neredeyse - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

neredeyse



Bedeutungen von dem Begriff "neredeyse" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 29 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
neredeyse nearly adv.
neredeyse almost adv.
General
neredeyse most adv.
neredeyse all but adv.
neredeyse almost adv.
neredeyse about adv.
neredeyse before long adv.
neredeyse next adv.
neredeyse virtually adv.
neredeyse pretty much adv.
neredeyse well-nigh adv.
neredeyse near adv.
neredeyse just adv.
neredeyse practically adv.
neredeyse pretty well adv.
neredeyse long before adv.
neredeyse soon adv.
neredeyse good adv.
neredeyse at any moment adv.
neredeyse scarcely adv.
neredeyse as good as adv.
neredeyse within an ace of prep.
Colloquial
neredeyse just this side of something
neredeyse on the point of
neredeyse more or less
Idioms
neredeyse might nigh
neredeyse mighty nigh
Technical
neredeyse nearly
Textile
neredeyse about

Bedeutungen, die der Begriff "neredeyse" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 92 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
(bir şeyi) neredeyse yapacak olmak come close v.
neredeyse ağlamak almost cry v.
neredeyse ağlamak about to cry v.
neredeyse ağlamak be close to tears v.
neredeyse düşmek half-fall v.
neredeyse unutmak nearly forget v.
neredeyse unutmak almost forget v.
neredeyse zil takıp oynamak have a fit v.
neredeyse/yaklaşık (bir şeyle) aynı/benzer olmak come close v.
bir ağacın büyümesinin yavaşladığı veya neredeyse durma noktasına geldiği ve kereste olarak ticari değerini kaybetmeye başladığı evre overmature n.
neredeyse kontrolden çıkmak üzere ve çok yayılmış olan salgın hastalık pandemic n.
öğrencilerin neredeyse yarısı nearly half of the students n.
toplumun neredeyse yarısı nearly half of society n.
neredeyse bütünü almost whole adj.
neredeyse her most every adj.
neredeyse her almost every adj.
neredeyse tamamı almost whole adj.
her neredeyse wheresoever adv.
neredeyse 3 yıl önce almost 3 years ago adv.
neredeyse bir asırdır for almost a century adv.
neredeyse bir yüzyıldır for almost a century adv.
neredeyse hep almost always adv.
neredeyse hepsi almost all adv.
neredeyse her yer almost everywhere adv.
neredeyse her zaman almost always adv.
neredeyse hiç hardly adv.
neredeyse hiç hardly ever adv.
neredeyse kesin in all likelihood adv.
neredeyse on yıldır for nearly a decade adv.
neredeyse tamamen almost wholly adv.
neredeyse tamamı almost all adv.
Phrases
londralıların neredeyse beşte biri almost one in five londoners
neredeyse hepsi nearly all of (them)
neredeyse hiç next to nothing
neredeyse hiç hardly any
neredeyse hiç little to no
neredeyse hiç biri hardly any of (them)
neredeyse imkansız next to impossible
Proverb
sevdiklerin neredeyse yuvan/vatanın orasıdır home is where the heart is
Colloquial
akşam yemeği neredeyse hazır dinner's almost ready
geçen ay neredeyse her gün yağmur yağdı last month it rained almost every day
neredeyse her gün almost every day
neredeyse her şey almost everything
neredeyse hiç once in a blue moon
neredeyse hiç nowhere near
neredeyse hiç almost never
neredeyse olacaktı close but no cigar
neredeyse tamamen pretty well
neredeyse tamamen almost completely
neredeyse tamamen pretty much
neredeyse tamamı in large part
neredeyse tamamı in good part
Idioms
(neredeyse) ağlayacak noktaya/hale gelmek be close to tears
(neredeyse) bir asır/asırlarca sürmek go on for an age
(neredeyse) bir asır/asırlarca sürmek go on for ages
(sevinçten/heyecandan) neredeyse kalbi durmak have one's heart stand still
(şaşkınlığından vb) neredeyse koltuktan düşmek nearly fall off one's chair
bir şeyi neredeyse yapacak olmak come within a whisker of something
birini çok/neredeyse ölene kadar gıdıklamak tickle someone to death
birşeyi neredeyse yok saymak give something short shrift
neredeyse çiğ çiğ yedi did everything he could 'cept eat us
neredeyse imkansız all but impossible
neredeyse seslenme mesafesinde within shouting distance
neredeyse seslenme mesafesinde within hailing distance
neredeyse seslenme mesafesinde within calling distance
neredeyse yapmak come within an inch of doing something
neredeyse yok saymak give short shrift to somebody
sevinçten neredeyse kalbi durmak be thrilled to bits
sevinçten neredeyse kalbi durmak be thrilled to pieces
sonucu artık belli olacak biçimde neredeyse bitmiş it's all over bar the shouting
sonucu artık belli olacak biçimde neredeyse bitmiş all over bar the shouting
sonucu artık belli olacak biçimde neredeyse bitmiş all over but the shouting
Speaking
bu neredeyse bir ay önceydi that was almost a month ago
neredeyse aynılar they're almost identical
neredeyse geldik we're almost there
neredeyse gitme zamanı it's almost time to go
neredeyse hazırım i am almost ready
neredeyse hazırım i am nearly ready
neredeyse hazırız we're nearly ready
neredeyse kanacaktım you could have fooled me
neredeyse kırmızıda geçiyordun you almost ran the light
neredeyse küçük dilimi yutacaktım! you could have knocked me over with a feather!
neredeyse küçük dilimi yutacaktım! you could have knocked me down with a feather!
neredeyse ölene kadar dayak yedi he was almost beaten to death
neredeyse ölümün eşiğinden döndün you came very close to dying yourself
neredeyse ölüyordum i almost died
neredeyse unutuyordum i almost forgot
neredeyse unutuyordum I nearly forgot
seni neredeyse tanıyamıyordum i almost didn't recognize you
yemek neredeyse hazır dinner's almost ready
Informatics
neredeyse insan almost human
Environment
iucn tarafından tehlike altında, neredeyse tehlike altında ya da yetersiz veri olarak sınıflandırılmış türler species of global conservation concern, i.e. classified as globally threatened, near threatened or data deficient in the IUCN Red List