fashioned - Türkisch Englisch Wörterbuch

fashioned

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen von dem Begriff "fashioned" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 4 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
fashioned adj. moda
fashioned adj. elle şekil verilmiş
fashioned adj. sanatsal şekilde yapılmış
fashioned adj. güzel tasarlanmış

Bedeutungen, die der Begriff "fashioned" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
old-fashioned doctrine n. eskimiş doktrin
old-fashioned doctrine n. modası geçmiş doktrin
hebete (old-fashioned) n. gerizekalı
hebete (old-fashioned) n. salak
hebete (old-fashioned) n. aptal
calendar [old-fashioned] n. günlük
calendar [old-fashioned] n. program
calliature [old-fashioned] n. tropik boya ağacı
caliatour [old-fashioned] n. tropik boya ağacı
calendar [old-fashioned] n. emsal
calendar [old-fashioned] n. rehber
calorist [old-fashioned] n. kalori teorisine inanan kimse
calorist [old-fashioned] n. ısının maddi bir madde olduğuna inanan kimse
tapstry [old-fashioned] n. pub
tapstry [old-fashioned] n. bar
addition [old-fashioned] n. ünvan
carbuncle [old-fashioned] n. yuvarlak kırmızı renkli mücevher
old fashioned n. viski, apsent, su ve şeker ile hazırlanan bir kokteyl
old-fashioned n. kalın tabanlı, geniş ağızlı ve 7-8 ons hacimli kısa ve geniş bir bardak
old-fashioned n. viski, apsent, su ve meyve ile hazırlanan bir kokteyl
old-fashioned n. kalın tabanlı, geniş ağızlı ve 7-8 ons hacimli kısa ve geniş bir bardak
be old-fashioned v. eski moda olmak
be old-fashioned v. modası geçmiş olmak
become old-fashioned v. modası geçmek
become old fashioned v. köhnemek
calver [old-fashioned] v. balığı henüz canlı iken kesip hazırlamak
tarre [old fashioned] v. kışkırtmak
tarre [old fashioned] v. galeyana getirmek
old fashioned adj. modası geçmiş
old-fashioned adj. dar kafalı
old-fashioned adj. nuh nebi'den kalma
old-fashioned adj. eski
new-fashioned adj. modern
new-fashioned adj. yeni moda
old-fashioned adj. çağdışı
old-fashioned adj. eski kafalı
old-fashioned adj. eski moda
fully fashioned adj. bedeni sımsıkı saran
old-fashioned adj. modası geçmiş
old-fashioned adj. demode
old fashioned adj. demode
old fashioned adj. eski moda
well-fashioned adj. hoş
well-fashioned adj. güzel hazırlanmış
well-fashioned adj. güzel düzenlenmiş
old-fashioned adj. modern olmayan
old-fashioned adj. eskiden kalma
callid [old-fashioned] adj. sinsi
calver [old-fashioned] adj. yeni yakalanmış
callid [old-fashioned] adj. kurnaz
ragmatical [old-fashioned] adj. vahşi
ragmatical [old-fashioned] adj. huzur bozan
ragmatical [old-fashioned] adj. gürültücü
ragmatical [old-fashioned] adj. kaba
ragmatical [old-fashioned] adj. zorba
ragmatical [old-fashioned] adj. yabani
ragmatical [old-fashioned] adj. kargaşalık çıkaran
old-fashioned adj. antika
old-fashioned adj. geçmişle ilgili
old-fashioned [dialect] [uk] adj. bilgiç
old-fashioned adj. geçmişe özgü
old-fashioned adj. nostaljik
old-fashioned [dialect] [uk] adj. çok bilmiş
old-fashioned adj. geçmişe ait
old-fashioned [dialect] [uk] adj. bilgili
old-fashioned adj. klasik
old-fashioned [dialect] [uk] adj. olgun
old-fashioned [dialect] [uk] adj. akıllı
old-fashioned adj. eskiyi anımsatan
old-fashioned adj. geçmişi anımsatan
old-fashioned [dialect] [uk] adj. zeki
old-fashioned adj. eskimiş
old-fashioned [dialect] [uk] adj. alim
old-fashioned [dialect] [uk] adj. akıllı
old-fashioned [dialect] [uk] adj. çok bilmiş
old-fashioned [dialect] [uk] adj. olgun
old-fashioned [dialect] [scotland/uk] adj. yaşına göre yaşlı
old-fashioned adj. kuşkulu
old-fashioned adj. eski giyim tarzını benimseyen
old-fashioned adj. antik
old-fashioned adj. tutucu
old-fashioned adj. şüpheli
old-fashioned adj. çağdışı
old-fashioned adj. uygun görmeyen
old-fashioned adj. muhafazakar
old-fashioned adj. eski moda tarzını benimseyen
old-fashioned adj. beğenmeyen
old-fashioned [dialect] [uk] adj. alim
old-fashioned adj. kullanılmayan
old-fashioned [dialect] [uk] adj. bilgili
old-fashioned adj. tarihi geçmiş
old-fashioned [dialect] [scotland/uk] adj. yaşına göre büyük
old-fashioned adj. eskiden kalma
old-fashioned [dialect] [uk] adj. zeki
old-fashioned adj. eski davranış tarzını kullanan
old-fashioned [dialect] [uk] adv. sorgulayarak
old-fashioned adv. modası geçmiş bir şekilde
old-fashioned adv. antika bir şekilde
old-fashioned adv. demode bir şekilde
old-fashioned [dialect] [uk] adv. bilmiş bir şekilde
old-fashioned [dialect] [uk] adv. bilmiş bir şekilde
old-fashioned adv. demode bir şekilde
old-fashioned adv. modası geçmiş bir şekilde
old-fashioned adv. antika bir şekilde
old-fashioned [dialect] [uk] adv. sorgulayarak
Phrasals
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. demir almak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. yola çıkmak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. nutuk çekmek
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. yola koyulmak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. bir su taşıtıyla yola çıkmak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. bir planı, projeyi, girişimi sunmak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. sözlü sesleniş yapmak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. konuşma yapmak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. su üzerinde yol almaya başlamak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. bir planı, projeyi, girişimi başlatmak
launch forth upon (something) [old-fashioned] v. demeç vermek
fetch away [old-fashioned] v. gidip/gelip almak
fetch away [old-fashioned] v. alıp götürmek
lay (something) before (someone or something) [old-fashioned] v. (bir konuyu, durumu, meseleyi birine/bir şeye) taşımak
lay for (someone or something) [old-fashioned] v. (birini/bir şeyi) pusuda beklemek
lay (something) before (someone or something) [old-fashioned] v. (birine/bir şeye bir şey) sunmak
lay (something) before (someone or something) [old-fashioned] v. (bir konuyu, durumu, meseleyi birinin/bir şeyin) önüne getirmek
lay for (someone or something) [old-fashioned] v. (birine/bir şeye) pusu kurmak
look upon (someone or something) [old-fashioned] v. (birine/bir şeye) itibar göstermek
look upon (someone or something) [old-fashioned] v. (birini/bir şeyi bir şey) olarak görmek
look upon (someone or something) [old-fashioned] v. (birini/bir şeyi) seyretmek
look upon (someone or something) [old-fashioned] v. (birini/bir şeyi) saymak/takdir etmek
look upon (someone or something) [old-fashioned] v. (birine/bir şeye) bakmak
look upon (someone or something) [old-fashioned] v. (birine/bir şeye) saygıyla bakmak
splinter up [old-fashioned] v. atelle sarmak/bağlamak
splinter up [old-fashioned] v. atelle desteklemek
sunder out (someone or something) [old-fashioned] v. (birini/bir şeyi) tecrit etmek
sunder out (someone or something) [old-fashioned] v. (birini/bir şeyi) ayırmak
trespass upon (something) [old-fashioned] v. (özel hayatı/alanı) ihlal etmek
Phrases
the biter gets bit [old-fashioned] [brit] expr. eden bulur
the biter gets bit [old-fashioned] [brit] expr. ettiğini bulma
the biter gets bit [old-fashioned] [brit] expr. kimsenin yaptığı yanına kar kalmaz
the biter gets bit [old-fashioned] [brit] expr. eden bulur inleyen ölür
the biter gets bit [old-fashioned] [brit] expr. kimsenin ahı kimsede kalmaz
ever yours [old-fashioned] expr. her zaman senin olan
ever yours [old-fashioned] expr. daima/her zaman seninim
ever yours [old-fashioned] expr. daima senin olan
in the train of (someone) [old-fashioned] expr. (birinin) hemen arkasından
in the train of (someone) [old-fashioned] expr. (birinin) arkasında
in the train of (someone) [old-fashioned] expr. (birinin) peşi sıra
in the train of (someone) [old-fashioned] expr. (birinin) peşinden
in the train of (someone) [old-fashioned] expr. (birinin) arkasından
in the train of (someone) [old-fashioned] expr. (birinin) peşinde
Colloquial
a roll jack rice couldn't jump over [old-fashioned] [australia] n. çuval dolusu para
a roll jack rice couldn't jump over [old-fashioned] [australia] n. tonla para