| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | across zf. | karşıya | ||
|
Tom walked across the pedestrian crossing. Tom yaya geçidinden karşıya geçti. More Sentences |
||||
| Genel | across zf. | karşı tarafta | ||
|
Then I looked across the room and there by another heater stood Tom Moto is his shorts. Sonra odanın karşı tarafına baktım ve orada başka bir ısıtıcının yanında Tom Moto'nun şortu duruyordu. More Sentences |
||||
| Genel | across zf. | karşıda | ||
|
The ferry started to move and we were across in half an hour. Feribot hareket etmeye başladı ve yarım saat içinde karşıdaydık. More Sentences |
||||
| Genel | across zf. | karşısına | ||
|
Somebody had put a bed across the bathroom door and so she could not get in. Birisi banyo kapısının karşısına bir yatak koymuştu ve bu yüzden içeri giremedi. More Sentences |
||||
| Genel | across ed. | boyunca | ||
|
Every year, thousands of people drive across the continent on holiday. Her yıl binlerce insan tatil için kıta boyunca araba kullanıyor. More Sentences |
||||
| Genel | across ed. | genişliğinde | ||
|
The hole is about five feet across. Delik, yaklaşık beş fit genişliğinde. More Sentences |
||||
| Genel | across ed. | karşısında | ||
|
Do you see the red car there across the street? Sokağın karşısındaki kırmızı arabayı görüyor musun? More Sentences |
||||
| Genel | across ed. | üzerinde | ||
|
I ran my fingers across the stone. Parmaklarımı taşın üzerinde gezdirdim. More Sentences |
||||
| Genel | across ed. | üstünden | ||
|
A routed VPN connection across the Internet logically operates as a dedicated WAN link. İnternet üzerinden yönlendirilmiş bir VPN bağlantısı mantıksal olarak özel bir WAN bağlantısı olarak çalışır. More Sentences |
||||
| Genel | across ed. | karşıdan karşıya | ||
|
Tom swam across the bay. Tom körfezi karşıdan karşıya yüzdü. More Sentences |
||||
| Genel | across ed. | çaprazında | ||
|
There's a convenience store diagonally across the street. Caddenin çaprazında bir bakkal var. More Sentences |
||||
| Genel | across ed. | öbür tarafında | ||
|
Tom looked out across the water. Tom suyun öbür tarafına baktı. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | across i. | karşıdan karşıya | ||
|
Tom swam across the bay. Tom körfezi karşıdan karşıya yüzdü. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | across zf. | karşıda | ||
|
The ferry started to move and we were across in half an hour. Feribot hareket etmeye başladı ve yarım saat içinde karşıdaydık. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | across zf. | (deniz/okyanus) aşırı | ||
| Genel | across zf. | karşı karşıya | ||
| Genel | across ed. | içinden | ||
| Genel | across ed. | öbür yanında | ||
| Genel | across ed. | bir yandan bir yana | ||
| Genel | across ed. | üstünde | ||
| Genel | across ed. | bir tarafından öbür tarafına | ||
| Genel | across ed. | çaprazlama | ||
| Genel | across ed. | yakasında | ||
| Genel | across ed. | ortasından | ||
| Genel | across ed. | bir yanından öteki yanına | ||
| Genel | across ed. | çapraz | ||
| Genel | across ed. | bir ucundan bir ucuna | ||
| Genel | across ed. | bir yandan öte yana | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | across s. | çapraz | ||
| Ticaret/Ekonomi | across s. | çaprazlama | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | across zf. | bir kenardan diğerine | ||
| Teknik | across zf. | bir yanından öteki yanına | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | across zf. | çapraz | ||
| Bilgisayar | across zf. | yatay | ||