row - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

row

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "row" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 52 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
row n. sıra
row n. dizi
General
row v. gürültülü bir şekilde kavga etmek
row v. kavgaya karışmak
row v. kıyameti koparmak
row v. sözlü olarak kavga etmek
row v. sandalla gezdirmek
row v. kürekle donatmak
row v. münakaşa etmek
row v. kürek çekmek
row v. kürekle yürütmek
row n. kürek çekme
row n. ağız dalaşı
row n. gürültü
row n. çıngar
row n. evlerin hiza çizgisi
row n. sıralı evleri olan sokak
row n. hırgür
row n. patırtı
row n. sıra evler
row n. hır
row n. tartışma
row n. sandal gezisi
row n. kargaşa
row n. gürültülü kavga
row n. sıra evleri olan sokak
row n. kavga
row n. şamata
row n. ağız kavgası
row n. arbede
row n. atışma
row n. sandal gezintisi
row n. tabur
row n. maraza
row n. dizi
row n. sıra
row adj. saf
Colloquial
row n. ağız dalaşı
row n. gürültü
row n. tartışma
Technical
row v. kürek çekmek
row n. dizi
row n. sıra
row yataç
Computer
row n. dizeç
row n. satırlar
row n. sıra satır
Marine
row v. kürek çekmek
Medical
row n. dizi
row n. satır
Math
row n. satır
Chemistry
row n. satır

Bedeutungen, die der Begriff "row" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 347 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
have a row v. ağız kavgası etmek
have a row with v. tartışmak
make a row v. kıyameti koparmak
have a row v. tartışmak
arrange in a row v. dizmek
kick up a row v. kıyameti koparmak
arrange in a row v. dizilemek
have a row with v. kavga etmek
kick up a row v. gürültü çıkarmak
kick up a row v. çıngar çıkarmak
have a row with v. atışmak
kick up a row v. karışıklık çıkarmak
raise a hell of a row v. kızılca kıyameti koparmak
kick up a row v. patırtı çıkarmak
have a row v. ağız dalaşı yapmak
make a row v. çıngar çıkarmak
row against the tide v. güçlüklere karşı çabalamak
kick up a row v. hır çıkarmak
row against the tide v. akıntıya karşı kürek çekmek
kick up a row v. kavga çıkarmak
kick up a row v. yeri göğü inletmek
kick up a row (about something) v. kavga çıkarmak
kick up a row v. gürültü yapmak
kick up a row (about something) v. mesele çıkarmak
kick up a row v. ortalığı birbirine katmak
row a boat v. kürek ile yürütmek (sandalı vb)
win five games in a row v. peş peşe beş maç kazanmak
win five games in a row v. arka arkaya beş maç kazanmak
be champion three years in a row v. üç sene üst üste şampiyon olmak
tow-row v. gürültü yapmak
tow-row v. patırtı çıkarmak
row housing n. bitişik düzen
row crop n. çapa ürünü
death row n. ölüm hücresi
row houses n. sıraevler
five in a row n. beşi bir arada
first row n. birinci sıra
tough row to hoe n. çetin ceviz
hard row to hoe n. çetin ceviz
row-crop tractor n. çapa traktörü
row house n. şehir evi
row pitch n. satır aralığı
front row n. ön sıra
row z n. (gösteri salonunda/stadyumda) en arkadaki/üstteki sıra
frow (front row) n. defileleri izlemek için ön sırada bulunan en prestijli ve arzu edilen koltukların bulunduğu alan
back row n. arka sıra
back row n. rugby'de iki takımın sekiz oyuncusunun birbirine kenetlenmesi sırasında arka bölümdeki uç oyuncuları
tow-row n. patırtı
tow-row n. gürültü
in the row state adj. sıralı
in the row state adj. bir sırada
row upon row adj. bir sürü
row upon row adv. alay alay
two in a row adv. ikisi bir arada
twice in a row adv. art arda iki kez
in a row adv. art arda
two years in a row adv. iki yıl arka arkaya
two years in a row adv. iki sene üst üste
two years in a row adv. iki yıl üst üste
four years in a row adv. dört yıl üst üste
in a row adv. ardı ardına
in a row adv. üst üste
those on the back row pron. arka sıradakiler
a good row clears the air expr. iyi bir kavga havayı yumuşatır.
Phrasals
row over v. kürek yarışında rakibini geçip yarışı kazanmak
row over v. kürek çekerek geçip gitmek
Phrases
on the front row expr. ön sırada
at the front row expr. ön sırada
row after row expr. sıra sıra
Colloquial
be in the back row v. arka sırada olmak
skid-row bum n. ipsiz sapsız
skid-row bum n. evsiz barksız
skid-row bum n. yersiz yurtsuz
skid-row bum n. derbeder
skid-row bum n. berduş
skid-row bum n. başıboş
skid-row bum n. serseri
skid-row bum n. evsiz
skid-row bum n. dilenci
skid-row bum n. ipi kırık
skid-row bum n. ipsiz
skid-row bum n. it kopuk
skid-row bum n. alkolik
skid-row bum n. müptela
skid-row bum n. sefil
skid-row bum n. bağımlı
skid-row bum n. ayyaş
skid-row bum n. düşkün
skid-row bum n. beş parasız
skid-row bum n. meteliksiz
skid-row bum n. sefalet/yoksulluk içinde kimse
three years in a row üç yıl üst üste
three years in a row üç sene üst üste
three years in a row üç sene arka arkaya
three years in a row üç yıl arka arkaya
Idioms
hoe one's row v. kendi payına düşeni yapmak
be caught up in a row with v. arası açılmak
be caught up in a row with v. bozuşmak
row in the same boat v. bir kazanda kaynamak
have a row with someone about something v. birisiyle bir konu hakkında tartışmak
get one's ducks in a row v. deveyi düze çıkarmak
have one's ducks in a row v. deveyi düze çıkarmak
kick up a row v. hır çıkarmak
kick up a fuss/row/stink v. hır çıkarmak
have one's ducks in a row v. hazırlıklarını tamamlamak
get one's ducks in a row v. hazırlıklarını tamamlamak
get one's ducks in a row v. işini yoluna koymak
have ducks in a row v. işleri düzenlemek
get one's ducks in a row v. işleri muntazamca yapmak
get one's ducks in a row v. işlerini yoluna koymak
have one's ducks in a row v. işleri nizam içinde yürütmek
get one's ducks in a row v. işleri düzenlemek
have one's ducks in a row v. işlerini yoluna koymak
get one's ducks in a row v. işleri nizam içinde yürütmek
have ducks in a row v. işleri muntazamca yapmak
have one's ducks in a row v. işleri düzenlemek
have ducks in a row v. işleri nizam içinde yürütmek
have one's ducks in a row v. işleri muntazamca yapmak
hoe one's own row v. kendi işine bakmak
kick up a row v. kavga çıkarmak
kick up a fuss/row/stink v. olay çıkarmak
kick up a row v. kıyameti koparmak
kick up a row v. olay çıkarmak
be caught up in a row with v. külahları değişmek
be caught up in a row with v. kavga etmek
kick up a fuss/row/stink v. kıyameti koparmak
kick up a row v. mesele çıkarmak
kick up a row v. rahatsızlık yaratmak
kick up a row v. sorun çıkarmak
be caught up in a row with v. tartışmak
a long row to hoe n. zorlu bir süreç
hard row to hoe n. çetin ceviz
tough row to hoe n. çetin ceviz
a tough row to hoe üstesinden gelinmesi zor durum
a hard row to hoe üstesinden gelinmesi zor durum
hard row to hoe zor görev
tough row to hoe zor görev
a hard/tough row to hoe üstesinden gelinmesi zor durum
a hard/tough row to hoe zor/güç durum
Slang
kick up a row v. karşı çıkmak
fish row n. cezaevine yeni gelmiş mahkumların tutulduğu bölüm
skid row n. şehrin batak bölgesi
skid row varoş
Law
death row inmates n. idam mahkumları
Politics
deepening political row n. Derinleşen Politik Anlaşmazlık
diplomatic row n. diplomatik anlaşmazlık
Technical
one row of sliver cans n. band hazırlama
single row self-aligning roller bearing n. bir sıra oynak makaralı rulmanlı yatak
single row self-aligning roller bearing n. bir sıra oynak makaralı rulman
double row labyrinth seal n. çift sıra labirent keçe
double-row radial engine n. çift sıra radyal motor
double row n. çift sıra
double row bearings n. çift sıralı rulmanlı yataklar
double row ball bearing n. çift sıra bilyalı yatak
double-row ball bearing n. çift sıralı bilyalı yatak
rotating blade row n. hareketli kanat kademesi
moving blade row n. hareketli kanat kademesi
double row-self aligning ball bearings n. iki/çift sıralı, kendinden hizalı bilyalı yataklar
two-row velocity stage n. iki sıralı hız kademesi
double row-self aligning ball bearings n. iki sıra bilyalı oynak yataklar
row binary n. ikili sayı sırası
binary row n. ikili satın
blade row n. kanat sırası
blade row n. kanat kademesi
card row n. kart satırı
row of spikes n. kirpiparmaklık
row of piles n. kazık sırası
pile row n. kazık sırası
row of struts n. payanda sırası
row rank n. satır kertesi
row parity check n. satır boyu eşlik denetimi
row matrix n. satır matris
stationary blade row n. sabit kanat sırası
binary row n. satır delgili kart
row pitch n. satır aralığı
single row connector with non-removable ribbon cable contact n. sabit şerit kablo kontaklı tek sıralı konektör
row-stone n. sıra taşlı (kuyumculuk)
row spacing n. sıra arası
inter-row mowing unit n. sıra-arası çayır biçme ünitesi
split row planter n. sıralı mibzer
single row grouting n. tek sıralı enjeksiyon
single-row turbine n. tek basamaklı türbin
single-row velocity stage n. tek basamaklı hız kademesi
single row ball bearing n. tek sıralı bilyalı yatak
double-row adj. çift sıra
double row adj. çift sıralı
multi-row adj. çok sıralı
single-row adj. tek sıralı
reversing blade row yönlendirme kademesi
Computer
bottom row n. alt satır
header row n. başlık satırı var
crl row id n. crl satır kimliği
variable-size row matrix n. değişken boyutlu satır dizeyi
matrix row spacing n. dizey satır aralaması
minimum row height n. en az satır yüksekliği
equal row heights n. eşit satır yükseklikleri
row binary n. ikili sayı sırası
binary row n. ikili satırı
first row n. ilk satır
card row n. kart satırı
row-level locking n. kayıt seviyesinde kilitleme
macro row n. makro satırı
previous row n. önceki satır
row height n. satır yüksekliği
row height n. satır yüksekliği
row boundary n. satır sınırı
row height n. satır yükseklik
row height rule n. satır yüksekliği kuralı
row by row n. satır satır
binary row n. satır delgili kart
row grand total n. satır genel toplamı
row header n. satır başlığı
start of row n. satır başlangıcı
row range n. satır aralığı
error in row n. satırda hata
row height n. satır yüksekliği
end of row mark n. satır sonu imi
row direction n. satır yönü
row input cell n. satır girdi hücresi
end of row n. satır sonu
row height n. satır genişliği
row properties n. satır özellikleri
row heading n. satır başlığı
row pitch n. satır aralığı
row width n. satır genişliği
row area n. satır alanı
row limit n. satır sınırı
row column n. satır sütun
row headers n. satır başlıkları
row input cell n. satır giriş hücresi
row totals n. satır toplamları
row alignment n. satır hizalama
error in row n. satırında hata
row source n. satır kaynağı
row and column headings n. satır ve sütun başlıkları
row differences n. satır farklılıkları
row insert n. satır ekleme
row type n. satır türü
row truncation n. satır kesilmesi
row labels n. satır etiketleri
fields per row n. satır başına düşen alan
row auto-insert n. satır otomatik ekleme
delete row n. satır silmeyi
row spacing n. satır aralığı
row source type n. satır kaynak türü
row drop area n. satır bırakma alanı
number across row n. satırdaki sayı
row & column headings n. satır ve sütun başlıkları
row and column headers n. satır sütun başlıkları
last row n. son satır
next row n. sonraki satır
column row n. sütun satır
entire row n. tüm satır
odd row stripes n. tek numaralı satır şeritleri
entire row n. tüm satırı
table row n. tablo satırı
multi row adj. çok satırlı
omit row name if same expr. aynı ise satır adını gözardı et
insert paste row expr. araya satır yapıştır
omit row name if same row expr. aynı satırsa satır adını geç
no header row expr. başlık satırı yok
multiple cell row expr. çok hücreli satır
first row contains field names expr. ilk satır alan adları içerir
first row contains expr. ilk satır içeriği
categories x values in first row expr. kategoriler x değeri ilk satırda
use row and column names expr. satır ve sütun adlarını kullan
exclude row expr. satırı dışla
print row & column headings expr. satır ve sütun başlıklarını bas
add row field expr. satır alanı ekle
hide row expr. satır gizle
exclude row expr. satır dışla
include row expr. satır içer
delete row expr. satır sil
series names in first row expr. seri adları ilk satırda
exclude row/col expr. satır/sütun dışla
include row/col expr. satır/sütun içer
row height must be between 0 and 409 expr. satır yüksekliği 0 ile 409 arasında olmalıdır
row for expr. satır için
display row expr. sıra görüntüle
by row expr. satıra göre
series names y labels in first row expr. seri adları y etiketleri ilk satırda
print row and column headings expr. satır ve sütun başlıklarını bas
add row expr. satır ekle
select row expr. satır seç
move to row expr. satıra taşı
row headings expr. satır başlıkları olarak
delete entire row expr. tüm satırı sil
start import at row veri alma başlangıç satırı
top row üst satır
deal next row yeni sırayı dağıt
field names in header row üstbilgi satırındaki alan adları
header row üstbilgi satırı var
header row üstbilgi satırı
new row or col yeni satır veya sütun
no header row üstbilgi satırı yok
Informatics
row rank n. matrisin satır kertesi
row matrix n. satır matris
Textile
double row n. çift dizi
single row n. tek dizi
Construction
row of spikes n. duvar kirpisi
column row n. kolon sırası
row houses n. sıraevler
row of bricks n. tuğla sırası
Automotive
multi-row chain n. çok sıralı zincir
additional row seat belts n. ilave koltuk sırası için emniyet kemeri
second row seat belts n. ikinci sıra koltuk emniyet kemerleri
rear row of seats n. sıra tipi arka koltuklar
Mining
row of holes n. delik dizisi
prop row n. direk dizisi
Medical
multi-detector row ct angiography n. çok detektör sıralı bt anjiyografi
multidetector row ct pulmonary angiography n. multi detektör bilgisayarlı tomografi pulmoner anjiografi
proximal row carpectomy n. proksimal sıra karpektomi
single-detector row ct angiography n. tek detektör sıralı bt anjiyografi
Math
row matrix n. satır matrisi
row rank n. satır rankı
row space n. satır uzayı
row vector n. satır vektörü
elementary row operations yalın satır işlemleri
elementary row operations yalın dizeç işlemleri
Agriculture
row crop tractor n. çapa traktörü
row crop n. çapa ürünü
narrow row planting n. dar sıra ekim
row irrigation n. karık usulü sulama
equipment for row-crop cultivation n. sıra bitkileri bakım ekipmanları
row crop n. sıra mahsulü
row crop tractor n. sıra ekim traktörü
single-row disc harrow n. tek sıralı diskli tırmık
Military
row marker n. mayın sıra işareti
mine row n. mayın sırası
row coordinate n. sıra koordinatı
row stack n. sıra istif
Sport
seated row machine n. kürek çekme makinesi
seated row machine n. oturarak kürek çekme makinesi
Music
note row n. klasik müzikte kromatik gamın 12 basamağını içeren nota düzeni
tone row n. klasik müzikte kromatik gamın 12 basamağını içeren nota düzeni
tone row n. karakteristik olarak benzeşen notalar
tonal row n. karakteristik olarak benzeşen notalar
twelve-tone row n. bir oktavın 12 kromatik tonu
British Slang
like a row of bombed houses n. çarpık çurpuk (dişler)
camp as a row of pink tents n. gey
camp as a row of tents n. gey
camp as a row of pink tents n. homo
camp as a row of tents n. homoseksüel
camp as a row of pink tents n. homoseksüel
camp as a row of tents n. homo
camp as a row of tents expr. nonoş
camp as a row of pink tents expr. nonoş