Block - Türkçe İngilizce Sözlük

Block

"Block" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
block i. blok
block f. engellemek
block f. bloke etmek
Genel
block i. engel
block i. kütle
block i. apartman
block i. büyük parça
block i. parsel
block i. makara
block i. sıkışıklık
block i. tutukluk
block i. tıkama
block i. büyük bina
block i. iki cadde arasındaki binalar
block i. kütük
block i. palanga
block i. birlik
block i. tıkanıklık
block i. tıkayan şey
block i. arsa parçası
block i. kütük/kaya/taş parçası
block i. binalar dizisi
block i. kalıp
block i. toplu
block i. seri
block i. kesme bloğu
block i. üzerinde insanların kellesinin uçurulduğu sert bir yüzey
block i. blok oyuncak
block i. (oyuncak) yapı bloğu
block i. perukluk
block i. (bilet, hisse) tek bir birim olarak işlem gören kısım
block i. (niteleyici olarak) blok
block i. bloknot
block i. üzengi
block i. araç basamağı
block i. blok et
block i. (dama, iskambil gibi oyunlarda) yapılacak hamle kalmaması
block i. pat
block i. makineye çıkmak için kullanılan basamak
block i. kaide
block i. kütüğü keserken desteklemek için kullanılan bir çerçeve
block i. rölyef baskı plakasının yerleştirildiği ahşap veya metal plaka
block i. el baskısı için çok büyük bir baskı
block i. cezaevi hücre bloğu
block i. neredeyse kare prizma şeklindeki önemli parça
block i. üzerine peruk takılan ve yüz hatları olmayan kafa modeli
block i. (doğancılık) av kuşunun tutulduğu tünek
block i. (yazar) ilham gelmeme
block i. paket
block i. kalıp
block f. bloke etmek
block f. bloklamak
block f. kalıplamak
block f. durdurmak
block f. kapamak
block f. yol kesmek
block f. kesmek
block f. alıkoymak
block f. tıkamak
block f. engel oluşturmak
block f. önünü kesmek
block f. blokla desteklemek
block f. blokla güçlendirmek
block f. blokla yerinde tutmak
block f. blok üzerinde şekillendirmek
block f. blok üzerinde hazırlamak
block f. (metin, veri) işaretleyerek ayırmak
block f. bir kıyafeti eski boyutlarına geri getirmek
block f. dalga yapmak için saçı tutamlara ayırmak
block f. (et) blok halinde kesmek
block f. (bir şeyi) birbirine yapıştırılmış tahta parçalarıyla sabitlemek
block f. (kağıt) sıcaklık ve baskı ile birbirine yapışmak
block f. (telefonda birini) engellemek
block f. kapatmak
block s. blok halinde
block s. blok şekli verilmiş
block s. bloklardan oluşan
block s. blok oluşturan
block s. bir bloğa ait
block s. (adres, başlık, paragraf) soldan boşluk bırakılmadan yazılmış
block s. bloğa benzeyen
Ticaret/Ekonomi
block i. tek bir birim halinde birlikte satılan büyük miktarda tahvil veya hisse
block f. (hükümet, merkez bankası) varlık veya para birimi kullanımını veya dönüşümünü sınırlamak
Siyasal
block i. siyasi grup
block f. (önerge, yasa tasarısı) geçmesini durdurmak
Teknik
block i. cam kesici kafası
block i. gövde
block i. kalıp
block i. klişe
block i. makara
block i. mastar kalıp
block i. palanga
block i. oymaya hazır, ahşap, taş malzeme
block i. blok halinde işlem gören unsurlar
block i. blok pul
block i. tıkayıcı
block i. tıkaç
block i. ahşap bağlantısı
block i. lambri ile duvar arasına yerleştirilen bariyer
block i. kama gövdesi
block i. yay destek bloğu
block i. makas takozu
block i. (kriptografi) bir mesajı oluşturan sabit uzunlukta bit grubu
block i. (cam yapımında) toplanmayı engellemek için kullanılan ahşap veya metal bir kupa
block f. önünü kapatmak
block f. tıkanmak
block f. sıcak baskı yapmak
block f. (şeker pancarı fidanı) kazmayla sökmek
block f. (iki veya daha fazla yazı satırını) sola ve sağa yaslı ayarlamak
block f. (levha uçlarını) ahşap bloğa sabitleyerek birleştirmek
block f. (erimiş cam) ıslak bir ahşap veya metal kupa içinde şekillendirmek
block f. tahta bloğu erimiş cama sokmak
block f. (demir) bitirme öncesi kabaca şekillendirmek
Bilgisayar
block i. öbek
block i. öbek blok
block i. kod bloğu
block i. beklemek
block f. öbeklemek
block f. (ardışık veri) tek bir operasyonda okunup yazılabilmesi için bir arada gruplamak
block expr. önle
Telekom
block i. blok
Elektrik
block f. girişi aşırı yükleyerek elektron tüpünden alternatif akım çıkışını durdurmak
block f. levha akımını sıfıra indirmek için vakumlu tüp ızgarasına yüksek negatif öngerilim uygulamak
Mekanik
block i. makine bloğu
block i. takoz mastarı
İnşaat
block i. mahalle
block i. yapı bloğu
Otomotiv
block i. ayırıcı blok
block i. selektör bloğu
block i. silindirlerin yer aldığı motor parçası
block i. vites kolu bloğu
block i. fren takozu
block i. halat hızını sürtünme ile kontrol etmeye yarayan cihaz
Demiryolu
block i. hat bloğu
block i. kanton
block i. sinyallerle kontrol edilen demiryolu bölümü
block f. (trenleri) blok sisteminde işletmek
Denizcilik
block i. makara
block i. torno
block i. gemi omurgası desteği
block i. kason
Maden
block i. kömür bloğu
Medikal
block i. atriyoventriküler blok
block f. (ilaçlarla) fizyolojik işlevi önlemek
Psikoloji
block i. konuşma bloğu
block i. düşünce bloğu
block f. hatırlayamamak
block f. (psikolojik) engelleme yaşamak
block f. (psikolojik) engelleme sergilemek
Fizyoloji
block f. anestetik madde kullanarak fizyolojik bir işlevi durdurmak

"Block" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
block and pulley i. palanga
cinder block i. cüruf briketi
cylinder block i. motor gövdesi
mounting block i. binektaşı
swivel block i. fırdöndülü makara
erratic block i. sapkıntaş
block and tackle i. palanga takımı
block of flats i. apartman binası
sheave of a block i. makara dili
block letter i. büyük harf
concrete block i. beton blok
lab block i. laboratuvar binası
city block i. kesişen sokaklarla ayrılan blok
block capital i. büyük harf
pulley block i. palanga
tower block i. yüksek apartman
demolition block i. tahrip kalıbı
block of flats i. apartman
lifting block i. kaldırma bloğu
trap block i. tuzak makarası
message block i. mesaj bloğu
link block i. ara takozu
printing block i. baskı kalıbı
block letter i. kitap yazısıyla yazılan büyük harf
office block i. iş hanı (büroların bulunduğu)
tower block i. yüksek büro binası
apartment block i. apartman
stumbling block i. engel
building block i. temel ilke
roof block i. çatı bloku
wood block i. gravür
wood block i. ağaç kütüğü
stumbling block i. zorluk
date block i. yapraklı takvim
apartment block management meeting i. apartman yönetim toplantısı
block building i. blok yapı
alpha block i. alfa blok
block user i. blok kullanıcı
timber block i. dolgu
ice block i. buz parçası
double brake block holder i. sabo tutucusu
chock-a-block i. hıncahınç
printing block i. klişe
office block i. iş hanı
tower block i. apartman
tower block i. yüksek bina
block work i. blok çalışması
road block i. yol kapaması
mental block i. psikolojik engel
block booking i. blok rezervasyon/yer ayırtma
sketch block i. karalama defteri
building block i. temel yapı taşı
wood block i. ahşap blok
wooden block i. ahşap blok
block vote i. blok oy
block vote i. toplu oy
chopping block i. doğrama kütüğü
chopping block i. odun kesme kütüğü
colour block i. renkli klişe
block booking i. blok kiralama
block booking i. blok olarak satınalma
block construction i. blok inşaat
butcher's block i. kalın kesme tahtası
sketch block i. eskiz defteri
block of ice i. buz kütlesi
urinal deodorizer block i. pisuvar tableti
quartering block i. suçlunun bedeninin parçalandığı blok
building block i. oyuncak yapı bloğu
horse block i. araç basamağı
horse block i. üzengi
block (canada) i. keşif yapılmamış bir bölgedeki bir grup kasaba
block [australia/new zealand] i. arsa
block parent program of canada i. kanada'da bir hayır ve çocuk kurumu
measuring block i. ölçü birimi
measuring block i. ölçüm birimi
hat block i. şapka bloğu
horn block i. temel
horn block i. dayanak
horn block i. pedestal
mounting-block i. binektaşı
mounting-block i. eskiden ata binmeye yardımcı olması için kullanılan taş
office block i. ofis binası
writer's block i. yazar tıkanıklığı
plumber block i. yatak gövdesi
plumber block i. şaft kovanı
scribbling block i. not defteri
starting block i. başlangıç
starting block i. bir dönemin başlangıcı
block the light f. karanlık etmek
block breathing f. nefes almayı engellemek
block up f. kapamak
block up f. doldurarak kapamak (deliği/boşluğu)
block up f. tıkamak
block out f. kötü bir olayı zihinden uzaklaştırmak
block out f. taslak yapmak
block up f. karşılamak
block out f. üzerinde oynamak (fotoğraf vb)
block off f. yolunu tıkamak
block off f. erişimi engellemek
block off f. geçişine izin vermemek
block the road f. yolu kapamak
go to the block f. idama gitmek
block the road f. yolu tıkamak
block one's view f. (arabada vb) görüşünü kapamak
arm block f. (dövüş sporlarında) rakibin hamlesini kol ile kesmek/engellemek
block out f. bloke etmek
block out f. görmezden gelmek
block out f. akıldan çıkarmak
block out f. girmesini engellemek
block out f. zihinden uzaklaştırmak
set up road block f. yola barikat kurmak
block contact f. kontağı/kişiyi bloklamak
block (out) f. taslağını çıkarmak
block (out) f. kabataslak belirtmek
block (up) f. (kütük ev) duvarlarını yükseltmek
chock-a-block s. dopdolu
chock-a-block s. ağzına kadar dolu
chock-a-block s. tıka basa
block-busting s. ürünün bitmekte olduğu izlenimi uyandırarak satışını teşvik eden
block-busting s. gişe rekortmeni
block-busting s. satış rekoru kırdıran
block-busting s. ses getiren
butcher block s. yüzeyi kasap kütüğüne benzeyen
butcher-block s. kasap tahtasına benzeyen
chock-a-block zf. mümkün olduğunca tam halde
Öbek Fiiller
block (someone or something) in f. birinin geçiş yolunu tıkamak
block (someone or something) in some place f. birinin geçiş yolunu tıkamak
block on (something) f. nutku tutulmak
block on f. aklından çıkmak
block up f. kabız etmek
block something out f. ayrıntılı olarak gözler önüne sermek
block something out f. görüşünü kapatmak/engellemek
block on f. birden unutmak
block out f. ayrıntılı olarak gözler önüne sermek
block out f. zaman/vakit ayırmak
block someone up f. (yiyecek) kabız etmek
block out f. etraflıca açıklamak
block something out f. etraflıca açıklamak
block on f. nutku tutulmak
block out f. niyetini ortaya dökmek
block someone up f. peklik vermek
block on (something) f. birden unutmak
block out f. baştan sona açıklamak
block on f. ağzı dili tutulmak
block up f. kabız olmak
block out f. zaman vermek
block up f. peklik çekmek
block on (something) f. ağzı dili tutulmak
block someone up f. kabız bırakmak
block on (something) f. aklından çıkmak