustworthy adj.
emin convinced adj.
emin decided adj.
Idioms
emin in the bag
Trade/Economic
emin trustworthy
emin sound
emin secure
emin bailee
emin depositary
Law
emin bailee
emin custodian
Technical
emin safe
emin sure

Bedeutungen, die der Begriff "emin" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 246 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
emin olmak ensure v.
emin olmak make sure v.
kendinden emin confident adj.
General
emin bir şekilde ileri sürmek aver v.
kendinden emin olmak be sure of oneself v.
emin olmamak doubt v.
emin olmak be sure v.
emin olmak know one's own mind v.
emin olmak insure v.
ileri sürmek (emin bir şekilde) assert v.
emin olmak rest assured v.
emin olmak be certain v.
emin olmamak not to be sure v.
emin bir yere gizlemek stash v.
birisinin parası olup olmadığından emin olmak see the color of someone's money v.
emin olmak feel certain v.
emin olmak (bir şey hakkında) tell v.
emin olmak be positive of v.
emin olmak için gerekeni yapmak make sure v.
kendinden emin bir şekilde hızla yürümek sweep v.
emin olmak be positive about v.
emin olmak be advised v.
kendinden emin bir şekilde hışımla yürümek sweep v.
emin adımlarla ilerlemek take firm steps forward v.
emin olmak check on v.
emin olmak be sure of v.
bir şeyden emin olmak be positive of v.
bir şeyden emin olmak be positive about v.
-den emin olmak be sure about v.
doğru olup olmadığından emin olmak make sure of v.
emin olmamak be unsure v.
doğruluğundan emin olmak make certain of v.
emin ellerde olmak be in safe hands v.
emin olmak know for certain v.
emin olmak know for sure v.
emin olmak assure oneself v.
emin hissetmek feel sure v.
emin olmak (bir şey hakkında) be sure of/about v.
-den emin olmak make sure of v.
adı gibi emin olmak know for certain v.
kendinden emin bir havası olmak have an air of confidence v.
emin adımlarla yürümek take firm steps forward v.
hemen hemen emin olmak all but certain v.
-den emin sure of n.
emin olma sureness n.
çok emin olma cocksureness n.
kendinden emin olma cockiness n.
yedi emin fiduciary n.
emin adımlar confident steps n.
emin adımlar firm steps n.
bir şeyden emin olma certitude n.
emin adım firm step n.
emin adım confident step n.
emin giriş safe entry n.
kendinden emin ifade confident expression n.
kendinden emin olma durumu self-assuredness n.
rahat ve kendinden emin suave adj.
çabuk ve kendinden emin crisp adj.
kendinden çok emin presumptuous adj.
kendinden çok emin presuming adj.
kendinden emin assured adj.
emin olmayan uncertain adj.
emin olmayan unconvinced adj.
kendinden çok emin overconfident adj.
fazla emin overconfident adj.
kendinden çok emin mining adj.
kendinden fazla emin overweening adj.
-den emin certain of adj.
kendinden fazla emin cocksure adj.
kendinden çok emin cocksure adj.
-den emin confident of adj.
en emin safest adj.
gayet emin cocksure adj.
kendinden emin confident adj.
kendinden çok emin cocky adj.
emin yerde out of harm's way adj.
kendinden çok emin milling adj.
emin ellerde safe adj.
en emin securest adj.
emin olmayan unsafe adj.
kendinden emin self-assured adj.
kendinden çok emin self-assertive adj.
emin olmayan unsure adj.
kendinden emin assertive adj.
kendinden emin bullish adj.
oldukça emin quite sure adj.
güvenli ve emin safe and secure adj.
emin bir şekilde positively adv.
emin olarak crousely adv.
emin olarak confidently adv.
emin adımlarla emphatically adv.
emin olarak positively adv.
emin olarak magnetically adv.
emin ellerde in safe hands adv.
kendinden emin bir şekilde cocksurely adv.
kendinde çok emin bir halde presumptuously adv.
kendinde çok emin bir halde presumingly adv.
emin olarak rightly adv.
kendinden çok emin militarily adv.
kendinden çok emin bir şekilde overconfidently adv.
emin olarak surely adv.
kendinden emin bir şekilde self-assuredly adv.
emin biçimde fastly adv.
Phrasals
bir işin yapılıp yapılmadığından emin olmak için sözkonusu kişiyle irtibat halinde olmak follow up with somebody
Phrases
doğruluğundan emin olmayarak with all reserve
emin olun make sure that
Colloquial
kesinlikle emin olmak bet one's boots on
emin olmak bet one's boots on
emin olmak make sure of
başarıdan emin olmak have it made
sonucundan emin olunmayan girişim a leap in the dark
emin olmak make certain
emin olmak make sure
hakkında emin olmak be clear about
-den emin olmak see to it that
emin olabilirsin! make no bones about it!
emin değilim not sure
bir şeyin yapıldığından emin olmak see that something is done
bir şeyin yapıldığından emin olmak see to it that something is done
birinin iyi olduğundan emin olmak make sure someone is all right
emin olabilirsin! make no mistake about it!
etrafta kimsenin olmadığından emin ol make sure there's nobody around
emin değilim can't rightly say
bilemeyeceğim emin değilim can't say as I do (can't say as i don't)
emin olmak için for good measure
Idioms
(emin olmak için) kitaba bakmak look up
emin olmamak have doubts about
kendinden emin biçimde dimdik bolt upright
tümüyle emin olmak get the record straight
çok emin olmak feel it in one's bones
tümüyle emin olmak put the record straight
tümüyle emin olmak set the record straight
tümüyle emin olmak keep the record straight
emin eller safe hands
(bir şeyin olacağından) emin olmak feel something in one's bones
emin olabilirsin! you can bet your bottom dollar
emin olabilirsin! you bet your bottom dollar
yavaş ama emin adımlarla slow but sure
yavaş ama emin adımlarla slowly but surely
çok emin olmak bet one's life
çok emin olmak bet one's bottom dollar
emin ellerde in good hands
göz önünde olduğundan emin olmak keep someone in sight
hızla ve emin swift and sure
o kadar emin olmazdım i wouldn't bet on it
o kadar emin olmazdım i wouldn't count on it
kendinden emin olmak be secure in one's skin
kendinden emin olmak comfortable in one's skin
hakkında emin olunamayan şey gray area
hakkında emin olunamayan şey grey area
bir şeyin doğru olduğunu düşünmek ama emin olmamak have sneaking suspicion
(bir şeyi yaptığından) emin olmak make it a point to (do something)
Speaking
emin misin? are you positive?
emin misin are you sure
işin doğru yapıldığından emin ol dot your i's and cross your t's
ondan emin ol be sure of that
bundan emin ol be sure of that
kesinlikle emin olabilirsin you can bet your life on
emin olabilirsin you'd better believe it
emin olun ki be sure that
emin değilim I am not sure
emin değilim I'm not sure
emin olabilirsin you better believe it
emin olabilirsin! you bet your sweet life!
emin olabilirsin! you bet your life!
emin olabilirsin! you bet your boots!
emin olabilirsin! you bet your bippy!
emin olabilirsin! you bet your sweet bippy!
nasıl bu kadar emin olabiliyorsun? how can you be so sure?
emin olabilirsin you can bet your life
bunun iyi bir fikir olduğuna emin misin? are you sure that's a good idea
emin değilim I doubt that
emin olabilirsin you can bet your bottom dollar
emin olabilirsin you bet
emin değilim I doubt it
emin olabilirsin don't you know it!
çok emin olma don't be too sure
çok emin olma don't be so sure
iyi olduğuna emin misin? are you sure you're all right?
sana güvenebileceğimden emin olmam lazım i have to be sure that i can trust you
ne yapmamız gerektiğinden tam olarak emin değilim i'm not really sure what we're supposed to be doing
bunu yapmak istediğine emin misin? are you sure you want to do this?
emin olabilirsin you can bet the farm on
iyi olduğundan emin misin? you sure you're all right?
tamir edemeyeceğinden emin misin? are you sure you can't fix it?
temiz olduklarından emin olmalıyız we have to make sure they're clean
aynı gece olduğundan emin misin? are you sure it was the same night?
artık emin ellerde she's in good hands now
iyi olduğuna emin misin? are you sure you're okay?
bunun iyi bir fikir olduğuna emin misin? are you sure this is a good idea?
bundan emin misin? are you sure about this?
emin misin? are you sure?
bunu yapmak istediğinizden emin misin? are you sure you wanna do this?
bunu yapmak istediğinizden emin misin? are you sure you want to do this?
bunu yapmak istediğinizden emin misiniz? are you sure you wanna do this?
bunu yapmak istediğinizden emin misiniz? are you sure you want to do this?
emin değilim i can't rightly say
emin ellerdesin you're in good hands
doğru anladığımdan emin değilim i am not sure if i understand correctly
doğru anladığımdan emin değilim i am not sure if i understood correctly
(dediğin yerin) burası olduğuna emin misin? are you sure this is the place?
sadece iyi olduğundan emin olmak istedim i just wanted to make sure you were all right
sen olduğundan emin olmak istedim just want to make sure it's you
bundan tam olarak emin değilim i am not so sure about that
gelmemin sorun olmayacağından emin misin? are you sure it's okay that i come?
emin olamamak can't be sure
emin olun be assured
emin olun please rest assured!
bunun iyi bir fikir olduğundan emin değilim i'm not sure this is such a great idea
iyi olduğunuza emin misiniz? are you sure you're okay?
emin olmalıyım I need to know for sure
pek emin değilim I'm not really sure
bu görev için doğru kişi olup olmadığından emin değilim I don't know if you are the right person for this position
emin olabilirsiniz you can be sure
bu adama güvenebileceğine %100 emin misin? are you 100% sure you can trust this guy?
bundan emin misin? are you sure about that?
henüz emin değilim I'm not sure yet
kapıyı açık bırakmadığından emin ol make sure you don't leave the door open
emin olabilirsin I'll tell you that
hiçbir şeyden emin değilim i'm not sure of anything
anladığımdan emin değilim i’m not sure that i understand
Slang
emin olabilirsin you bet your sweet ass
emin olabilirsin you bet your ass
emin ol ki you bet your ass
emin ol ki you bet your sweet ass
bahse girecek kadar emin olmak make book on
Trade/Economic
yeddi emin gratuitous bailee
emin yatırım safe investment
emin istif safe stowage
yed-i emin fonu trust fund
yedi emin sözleşmesi escrow agreement
yed-i emin sözleşmesi escrow agreement
Law
üçüncü kişiye yeddi emin olarak bırakılan şey escrow
yed-i emin depository
Technical
emin olmak make sure
emin olmak make certain
emin olmak assure
emin olmak verify
Computer
emin misiniz? are you sure?
Marine
emin rıhtım safe berth
emin liman safe port
Philosophy
varıığından emin olmadan kabul ettiğimiz şey noumenon
Military
emin depolama sahası vault storage space
emin saha safe area
Hunting
namlu ve mekanizmaların sağlamlığından emin olmak için yapılan yüksek şarjlı deneme atışı proof
Latin
yavaş ama emin adımlarla tarde sed tute