| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | first s. | birinci | ||
|
Over the years, Trump has claimed that he was "first in his class" at Wharton in 1968. Trump yıllar boyunca 1968 yılında Wharton'da “sınıf birincisi” olduğunu iddia etmiştir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | first s. | ilk | ||
|
It's my first day at work. Bu benim işteki ilk günüm. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | first zf. | önce | ||
|
Let her talk and tell her story first. Bırak önce konuşsun ve hikayesini anlatsın. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | first i. | birincilik | ||
|
He made his family proud with a first in math. Matematikte aldığı birincilikle ailesini gururlandırdı. More Sentences |
||||
| Genel | first i. | ilk | ||
|
That fight was a first for Tiana and May. Bu kavga Tiana ve May için bir ilkti. More Sentences |
||||
| Genel | first s. | başta gelen | ||
|
The alignment of the Turkish statistical base with that of Eurostat is a very first priority. Türk istatistiksel temelinin Eurostat’ın temeliyle uyumlulaştırılması, başta gelen bir önceliktir. More Sentences |
||||
| Genel | first s. | en büyük | ||
|
I believe that the first problem I mentioned, namely the use of Article 202 as the legal basis, is the biggest. Bahsettiğim ilk sorunun, yani 202. Maddenin yasal dayanak olarak kullanılmasının en büyük sorun olduğuna inanıyorum. More Sentences |
||||
| Genel | first s. | ilk | ||
|
It's my first day at work. Bu benim işteki ilk günüm. More Sentences |
||||
| Genel | first s. | öncelikli | ||
|
Kara knows her first responsibility is to her school. Kara öncelikli sorumluluğunun okulu olduğunu biliyor. More Sentences |
||||
| Genel | first zf. | öncelikle | ||
|
First, I need you to be honest with me. Öncelikle, bana karşı dürüst olmanızı istiyorum. More Sentences |
||||
| Genel | first zf. | ilk kez | ||
|
New jobs will be created when new technology is first introduced. Yeni teknoloji ilk kez kullanılmaya başlandığında yeni işler yaratılacaktır. More Sentences |
||||
| Genel | first zf. | ilkin | ||
|
First, let me introduce myself. İlkin kendimi tanıtayım. More Sentences |
||||
| Genel | first zf. | başta | ||
|
When they were first married, they lived in Chicago. Başta evlendiklerinde Chicago'da yaşıyorlardı. More Sentences |
||||
| Genel | first zf. | evvela | ||
|
Looks like someone got here first. Görünüşe göre birileri bizden evvel gelmiş gibi. More Sentences |
||||
| Genel | first zf. | ilk olarak | ||
|
The movie was first released in 2000. Film ilk olarak 2000 yılında gösterime girdi. More Sentences |
||||
| Genel | first zf. | ilk önce | ||
|
The least productive regions will be abandoned first. En az verimli bölgeler ilk önce terk edilecektir. More Sentences |
||||
| Genel | first zf. | öncelikli olarak | ||
|
The business plan project should first include general information. İş planı projesi içerisinde öncelikli olarak genel bilgiler bulunmalıdır. More Sentences |
||||
| Genel | first zf. | öncelikli olarak | ||
|
The business plan project should first include general information. İş planı projesi içerisinde öncelikli olarak genel bilgiler bulunmalıdır. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | first s. | ön | ||
|
First Class seats are at the front part of the aircraft. First Class koltuklar uçağın ön kısmındadır. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | first i. | birinci vites | ||
|
Mrs. Adams put the car into first to park. Bay Adams arabayı park etmek için birinci vitese taktı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | first i. | başlangıç | ||
| Genel | first s. | baş | ||
| Genel | first s. | mükemmel | ||
| Genel | first s. | önde gelen | ||
| Genel | first zf. | ilk ağızda | ||
| Genel | first zf. | tercihen | ||
| Genel | first zf. | ziyadesiyle | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | first s. | abd başkanının ailesine ait | ||
| Siyasal | first s. | abd başkanının ailesi ile ilgili | ||
| Siyasal | first s. | abd başkanının aile üyesi olan | ||
| Siyasal | first s. | abd başkanının ailesinden olan | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | first i. | sosyal medyada kişinin hesabındaki ilk fotoğrafın beğenilmesi için bıraktığı bir yorum | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | first s. | birinci vitese ait | ||
| Otomotiv | first s. | birinci vites ile ilgili | ||
| Otomotiv | first s. | birinci (vites) | ||
| Spor | ||||
| Spor | first i. | eskrimde bir savunma pozisyonu | ||
| Beysbol | ||||
| Beysbol | first i. | birinci kale | ||
| Beysbol | first i. | ilk kale | ||
| Beysbol | first i. | birinci kaleci | ||
| Beysbol | first i. | ilk kale yanında pozisyon alan iç saha oyuncusu | ||
| Müzik | ||||
| Müzik | first i. | öne çıkan esas müzik aleti | ||
| Müzik | first i. | eserde öne çıkan birincil ses | ||
| Müzik | first s. | en yüksek seste olan | ||
| Müzik | first s. | esas bölümü götüren | ||
| Müzik | first s. | birincil | ||