duyan - Türkçe İngilizce Sözlük

duyan

"duyan" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Teknik
duyan audient s.

"duyan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
duyan kimse hearer i.
hayvanlara karşı cinsel istek duyan kişi zoophile i.
sempati duyan kimse sympathizer i.
herkese sempati duyan a bleeding heart i.
hastalık şeklinde cinsel ilişki arzusu duyan kadın nympho i.
yeni teknolojiye ilgi duyan kişi technophile i.
gerek duyan needer i.
ihtiyaç duyan needer i.
birçok şeye ilgi duyan adam man of wide interests i.
kendisiyle gurur duyan smugger i.
heteroseksüel olup kendi cinsine de ilgi duyan kimse heteroflexible i.
sempati duyan kimse sympathiser i.
laf arasında söylenen fakat duyan kişi üzerinde beklenmeyen etki yapan bir söz chance remark i.
doğaüstü canlıların varlığından kuşku duyan kimse supernatural skeptic i.
grup evi (bakıma ihtiyaç duyan kişilere hizmet veren bakım evi) group home i.
köpeklere karşı aşırı sevgi duyan kişi canophilist i.
güven duyan kimse truster i.
antipati duyan kimse antipathist [obsolete] i.
genç erkeklere ilgi duyan orta yaşlı homoseksüel erkek aunty i.
zevk duyan enjoyer i.
pişmanlık duyan repenter i.
kurumsal bakıma ihtiyaç duyan mültecilerin oluşturduğu grup hard core i.
kurumsal bakıma ihtiyaç duyan mültecilerin oluşturduğu grup hardcore [uk] i.
orta çağ sanatı ve kültürüne saygı duyan kimse medievalist i.
sürekli ve takıntılı bir şekilde çalışma ihtiyacı duyan kimse workaholic i.
büyük saygı duyan kimse honorer i.
kuşku duyan kimse mistruster i.
hayranlık duyan kimse reverer i.
saygı duyan kimse reverencer i.
saygı duyan kimse reverer i.
şehvet duyan kimse lustre i.
şehvet duyan kimse luster i.
amerikan iç savaş dönemi tarihine hobi olarak ilgi duyan kimse civil war buff i.
ispanya'ya veya ispanyolca konuşan ülkelere veya kişilere hayranlık duyan kimse hispanophile i.
ispanyol kültürüne veya ispanyolcaya aşırı hayranlık duyan kimse hispanophile i.
şüphe duyan kimse distruster i.
bir konuya yüzeysel ilgi duyan kimse dilettante i.
(bir şeye) ilgi duyan kimse fancier i.
bir alana yoğun ilgi duyan kimse fancy i.
dehşet duyan kimse fearer i.
şiddetli istek duyan kimse flame i.
geçmişe ilgi duyan kimse preterist i.
slav korkusu duyan kimse slavophobe i.
sakala aşırı ilgi duyan kimse pogonophile i.
vücut deldirme ve dövmelere karşı cinsel haz duyan kimse stigmatophilist i.
belirli alanlara ilgili duyan kişilerin toplanıp somut objeler üzerinde yaratıcı bir biçimde çalıştıkları açık ortam makerspace i.
kuşku duyan taraf suspecter i.
her iki cinse karşı erotik istek duyan bisexual s.
ürkütücü konulara aşırı ilgi duyan morbid s.
marazi konulara aşırı ilgi duyan morbid s.
pişmanlık duyan repentant s.
karşı cinse ilgi duyan heterosexual s.
cinsel yönden kendine ilgi duyan autosexual s.
sağ kulağıyla daha iyi duyan dextraural s.
kuşku duyan suspicious s.
kuşku duyan doubtful s.
kendine saygı duyan self respecting s.
karşı cinse ilgi duyan straight s.
tamire gerek duyan out of repair s.
suçluluk duyan contrite s.
heteroseksüel olup kendi cinsine de ilgi duyan kimse bicurious s.
heteroseksüel olup kendi cinsine de ilgi duyan kimse bi-curious s.
eviyle gurur duyan houseproud s.
eviyle gurur duyan house-proud s.
antipati duyan antipathetical s.
antipati duyan antipathetic s.
utanç duyan ashamed s.
çok sayıda insanın katılımına gerek duyan people-intensive s.
hayranlık duyan admirative s.
pişmanlık duyan remorsed [obsolete] s.
vicdan azabı duyan remorsed [obsolete] s.
pişmanlık duyan remorseful [obsolete] s.
çok onur duyan top-proud s.
yoğun ıstırap duyan tortured s.
hem aynı hem karşı cinsten üyelere cinsel ilgi duyan amphigenous s.
özlem duyan awanting s.
korku ve merakla karışık bir saygı duyan awed s.
korkuyla karışık saygı duyan awful s.
saygı duyan venerational s.
özlem duyan wishful s.
utanç duyan mean s.
üst düzey sağlık hizmetine ihtiyaç duyan high-dependency s.
(çevresinden ötürü) huzursuzluk duyan misplaced s.
madde kullanımına ihtiyaç duyan dependant s.
sürekli ilaç kullanımına ihtiyaç duyan dependant s.
sürekli ilaç kullanımına ihtiyaç duyan dependent s.
madde kullanımına ihtiyaç duyan dependent s.
minnet duyan grateful s.
birçok konuya ilgi duyan omnivorous s.
yerine rakibinin geçeceğinden aşırı şüphe duyan overjealous s.
vicdan azabı duyan conscious s.
çok heyecan duyan in love s.
büyük ilgi duyan in love s.
ağır duyan dunch [dialect] [uk] s.
özlem duyan love-sick s.
sevdiğine hasret duyan love-sick s.
konumundan gurur duyan place-proud s.
tedaviye ihtiyaç duyan physical [obsolete] s.
kendinden şüphe duyan self-doubting s.
kendine saygı duyan self-respectful s.
kendinden şüphe duyan self-questioning s.
kendinden kuşku duyan self-suspicious s.
şiddetli açlık duyan sharp-set s.
şefkate ihtiyaç duyan silly s.
…den gurur duyan proud (of) s.
… ile gurur duyan proud of s.
topluma ilgi duyan social-minded s.
yüzeysel ilgi duyan sunday s.
yakınlık duyan sympathy s.
sempati duyan sympathizer s.
geçmişe özlem duyan nostalgic s.
(bir şeye) ihtiyaç duyan indigent [obsolete] s.
şükran duyan grateful s.
suçluluk duyan ashamed s.
tiksinti duyan disgusted s.
İfadeler
bir şeye ihtiyaç duyan in want of something expr.
Konuşma Dili
japon anime veya mangalarına aşırı ilgi duyan kimse weeb i.
öldürmekten haz duyan katil thrill killer i.
vicdan azabı duyan racked with guilt s.
batıni felsefelere, geleneksel ilaçlara ilgi duyan herbal [australia] s.
yaptığıyla gurur duyan pleased with (oneself) s.
doğaya ilgi duyan outdoorsy s.
(bir şey için) heyecan duyan down for it expr.
'-den memnuniyet/mutluluk duyan happy to expr.
(bir şeye) gereksinim duyan in need (of something) expr.
Deyim
herkese sempati duyan a bleeding heart i.
bir erkeğin yardımına ihtiyaç duyan kadın a damsel in distress i.
onarıma gereksinim duyan far gone s.
gurur duyan proud as punch s.
zevk duyan proud as punch s.
zevk duyan pleased as punch s.
haz duyan proud as punch s.
gurur duyan pleased as punch s.
haz duyan pleased as punch s.
ne gören var ne de duyan hide nor hair expr.
ne gören var ne de duyan hide or hair expr.
ne gören var ne de duyan var neither hide nor hair expr.
duyan gelmiş another county heard from expr.
derinden saygı duyan in awe expr.
(birine/bir şeye) korkuyla karışık bir saygı duyan in awe expr.
hayranlık ve saygı duyan in awe expr.
birini ne gören var ne de duyan var neither hide nor hair of someone expr.
Konuşma
ne gören var ne de duyan var hide nor hair expr.
bir şey duyan var mı? anybody hear anything? expr.
Ticaret/Ekonomi
ayakta kalmak için kurtarma paketine ihtiyaç duyan şirket zombie company i.
Hukuk
şüphe duyan kimse impeacher i.
Siyasal
parlamentoda merkezci olup siyasi sorunlarda sağ görüşe sempati duyan üyeler right center i.
marksizme sempati duyan marxisant s.
ırk ve sınıf farkı olmaksızın kadınların yetenekleri ve becerilerine saygı duyan womanist s.
Sigortacılık
yardıma ihtiyaç duyan confused s.