Kind - Türkçe İngilizce Sözlük

Kind

"Kind" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 48 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
kind i. tür
kind i. cins
kind i. çeşit
kind s. kibar
kind s. nazik
kind s. iyiliksever
Genel
kind i. nevi
kind i. takım
kind i. tip
kind i. soy
kind i. nitelik
kind i. kalem
kind i. kısım
kind i. aynı şekil
kind i. çeşit
kind i. cins
kind i. huy
kind i. mizaç
kind i. karakter
kind s. inayetli
kind s. hoş
kind s. kabil
kind s. yumuşak başlı
kind s. müşfik
kind s. merhametli
kind s. nezaketli
kind s. yardımsever
kind s. iyi
kind s. iyicil
kind s. nazik
kind s. uysal
kind s. lütufkar
kind s. iyilikçi
kind s. iyi kalpli
kind s. içten
kind s. sevecen
kind s. iyi yürekli
kind s. candan
kind s. yürekten
kind s. kibar
kind s. cömert
Ticaret/Ekonomi
kind i. aynı varlık
kind i. sınıf
Teknik
kind i. cins
kind i. çeşit
Bilgisayar
kind i. tür
Osmanlıca
kind s. kerim
kind s. mükrim

"Kind" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
rights in kind i. ayni haklar
a kind of fishhook i. piçsinek
same kind i. aynı tür
kind of strong perfume i. hacıyağı
a kind of owl i. yapalak
a kind of solo folk dance i. çiftetelli
the only one of its kind i. nevi şahsına münhasır
a kind of bun i. açma
a kind of sweetish cake i. kuşlokumu
kind of watercress i. roka
a kind of grouper i. lahos
a kind of light fritter i. mafiş
kind treatment i. iltifat
contributions in kind i. ayni yardım
a kind of mosquito i. üvez
something of the kind i. öyle bir şey
guarantee in kind i. ayni teminat
a kind of shalwar i. çakşır
coffee of a kind i. kahveye benzer bir şey
tax in kind i. ayni vergi
wage in kind i. ayni ücret
a kind of peach i. kızmemesi
a kind of wine barrel i. fota
a kind of dice game i. barbut
a kind of folk dance i. bar
a kind of millionaire i. milyoner gibi bir şey
of the same kind i. türdeş
a kind of soft and unsalted cheese i. teleme
one of a kind i. türünün tek örneği
the best of its kind i. türünün en iyi örneği
best wishes and kind regards i. dilek ve temennilerimiz
aid in kind i. ayni yardım
a kind of fat-tailed sheep i. dağlıç
amicable-kind help i. himmet
kind reception i. iyi karşılama
kind reception i. hüsnü kabul
kind of corporation i. şirket türü
payment in kind i. aynen ifa
kind invitation i. nazik davet
every kind i. her nevi
every kind i. her tür
one of a kind i. kendine özgü
kind request i. nazik istek
kind request i. nazik talep
some kind of hormonal imbalance i. bir tür hormonal dengesizlik
two of a kind i. benzer
two of a kind i. tıpatıp
a plain kind of guy i. sıradan tip/adam
first of its kind i. türünün ilk örneği
kind-heartedness i. iyi kalplilik
kind thought i. ince düşünce
certain kind i. belirli tür
a kind of small fly i. mucuk
kind reminder i. kibar hatırlatma
a kind of large handkerchief i. yağlık
kind heart i. iyi kalp
a kind of folk dance i. horon
be kind to f. teveccüh göstermek
be so kind as to f. lütfetmek
give one's kind regards to f. selam söylemek
be kind f. teveccüh göstermek
pay in kind f. ayni olarak ödemek
pay in kind f. ayniyatla ödemek
treat someone kind f. birisine kibar davranmak
send a signal of some kind f. bir tür sinyal göndermek
send a signal of some kind f. bir tür sinyal yollamak
reply in kind f. nazire yapmak
be kind to animals f. hayvanlara iyi davranmak
be kind to somebody f. birine karşı nazik olmak
this kind of s. şöyle
of the same kind s. hemcins
this kind of s. bu tip
a kind of s. bir çeşit
this kind of s. böylesi
that kind of s. şöyle
of a kind s. aynı cinsten
of the same kind s. soydaş
of a different kind s. başka tür
of a different kind s. başka çeşitten
of a kind s. sıradan
best of its kind s. türünün en iyisi
kind-hearted s. iyi kalpli
kind to s. -e karşı nazik
kind-hearted s. sevecen
two of a kind s. aynı iki tür
that kind of s. sözkonusu
some kind s. bir tür
one of a kind s. eşsiz
one of a kind s. eşi benzeri olmayan
a kind of s. bir tür
kind-hearted s. iyi yürekli
in-kind s. hizmetler ile ilgili
in-kind s. para hariç varlıklara dair
in-kind s. ayni
in-kind s. mallar üzerindeki hakka ilişkin
in-kind s. mülkiyet hakkına ilişkin
kind of zf. adeta
kind of zf. az çok
nothing of the kind zf. katiyen
nothing of the kind zf. hiçbir surette
in kind zf. aynen
among its kind zf. benzerleri arasında
in kind zf. aynı
kind of zf. bir tür
in a kind of way zf. bir şekilde
in a kind of funny way zf. ilginç bir şekilde
by kind permission of somebody zf. izni ile
kind-heartedly zf. iyi kalpli bir şekilde
kind-heartedly zf. iyi huylu bir şekilde
kind-heartedly zf. şefkatli bir şekilde
kind-heartedly zf. iyi kalpli olarak
in a kind of way zf. sınırlar dahilinde
in a kind of way zf. çekinceyle
same kind of ed. aynı tür
in kind expr. nitelik açısından
in kind expr. cins bakımından
in kind expr. tür açısından
İfadeler
with kind regards i. içten dileklerimle
with kind regards i. saygılarımla
kind regards expr. içten dileklerimle
kind regards expr. saygılarımla
with kind regards from expr. -den selamlarla
for your kind attention expr. bilgilerinize
for your kind attention expr. dikkatinize sunarım
for your kind attention expr. bilgilerinize sunarım
first of a kind expr. türünün ilk örneği
kind of thing expr. bu tür şey
kind of thing expr. böyle bir şey
not-in-kind expr. alternatif
not-in-kind expr. bambaşka
one kind or another expr. şu veya bu şekilde
kind but firm expr. tatlı sert
Atasözü
you have to be cruel to be kind dost acı söyler
you have to be cruel to be kind birinin iyiliği için onu şimdi üzecek bir şey söylemek
Konuşma Dili
the killer kind i. öldürücü tür
the killer kind i. kötü huylu tür
the killer kind i. sert tür
the killer kind i. öldüren türden
the killer kind i. tehlikeli tür
best of its kind s. türünün en iyisi
kind enough s. yeterince nazik
kind enough s. oldukça nazik
be cruel to be kind expr. kibar olmak için kaba ol
be cruel to be kind expr. iyi niyetli olmak için zalim ol
kinda (kind of) expr. az çok
kinda (kind of) expr. gibi
time's kind of escaped me expr. zaman nasıl geçmiş anlamamışım (geç oldu)
kind of busy expr. biraz meşgul
I could murder (some kind of food) expr. O kadar açım ki (bir yiyecek) için adam öldürebilirim
I could murder (some kind of food) expr. (bir yiyecek) için cinayet işleyebilirim