ruhsal - Turco Inglés Diccionario

ruhsal

Significados de "ruhsal" en diccionario inglés turco : 20 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ruhsal spiritual adj.
Millions of people are suffering in their spiritual, mental, emotional, and physical bodies.
Milyonlarca insan ruhsal, zihinsel, duygusal ve fiziksel bedenlerinde acı çekiyor.

More Sentences
ruhsal mental adj.
However, in this report, we look in vain for essential information which promotes both physical and mental health.
Bununla birlikte, bu raporda hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı teşvik eden temel bilgileri boşuna aramıyoruz.

More Sentences
General
ruhsal mental adj.
However, in this report, we look in vain for essential information which promotes both physical and mental health.
Bununla birlikte, bu raporda hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı teşvik eden temel bilgileri boşuna aramıyoruz.

More Sentences
ruhsal spiritual adj.
Millions of people are suffering in their spiritual, mental, emotional, and physical bodies.
Milyonlarca insan ruhsal, zihinsel, duygusal ve fiziksel bedenlerinde acı çekiyor.

More Sentences
ruhsal psychological adj.
He works with children who have psychological problems.
Ruhsal sorunları olan çocuklarla çalışıyor.

More Sentences
Politics
ruhsal mental adj.
However, in this report, we look in vain for essential information which promotes both physical and mental health.
Bununla birlikte, bu raporda hem fiziksel hem de ruhsal sağlığı teşvik eden temel bilgileri boşuna aramıyoruz.

More Sentences
Medical
ruhsal psychic adj.
Abnormal thinking and perceptions are signals of a psychic disorder.
Anormal düşünce ve algılar ruhsal bir bozukluğun işaretleridir.

More Sentences
Psychology
ruhsal psychic adj.
Abnormal thinking and perceptions are signals of a psychic disorder.
Anormal düşünce ve algılar ruhsal bir bozukluğun işaretleridir.

More Sentences
ruhsal psychological adj.
He works with children who have psychological problems.
Ruhsal sorunları olan çocuklarla çalışıyor.

More Sentences
General
ruhsal inward adj.
ruhsal psychologic adj.
ruhsal inner adj.
ruhsal incarnate adj.
ruhsal incorporate adj.
ruhsal innerly [scotland] adj.
ruhsal supersensual adj.
ruhsal supersubstantial adj.
ruhsal psycho- pref.
Medical
ruhsal psychical adj.
Archaic
ruhsal home-felt adj.

Significados de "ruhsal" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
ruhsal durum vein n.
ruhsal depresyon mental depression n.
ruhsal tedavi teknolojisi dianetics n.
ruhsal denge psychological balance n.
ruhsal durum state of mind n.
ruhsal durum mood n.
ruhsal denge balance n.
ruhsal durum habit of mind n.
bireyin ruhsal güçlerinin farkına varması unfoldment n.
ruhsal özürlü mentally deranged person n.
savaş görmüş kimselerde görülen ruhsal çöküntü battle fatigue n.
ruhsal durum frame of mind n.
ruhsal gelişme mental development n.
ruhsal gelişme psychological development n.
fiziksel veya ruhsal acı veren durum tormenting n.
ruhsal zenginlik spiritual richness n.
ruhsal gelişimcilik spiritual developmentalism n.
ruhsal rahatlık spiritual comfort n.
ruhsal yenilenme seyahati journey of spiritual renewal n.
ruhsal amaç spiritual goal n.
antik mısır inanışına göre ruhsal beden ka n.
ruhsal seyahat spiritual journey n.
ruhsal sağlık emotional health n.
ruhsal ışık halkası spiritual halo n.
ruhsal önem spiritual significance n.
ruhsal dönüşüm metanoia n.
ruhsal denge equilibrium n.
ruhsal boşluğa düşme blankness n.
ruhsal bozuklukların önlenmesi, teşhisi ve tedavisi ile ilgilenen, psikiyatri ve sosyal hizmet gibi çeşitli dallardan oluşan alan mental health n.
fiziksel veya ruhsal yenilenme kaynağı brace n.
şiddetli ruhsal çöküntü dönemi hump [uk] n.
tamamıyla ruhsal olan form veya yorum mystery n.
ruhsal canlanma music n.
bedeni olmayan ruhsal daimones n.
ruhsal sağlamlık grit n.
ruhsal çöküntü rot n.
ruhsal sorun mental problem n.
ruhsal sorun psychological problem n.
kültürel veya ruhsal aydınlanma illustration [obsolete] n.
entelektüel, kültürel veya ruhsal olarak aydınlatıcı kimse illuminator n.
ruhsal zayıflık inanition n.
ruhsal varlık incorporeal n.
zihinsel ve ruhsal değer arayışı pilgrimage n.
ruhsal arındırma cleansing n.
ruhsal dinginlik countenance n.
ruhsal farkındalık feel n.
şiddetli ruhsal bozukluk feeling n.
farklı zamanlarda meydana gelen ruhsal aydınlanma interspiration [obsolete] n.
ruhsal durum pose n.
yüksek mertebeden ruhsal varlık principality n.
kişinin fiziksel varlığı ile ruhsal varlığı arasındaki bağlantı silver cord n.
cinneti andıran ruhsal bozukluk frenzy n.
öğrenme güçlüğü çeken, fiziksel engelli veya ruhsal bozukluğu olan kimselere hizmet veren, yerel yönetim sorumluluğundaki merkez social education centre n.
kişinin ruhsal-düşünsel portresi psychogram n.
ruhsal olarak arındırmak baptise v.
ruhsal olarak temizlemek baptize v.
ruhsal olarak arındırmak baptize v.
ruhsal olarak temizlemek baptise v.
ruhsal özelliklerinden etmek unspiritualise v.
ruhsal özelliklerinden etmek unspiritualize v.
ruhsal özelliklerinden etmek unspiritalize v.
ruhsal özelliklerini elinden almak unsoul v.
ruhsal özelliklerinden etmek unspiritalise v.
(doğaüstü yaratık, ruhsal durum) peyda olmak descend v.
(doğaüstü yaratık, ruhsal durum) tezahür etmek descend v.
duygusal veya ruhsal çalkantı içinde olmak churn v.
entelektüel, kültürel veya ruhsal olarak aydınlatmak illustrate [obsolete] v.
ruhsal durumunu etkilemek strike v.
ruhsal özürlü mentally handicapped adj.
acı (ruhsal) hurt adj.
ruhsal durumu birdenbire değişen mercurial adj.
ruhsal özürlü lunatic adj.
ruhsal açıdan sağlıklı olmayan morbid adj.
yarı-ruhsal semi-spiritual adj.
ruhsal yönü eksik kalmış earthbound adj.
ruhsal olmayan unghostly adj.
ruhsal açıdan zarar görmemiş unharmed adj.
kişinin bedensel sağlığı ve ruhsal durumu arasındaki karşılıklı ilişkiyi içeren mind-body adj.
kişinin bedensel sağlığı ve ruhsal durumu arasındaki karşılıklı ilişkiye ait mind-body adj.
kişinin bedensel sağlığı ve ruhsal durumu arasındaki karşılıklı ilişkiden kaynaklanan mind-body adj.
tamamen ruhsal platonic adj.
ruhsal olarak mentally adv.
ruhsal olarak psychologically adv.
ile ruhsal birlik içinde in prep.
ruhsal merkez ashram N.
Phrasals
(ahlaki veya ruhsal kirlilikten) kendini arındırmak cleanse (away) v.
Phrases
bedensel ve ruhsal olarak in body and mind adv.
Proverb
ruhsal rahatsızlıklar bedensel rahatsızlıklardan daha acı vericidir diseases of the soul are more dangerous than those of the body v.
ruhsal acı bedensel acıdan daha zordur/tehlikelidir diseases of the soul are more dangerous than those of the body v.
ruhsal rahatsızlıklar bedensel rahatsızlıklardan daha zordur diseases of the soul are more dangerous than those of the body v.
Colloquial
ruhsal çöküntü/bunalım dönemi blue devils n.
birine kendini ruhsal veya fiziksel olarak zayıf hissettirmek knock the stuffing out of somebody v.
ruhsal dengesi yerine gelme (oneself) again expr.
Idioms
ruhsal bozukluk chemical imbalance n.
ruhsal varlık ghostly presence n.
ruhsal varoluş ghostly presence n.
ruhsal ölümün simgesi bell, book, and candle things that are miraculous or that signal that something n.
ruhsal durum a frame of mind n.
birinin ruhsal durumu one's frame of mind n.
ruhsal açıdan rahatlamak be at peace v.
ruhsal dengesi bozulmuş (as) messed up as hogan's goat [dated] adj.
ruhsal problem yaşayan (as) messed up as hogan's goat [dated] adj.
ruhsal dengesi bozulmuş (as) screwed up as hogan's goat [dated] adj.
ruhsal problem yaşayan (as) screwed up as hogan's goat [dated] adj.
Technical
ruhsal tedavi psychotherapy n.
Medical
ruhsal olay psychic phenomena n.
ruhsal iletişim psychic communication n.
ruhsal hastalıkların tedavisi için ilaçlardan yararlanılması psychochemotherapy n.
ruhsal körlük psychical blindness n.
ruhsal körlük psychic blindness n.
ruhsal körlük visiual agnosia n.
ruhsal sapınç mental aberration n.
ruhsal gerginliğe bağlı sinirsel öksürük nervous cough n.
ruhsal bozukluklar mental disorders n.
ruhsal muayene mental examination n.
ruhsal yönden tedavi edici bir şekilde psychotherapeutically n.
ruhsal sonuçlar psychiatric consequences n.
ruhsal muayene bulguları mental examination findings n.
özellikle işitme sinirinde ruhsal açıdan sağlıklı olmayan değişime bağlı olarak sinir sisteminin bazı bölümlerinde ortaya çıkan bir tür sağırlık nervous deafness n.
ruhsal bozuklukların tanısal ve istatistiksel el kitabı dsm (diagnostic and statistical manual of mental disorders) abrev.
Psychology
ruhsal tecrit psychic isolation n.
ruhsal aygıt psychic apparatus n.
ruhsal zaman psychological time n.
ruhsal kökenli rahatsızlıklar psychogenic disorders n.
organik ruhsal rahatsızlıklar organic mental disorders n.
ruhsal birlik psychic unity n.
ruhsal cinsel psycho sexual n.
ruhsal hijyen mental hygiene n.
ruhsal atalet psychic inertia n.
ruhsal intihar psychic suicide n.
ruhsal travma psychic trauma n.
bedensel kaynaklı ruhsal rahatsızlıklar somatopsychic disorders n.
ruhsal kökenli füj psychogenic fugue n.
ruhsal rahatsızlıklar mental disorders n.
tanısız ruhsal rahatsızlık unspecified mental disorder n.
ruhsal iç çatışma intrapsychic conflict n.
ruhsal gerçeklik psychic reality n.
ruhsal kökenli amnezi psychogenic amnesia n.
ruhsal belirlemecilik psychic determinism n.
ruhsal evrenseller psychological universals n.
ruhsal iktidarsızlık psychic impotence n.
ruhsal durumun mutlulukla mutsuzluk arasında değişmesi cyclothymia n.
ruhsal çöküntü depression n.
narkotik ilaç uygulanışını takiben bilinç uyuşukluğu meydana getirilen hastada ruhsal çatışmaya sebep olan faktörlerin öğrenilmesini psikoanalist tarafından uygun telkinler yapılması esasına dayanan psikoterapi yöntemi narcotherapy n.
bazı ruhsal sorunlardan ötürü yeni kelimeler uydurma neologism n.
bazı ruhsal sorunlardan ötürü yeni kelimeler uydurma neology n.
ruhsal onanizm psychic onanism n.
ruhsal bozukluk mental disturbance n.
ruhsal bozukluk mental disorder n.
ruhsal bozukluk disturbance n.