abroad - Türkçe İngilizce Sözlük

abroad

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

abroad — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /əˈbrɔːd/ – BrE /əˈbrɔːd/)
Terim Türü:
Zarf
Kişinin kendi ülkesinin dışında bulunma durumunu belirten zarftır. Eski İngilizce abrod kökünden günümüze ulaşmıştır ve modern dilde özellikle seyahat/eğitim bağlamında sabitlenmiştir.
Eş Anlamlılar:
overseas, internationally, away
Zıt Anlamlılar:
at home, domestically, locally

"abroad" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
abroad zf. yurt dışında
Why should my child go abroad with AFS?
Çocuğum neden AFS ile yurt dışına gitmeli?

More Sentences
Genel
abroad i. yurtdışı
What happens if you have a single European diplomatic presence abroad?
Yurtdışında tek bir Avrupa diplomatik varlığınız varsa ne olur?

More Sentences
abroad i. yurt dışı
Don't forget to follow my examples during your trip abroad.
Yurt dışı seyahatiniz sırasında benim örneklerimi takip etmeyi unutmayın.

More Sentences
abroad s. dışarıda
We must be able to bring about peace negotiations and to that end exert pressure on all parties at home and abroad.
Barış müzakerelerini başlatabilmeli ve bu amaçla içeride ve dışarıda tüm taraflara baskı uygulayabilmeliyiz.

More Sentences
abroad zf. yurt dışına
The press is muzzled, human rights organisations are barred and opposition is driven abroad.
Basın susturulmuş, insan hakları örgütleri yasaklanmış ve muhalefet yurt dışına sürülmüştür.

More Sentences
abroad zf. yurt dışında
Why should my child go abroad with AFS?
Çocuğum neden AFS ile yurt dışına gitmeli?

More Sentences
abroad zf. yurtdışında
Have you ever been abroad?
Hiç yurtdışına çıktınız mı?

More Sentences
abroad zf. ortalıkta
There are these gossips abroad that he is going to resign.
İstifa edeceğine dair dedikodular ortalıkta dolaşıyor.

More Sentences
abroad zf. ülke dışında
There was a spirit of hope abroad in that country.
Ülkenin dışında bir umut ruhu vardı.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
abroad zf. yurtdışında
Have you ever been abroad?
Hiç yurtdışına çıktınız mı?

More Sentences
Hukuk
abroad s. yurt dışında
I have paid visits to various Hindu, Islamic, Christian, Jain and Sikh shrines both in India and abroad.
Hindistan'da ve yurt dışında çeşitli Hindu, İslam, Hristiyan, Jain ve Sih mabetlerini ziyaret ettim.

More Sentences
Genel
abroad i. yurtdışındaki yerler
abroad i. dış ülke
abroad i. ülke dışı
abroad i. yabancı ülke
abroad i. gurbet
abroad s. dışarı
abroad s. ev dışında
abroad s. dışarıya
abroad zf. gurbette
abroad zf. yaşadığı yerin dışındaki yer
abroad zf. her tarafta
abroad zf. yurtdışına
abroad zf. ortada
abroad zf. her tarafa
abroad zf. hariçte
abroad zf. taşrada
abroad zf. yabancı ülkelerde
abroad zf. yabancı devlette
abroad zf. etrafa
abroad zf. başka ülkelerde
Ticaret/Ekonomi
abroad zf. yurtdışına
Eski Kullanım
abroad zf. hedefi bulmamış
abroad zf. hatalı

"abroad" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 121 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
work experience abroad i. yurtdışı tecrübesi
work experience abroad i. yurtdışı tecrübe
cash withdrawal from an atm machine while abroad i. yurtdışı atm'den nakit çekim
trip abroad i. yurtdışı seyahat
permission to go abroad i. yurtdışı izni
permission to go abroad i. yurtdışına gidiş izni
permission to go abroad i. yurtdışına çıkış izni
advantages of studying abroad i. yurt dışında okumanın avantajları
hotels abroad i. yurtdışındaki oteller
advantages of working abroad i. yurtdışında çalışmanın avantajları
go abroad f. dışarı gitmek
open abroad f. yurtdışına açılmak
transfer abroad f. yurtdışına transfer etmek
blaze abroad f. ilan etmek
be posted abroad f. yabancı bir ülkeye iş için gönderilmek
noise abroad f. ilan etmek
be abroad f. yurtdışında olmak
blazon abroad f. ilan etmek
noise abroad f. etrafa yaymak
be abroad f. dışarıda olmak
noise abroad f. yaymak
do business abroad f. yurtdışına açılmak
be abroad f. ev dışına çıkmış olmak
go abroad f. yurt dışına çıkmak
be abroad f. artık sır olmaktan çıkmış olmak
go abroad f. yurtdışına gitmek
go abroad f. yurtdışına çıkmak
be born abroad f. ülke dışında doğmak
go abroad f. yurt dışına çıkış yapmak
import goods from abroad f. yurt dışından ürün satın almak
import products from abroad f. yurt dışından ürün satın almak
represent abroad f. yurtdışında temsil etmek
expand abroad f. yurtdışına açılmak
expand abroad f. yurt dışına açılmak
flee abroad f. yurtdışına kaçmak
be trained abroad f. yurtdışında yetiştirilmek
be trained abroad f. yurtdışında eğitilmek
come from abroad f. yurt dışından gelmek
travel abroad f. yurtdışına seyahat etmek
live abroad f. yurtdışında yaşamak
live abroad f. ülke dışında yaşamak
live abroad f. memleket dışında yaşamak
be born abroad f. yurt dışında doğmak
study abroad f. yurt dışında eğitim görmek
study abroad f. yurtdışında okumak
study abroad f. yurtdışında eğitim görmek
study abroad f. yurt dışında okumak
work abroad f. yurtdışında çalışmak
from abroad zf. dışarıdan
from abroad zf. yurt dışından
at home and abroad zf. içerde ve dışarda
at home and abroad zf. dahili ve harici
from abroad zf. yabancı ülkeden
from abroad zf. hariçten
at home and abroad zf. yurtiçinde ve yurtdışında
Öbek Fiiller
spread abroad f. kulaktan kulağa yayılmak
İfadeler
go abroad and you'll hear news of home expr. memleketten uzak olunca memleketle ilgili haberlerle daha fazla ilgilenme
go abroad and you'll hear news of home expr. evden uzak olunca evle ilgili haberlerle daha fazla ilgilenme
Atasözü
go abroad and you'll hear news of home evinden/yurdundan uzak kalan evine/yurduna daha düşkün hale gelir
Konuşma Dili
all abroad expr. çağdışı kalmış
all abroad expr. geri kafalı
Deyim
noise something abroad f. dedikodu yaymak
noise something abroad f. dillendirmek
noise something abroad f. (söylentiyi) yaymak
be abroad f. kabahatli olmak
be abroad f. ne yapacağını bilemez durumda olmak
be abroad f. afallamak
the schoolmaster is abroad expr. eğitim herkes tarafından ulaşabilir bir hale geldi
the schoolmaster is abroad expr. eğitim farklı sosyal çevrelerden ve konumlardan insanlar arasında yaygın hale geldi
Konuşma
did you travel abroad? expr. yurtdışına seyahat ettin mi?
Ticaret/Ekonomi
operated abroad i. yurtdışında yerleşik
branch factory abroad i. ülke dışında fabrika şubesi
import agent abroad i. dış ülkelerdeki ithalat acentesi
loans extended abroad i. yurtdışı krediler
debts to banks abroad i. yurtdışı bankalara borçlar
number of staff abroad i. yurtdışı personel sayısı
number of branches abroad i. yurtdışı şube sayısı
assets held abroad i. yurt dışında tutulan varlıklar
interest on capital invested abroad i. yurtdışı sermaye faizi
money flowing abroad i. yurt dışına akan para
an abroad experience i. yurtdışı tecrübesi
an abroad experience i. yurtdışı deneyim
an abroad experience i. yurtdışı deneyimi
an abroad experience i. yurtdışı tecrübe
grants and aids from abroad i. yurt dışından alınan bağış ve yardımlar
Hukuk
net factor income from abroad i. net dış alem faktör gelirleri
follow and finalize all transactions with all public and private bodies, local administrations and other agencies both within the country and abroad expr. yurtiçi ve yurtdışındaki bilcümle resmi ve hususi daireler ile özel idareler ve sair merciler nezdindeki işlemlerimizi takip ve tedvire
Siyasal
citizens abroad i. yurtdışındaki vatandaşlar
near abroad i. yakın çevre
the presidency for turks abroad and related communities i. yurtdışı türkler ve akraba topluluklar başkanlığı
near abroad policy i. yakın çevre politikası
turks living abroad i. yurtdışında yaşayan türkler
Kurum/Kuruluş
general directorate for services for workers abroad i. yurtdışı işçi hizmetleri genel müdürlüğü
group for missions abroad and education i. yurtdışı teşkilatı ve eğitim öğretim grubu
department for services for citizens abroad i. yurtdışı vatandaş hizmetleri dairesi
directorate general of external affairs and services for workers abroad i. dış ilişkiler ve yurtdışı işçi hizmetleri genel müdürlüğü
administration for turks living abroad and related communities i. yurtdışı türkler ve akraba topluluklar başkanlığı
deputy directorate general for turkish citizens abroad and property i. yurtdışında yaşayan vatandaşlar ve emlak genel müdür yardımcılığı
department for missions abroad i. yurtdışı teşkilatı daire başkanlığı
administrative office for training and investigation abroad i. yurtdışı eğitim ve araştırma büro amirliği
administrative office for organization abroad i. yurtdışı teşkilatı büro amirliği
department of citizens living abroad i. yurtdışı vatandaşlar dairesi
administrative office for associations abroad i. yurtdışı demekler büro amirliği
administrative office for associations abroad i. yurtdışı dernekler büro amirliği
department for representations abroad and coordination i. yurtdışı teşkilatı ve koordinasyon dairesi
Sigortacılık
claims payable abroad i. hasarların dışarıda ödenmesi
Denizcilik
service abroad i. deniz görevi
service abroad i. seyir halindeki gemide yapılan donanma hizmeti
service abroad i. aktif deniz kuvvetleri görevi
service abroad i. gemide yapılan donanma hizmeti
service abroad i. deniz görevi
Eğitim
study abroad i. yurtdışı eğitim
study abroad i. yurt dışında eğitim
regulations governing equivalency of higher education diplomas awarded abroad i. yurtdışından alınan yükseköğretim diplomalarının denkliği ile ilgili düzenlemeler
study abroad counselor i. yurtdışı eğitim danışmanı
Tarih
in the future, too, there may be malevolent people at home and abroad who will wish to deprive you of this treasure expr. istikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahların olacaktır
Eski Kullanım
come abroad f. ünlü olmak
come abroad f. kalabalık karşısına çıkmak
come abroad f. tanınmak
set abroad f. (dedikoduyu) yaymak
set abroad f. (dedikodu) çıkarmak