Extent - Türkçe İngilizce Sözlük

Extent

"Extent" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
extent i. kapsam
extent i. boyut
extent i. derece
Genel
extent i. mesafe
extent i. saha
extent i. genişlik
extent i. ölçü
extent i. yükseklik
extent i. uzantı
extent i. uzam
extent i. şümul
extent i. miktar
extent i. müsadere
extent i. had
extent i. alan
extent i. mertebe
extent i. büyüklük
extent i. uzunluk
extent i. kaplam
extent i. boy
extent i. radde
extent i. uzam
extent N. uzanım
Hukuk
extent i. haciz kararı
extent i. şümul
extent i. müsadere emri
extent i. alacak karşılığı borçlunun malına el koyma emri
Teknik
extent i. boy
extent i. kapsam
extent i. ölçü derece
extent i. uzunluk
Bilgisayar
extent i. kaplam
extent i. dosya sisteminde ardışık saklama alanı
Askeri
extent i. temdit

"Extent" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 138 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
the extent of somebody's hipline i. basen
a considerable extent i. önemli ölçüde
a considerable extent i. önemli oranda
moral extent i. ahlak ölçüsü
fullest extent i. tümü
fullest extent i. tamamı
fullest extent i. bütünü
global extent i. global boyut
global extent i. küresel boyut
extent [uk] i. değer biçme davası
extent [uk] i. değer kaydı
extent [obsolete] i. saldırı
extent [obsolete] i. hücum
go to any extent f. her şeye başvurmak
assess the extent of the damage f. hasar tespiti yapmak
be true to a limited extent f. doğruluk payı olmak
be true to a certain extent f. doğruluk payı olmak
a certain extent s. belli bir oranda
a certain extent s. belli bir derecede
a certain extent s. bir dereceye kadar
extent [obsolete] s. genişletilmiş
extent [obsolete] s. uzatılmış
to some extent zf. bir yere kadar
to the extent zf. kadarıyla
to a certain extent zf. bir dereceye kadar
to some extent zf. bir ölçüde
great extent zf. büyük çapta
to a certain extent zf. belirli bir noktaya kadar
to some extent zf. bir dereceye kadar
to the extent zf. kadarıyla
to a certain extent zf. bir derece
to a great extent zf. büyük çapta
to the full extent of his power zf. elinden geldiği kadar
to a great extent zf. büyük ölçüde
to that extent zf. o uzunluğa
an extent zf. bir dereceye kadar
to a large extent zf. büyük ölçüde
to a certain extent zf. kısmen
a great extent zf. büyük çapta
with great extent of scope zf. ayrıntılı bir şekilde
to the extent zf. -e göre
to some (a certain) extent zf. bir dereceye kadar
to the full extent zf. sonuna kadar
to some (a certain) extent zf. bir noktaya kadar
to what extent zf. ne ölçüde
to the fullest extent zf. bütünüyle
to the fullest extent zf. tamamıyla
to the fullest extent zf. tümüyle
to a certain extent zf. bir ölçüde
if and to what extent zf. yapılıp yapılmayacağı ve yapılacaksa bunun hangi ölçüde yapılacağı
to what extent zf. ne derecede
to what extent zf. ne derece
some extent arbitrary zf. bazı keyfi ölçülerde
to a large extent zf. büyük oranda
to a great extent zf. büyük ölçüde/çapta
to a large extent zf. büyük ölçüde/çapta
although to a lesser extent zf. daha küçük ölçüde ise
to a very surprising extent zf. şaşılacak biçimde
to a greater extent zf. daha büyük ölçüde
to that extent zf. o derece
to that extent zf. o denli
although to a lesser extent bağ. o kadar olmasa da
İfadeler
to the extent I know expr. bildiğim kadarıyla
such an extent that expr. o derece ki
to the extent that expr. halinde
except to the extent required by law expr. kanunun mecbur tuttuğu haller dışında
to the extent that expr. bununla ilgili olarak
to the extent i see expr. gördüğüm kadarıyla
(to) the greatest extent possible expr. mümkün olduğu kadarıyla
(to) the greatest extent possible expr. mümkün olan en geniş şekilde
to the extent that expr. -dığı ölçüde
the extent to which expr. ne ölçüde
if and to the extent expr. -ması kaydıyla/süresince
if and to the extent expr. -ması halinde
to the highest extent expr. tam (elbise vb oturmak/olmak)
to such an extent expr. böylesine bir ölçüde
to such an extent expr. böyle bir ölçüde
to the extent permitted (by) expr. izin verdiği ölçüde
to the extent permitted by law expr. yasaların izin verdiği ölçüde
to the extent permitted (by) expr. müsaade ettiği ölçüde
to the extent that expr. nispette
to a certain extent expr. belli bir ölçü dahilinde
to the full extent permitted by law expr. yasaların izin verdiği azami ölçüde
to a lesser extent expr. daha az ölçüde
to a lesser extent expr. daha az çapta
to a lesser extent expr. daha az oranda
to an extent expr. bir noktaya kadar
to an extent expr. bir şekilde
to a limited extent expr. kısmen
to a limited extent expr. bir miktar
to a limited extent expr. bir dereceye kadar
to a limited extent expr. biraz
Konuşma Dili
to a sickening extent expr. bıktırıncaya kadar
to a sickening extent expr. bıkkınlık verene kadar
to some extent expr. bir nebze de olsa
Deyim
to a certain extent expr. belirli bir sınıra kadar
to a certain extent expr. belirli bir yere kadar
to a certain extent expr. bir yere kadar
to a certain extent expr. kısmen
Konuşma
what extent expr. hangi uzunluğa
Ticaret/Ekonomi
extent of unionization i. sendikalaşma derecesi
extent of credit i. kredinin büyüklüğü
extent of business i. iş hacmi
extent of the audit i. denetimin genişliği
audit extent i. denetim genişliği
Hukuk
extent of security i. teminatın şümulü
extent of authority i. salahiyetin şümulü
extent of restitution i. iadenin şümulü
extent of pledge i. rehnin şümulü
extent of right i. hakkın şümulü
extent of damage i. hasarın şümulü
second extent (made upon lands or tenements) i. ikinci haciz
re-extent (made upon lands or tenements) i. ikinci haciz
extent-in-chief i. hazine borçlusuna yapılan cebri icra
extent of limited liability i. sınırlı sorumluluğun genişlemesi
extent [obsolete] i. sağlama
extent [obsolete] i. gösterme
according to the extent of the order expr. siparişin önemine göre
Sigortacılık
extent of damage i. hasarın derecesi
extent of damage i. hasarın miktarı
Teknik
seepage of dangerous extent i. tehlikeli boyutta sızma
file extent i. kütük kesimi
file extent i. dosya bölümü
extent of testing i. test kapsamı
Bilgisayar
file extent i. kütük kesimi
file extent i. dosya bölümü
Aydınlatma
geometric extent i. geometrik yaygınlık
Meteoroloji
snow cover extent i. karla kaplı alan
extent of snow cover i. karla örtülü alan
snow cover extent i. karla örtülü alan
extent of snow cover i. karla kaplı alan
Jeoloji
areal extent i. alansal kapsam
areal extent i. alansal uzanım
Askeri
extent of obstacle i. engel uzantısı
extent of damage i. hasar oranı
extent of a military exercise i. askeri tatbikatın kapsamı
Eski Kullanım
extent [uk] i. değerlendirme
extent [uk] i. değer biçme