charge - Turkish English Dictionary
History

charge

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "charge" in Turkish English Dictionary : 170 result(s)

English Turkish
Common Usage
charge v. yüklemek (enerji/elektrik)
charge v. suçlamak
charge v. şarj etmek
charge v. görevlendirmek
charge v. vazifelendirmek
charge n. suçlama
charge n. taarruz
charge n. ücret
charge n. şarj
charge n. yük
General
charge v. saldırmak
charge v. görevlendirmek
charge v. emretmek
charge v. tembihlemek
charge v. cezası kesinleşmek
charge v. geçirmek
charge v. hücum etmek
charge v. ödetmek
charge v. kondurmak
charge v. cezalandırmak
charge v. bilgi vermek
charge v. uyarmak
charge v. vazifelendirmek
charge v. aydınlatmak
charge v. başına sarmak
charge v. sorumlu tutmak
charge v. kredi kartından almak
charge v. geçirmek (bir masrafı birinin hesabına)
charge v. fiyat istemek
charge v. üzerine atmak
charge v. borçlandırmak
charge v. doyurmak
charge v. taarruza geçmek
charge v. doldurmak
charge v. yüklemek (enerji)
charge v. iş vermek
charge v. ücretlendirmek
charge v. fatura etmek
charge v. heyecanlandırmak
charge v. canlandırmak
charge v. arma yerleştirmek
charge v. mesul tutmak
charge v. borçlu saymak
charge v. görev vermek
charge v. para/ücret istemek
charge v. ücret talep etmek
charge v. hesaba kaydetmek
charge v. masraf yazmak
charge v. hamle yapmak
charge v. üstüne atılmak
charge n. hücum
charge n. rüsum
charge n. barut hakkı
charge n. memuriyet
charge n. borç
charge n. vazife
charge n. gözaltı
charge n. idare
charge n. hamle
charge n. emanet
charge n. doluluk miktarı
charge n. hamule
charge n. doz
charge n. amir
charge n. emir
charge n. hapis
charge n. hesap kesim
charge n. masraf
charge n. top
charge n. yükümlülük
charge n. nezaret
charge n. bakım
charge n. talep
charge n. saldırı
charge n. iddia
charge n. ücret (hizmet karşılığında ödenen)
charge n. fiyat
charge n. ipotek
charge n. doldurma
charge n. harç
charge n. itham
charge n. külfet
charge n. yönerge
charge n. yükleme
charge n. vergi
charge n. yük
charge n. talimat
charge n. mükellefiyet
charge n. paha
charge n. geçirme
charge n. zorunluluk
charge n. sorumluluk
charge n. vecibe
charge n. hesaba kaydetme
charge n. mesuliyet
charge n. akın
charge n. tek seferde ateşlenen patlayıcı miktarı
charge n. hücum emri
charge n. bir arma levhası üzerinde yer alan figür
charge n. bir atışta kullanılan patlayıcı
charge n. hizmet
charge n. öğüt
charge n. nasihat
charge n. suç
charge n. duruşma bitiminde hakimin jüriye verdiği talimat
charge n. hücum işareti
charge n. arma işareti
Colloquial
charge n. heyecan hissi
charge n. heyecan
Trade/Economic
charge v. borçlandırmak
charge v. fiyat istemek
charge v. gider kaydetmek
charge v. hesaba geçirmek
charge v. hesaba borç işlemek
charge n. bedel
charge n. ceza
charge n. direktif
charge n. harç
charge n. talep
charge n. vesayet altındaki kişi
charge n. vergi
charge n. yüklenti
Law
charge v. zimmete geçirmek
charge n. bedel
charge n. borç kaydı
charge n. görev
charge n. harç
charge n. hamule
charge n. ipotekli borç
charge n. ittiham
charge n. külfet
charge n. mükellefiyet
charge n. vazife
charge n. ücret
charge n. (amerikan mahkemelerinde) jüri üyeleri karar vermek üzere müzakerelere çekilmeden önce, yargıcın dava özeti geçip, davayla ilgili hukuk kaidelerini jüriye anlattığı konuşma
charge n. yükümlülük
charge n. zimmet
Politics
charge v. itham etmek
charge v. suçlamak
charge n. gider
charge n. ithamname
charge n. resim
charge n. sorumluluk
Technical
charge v. ağırlaştırmak
charge v. doldurmak
charge v. şarj etmek
charge v. yüklemek (enerji vb)
charge v. yüklemek
charge n. görev
charge n. harman
charge n. şarj
charge n. şarj etme
charge n. ücret
charge n. yük
charge n. yükleme
Textile
charge v. ağırlaştırmak
Construction
charge n. sarj
Automotive
charge v. şarj etmek
charge n. agresif sürüş
charge n. batarya
charge n. şarj durumu
Physics
charge n. manyetik yük
charge n. renk yükü
History
charge n. hanedan arması
Hunting
charge v. atış pozisyonu almak
charge n. şarj, fişeğe konan barut miktarı
Sport
charge v. hücumdayken faul yapmak
charge v. hücum etmek
charge v. şarj yapmak
charge v. yüklenmek

Meanings of "charge" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

English Turkish
Common Usage
overall charge n. genel/toplam fiyat/ücret/bedel
free of charge adj. masrafsız
free of charge adj. bedava
free of charge adj. ücretsiz
free of charge adj. parasız
in charge adj. sorumlu
in charge adj. görevli
General
be in charge v. sorumlu olmak
take charge in v. görev almak
take in charge v. görev almak
press a charge v. dava açmak
load with a charge v. görev yüklemek
give in charge v. işi kabul etmek
charge expense v. masraf yüklemek
take charge v. hükmetmeye başlamak
be in one's charge v. sorumluluğu altında olmak
be in charge of v. başında olmak
charge somebody with something v. suçlamak
be in charge v. sorumlusu olmak
take somebody in charge v. tutuklamak
charge with v. bir işin veya görevin yürütülmesinden sorumlu olmak
reverse the charge v. ödemeli telefon görüşmesi yapmak
take in charge v. yüklenmek
take in charge v. üstlenmek
be under someone's charge v. sorumluluğu altında olmak
be in charge v. başkanlık yapmak
be in charge of v. sorumlu olmak
take charge v. idareyi almak
reverse charge v. ödemeli telefon görüşmesi yapmak
charge with v. suçlamak
take charge v. sorumluluğu üstüne almak
charge interest v. faiz almak
charge somebody v. suçlamak
be in charge of v. bakmak
be in charge of v. sorumlusu olmak
make good one's charge v. iddiasını kanıtlamak
take charge v. idareyi ele geçirmek
be in charge v. bakmak
take somebody in charge v. gözaltına almak
charge off v. kayıttan silmek
charge goods to one's account v. veresiye alınan malları hesaba kaydetmek
be a charge on somebody v. yük olmak
make a reverse charge call v. ödemeli arama yapmak
add labour charge v. (ücrete) işçilik eklemek
include labour charge v. (ücrete) işçilik eklemek
charge somebody with duty v. görev vermek
pay charge v. ücret ödemek
have a charge of v. koruması altına almak
charge fee v. ücretlendirmek
charge a fee v. ücretlendirmek
enter free of charge v. ücretsiz girmek
charge a fee v. ücret talep etmek
charge a fee v. ücret uygulamak
charge (someone) with v. ile görevlendirmek
charge it to one's account v. hesaba yazmak
charge into churn v. koşarken bir şeye çarpmak
over-charge v. fazla yüklemek
lay to one's charge v. (suç vb) birisinin üzerine yüklemek
charge with v. itham etmek
charge with v. (bir şeyle) görevlendirmek
charge with v. (bir şeyle) suçlamak
speak to someone in charge v. bir yetkiliyle görüşmek
speak to someone in charge v. yetkiliyle konuşmak
speak to someone in charge v. bir yetkiliyle konuşmak
charge the amount forward v. bedelini ödemeli olarak tahsil etmek
cover the charge v. ücreti karşılamak
afford the charge v. ücreti karşılamak
charge someone with v. hakkında suçlamada bulunmak
bring a charge against someone v. yasal işlem başlatmak
charge the phone v. telefon şarj etmek
charge from behind v. arkadan saldırmak
be in charge of a business v. bir işten sorumlu olmak
be put in charge of a newly-formed investigative unit v. yeni kurulmuş bir araştırma biriminin başına getirilmek
talk to someone in charge v. yetkiliyle görüşmek
speak to someone in charge v. yetkiliyle görüşmek
talk to someone in charge v. bir yetkiliyle görüşmek
charge the phone v. telefonu şarj etmek
speak to someone in charge v. yetkili personel ile görüşmek
charge a fee v. harç almak
charge admission fee v. giriş ücreti almak
charge entrance fee v. giriş ücreti almak
reverse the charge v. ödemeli arama yapmak
reverse the charge v. ödemeli aramak
beat a charge v. cezadan kurtulmak
leave someone in charge v. birini görevlendirmek
take charge v. yönetimi ele geçirmek
fasten a charge upon v. suçunu sabit görmek
fasten a charge upon v. suçlu bulup cezaya çarptırmak
nuclear charge n. çekirdek yükü
charge for admittance n. giriş ücreti
boost charge n. hızlı şarj
charge d'affaires n. işgüder
shipping charge n. nakliye
fixed charge n. sabit bedel
shipping charge n. navlun
electronic charge n. elektron yükü
male servant in charge of a boy n. lala
demolition charge n. tahrip kalıbı
service charge n. hizmet masrafı
electric charge n. elektrik yükü
freight charge for cargo n. navlun
subscription charge n. abone ücreti
cancellation charge n. iptal masrafı
service charge n. garsoniye
cancellation charge n. rezervasyonunu iptal ettiren müşteriden alınan bedel
cover charge n. servis ücreti
shipping charge n. nakliye ücreti
night charge n. (telefonda) gece tarifesi
charge sale n. veresiye satış
charge account n. veresiye hesabı
charge d'affaires n. maslahatgüzar
reverse charge call n. ödemeli arama
shipping charge n. nakliye masrafı
free charge n. serbest yük
call charge n. arama ücreti
engineer in charge n. sorumlu mühendis
additional charge n. ek ücret
extra charge n. ekstra masraf
extra charge n. ek ücret
employee in charge n. görevli personel
notary charge n. noter masrafı
monthly use charge n. aylık kullanım ücreti
monthly use charge n. aylık kullanım bedeli
driver in charge n. kaptan şoför
boost charge n. hızlı dolum
charge hand n. ekip şefi
explosive charge n. patlama yükü
charge-hand n. kalfa
service charge n. servis bedeli
quick charge n. çabuk şarj
quick charge n. hızlı şarj
call charge n. görüşme ücreti
call toll charge n. görüşme ücreti
call charge n. konuşma ücreti
call toll charge n. konuşma ücreti
reverse charge n. karşı ödemeli
reverse charge n. karşıdan ödemeli
reverse charge n. karşı taraf ödemeli
charge plate n. kredi kartı
special agent in charge of the investigation n. soruşturmadan sorumlu özel ajan
cavalry charge n. süvari hücumu
the man in charge n. görevli
admission charge n. giriş ücreti
processing charge n. işlem ücreti
nurse in charge n. görevli hemşire
charge sheet n. karakol kayıt defteri
charge nurse n. başhemşire
charge account n. kredi kartı hesabı
depth charge n. sualtı bombası
person in charge of the organization/event n. organizasyon sorumlusu
the man in charge n. kontrolün onda olduğu kişi
the man in charge n. yetkili
the man in charge n. yetkili kişi
toll charge n. (otoyol/köprü) geçiş ücreti
distribution of charge n. yük dağılımı
without charge adj. bedelsiz
no charge adj. bedava
in charge adj. sorumlu kimse
in charge adj. idare etmekte
in charge adj. vazifede
in charge adj. amir
in charge adj. iş başında
in charge adj. vazifeli
no charge adj. masrafsız
reverse charge adj. ödemeli
in charge adj. görevde
take-charge adj. inisiyatif alan
in charge adj. yetkili
at a charge of adv. ücretle giderle
at a charge of adv. masrafla
at a charge of adv. ücretle
in charge of a nurse adv. hemşire nezareti altında
free of charge adv. hiçbir ücret talep etmeden
at a charge of adv. giderle
in his charge adv. sorumluluğunda
free of charge adv. bila ücret
free of charge adv. ücretsiz olarak
free of charge adv. ücretsiz biçimde
in charge of prep. yetkisiyle
in charge of prep. sorumlu
in charge of prep. yükümlü
in the charge of prep. bakımı altında
in the charge of prep. himayesinde
in the charge of prep. sorumluluğunda
in the charge of prep. bakımında
Phrasals
charge (something) off as (something) v. masraf/zarar olarak kaydetmek
charge something off as something v. masraf/zarar olarak kaydetmek
charge (something) off as (something) v. vergiden düşmek
charge something off as something v. vergiden düşmek
charge (something) off as (something) v. olarak hesaplamak
charge something off as something v. olarak hesaplamak
charge (something) (up) to (something) v. belli bir hesaptan veya kredi kartından ödemek/harcamak
charge (something) (up) to (something) v. bir ödemeyi şirketin vs. hesabına yazmak
charge (something) (up) to (something) v. bir ödemeyi belli bir hesaba yazmak
charge something up to someone or something v. belli bir hesaptan veya kredi kartından ödemek/harcamak
charge something up to someone or something v. bir ödemeyi şirketin vs. hesabına yazmak
charge something up to someone or something v. bir ödemeyi belli bir hesaba yazmak
charge something up v. belli bir hesaptan veya kredi kartından ödemek/harcamak
charge something up v. bir ödemeyi şirketin vs. hesabına yazmak
charge something up v. bir ödemeyi belli bir hesaba yazmak
charge something against something v. belli bir hesaptan veya kredi kartından ödemek/harcamak
charge something against something v. bir ödemeyi şirketin vs. hesabına yazmak
charge something against something v. bir ödemeyi belli bir hesaba yazmak
charge (something) for (something) v. fiyat koymak
charge (something) for (something) v. fiyat biçmek
charge (something) for (something) v. fiyat vermek
charge (something) for (something) v. (bir ürün veya hizmet için) … kadar para almak
charge (something) for (something) v. (bir ürününü veya hizmetin) fiyatı … kadar olmak
charge something off as something v. vergiden düşmek
charge something off as something v. masraf olarak kaydetmek
charge something off as something v. zarar olarak kaydetmek
charge (something) on (something) v. kredi kartıyla ödemek
charge (something) on (something) v. kredi kartından ödemek
charge (something) on (something) v. belli bir hesaptan ödemek
charge something on something v. kredi kartıyla ödemek
charge something on something v. kredi kartından ödemek
charge something on something v. belli bir hesaptan ödemek
charge something on something v. faiziyle ödemek
charge something on something v. faiz bindirmek
charge something on something v. gecikme faiziyle ödemek
charge something on something v. gecikme faizi bindirmek
charge something on something v. gecikme zammıyla ödemek
charge something on something v. gecikme zammı bindirmek
charge something on something v. gecikme cezasıyla ödemek
charge something on something v. gecikme cezası bindirmek
charge at (someone or something) v. (birine veya bir şeye) saldırmak
charge at (someone or something) v. (birine veya bir şeye) doğru hamle/atak yapmak
charge at (someone or something) v. (birine veya bir şeye) hücum etmek
charge down v. pili/aküsü bitmek
charge down v. şarjı bitmek
charge down v. golü önlemek
charge down v. gole giden topu vücuduyla durdurmak/kesmek
charge down v. golü önleme
charge down v. gole giden topu vücuduyla durdurma/kesme
charge down on (someone or something) v. (birine veya bir şeye) saldırmak
charge down on (someone or something) v. (birine veya bir şeye) doğru hamle/atak yapmak
charge down on (someone or something) v. (birine veya bir şeye) hücum etmek
charge down on (someone or something) v. (birine veya bir şeye) doğru yıldırım gibi yaklaşmak
charge down on (someone or something) v. (birine veya bir şeye) doğru hızla yaklaşmak
charge down on (someone or something) v. (birine veya bir şeye) doğru atağa geçmek
charge in v. aceleyle içeri girmek
charge in v. hızla içeri dalmak
charge in v. çılgınlar gibi koşarak içeri girmek
charge into v. aceleyle içeri girmek
charge into v. hızla içeri dalmak
charge into v. çılgınlar gibi koşarak içeri girmek
charge in (to some place) v. aceleyle içeri girmek
charge in (to some place) v. hızla içeri dalmak
charge in (to some place) v. çılgınlar gibi koşarak içeri girmek
charge off v. (bir yerden) aceleyle çıkmak
charge off v. dışarı fırlamak
charge off v. (bir yeri) terk edip hızla (başka bir yere) gitmek
charge off v. belli bir hesaptan veya kredi kartından ödemek/harcamak
charge off v. bir ödemeyi şirketin vs. hesabına yazmak
charge off v. bir ödemeyi belli bir hesaba yazmak
charge off v. tecrübesizliklerine, hastalığına vs. saymak
charge off v. tecrübesizliklerine, hastalığına vs. vermek
charge off v. tecrübesizliklerine, hastalığına vs. yormak
charge off v. tecrübesizliklerine, hastalığına vs. atfetmek
charge out v. bir yerden hızla çıkmak
charge out v. hızla gitmek
charge up v. galeyana getirmek
charge up v. ilham vermek
charge up v. kışkırtmak
charge something up v. şarj etmek
charge down v. şarjı azalmak
charge down v. şarjı bitmek
charge down v. (ragbide) blok yapmak
charge down on someone or something v. birine veya bir şeye saldırmak
charge down on someone or something v. birine veya bir şeye doğru hamle/atak yapmak
charge down on someone or something v. birine veya bir şeye hücum etmek
charge down on someone or something v. birine veya bir şeye doğru hızla yaklaşmak
charge down on someone or something v. birinin veya bir şeyin üstüne dört nala koşmak
charge down on someone or something v. birinin veya bir şeyin üstüne hızla sürmek
charge down on someone or something v. birinin veya bir şeyin üstüne çullanmak
charge down on someone or something v. birine veya bir şeye zincirden boşanmış gibi yaklaşmak/koşmak/saldırmak
charge down n. (ragbide) blok yapma
Phrases
free of charge (foc) expr. ücretsiz
Colloquial
turbo-charge v. ekstra efor sarf etmek
turbo-charge v. hızlandırmak
put someone in charge v. birini görevlendirmek
at own charge expr. kendi hesabına
cash or charge? expr. nakit mi kredi kartı mı?
at my charge expr. masraflar bana ait olmak üzere
Idioms
sound the charge v. saldırı için sinyal vermek
charge the earth v. dünya kadar para ödemek
charge the earth v. dünya kadar paraya mal olmak
charge the earth v. pahalıya mal olmak
charge the earth v. pahalıya gelmek
charge the earth v. pahalıya patlamak
charge the earth v. bir servet ödemek
charge the earth v. acayip bir rakam tutmak
lay a charge v. dava açmak
lay a charge v. mahkemeye vermek
lay a charge v. suç duyurusunda bulunmak
leave (someone or something) in the charge of (someone) v. birine emanet etmek
leave (someone or something) in the charge of (someone) v. birine emanet bırakmak
leave (someone or something) in the charge of (someone) v. birinin sorumluluğuna bırakmak
leave (someone or something) in the charge of (someone) v. ilgilenmesi için birine bırakmak
leave (someone or something) in the charge of (someone) v. (birine veya bir şeye) bakma işini birine bırakmak
charge top dollar v. çok para tutmak
charge top dollar v. dünya kadar tutmak
charge top dollar v. bir servet tutmak
charge top dollar v. en yüksek fiyata satmak
place (someone or something) in the charge of (someone) v. birine emanet etmek
place (someone or something) in the charge of (someone) v. birine emanet bırakmak
place (someone or something) in the charge of (someone) v. birinin sorumluluğuna bırakmak
place (someone or something) in the charge of (someone) v. ilgilenmesi için birine bırakmak
place (someone or something) in the charge of (someone) v. (birine veya bir şeye) bakma işini birine bırakmak
return to the charge v. yeniden tartışmaya açmak
return to the charge v. yeniden denemek
return to the charge v. bir daha çabalamak
return to the charge v. bir çaba daha göstermek
charge someone an arm and a leg v. anasının nikahını istemek
charge to v. borca yazmak
get a charge out of something v. bir şeyden zevk/haz almak
charge up to v. borca yazmak
level a charge against someone v. biri hakkında bir iddiada/şikayette bulunmak/dava açmak
lead the charge v. başı çekmek
place a charge against someone v. biri hakkında bir iddiada/şikayette bulunmak/dava açmak
charge to v. hesabına yazmak
give someone a charge v. heyecan vermek
charge up to v. hesabına kaydetmek
charge to v. hesabına kaydetmek
give someone a charge v. haz vermek
charge up to v. hesabına yazmak
lead the charge v. önayak olmak
give someone a charge v. keyif vermek
lay something to someone's charge v. suçu başkasının üzerine atmak
bring a charge against v. suçlamak
bring a charge against v. sorumlu tutmak
bring a charge against v. üzerine suç yıkmak
dynamite charge n. jüri üyeleri karar çoğunluğunu sağlayamadıklarında hakimin veya yargıtayın onları bir karar vermeye yönlendirmesi
dynamite charge n. hakim talimatı
dynamite charge n. yargıç tavsiyesi
dynamite charge n. yargıtay talimatı
dynamite charge n. temyiz mahkemesi tavsiyesi
in charge of expr. gözetimi altında
in charge of expr. sorumluluğunda
charge it to the dust and let the rain settle it expr. yaz tahtaya alırsın haftaya
who died and left you in charge? expr. sen kim oluyorsun?
who died and left you in charge? expr. bu ne cüret?
who died and left you in charge? expr. sana bu yetkiyi kim verdi?
who died and left you in charge? expr. sen bu yetkiyi nereden aldın?
who died and left you in charge? expr. sem kimsin de böyle emirler yağdırıyorsun?
who died and left you in charge exclam. sen kimsin bana emir veriyorsun
who died and left you in charge exclam. kim oluyorsun da bana böyle emirler yağdırıyorsun
who died and left you in charge exclam. sen kimsin ki bana böyle emirler yağdırıyorsun
who died and left you in charge exclam. seni kim patron yaptı buraya
who died and left you in charge exclam. burada patron sen misin ki bana bunları yapmamı söylüyorsun
who died and left you in charge exclam. patron işbaşında!
who died and left you in charge exclam. işte, evin patronu da geldi!
Speaking
are you in charge here? expr. buranın sorumlusu siz misiniz?
who's in charge here? expr. burada sorumlu kim?
you're not in charge anymore expr. bundan böyle yetki sende değil
I'd like to speak to someone in charge expr. bir yetkiliyle görüşmek istiyorum
who's in charge here? expr. buranın yetkilisi kim?
I want to speak to someone in charge expr. bir yetkiliyle görüşmek istiyorum
I'm not going to charge you anything more expr. ekstra ücret istemeyeceğim
charge it to my account expr. hesabıma yaz
i charge what you can afford expr. gönlünüzden ne koparsa
did they charge him with anything? expr. onu herhangi bir şeyle suçladılar mı?
you in charge? expr. sorumlu sen misin?
if I was in charge expr. sorumlu/yetkili ben olsaydım
my phone ran out of charge expr. telefonumun şarjı bitti
my phone ran out of charge expr. telefonunun şarjı bitti
Trade/Economic
make an additional charge v. ek masraf yapmak
charge off v. hesabı kapatmak
charge interest v. faiz işletmek
take charge of v. görevini yüklenmek
apply a late fee charge v. gecikme faizi uygulamak
charge a late fee v. gecikme faizi uygulamak
charge interest v. faiz uygulamak
charge off v. hesabı kapamak
charge off v. hesaptan çıkarmak
charge commission v. komisyon kesmek
charge corporation tax v. kurumlar vergisi yüklemek
charge something to a credit card v. kredi kartına kaydettirmek
make a reverse charge call v. ödemeli telefon etmek
take charge of v. sorumluluğunu üstlenmek
secure something by an instrument of guarantee (registering charge etc) v. teminat altına almak
charge again v. yeniden borçlandırmak
charge to debit v. zimmete geçirmek
charge off v. vergiden düşmek
carrying charge n. taksitli alımlarda eklenen vade farkı
carrying charge n. stok bulundurma maliyeti
carrying charge n. mülkün kullanımına ilişkin harcamalar
charge account n. kredi hesabı
charge account credit n. döner kredi
charge account credit n. rotatif kredi
charge per unit n. birim ücret
charge per unit n. birim başı ücret
depreciation charge n. amortisman gideri
warehousing charge n. ardiye ücreti
storage charge n. ardiye ücreti
service charge n. apartman aidatı
warehouse charge n. ambarlama ücreti
maintenance charge n. apartman aidatı
effluent charge n. atık masrafı
charge account n. açık hesap
no charge invoice n. bedelsiz fatura
bank charge n. banka gideri
bank charge n. banka hizmet komisyonu
bank charge n. bankanın bir hizmeti karşılığında müşterinin ödediği ücret
free of charge invoice n. bedelsiz fatura
bank charge n. banka işlem masrafı
charge and discharge statement n. beraat-ı zimmet mazbatası
charge off n. bazı masraflarda ve şüpheli alacaklarda zarar kaydetme
charge off n. borç silme
charge card n. bir çeşit kredi kartı
at a charge n. bir harç karşılığı
pollution charge n. çevre kirliliği vergisi
safe custody charge n. depo ücreti
departmental charge n. departman masrafı
floating charge n. değişken gayrimenkul rehni
floating charge n. değişken masraf
period charge n. dönem maliyeti
non-recurring charge n. düşünülmeyen masraflar
period charge n. dönem masrafı
exchange charge n. döviz havalesi masrafı
period charge n. dönem esasına göre hesap edilen masraf
elimination of a charge having effect equivalent to customs duty n. eş değerli vergi veya resimlerin kaldırılması
supplementary charge n. ek harç
appraisement fee or charge n. ekspertiz ücreti
supplementary charge n. ek resim
annuity charge bond n. gelir senedi
annuity charge bond n. gayrimenkuller üzerine kurulabilen bir tür alacak
rent charge n. gelir vergisi
a ten percent interest charge overnight n. gecelik yüzde on faiz
fixed-charge-coverage ratio n. gelirin faizi karşılama oranı
cover charge n. giriş ücreti
overhead charge n. genel imalat maliyeti yükleme haddi
accountant in charge n. görevli muhasip
charge sheet n. günlük işlenen suçların tutulduğu karakol kayıt defteri
back charge n. geriye dönük ödeme
charge sheet n. günlük vukuat kaydı
reverse charge mechanism n. geri ödeme mekanizması
charge sheet n. günlük olay kaydı
overhead charge n. genel giderler
flat rate charge n. götürü ücret
handling charge n. hammaliye masrafları
charge card n. harcama kartı
hospital charge n. hastane masrafı
rent charge n. irat vergisi
discount charge n. iskonto masrafı
officer/person in charge of tender n. ihale sorumlusu
administrative charge n. idari harç
annuity charge bond n. irat senedi
handling charge n. indirme bindirme masrafları
charge d'affaires n. işgüder
charge off n. masraf kaydetmek
charge sheet n. karakol kayıt defteri
rent charge n. kira ücretinden alınan vergi
rent charge n. kira üzerinden alınan vergi
hire charge n. kiralama bedeli
credit card handling charge n. kredi kartı işlem ücreti
commission charge n. komisyon ücreti
bank charge n. komisyon
charge sale n. kredili satış
user charge n. kullanıcı ücreti
asset charge n. mal varlığı harcı
charge d'affaires n. maslahatgüzar
charge out n. masrafı dağıtma
charge note n. masraf pusulası
port charge n. liman masrafı
charge note n. masraf hesabı
nonrecurring charge n. masraf sayılmayan gider
contingent charge n. melhuz masraf
charge plate n. müşteri alışveriş kartı
contingent charge n. muhtemel masraf
contingent charge n. muhtemel maliyet
accountant in charge n. murakıp
contingent charge n. melhuz masraflar
charge ticket n. muhasebeci ajandası
deferment charge n. ödemeyi geciktirme ücreti
reverse charge vat n. sorumlu sıfatıyla kdv
deferred charge n. peşin ödenen gider
prepaid charge n. peşin ödenen masraf
exchange charge n. poliçe tahsilatı masrafı
trade charge n. rambursman meblağı
executive assistant manager in charge of sales n. satıştan sorumlu müdür yardımcısı
standing charge n. sabit masraf
official in charge n. resmi yetkili
trade charge money order n. rambursman emri
executive assistant manager in charge of sales n. satış müdür yardımcısı
safe custody charge n. saklama ücreti
surplus charge n. sermaye fazlasından ödenen masraf
bill charge n. senet masrafı
capital charge n. sermaye bedeli/maliyeti
service charge n. servis ücreti
annual charge n. senelik hizmet ücreti
reverse charge value added tax n. sorumlu sıfatı ile katma değer vergisi
staff in charge of n. sorumlu personel
departmental charge n. şube masrafı
bad-debt charge n. şüpheli alacaklar karşılığı
reverse charge value added tax n. sorumlu sıfatı ile kdv
employee in charge of n. sorumlu personel
delivery charge n. teslim ücreti
finance charge n. toplam kredi maliyeti
non-recurring charge n. tekrar ortaya çıkması mümkün olmayan masraf