play! - Turco Inglés Diccionario

play!

Significados de "play!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
play n. piyes
play n. oyun
play with fire v. ateşle oynamak
play v. oynamak
play v. çalmak
General
play n. davranış
stage play n. oyun
stage play n. temsil
radio play n. radyo tiyatrosu
football play n. futbol oyunu
play of light n. ışık oyunu
child's play n. çocuk işi
play n. hareket
play n. ilgi
play n. gösteri
free play n. tolerans
foul play n. suikast
long play n. longpley
play n. tiyatro
play n. oynama payı
shadow play n. gölge tiyatrosu
play n. eğlence
foul play n. cinayet
word play n. kelime oyunu
play n. kumar
period of play n. oyun zamanı
play n. faaliyet
free play n. görkem
play n. laçkalık
child's play n. çok kolay iş
child's play n. oyuncak
foul play n. hatalı oyun
shadow play n. gölge oyunu
play n. fiil
puppet play n. kukla oyunu
free play n. esneklik
play on words n. cinas
play n. şaka
child's play n. kolay iş
play actor n. oyuncu
play n. oynama
long play n. uzunçalar
a play on words n. kelime oyunu
play and playthings n. oyun ve oyuncaklar
play n. gevşeme
fair play n. tarafsızlık
play n. işleme
play n. hareket serbestliği
play on words n. kelime oyunu
stage play n. piyes
triple play n. üçlü oyun
play table n. oyun masası
play school n. anaokulu
fair play n. adil oyun
child's play n. basit iş
child's play n. çok kolay
foul play n. kurallara aykırı oyun
foul play n. hainlik
foul play n. faul
extended-play n. genellikle 3-4 şarkı içeren kayıtlar
extended-play n. kırkbeşlik plak
play-off n. final
play-off n. pleyof
child's play n. çocuk oyuncağı
play n. oyun
play on words n. sözcük oyunu
play-off n. beraberliği bozmak için oynanan oyun
play n. boşluk
state of play n. mevcut vaziyet
state of play n. gidişat
state of play n. durum
state of play n. işlerin gidişatı
fair play n. hilesiz oyun
fair play n. dürüst oyun
karagöz shadow play n. karagöz oyunu
play station n. oyun istasyonu
play pen n. çocuk kafesi
play pen n. etrafı parmaklıklı oyun yeri
play pen n. portatif çocuk parkı
play-by-play description n. anbean betimleme
play poster n. oyun afişi
last play n. son oyun
big play n. büyük maç
big play n. büyük oyun
a kitchen-sink play n. sıradan insanlarla ilgili sahne eseri
a play pool n. oyun havuzu
play pool n. oyun havuzu
play date n. oyun buluşması
theatrical play n. seyirlik oyun
play dough n. oyun hamuru
play writer n. oyun yazarı
costume play n. kostüm oyunu
costume play n. kostümlü oyun
role play n. rol canlandırma
theater play n. tiyatro oyunu
theatre play n. tiyatro oyunu
pretend play n. sembolik oyun
play age n. oyun çağı
play console n. oyun konsolu
play board n. oyun tahtası
a play upon words n. kelime oyunu
team play n. ortak güç ve işbirliği
play yard n. park yatak
hand-play n. skat oyununda yüksek bahis veren kişi olarak oynama
hand-play n. yumruk yumruğa dövüşte karşılıklı vuruşlar
word play n. kelime oyunu
word play n. kelime oyunu yapma
fair play n. adil ve onurlu davranış
fair play n. konulmuş kurallara riayet
boy's play n. önemsiz şey
boy's play n. çocukça eğlence
morality play n. doğru-yanlış çatışmasını içerip ahlaki ders çıkarılabilecek şey
play [obsolete] n. cinsel ilişki
play n. sözcük oyunu
play date n. farklı ailelerin küçük çocuklarının birlikte oynaması için ayarladıkları görüşme
play-actor n. turne yapan aktör
play group n. kreşte oyun grubu
play n. tatil
play pleasure n. boş eğlence
play n. girişim
play yard n. çocuk bahçesi
play n. zorlu değişiklik
play n. geçici koruma
play-by-play n. dakikası dakikasına anlatım
play-acting n. yapmacıklık
play-day n. oyun günü
play n. öpüşüp koklaşma
play of colors n. renk oyunu
play reading n. okurların bir oyunu sergilemesi
play n. elde etme girişimi
play yard n. oyun alanı
play n. oynama sırası
play n. teklif
play-box n. (özellikle yatılı okullarda) çocukların oyuncak ve eşya sandığı
play n. fuar
play n. eylem kapsamı veya fırsatı
play n. geçici ilgi
play-doh® n. bir oyun hamuru markası
play n. oynaşma
play-lunch [new zealand] n. okul çocuklarının öğlene doğru yediği atıştırmalık
power play n. güç ile elde edilen diplomatik başarı
power play n. güçlü ve etkili siyasi atılım
power play n. politikada güç savaşı
power play n. güce ve işbirliğine dayalı askeri taktik
shuffle play n. (cd oynatıcıda) rastgele oynatma özelliği
cudgel play n. sopalı oyun
cudgel play n. sopalarla edilen kavga
foul play n. kural ihlali
play n. etki
play n. rolü/payı olma

Significados de "play!" con otros términos en diccionario inglés turco: 6 resultado(s)

Turco Inglés
Sport
avrupa fair play birliği european fair play movement n.
avrupa fair play hareketi european fair play movement n.
avrupa fair play hareketi(birliği) european fair play movement (efpm) n.
uluslararası fair play konseyi councill of international fair play (cifp) n.
bowlingde play-off maçı roll-off n.
Volleyball
play-off play-off n.