Grade - Türkçe İngilizce Sözlük

Grade

"Grade" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 117 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
grade i. sınıf
grade i. rütbe
grade i. kademe
grade f. puanlamak
grade i. aşama
Genel
grade i. not (öğretmenin öğrenciye verdiği)
grade i. kalite
grade i. dereceli
grade i. ayar
grade i. cins
grade i. kademe
grade i. basamak
grade i. sınıf (ilköğretimde)
grade i. numara
grade i. meyil
grade i. aşama
grade i. rütbe
grade i. eğim
grade i. paye
grade i. derece
grade i. seviye
grade i. not
grade i. yokuş
grade i. düzey
grade i. tabaka
grade i. mertebe
grade i. (askeri) rütbe
grade i. güç derecesi
grade i. değer derecesi
grade i. aşındırıcı bağın güç derecesi
grade i. (cevher, mineral) nispi değer
grade i. (cevher, mineral) içerik
grade i. hastalığın şiddet düzeyi
grade i. gübredeki bitki besin içeriği düzeyi
grade i. (kimyasal madde) saflık veya yoğunluk derecesi
grade i. ilkokul
grade i. giysi deseni
grade i. üç braille türünden biri
grade i. kabul edilen düzey
grade i. kabul edilen standart
grade i. sertçe kazıma
grade i. sertçe kesme
grade i. rendeleme
grade f. not vermek (sınav kağıdını veya ödevi okuyup)
grade f. derecelere ayırmak
grade f. düzlemek
grade f. tasnif etmek
grade f. not vermek
grade f. sınıflamak
grade f. puanlamak
grade f. ayırmak
grade f. düzenlemek
grade f. tesviye etmek
grade f. düzeltmek
grade f. sınıflandırmak
grade f. derecelendirme yapmak
grade f. derecelendirmek
grade f. (mal) tasnif etmek
grade f. notlandırmak
grade f. hafif geçişlerle birleşmek
grade f. renk tonunu başka renk tonuyla karıştırmak
grade f. gradyan oluşturmak
grade f. karıştırmak
grade f. yokuşta ilerlemek
grade f. belirli derecede olmak
grade f. belirli dereceyi hak etmek
grade f. geniş bir yüzeyi düzleştirmek veya pürüzsüzleştirmek
grade f. belirli bir eğim seviyesine indirmek
Ticaret/Ekonomi
grade i. mertebe
grade i. not
grade i. tabaka
Hukuk
grade i. suçun ciddiyet düzeyi
Teknik
grade i. eğim
grade i. grad
grade i. tenör
grade i. hattın iletim kapasitesi
grade f. derecelendirmek
grade f. sınıflandırmak
Mekanik
grade i. kalite
Tekstil
grade f. standart giysi modelinden çalışma modeli çıkarmak
grade f. standart giysi modelini çalışma modeline dönüştürmek
grade f. bitmiş dikişten dikiş payının bir kısmını kırpmak
İnşaat
grade i. kot
grade i. yol düzleyici ile düzlenen alan
grade f. (kanal veya yol hattını) aynı düzeye getirmek
Otomotiv
grade i. eğim
grade i. kalınlık numarası
grade i. kalite
grade f. sınıflandırmak
grade f. tasnif etmek
Demiryolu
grade i. rampa
Maden
grade i. tenor
Gıda
grade i. standart gıda kalitesi
grade i. kabul edilebilir kalite standardı
grade f. (yiyecekleri) niteliğine, saflığına veya uygun standartlara göre sınıflandırmak
Matematik
grade i. grad
İstatistik
grade i. derece
Biyoloji
grade i. takson grubunun örgütlenme düzeyi
grade i. aynı örgütlenme düzeyine sahip takson grubu
Hayvancılık
grade f. dişi atları safkan erkek atlarla çiftleştirerek ıslah etmek
grade s. (evcil hayvan) ıslah edilmiş ancak safkan olmayan
Arıcılık
grade i. balı sınıflandırma
Eğitim
grade i. belirli bir alanda yetiştirilen bir grup ilkokul öğrencisi
grade s. ilkokula ait
grade s. ilkokulda ders veren
Dilbilim
grade i. not
grade i. puan
grade i. kök veya ekin ses değişimi dizisindeki aşamaları
grade f. (sesli harf) ses değişimi veya ünlü almaşması ile değiştirmek
Çevre
grade i. düzey
Coğrafya
grade i. yer seviyesi
grade i. rakım
grade i. deniz seviyesinin üstündeki yükseklik
grade i. (ırmak profili) denge düzeyinde
grade i. (kara yüzeyi) denge eğiminde
Askeri
grade i. deniz harp rütbesi
Osmanlıca
grade i. mansab

"Grade" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
grade school i. ilkokul
senior grade i. yüzbaşı
log grade i. tomruk sınıfı
grade 1 natural site area i. 1. derece doğal sit alanı
purity grade i. saflık derecesi
grade school i. ilköğretim okulu
final grade i. başarı notu
grade crossing i. hemzemin geçit
low grade i. alt tabaka
multipurpose grade i. çok amaçlı sınıf
lumber grade i. kereste sınıfı
failing grade i. kırık not
grade control i. kalite kontrolü
first grade i. birinci sınıf
passing grade i. geçer not
conduct grade i. sicil
grade of service i. hizmet niteliği
success grade i. başarı puanı
final grade period i. kanaat dönemi
adverse grade i. tersine eğim
existing grade i. mevcut zemin
grade control i. tenor kontrolü
grade control i. nitelik denetimi
below-grade work i. zemin altı işler
high-grade materials i. kaliteli gereçler
first-grade skills i. birinci sınıfta öğrencilere öğretilen beceriler
third grade i. 3. sınıf
eighth-grade i. sekizinci sınıf
passing grade i. ders geçme notu
first grade i. 1.sınıf
1st grade i. 1.sınıf
2nd grade i. 2.sınıf
second grade i. 2.sınıf
third grade student i. 3. sınıf öğrencisi
4th grade i. 4.sınıf
3rd grade i. 3.sınıf
3rd grade student i. 3. sınıf öğrencisi
8th grade i. 8. sınıf
third grade i. 3.sınıf
viscosity grade i. viskozite sınıfı
5th grade i. 5. sınıf
grade of recommendation i. öneri derecesi
grade cricket [australia] i. rekabetçi kriket
down grade i. (eğimli tren yolu) iniş
grade up f. düzeltmek
give a grade f. not vermek
make the grade f. başarmak
grade up f. ıslah etmek
grade a test f. not vermek
assign a grade f. bir not vermek
lower one's grade f. notunu düşürmek
have a good grade f. iyi not almak
get a good grade f. iyi not almak
increase one's grade f. notunu yükseltmek
increase grade f. not yükseltmek
be in fourth grade f. dördüncü sınıfta olmak
enrich weapons-grade uranium f. uranyumu silah derecesinde zenginleştirmek
grade up f. artırmak
grade down f. orantılı olarak azaltmak
grade up f. iyileştirmek
at grade s. eşdüzey
high grade s. yüksek rütbeli
on the down grade s. kötüleşmekte
high-grade s. birinci sınıf
at-grade s. eşdüzey
high-grade s. ekstra
high-grade s. kaliteli
high-grade s. üstün nitelikli
off-grade s. düşük kaliteli
high-grade s. üstün kaliteli
high grade s. çok kaliteli
high grade s. kusursuz
medical grade s. tıbbi kullanıma uygun
7th grade s. yedinci sınıf
top-grade s. en iyi kalite
weapons-grade s. son derece yoğun
weapons-grade s. son derece güçlü
weapons-grade s. son derece dayanıklı
junior-grade s. alt kıdemli
junior-grade s. düşük rütbeli
high-grade s. yüksek kaliteli
low-grade s. düşük kaliteli
low-grade s. düşük ölçekli
low-grade s. sınır ölçeğinde
low-grade s. adi
low-grade s. sınır dereceli
low-grade s. alt sınıfa ait
low-grade s. bayağı
at grade zf. aynı seviyede
on the up grade zf. iyileşmekte
at grade zf. aynı düzeyde
below grade zf. yer altında
-grade snk. belirli bir hareket veya ilerleme şekli anlamı veren son ek
Öbek Fiiller
grade someone down (on something) f. (bir şeyde) birinin puanını/notunu kırmak
grade someone down (on something) f. birine (bir şeyde) düşük not/puan vermek
grade down f. düşük not/puan vermek
grade down f. notunu kırmak
Konuşma Dili
grade 2 haircut i. iki numara saç tıraşı
grade 3 haircut i. üç numara saç tıraşı
grade two haircut i. iki numara saç tıraşı
grade three haircut i. üç numara saç tıraşı
grade-grubbing i. not için çalışan öğrenci
grade-grubber i. soruların hazırlanışını sorgulayarak notunu değiştirtmeye çalışan öğrenci
grade-grubber i. sadece notlarını/iyi not almayı düşünen öğrenci
grade-grubbing i. sadece not için çalışma
grade-grubber i. yağcılıkla öğretmene notlarını değiştirtmeye çalışan öğrenci
grade-grubbing i. sadece iyi not almak için çalışan öğrenci
grade-grubber i. not için yalakalık yapan öğrenci
grade-grubbing i. yüksek not almak için çalışma
grade-grubbing i. not için yağcılık/yalakalık yapma
grade-grubber i. not için yağcılık yapan öğrenci
grade-grubber i. sorunun yanlış/eksik olduğunu iddia ederek notunu değiştirtmeye çalışan öğrenci
grade-grubber i. çalışkan öğrenci
grade-grubber i. sürekli yüksek notlar tutturmaya çalışan öğrenci
grade-grubber i. nottan başka bir şey düşünmeyen öğrenci
grade-grubbing i. not için yağcılık/yalakalık yapma
grade-grubber i. sadece iyi not almaya odaklanmış öğrenci
grade-grubbing i. not için çalışan öğrenci
grade-grubbing i. not için yalakalık yapan öğrenci
grade-grubbing i. sadece iyi not almak için çalışan öğrenci
graduate to third grade f. üçüncü sınıfa geçmek
grade-grubbing s. not peşinde koşan
grade-grubbing s. nottan başka bir şey düşünmeyen
grade-grubbing s. not odaklı
grade-grubbing s. sadece not düşünen
grade-grubbing s. nota odaklı
grade-grubbing s. not delisi
grade-grubbing s. not delisi
grade-grubbing s. sadece iyi not almaya odaklanmış
grade-grubbing s. nottan başka bir şey düşünmeyen
grade-grubbing s. sadece notlarını/iyi not almayı düşünen
Deyim
make the grade f. yükselmek
make the grade f. umulan kadar iyi yapmak
make the grade f. başarılı olmak
make the grade f. başarı kazanmak
make the grade f. bekleneni vermek
grade someone down f. birine düşük not/puan vermek
be above (one's) pay grade f. bir şeye mevkisi/rütbesi/yetkisi yetmemek
be above (one's) pay grade f. (bir konuyu) anlamamak
be above (one's) pay grade f. (bir konunun birinin) alanı dışında olmak
be above (one's) pay grade f. bir şeye bilgisi/uzmanlığı/ihtisası yetmemek
be above (one's) pay grade f. (konu, alan) (birini) aşmak
be above (one's) pay grade f. (bir konunun birini) aşmak
above one's pay grade s. konunun bir kişiyi aşması/bilgisi dahilinde olmayan
above (one's) pay grade s. (birinin) yapabileceğinin ötesinde
above (one's) pay grade s. (birinin) bilgisinin/yeteneğinin dışında
above (one's) pay grade s. (birinin) mevkisi/rütbesi dışında
above (one's) pay grade s. (birinin) nüfuzunun üzerinde
above (one's) pay grade s. (birini) aşmaşana
above (one's) pay grade s. (birinin) alanı dışında