mekan - Turco Inglés Diccionario

mekan

Significados de "mekan" en diccionario inglés turco : 33 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
mekan space n.
Noise respects no frontiers; noise penetrates every wall, resounds through every space.
Gürültü sınır tanımaz; gürültü her duvarı delip geçer, her mekanda yankılanır.

More Sentences
mekan place n.
First of all, they were both created as places of thought and places of influence.
Her şeyden önce, her ikisi de düşünce ve etki mekanları olarak yaratıldı.

More Sentences
General
mekan hangout n.
The FBI secretly bugged the mobster's hangout.
FBI gangsterin mekanını gizlice dinlemiş.

More Sentences
mekan site n.
The Riva Castle is also an important historic site.
Riva Kalesi de önemli bir tarihi mekandır.

More Sentences
mekan room n.
I wasn't aware that the toilet and the bath are in the same room in the United States.
ABD'de tuvalet ve banyonun aynı mekanda olduğunun farkında değildim.

More Sentences
mekan location n.
They are still looking for a location to shoot the scenes on Mars.
Hâlâ Mars'taki sahneleri çekmek için bir mekan arıyorlar.

More Sentences
mekan venue n.
We're still looking for a wedding venue.
Biz halâ düğün mekânı arıyoruz.

More Sentences
mekan living space n.
Therefore, social relations and lived space are inescapably hinged together in everyday life.
Bu nedenle gündelik yaşamda toplumsal ilişkiler ve yaşanılan mekân kaçınılmaz olarak birbirine bağlıdır.

More Sentences
Trade/Economic
mekan location n.
They are still looking for a location to shoot the scenes on Mars.
Hâlâ Mars'taki sahneleri çekmek için bir mekan arıyorlar.

More Sentences
Slang
mekan joint n.
What's the name of the joint we went to last night?
Dün gece gittiğimiz mekanın adı neydi?

More Sentences
General
mekan locality n.
mekan environment n.
mekan residence n.
mekan abode n.
mekan tent n.
mekan espace [obsolete] n.
mekan diggings n.
mekan doorstep n.
mekan roomage n.
mekan roomth n.
mekan stour [obsolete] n.
mekan stoure [obsolete] n.
mekan stour [obsolete] n.
mekan stoure [obsolete] n.
mekan stowre n.
mekan -ama suf.
mekan -rama suf.
mekan -arama suf.
mekan -ama suf.
mekan -orama suf.
Archaic
mekan stell n.
Slang
mekan scatter n.
British Slang
mekan gaff n.

Significados de "mekan" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
mekan ve zaman space and time n.
kutsal mekan sacred space n.
açık mekan outer space n.
kişisel mekan personal space n.
dış mekan outer space n.
deniz manzaralı güzel mekan space for water affinity n.
endüstriyel mekan industrial location n.
ekonomide mekan space in economics n.
açık mekan open space n.
tebdil-i mekan changing place n.
kapalı mekan indoor n.
kamusal mekan public space n.
dar mekan narrow space n.
dar mekan narrow place n.
içkili mekan public house n.
gözde mekan favorite place n.
kapalı mekan enclosed space n.
zaman-mekan uzaklaşması time-space distanciation n.
sosyal mekan social house-dwelling n.
oturulabilir iç mekan habitable inner space n.
dış mekan oyunları outdoor games n.
katoliklere göre ölülerin gittiğine inanılan dünyalar arasındaki mekan purgatory n.
mekan seçimi venue selection n.
mekan seçimi selection of venue n.
mekan değişikliği change of scenery n.
iç mekan oyunu indoor game n.
dış mekan bitkileri outdoor plants n.
kamusal mekan projesi public space project n.
hiper mekan hyper space n.
mekan sentaksı space syntax n.
mekan kurgusu venue setup n.
mekan kurgusu space setup n.
tarihi mekan historical place n.
tebdil-i mekan change of place n.
mekan değişikliği change of place n.
zaman-mekan ikilisinin tanımlanma ve edebiyatta sunulma biçimi chronotope n.
mekan planlama space planning n.
hıristiyan bazilikalarında kutsal yönü belirleyen (doğu) apsisin önünde yer alan, yalnızca ruhban sınıfının kullanabildiği kutsal mekan bema n.
kentsel mekan urban space n.
havalı, modern revaçta mekan hip venue n.
mekan ayarlama venue arrangement n.
akustik mekan soundscape n.
hem yemekhane hem oditoryum olarak kullanılan mekan cafetorium n.
coğrafi mekan verisi geospatial data n.
çeşitli dış mekan işlerini yapmak üzere ücret ödenen kimse yardman [us] n.
iç mekan estre [obsolete] n.
ahlaksız ve rezil kimselerin uğrak yeri olan mekan last chance saloon n.
(grup, mekan veya sektöre ait) tarihçe saga n.
alt sınıfa ait uğrak mekan hangout n.
favori mekan hant n.
tütün yapraklarının fermente edilmesi için kullanılan mekan sweathouse n.
kendi birasını yapıp satan mekan brewpub n.
terlemeye ayrılmış mekan hummum n.
depo olarak kullanılan küçük mekan mousehole n.
yaşama alanı olarak kullanılan küçük mekan mousehole n.
müşterilere çikolata ikram edilen mekan chocolate house n.
karanlık mekan dark n.
yemekleri iyi olması beklenen mekan munch n.
dış mekan open n.
afyon satılan ve kullanılan mekan opium den n.
iç mekan aktiviteleri indoor activities n.
kapalı mekan aktiviteleri indoor activities n.
kusursuz mekan oz n.
mekan müdavimi familiar n.
dış mekan aktivitelerine uygun olmayan hava koşulları inclementness n.
iç mekan tasarımlı peyzaj inscape n.
iç mekan peyzaj inscape n.
bağımsız mekan peculiar n.
talaş zeminli mekan sawdust saloon n.
ölü mekan dead zone n.
dış mekan koşucusu outrunner n.
kutsal mekan phane [obsolete] n.
mimari iç mekan ve mobilya tasarımında uzmanlaşmış kimse room decorator n.
siyahi erkeklerin takıldığı içkili mekan shebean [south africa] n.
siyahi erkeklerin takıldığı içkili mekan shebeen [south africa] n.
kaçak içki satan mekan işletmecisi shebeener n.
mekan çekiciliği place attractiveness n.
müşterek mekan common space n.
keşmekeş mekan snake pit n.
keşmekeş mekan snakepit n.
pis işlerin döndüğü mekan sodom n.
iç mekan bahçeciliği indoor gardening n.
alışılagelmiş mekan beat [obsolete] n.
yer altında bulunan mekan subterranity n.
dış mekan gözetim uzmanı pavement artist n.
uğrak mekan hotspot n.
uğrak mekan hot spot n.
makam sembolü olan mekan stool n.
yasadışı içki satılan mekan speak n.
geçirmek (bir hikaye vb'ni belirli bir mekan ve zaman içinde) set v.
uğrak mekan haline gelmek become a popular place to go v.
uğrak mekan halini almak become a popular place v.
uğrak mekan halini almak become a popular hangout v.
uğrak mekan olmak become a popular place v.
uğrak mekan haline gelmek become a stamping ground v.
uğrak mekan haline gelmek become a popular place v.
uğrak mekan olmak become a stamping ground v.
uğrak mekan haline gelmek become a popular hangout v.
uğrak mekan olmak become a popular place to go v.
uğrak mekan halini almak become a stamping ground v.
uğrak mekan halini almak become a popular place to go v.
uğrak mekan olmak become a popular hangout v.
mekan iptal etmek cancel a venue v.
(zaman, mekan) gerektirmek occupy v.
dış mekan görüntüsünü kapatmak overpicture v.
mekan dışı exterritorial adj.
aşırı kalabalık (mekan, gece kulübü vb) rammed adj.
dış mekan outdoor adj.
içki ruhsatı olan (mekan) licensed adj.
eğlenceli mekan jazzed adj.
kirli (mekan) sterquilinous adj.
çoklu mekan multi-venue adj.
self servisli mekan anlamı veren son ek -teria suf.
mekan anlamı veren son ek -ry suf.
mekan anlamı veren son ek -ery suf.
Phrasals
(mekan) soğuktan herkesi kaçırmak freeze out v.
Phrases
elverişli alan (mekan) temel alınarak on space available basis expr.
Colloquial
ucuz ve kalitesiz mekan a dive n.
ana mekan big top n.
yasadışı içki satan mekan booze can n.
boktan mekan creep dive n.
leş mekan creep dive n.
izbe mekan creep dive n.
içkili mekan fill-mill n.
yiyecekleri iğrenç olan mekan ptomaine domain n.
bozuk/çürük yiyecekler satan mekan ptomaine domain n.
yiyecekleri yenecek gibi olmayan mekan ptomaine domain n.
harabe mekan rathole n.
içkili mekan juice joint n.
iğrenç yiyecekler servis eden mekan ptomaine palace n.
kokuşmuş yiyecekler satan mekan ptomaine palace n.
yiyecekleri yenecek gibi olmayan mekan ptomaine palace n.
bozuk/çürük yiyecekler satan mekan ptomaine palace n.
yiyecekleri iğrenç olan mekan ptomaine palace n.
tüm gece açık mekan all-nighter n.
uğrak mekan hangout n.
gece açık mekan nighter n.
açık mekan düşkünü fresh-air fiend n.
Idioms
revaçta mekan a hot spot n.
uyuşturucu bağımlıların mekan bellediği terk edilmiş yapı abandominium n.
dış mekan the great outdoors n.
sıkıcı mekan popsicle stand n.
Trade/Economic
mekan işgali space occupancy n.
dış mekan mobilyası outdoor furniture n.
mekan ihtiyacı space requirement n.
mekan gereksinimi space requirement n.
mekan ücreti location fee n.
Tourism
açık mekan organizasyonu outdoor organization n.
otelden daha ucuz olan ve genelde kalabalık odalarda gençlerin kaldığı mekan youth hostel n.
turistik mekan destination n.