Pair - Turco Inglés Diccionario

Pair

Significados de "Pair" en diccionario turco inglés : 79 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
pair n. çift
General
pair n.
pair n. iki parçadan oluşan şey
pair n. çift
pair n. karı koca
pair n. ikitel
pair n. vücut uzvu çifti
pair n. iki veya daha fazla şeyden oluşan bütün
pair n. (rulette) çift sayı
pair n. (parlamentoda) muhalif ortaklar
pair n. iki vücut bölümü çifti
pair n. parçalı bütün
pair n. (parlamentoda) ortak hareket eden karşı taraf
pair n. çiftleşen hayvan ikilisi
pair n. zincir
pair n. ortak oy kullanmama kararı
pair n. eş değerli oyun kartı çifti
pair n. zincir halde dizilmiş küçük obje dizisi
pair n. yan yana koşumlandırılmış at çifti
pair n. parçalı müzik aleti
pair n. takım arkadaşı
pair n. basamak
pair n. eşlikçi
pair n. kat
pair n. eşlikçi
pair n. kat
pair n. ortak
pair n. partner çift
pair n. muhalif grup
pair n. karşıt grup
pair n. (bahsi geçen) çift
pair n. birbirine benzeyen çift
pair n. iki kinematik parça kombinasyonu
pair n. birbirine yapıştırılmış iki posta pulu
pair n. pul çifti
pair n. sepet örgüsü
pair n. ortaklık
pair n. partnerlik
pair n. iki oyuncu ortaklığı
pair n. iki yarışmacı ortaklığı
pair n. çiftler halinde oynanan oyun
pair n. çiftler halinde oynanan yarışma
pair n. çiftler halinde oynanan turnuva
pair n. çift kişilik kano
pair v. çiftleşmek
pair v. eşleştirmek
pair v. eşlemek
pair v. çiftleştirmek
pair v. çift olmak
pair v. evlendirmek
pair v. eş olmak
pair v. çift çift düzenlemek
pair v. eşleşmek
pair v. oy kullanmama konusunda mutabık kalmak
pair v. (hayvan) çiftleşmek
pair v. uymak
pair v. karşılıklı oy kullanmamaya karar vermek
pair v. ortaklık kurmak
pair v. oturmak
pair v. muhalif taraf ile anlaşmaya varmak
pair v. birleşmek
pair v. yerleşmek
pair v. karşı taraf ile mutabık kalmak
pair v. karşıt fikri benimsemek
Colloquial
pair n. (beyzbolda) tek hamlede iki hücum oyuncusunu oyun dışı bırakma
pair n. (beyzbolda) aynı gün aynı takımlar arasında oynanan maç çifti
Technical
pair n. iletken çifti
Computer
pair v. kablosuz ağ bağlantısı kurmak
Math
pair n. ikili
Chemistry
pair n. elektron çifti
Breeding
pair n. (birlikte iş gören) hayvan çifti
Sport
pair n. (kriket) koruyucu gözlük
pair n. (kriket) sıfır puan
pair n. kriket gözlüğü
Card
pair v. eş değerli kart kombinasyonu elde etmek
pair v. eş değerli kart kombinasyonu göstermek
Ottoman Turkish
pair adj. koşa
British Slang
pair n. göğüsler
pair n. memeler

Significados de "Pair" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
pair of tongs n. maşa
General
long tail pair n. uzun kuyruklu çift
a pair of socks n. bir çift çorap
pair of pajamas n. pijama
a pair of scales n. terazi
pair of compasses n. pergel
pair of compasses n. yayçizer
pair of pincers n. kerpeten
pair of scissors n. makas
a pair of denims n. cin pantolon
a pair of shoes n. bir çift ayakkabı
a pair of denims n. blucin
gene pair n. gen çifti
a pair of dungarees n. kot
a pair of denims n. kot pantolon
a pair n. bir çift
pair of headphones n. kulaklık
pair of trousers n. pantolon
lone pair n. yalın çift
one of a pair n.
a pair of dungarees n. blucin
pair of pants n. pantolon
a pair of scissors n. makas
a pair of dungarees n. kot pantolon
au pair n. çocuk bakımı
pair of tweezers n. cımbız
pair of minarets n. çifte minare
pair of bellows n. körük
au pair n. yaptığı ev işlerine karşılık bir aile yanında kalan kız
au pair n. ev işlerine ve çocuk bakımına yardımcı kız
pair-bond n. yakın ilişki (iki hayvan arasında)
matched-pair n. uygun çift
pair-pillow n. iki kişilik yastık
a pair of glasses n. gözlük
a pair of dice n. bir çift zar
a pair of gloves n. bir çift eldiven
language pair n. dil çifti
a pair of heavy shoes n. bir çift ağır/büyük ayakkabı
a pair of new shoes n. bir çift yeni ayakkabı
one shoe of a pair n. ayakkabının teki
au pair n. çocuk bakıcısı
a pair of glasses n. bir çift gözlük
a pair of pliers n. pense
a pair of pliers n. kerpeten
number pair n. sayı çifti
each pair n. her bir çift
au pair girl n. yaptığı ev işlerine karşılık bir aile yanında kalan yabancı kız
pair of stairs n. basamak
split pair n. bükülü tel çiftinin farklı bir tel çifti ile birleşimi sonucu gelişen kablo bağlama hatası
pair of stairs n. merdiven basamağı
pair up v. biraraya getirmek
make a pair v. çiftleştirmek
pair off v. eşleştirmek
pair off v. evlendirmek
pair off v. eşleşmek
pair off v. evlenmek
pair up v. ile eşleşmek (finallerde vb)
pair off v. ile eşleşmek (finallerde vb)
pair up v. çift oluşturmak
pair-bond v. yakın ilişki kurmak (iki hayvan arasında)
buy a pair of shoes v. ayakkabı almak
divide into pair(s) v. çiftlere bölmek
wear a pair of trousers v. pantolon giymek
pair (off/up) v. çift olmak
buy a pair of shoes v. bir çift ayakkabı almak
buy a pair of shoes v. bir çift ayakkabı satın almak
become a pair v. çift olmak
pair (off) v. çift hale getirmek
pair [dialect] v. zarar vermek
pair (off) v. gruplandırılmak
pair (off) v. çiftlere ayrılmak
pair [dialect] v. bozmak
pair (off) v. çiftlere ayırmak
pair [dialect] v. zayıflatmak
pair (off) v. çiftlemek
having a pair of scissors adj. makaslı
pair of adj. çift
a pair of adj. bir çift
au pair [french] adj. ev işi yapma karşılığında aile yanında kalan
pair [scotland] adj. fakir
Phrasals
pair off v. çiftler halinde bir yerden ayrılmak
pair off v. karşı taraftan biriyle aynı fikirde olmak
pair off with (someone) v. (biriyle) eşleşmek
pair off with (someone) v. (biriyle) eş olmak
pair off with (someone) v. (biriyle) çift olmak
Phrases
think-pair-share expr. düşün-eşleştir-paylaş
Colloquial
extra pair of hands n. başka birinin yardımı
extra pair of hands n. birinin yardımı
extra pair of hands n. başka birinin daha yardım elini uzatması
extra pair of hands n. başka birinin daha el atması
extra pair of hands n. başka birinin daha yardım etmesi
patch a pair of jeans v. pantolon yamamak
500 bucks a pair expr. bir çifti 500 dolar
on a pair of teachers' salaries expr. iki öğretmen maaşıyla
grow a pair expr. cesaretini topla
daddy needs a new pair of shoes expr. babacığın (yeni) ayakkabılara ihtiyacı var
daddy needs a new pair of shoes expr. hadi kemik göreyim seni
daddy needs a new pair of shoes expr. zar atmadan önce söylenen şans cümlesi
baby needs a new pair of shoes expr. hadi kemik
Idioms
a fresh pair of eyes n. bir başka gözlemci
a fresh pair of eyes n. bir başka incelemeci
another pair of eyes n. bir başka gözlemci
another pair of eyes n. bir başka incelemeci
a candidate for a pair of wings n. bir ayağı çukurda olan kimse
a candidate for a pair of wings n. ölmek üzere olan kimse
a safe pair of hands n. işini iyi ve temiz yapan kişi
a safe pair of hands n. güvenilir kişi
a safe pair of hands n. güvenilir bir çift el
a pair of hands n. yardım
pair of hands n. yardım
a pair of hands n. takviye destek
pair of hands n. takviye destek
a pair of hands n. destek
pair of hands n. destek
a pair of hands n. bir çift yardım eli
pair of hands n. bir çift yardım eli
a fresh pair of eyes n. dışarıdan bir göz
a fresh pair of eyes n. farklı bir bakış
a fresh pair of eyes n. farklı bir göz
a safe pair of hands [uk] n. güvenilir eller
candidate for a pair of wings n. bir ayağı çukurda kimse
candidate for a pair of wings n. bir gözü toprağa bakan kimse
candidate for a pair of wings n. ölmek üzere olan kimse
candidate for a pair of wings n. gidici kimse
carriage and pair n. iki atın çektiği at arabası
carriage and pair n. at arabası
show a clean pair of heels v. birisinden hızla kaçmak
show a clean pair of heels v. uçarcasına kaçmak
show a clean pair of heels v. tabanları yağlamak
show a clean pair of heels v. hızla uzaklaşmak
show somebody a clean pair of heels v. (bir yarışta vb.) tozunu attırmak
show somebody a clean pair of heels v. tur bindirmek
show somebody a clean pair of heels v. (bir yarışta) birisini geçmek
show somebody a clean pair of heels v. toz yutturmak
have a fine pair of lungs v. (bebek) çok ve yüksek sesle ağlamak
have a good pair of lungs v. (bebek) çok ve yüksek sesle ağlamak
look like a candidate for a pair of wings v. bir ayağı çukurda olmak
be a candidate for a pair of wings v. bir ayağı çukurda olmak
strap on a pair v. cesaretini toplamak
look like a candidate for a pair of wings v. bir gözü toprağa bakmak
look like a candidate for a pair of wings v. gidici olmak
be a candidate for a pair of wings v. bir gözü toprağa bakmak
be a candidate for a pair of wings v. gidici olmak
(one's) only got one pair of hands v. on tane eli olmamak
(one's) only got one pair of hands v. iki tane eli olmak
(one's) only got one pair of hands v. on işi aynı anda yapamamak
(one) only has one pair of hands v. on tane eli olmamak
(one) only has one pair of hands v. on işi aynı anda yapamamak
(one) only has one pair of hands v. iki tane eli olmak
(one) only has one pair of hands v. aynı anda sınırlı sayıda iş yapabilmek