yatay - Türkçe İngilizce Sözlük

yatay

"yatay" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 20 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
yatay horizontal s.
Snow covered all the horizontal surfaces.
Tüm yatay yüzeyler karla kaplanmıştı.

More Sentences
Genel
yatay horizontal s.
Snow covered all the horizontal surfaces.
Tüm yatay yüzeyler karla kaplanmıştı.

More Sentences
Teknik
yatay horizontal s.
Snow covered all the horizontal surfaces.
Tüm yatay yüzeyler karla kaplanmıştı.

More Sentences
Tekstil
yatay horizontal s.
Snow covered all the horizontal surfaces.
Tüm yatay yüzeyler karla kaplanmıştı.

More Sentences
İnşaat
yatay horizontal s.
Snow covered all the horizontal surfaces.
Tüm yatay yüzeyler karla kaplanmıştı.

More Sentences
Matematik
yatay horizontal s.
Snow covered all the horizontal surfaces.
Tüm yatay yüzeyler karla kaplanmıştı.

More Sentences
Botanik
yatay horizontal s.
Snow covered all the horizontal surfaces.
Tüm yatay yüzeyler karla kaplanmıştı.

More Sentences
Genel
yatay level s.
yatay flat s.
yatay supine s.
yatay hor kısalt.
yatay hor. kısalt.
Deyim
yatay on an even keel expr.
Teknik
yatay level s.
Bilgisayar
yatay horizontally zf.
yatay across zf.
yatay horiz kısalt.
yatay horz kısalt.
Botanik
yatay plagiotropic s.
yatay plagiotropous [rare] s.

"yatay" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
yere yatay olarak uzanan bitki trailer i.
sırık (tahta parmaklıktaki yatay) railing i.
yatay asılmış bayrak gonfalon i.
yatay hava akımları ile ısının aktarılması advection i.
yatay duruma getiren evener i.
yatay kuyruk horizontal tail i.
yatay düzlem ground plane i.
yatay akım (su/hava vb) advection i.
darbeli yatay kazı impact moling i.
yatay bombardıman level bombing i.
sırık (tahta parmaklıktaki yatay) rail i.
yatay düzlem level i.
yatay yüzey horizontal surface i.
yatay eşitlik denkleştirmesi horizontal equity equalisation i.
yatay veya biraz eğimli yürüyen yaya yolu travolator i.
yatay sınır contour i.
yatay eksen horizontal axis i.
yatay askılı dosyalama sistemi lateral suspension filing i.
yatay doğru horizontal line i.
yatay asılmış bayrak taşıyıcısı gonfalonier i.
yatay seyir crawl i.
yatay inceleme cross-section study i.
yatay kurb horizontal curve i.
yatay yüzey level i.
yatay kuşak ledge i.
kalıp yatay öğesi ledger i.
korkuluğun orta yatay öğesi midrail i.
yatay kesit görünüşü plan view i.
yatay öncelik horizontal priority i.
yatay yaklaşım horizontal approach i.
bir kalkan boyunca uzanan yatay şerit trangle i.
asılı ve yatay olarak kullanılan bir demirci çekici battering-ram i.
güçlü zıt renklerden oluşan yatay çizgili tasarım bayadere i.
yatay çizgili tasarım bayadere i.
yatay durum level i.
halkalarla yapılan vücudun yatay pozisyonda olduğu bir hareket lever hang i.
el işleri için desteklenmiş bir yüzey sağlayan bir yatay panel work-board i.
el işleri için desteklenmiş bir yüzey sağlayan bir yatay panel workboard i.
ayarlı kalemle çizilen ince ve soluk yatay çizgi feint i.
ayarlı kalemle çizilen ince ve soluk yatay çizgi faint i.
yatay oluşan genişleme herb layer i.
yatay biriken tortu herb layer i.
demir ocak altlığının yatay çubuğu brand iron i.
yatay pozisyondaki şey horizontal i.
yatay maden geçidi gallery i.
yatay yeraltı geçidi gallery i.
uzunlamasına yatay destek garth i.
yatay ve dikey çizgilerden oluşan ağ grid i.
ızgaralı yatay kapı grind [scotland] i.
yatay yüzey birimi başına düşen tüm doğrudan güneş enerjisi oranı insolation i.
yatay sancak gonfanon i.
yay gövdesindeki belli belirsiz yatay çizgiler pinch i.
yatay beton yüzey pad i.
sıvının yatay yüzeyi içinde yüzen cismi kestiği düzlem veya çizgi plane of flotation i.
öğrenme eğrisinde düşüşün veya yükselişin olmadığı yatay bölüm plateau i.
gazete manşetindeki katları veya hikayeleri ayıran yatay çizgiler dash i.
kalkanın üst bölümünün en alttaki dörtte birlik kısmında yer alan dar ve yatay şerit fillet i.
dikey kısmı oval, yatay kısmı dairesel olan bir cisim orbiculate i.
dikey ve yatay ögelerin öne çıktığı mimari bir tarz prairie style i.
pikeden yatay uçuşa geçilen bir manevra türü pullout i.
madencilik yapılan yatay alanın zemini seat i.
maden işletmeciliğinde faydalanılan neredeyse yatay olan düz yüzey seat i.
maden ocağında yatay bölüm seat i.
yatay ve geniş yuvalar içeren saban demiri slat moldboard i.
(yatay yönde katılaşmış) kültür ortamı slope i.
(futbol) topa hakim oyuncunun yatay yönde ilerlediği oyun alanı slope i.
veri noktasından ikinci bir noktaya doğru saat yönünde ölçülen yatay açı grid bearing i.
(fıçıda oluk açarken) yatay fıçı tutuş şekli squaw i.
yatay örülü tuğlalardan oluşan set stretching course i.
(sandalyede, mobilyada) iki ayak arasında yer alan yatay çubuk stretcher i.
attik kaide silmelerini ayıran yatay şerit supercilium i.
yatay çizgi horizontal i.
yatay düzlem horizontal i.
yatay ahşap panellerden oluşan duvar stave wall i.
mükemmel bir şekilde yatay yapmak (tesviye aletiyle) level f.
yatay hale getirmek make (something) horizontal f.
yatay bir yüzey sağlamak level f.
yatay seyre geçmek reach a plateau f.
yatay bir seyir izlemek reach a plateau f.
yatay seyirde uçmak level f.
yatay duruma getirilmiş evened s.
yatay düzlem horizontal s.
mükemmel bir şekilde yatay level s.
yatay çizgi horizontal s.
yatay olarak ateşlenen point-blank s.
yatay değil out of true s.
yarı yatay subhorizontal s.
yatay paralel çizgilerden oluşan azure s.
yatay çıkıntıları olan ledgy s.
ayarlı kalemle çizilen ince ve soluk yatay çizgilere ait veya ilişkin feint s.
ayarlı kalemle çizilen ince ve soluk yatay çizgilere ait veya ilişkin faint s.
aynı anda hem dört kenarlı düşey bir prizmanın kenarlarına hem de yatay bir prizmaya paralel olan dilinimleri bulunan diprismatic s.
farklı renkte yatay şeritlere ayrılmış barry s.
yatay çubuklu crossbarred s.
düz yatay yüzeyi olan plano-horizontal s.
vücut neredeyse yatay olacak şekilde yürüyen pronograde s.
her bir görüntü için yatay çizgilerin yukarıdan aşağıya üst üste bindirildiği (video tarama yöntemi) progressive s.
yatay olarak evenly zf.
yatay biçimde flat zf.
yatay olarak horizontally zf.
yatay olarak point-blank zf.
yatay bir biçimde horizontally zf.
yatay biçimde aflat zf.
yatay olarak barwise zf.
yatay bir şekilde barwise zf.
yatay bir biçimde level zf.
düz veya yatay pozisyonda flatling [uk] zf.
Öbek Fiiller
yatay pozisyona geçmek lay down f.
yatay seyretmek level off f.
Deyim
dikey veya yatay olmayan bir çizginin eğiminin nasıl hesaplanacağını hatırlamak için kullanılan anımsatıcı ifade rise over run f.
Ticaret/Ekonomi
yatay inceleme cross section study i.
yatay fark horizontal spread i.
gümrük tarifelerinde linear indirim ya da gümrük tarifelerinde yatay indirim ya da gümrük tarifelerinde eşit yüzde indirimi linear reduction of tariffs i.
yatay birleşmeler horizontal concertrations i.
yatay birleşmeler concentrations i.
yatay fiyat belirlemesi horizontal price fixing i.
mali tabloların yatay analizi horizontal analysis i.
gümrük tarifelerinde linear indirim ya da gümrük tarifelerinde yatay indirim ya da gümrük tarifelerinde eşit yüzde indirimi horizontal reduction of tariffs i.
yatay iletişim lateral communication i.
yatay büyüme horizontal growing i.
yatay eşitlik horizontal equity i.
gümrük tarifelerinde yatay indirim horizontal reduction of tariffs i.
yatay birlik horizontal merger i.
yatay birleşme horizontal combination i.
yatay bütünleşme horizontal integration i.
yatay birleşme lateral combination i.
yatay eksen x axis i.
yatay mevzuat horizontal legislation i.
yatay ve prosedürel önlemler horizontal and procedural measures i.
yatay eksen abscissa i.
yatay mali uyum horizontal fiscal harmonization i.
yatay işçi sendikası horizontal labor union i.
yatay büyüme horizontal expansion i.
yatay genişleme horizontal expansion i.
yatay bütünlenme horizontal integration i.
yatay tamamlanma horizontal integration i.
yatay çözümleme horizontal analysis i.
yatay analiz horizontal analysis i.
yatay denetim horizontal audit i.
yatay entegrasyon horizontal integration i.
yatay yoğunlaşma horizontal concentration i.
yatay pazar horizontal market i.
yatay piyasa horizontal market i.
yatay geçiş sınavı internal transfer exam i.
yatay kartel horizontal cartel i.
yatay organizasyon horizontal organization i.
yatay terfi horizontal promotion i.
yatay organizasyon horizontal organisation i.
yatay bütünleşme horizontal integration i.
gümrük tarifelerinde yatay indirim equal percentage reduction of tariffs i.