bout - Türkçe İngilizce Sözlük

bout

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bout — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /baʊt/ – BrE /baʊt/)
Terim Türü:
İsim: bout (bouts)
Kısa süreli, yoğun bir süreç veya özellikle boks/güreş gibi sporlarda maç/raundu tanımlar. Orta İngilizceye Eski Fransızca boute sözcüğünden girmiş; “itme/hamle” fikrinden “karşılaşma/atışma” anlamına kayarak spor dilinde kalıcılaşmıştır.
Eş Anlamlılar:
spell, round, match
Zıt Anlamlılar:
ceasefire, lull (contextual)

"bout" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 37 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bout i. kriz
Jimmy was really unwell at the last minute with a bad bout of flu but decided not to cancel the meeting.
Jimmy son dakikada kötü bir grip krizi geçirerek gerçekten rahatsızlandı ancak toplantıyı iptal etmemeye karar verdi.

More Sentences
bout i. boks maçı
He's a former lightweight boxing champion and is expected to win the bout easily.
Kendisi eski bir hafif sıklet boks şampiyonu ve boks maçını kolayca kazanması bekleniyor.

More Sentences
bout i. nöbet
A baby may frequently get a bout of hiccups during a feed.
Bir bebek beslenme sırasında sık sık hıçkırık nöbetleri geçirebilir.

More Sentences
bout i. maç
We have all been impressed by your macho image, clearly learned from watching too many World Wrestling Federation bouts.
Çok fazla Dünya Güreş Federasyonu maçı izleyerek öğrendiğiniz belli olan maço imajınızdan hepimiz etkilendik.

More Sentences
bout i. dizi
The political stability will encourage a bout of takeover activity.
Siyasi istikrar bir dizi devralma faaliyetini teşvik edecektir.

More Sentences
bout zf. ilgili
What is this book 'bout?
Bu kitap neyle ilgili?

More Sentences
Medikal
bout i. kriz
Jimmy was really unwell at the last minute with a bad bout of flu but decided not to cancel the meeting.
Jimmy son dakikada kötü bir grip krizi geçirerek gerçekten rahatsızlandı ancak toplantıyı iptal etmemeye karar verdi.

More Sentences
bout i. nöbet
A baby may frequently get a bout of hiccups during a feed.
Bir bebek beslenme sırasında sık sık hıçkırık nöbetleri geçirebilir.

More Sentences
Spor
bout i. boks maçı
He's a former lightweight boxing champion and is expected to win the bout easily.
Kendisi eski bir hafif sıklet boks şampiyonu ve boks maçını kolayca kazanması bekleniyor.

More Sentences
Boks
bout i. boks maçı
He's a former lightweight boxing champion and is expected to win the bout easily.
Kendisi eski bir hafif sıklet boks şampiyonu ve boks maçını kolayca kazanması bekleniyor.

More Sentences
Genel
bout i. hastalık
bout i. eskrim maç
bout i. kısa süren hummalı faaliyet
bout i. devre
bout i. yarış
bout i. zaman
bout i. boks
bout i. gösteri
bout i. güreş
bout i. sıra
bout i. süre
bout i. müsabaka
bout i. güreş karşılaşması
bout i. yarışma
bout i. girişme
bout i. müddet
bout i. karşılaşma
bout i. kısa dönem
bout i. bir çeşit örgü sırası
bout i. bok maçı
bout N. (spor) karşılaşma
bout N. kısa süreli dönem
Tarım
bout i. (çim veya ekin biçerken) tarla boyunca gidip gelme
bout f. (tarlayı) aralıklarla sürmek
Spor
bout i. müsabaka
Müzik
bout i. telli müzik aletinin gövdesinin altı duvarını oluşturan altı bölümden her biri
bout i. telli müzik aletinin bel bölümü

"bout" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 40 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
drinking bout i. içki alemi
drinking bout i. çilingir sofrası
bout [dialect] [uk] i. zaman
bout [dialect] [uk] i. hal
herea-bout zf. buralarda
herea-bout zf. bu civarda
herea-bout zf. bu muhitte
Konuşma Dili
sorry 'bout that expr. kusura bakmayın
(it's) bout time expr. sonunda, geç bile oldu/kaldı
(it's) bout time expr. zamanı geldi de geçiyor
(it's) bout time expr. zamanı çoktan gelmişti
Deyim
bout it expr. zeki
bout it expr. havalı
bout it expr. çok iyi
bout it expr. akıllı
bout it expr. bilgili
bout it expr. hazır
how 'bout them apples? expr. nasıl ama?
how 'bout them apples? expr. nasılmış?
how 'bout them apples? expr. peki ya buna ne dersin?
Konuşma
how bout them apples? expr. ya peki buna ne dersin?
sorry 'bout that expr. bunun için üzgünüm
Chatleşme Dili
how bout u? expr. ya sen?
Medikal
a bout of scarlet fever i. kızıl hastalığı salgını
bout of flu i. grip nöbeti
Dilbilim
bout [dialect] [uk] ed. olmadan
Modern Argo
ain't bout that life expr. (birine) yakışmıyor
aint that bout a bitch expr. çok boktan bir durum
aint that bout a bitch expr. berbat bir durum
ain't bout that life expr. (birine) göre değil
ain't bout that life expr. birinin yapacağı şey/yaşayacağı bir hayat değil
ain't bout that life expr. öyle biri değil
aint that bout a bitch expr. çok boktan değil mi?
aint that bout a bitch expr. bok gibi değil mi?
aint that bout a bitch expr. bok gibi bir durum
aint bout nuttin exclam. bir özelliği yok
aint bout nuttin exclam. ahım şahım bir şey/biri değil
aint bout nuttin exclam. pek bir özelliği yok
aint bout nuttin exclam. kayda değer bir özelliği yok
aint bout nuttin exclam. harika biri/bir şey değil