polish - Türkisch Englisch Wörterbuch

polish

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen von dem Begriff "polish" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 76 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
polish n. polonyalı
It is scarcely Polish farmers who are buying up Dutch land.
Hollanda topraklarını satın alanların Polonyalı çiftçiler olduğu söylenemez.

More Sentences
polish n. polonyaca
I'm learning Hungarian and Polish on Duolingo.
Ben Duolingo'da Macarca ve Polonyaca öğreniyorum.

More Sentences
polish n. cila
May I use the shoe polish?
Ayakkabı cilasını kullanabilir miyim?

More Sentences
polish v. parlatmak
James would probably want to polish his resume a little green.
James muhtemelen özgeçmişini biraz çevrecilik sosuyla parlatmak isteyecektir.

More Sentences
polish v. cilalamak
This machine is used for polishing all kinds of metal.
Bu makine, her türden metalin cilalanması için kullanılır.

More Sentences
polish n. polonya dili
polish n. Lehçe
General
polish n. leh
For today’s debate we have interpretation into three of the new languages, that is, Polish, Hungarian and Czech.
Bugünkü tartışmada üç yeni dile, yani Lehçe, Macarca ve Çekçe'ye tercümeler yaptık.

More Sentences
polish n. polonya
Last Friday, in the Polish press room, this was very clear.
Geçtiğimiz Cuma günü Polonya basın odasında bu çok açıktı.

More Sentences
polish n. cila
May I use the shoe polish?
Ayakkabı cilasını kullanabilir miyim?

More Sentences
polish v. boyamak (ayakkabı)
Tom got Mary to polish his shoes.
Tom, Mary'ye ayakkabılarını boyattı.

More Sentences
polish v. cilalamak
This machine is used for polishing all kinds of metal.
Bu makine, her türden metalin cilalanması için kullanılır.

More Sentences
Technical
polish n. cila
May I use the shoe polish?
Ayakkabı cilasını kullanabilir miyim?

More Sentences
polish v. cilalamak
This machine is used for polishing all kinds of metal.
Bu makine, her türden metalin cilalanması için kullanılır.

More Sentences
polish v. parlatmak
James would probably want to polish his resume a little green.
James muhtemelen özgeçmişini biraz çevrecilik sosuyla parlatmak isteyecektir.

More Sentences
Textile
polish v. parlatmak
James would probably want to polish his resume a little green.
James muhtemelen özgeçmişini biraz çevrecilik sosuyla parlatmak isteyecektir.

More Sentences
Automotive
polish n. cila
May I use the shoe polish?
Ayakkabı cilasını kullanabilir miyim?

More Sentences
polish v. parlatmak
James would probably want to polish his resume a little green.
James muhtemelen özgeçmişini biraz çevrecilik sosuyla parlatmak isteyecektir.

More Sentences
General
polish n. nezaket
polish n. kibarlık
polish n. terbiye
polish n. boya (ayakkabı)
polish n. açkı
polish n. polca
polish n. polonya'ya özgü
polish n. parlaklık
polish n. zarafet
polish n. lehli
polish n. incelik
polish n. kundura boyası
polish n. cilalama
polish n. perdah
polish n. ayakkabı boyası
polish n. boya
polish n. lak
polish n. parlak
polish n. cilalı yüzey
polish n. vemik
polish n. kalın tabanlı bağcıklı bir ayakkabı türü
polish v. boyamak
polish v. düzeltmek
polish v. cila vurmak
polish v. terbiye etmek
polish v. cilalanmak
polish v. ruganlamak
polish v. süslemek
polish v. parlamak
polish v. silmek
polish v. perdahlamak
polish v. perdah yapmak
polish v. perdah etmek
polish v. perdah vurmak
polish v. yumuşatmak
polish v. kibarlaştırmak
polish v. asilleştirmek
polish v. asalet kazandırmak
polish v. kültür aşılamak
polish v. pürüzsüzleşmek
polish adj. polonya'ya ait
polish adj. polonya'ya özgü
polish adj. polonya ile ilgili
polish adj. polonyalılara ait
polish adj. polonyalılar ile ilgili
polish adj. polonyalılara özgü
Technical
polish n. kabuğu çıkarılmış pirinç
Chemistry
polish n. perdah
polish n. parlatma
Zoology
polish n. polonya tavşanı
polish n. oldukça küçük beyaz tavşanlardan oluşan bir tavşan ırkı
Linguistics
polish adj. lehçeye ait
polish adj. lehçeye özgü
polish adj. lehçe ile ilgili
Archaic
polish v. (mecazen) törpülemek
polish v. haline getirmek
Ornithology
polish n. polonya tavuğu
polish n. v şeklinde ibiği olan avrupa'ya özgü evcil bir tavuk ırkı

Bedeutungen, die der Begriff "polish" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
polish language n. leh dili
nail polish n. oje
polish literature n. polonya edebiyatı
fingernail polish n. oje
spit and polish n. temizlik
nail polish remover n. oje çıkarıcı
nail polish n. tırnak boyası
floor polish n. döşeme cilası
nail polish n. tırnak cilası
shoe polish n. ayakkabı boyası
polish zloty n. polonya zlotisi
polish americans n. polonya asıllı amerikalılar
polish fiction n. polonya romanı
polish poetry n. polonya şiiri
wood polish n. ahşap cilası
wood polish n. ahşap cila
brilliant polish n. parlak cila
polish plumber n. polonyalı muslukçu
cracking nail polish n. çatlak oje
cracked nail polish n. çatlak oje
nail polish remover n. aseton
stove polish n. siyah soba cilası
stove polish n. siyah soba boyası
polish up v. düzeltmek
polish off v. bir çırpıda temizlemek
give a polish v. cilalamak
polish off v. çabucak bitirmek (işi)
polish off v. bitirmek
polish off v. üstesinden gelmek
polish off v. halletmek
polish off v. sıyırmak
polish off v. silip süpürmek
polish off v. işini bitirmek
polish up v. iyice parlatmak
apply nail polish v. oje sürmek
apply polish v. cilalamak
remove nail polish v. oje silmek
polish off v. silip süpürmek (yemeği)
polish up v. çalışarak ilerletmek
give a polish v. parlatmak
polish nail v. tırnağını ojelemek
polish nail v. tırnak ojelemek
polish one's fingernails v. tırnaklarını boyamak
polish one's fingernail v. tırnağını boyamak
apple-polish v. yaltaklanmak
apple-polish v. dalkavukluk etmek
apple-polish v. yağ çekmek
polish (up) v. rafine hale getirmek
polish (up) v. tamamlamak
polish (up) v. kusursuzlaştırmak
polish off v. pürüzsüzleştirmek
polish off v. cilalayarak düzeltmek
polish (up) v. geliştirmek
polish off v. törpülemek
polish (up) v. ilerletmek
polish-born adj. polonya doğumlu
polish-born adj. polonya'da doğmuş
polish-born adj. polonyalı
Phrasals
polish off v. tamamlamak
polish off v. üstesinden gelmek
polish off v. halletmek
polish off v. bitirmek
polish off v. sonuçlandırmak
polish up v. daha iyi duruma getirmek
polish off v. silip süpürmek
polish off v. rakibi mahvetmek
polish off v. çabucak elden çıkarmak
polish off v. aceleyle bitirmek
polish off v. hızlıca tüketmek
Proverb
you can't polish a turd itin kuyruğu kalıba konmakla doğrulmaz
you can't polish a turd eşeğe altın semer vursalar yine eşektir
you can't polish a turd domuzun kuyruğunu kes, yine domuz
you can't polish a turd eşeğe altın semer de vursan eşek yine eşektir
Idioms
spit and polish n. düzen
nail polish on a hangnail n. dışını parlatma
nail polish on a hangnail n. kusurları örtmeye/sorunları çözmeye yetmeyen yüzeysel değişiklikler
nail polish on a hangnail n. üstünkörü düzeltme
nail polish on a hangnail n. makyajlama
nail polish on a hangnail n. cilalama
nail polish on a hangnail n. sağını solunu yenileme
nail polish on a hangnail n. yüzeysel değişiklik
polish off v. silip süpürmek
polish off v. canını almak
polish off v. gebertmek
polish off v. öldürmek
polish off v. eşekler cennetine göndermek
polish off v. tahtalı köye göndermek
polish off v. galip gelmek
polish off v. herkesi silip süpürmek
polish off v. üstün gelmek
polish the apple v. yağ yakmak
polish the apple v. göklere çıkarmak
polish the apple v. övmek
polish the apple v. pohpohlamak
polish the apple v. kompliman yapmak
polish the apple v. yağ çekmek
to a polish adv. pürüzsüz ve parlak bir yüzeye sahip olana kadar
spit and polish expr. düzenlilik
nail polish on a hangnail expr. bir şeyin yalnızca dış görünüşünü düzeltmek hiçbir şeyi değiştirmez
nail polish on a hangnail expr. eşeğe altın semer vursalar eşek yine eşektir
Trade/Economic
polish monetary unit n. polonya para birimi
Politics
polish jew/jewish n. polonya musevisi
polish jew/jewish n. polonya yahudisi
polish jewish n. polonya yahudisi
polish jewish n. polonya musevisi
polish-lithuanian union n. polonya-litvanya birliği
Technical
polish layer n. parlatıcı katmanı
reverse polish notation n. ters polonyalı yazımı
polish layer n. cila katmanı
wax polish n. pasta cila
polish notation n. polonyalı gösterimi
polish layer n. cila tabakası
polish notation n. polonyalı yazımı
bone polish n. kemik cilası
french polish n. gomalak cilası
french polish n. ispirtolu cila
polish grind n. son perdah
polish grind n. parlatma silmesi
wax polish n. mum cilası
floor polish n. döşeme cilası
polish etch n. parlatmalı dağlama
beeswax polish n. balmumu cilası
french polish n. mobilyalarda yağ ve gomalak ile elde edilen parlak yüzey
french polish n. yağ ve gomalak kullanarak mobilyalara verilen pürüzsüz ve cilalı görünüm
french polish shellac n. alkolde çözünmüş gomalaktan oluşan bir ahşap verniği
Computer
polish notation n. öntakı simgelemi
polish notation n. polonyalı yazımı
polish notation n. polanyalı gösterimi
reverse-polish notation n. ters polanyalı yazımı
Informatics
reverse polish notation n. son-takı gösterimi
Construction
first polish n. astar cila
finishing polish n. son kat cila
floor polish n. döşeme cilası
Furniture
furniture polish n. mobilya cilası
french-polish n. yağ ve gomalak kullanarak mobilyalara verilen pürüzsüz ve cilalı görünüm
french-polish n. mobilyalarda yağ ve gomalak ile elde edilen parlak yüzey
french-polish v. gomalak cilası ile cilalamak
french-polish v. gomalak cilası yapmak
Automotive
car polish n. araba cilası
automobile polish n. araba cilası
car polish n. otomobil cilası
automobile polish n. otomobil cilası
Medical
polish plait n. taranmayan saçların düzeltilemeyecek ölçüde karışarak keçeleştiği tıbbi bir sorun
Gastronomy
a kind of dessert unique to polish cuisine n. ponçik
a pastry traditional to polish cuisine n. ponçik
Zoology
polish lowland sheepdog n. polonya'ya özgü uzun ve kalın tüylü bir köpek ırkı
polish lowland sheepdog n. valee çoban köpeği
Agriculture
polish wheat n. polonya buğdayı
Geography
polish corridor n. danzig koridoru
polish corridor n. i. ve ii. dünya savaşlarında polonya'da yer alan bir bölge