heartier - Türkçe İngilizce Sözlük

heartier

heartier — Definition

Anlamı ve Tanımı:
içten, bol
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈhɑːrti/ – BrE /ˈhɑːti/)
Terim Türü:
Sıfat
Samimi ve güçlü duyguları ya da miktar bakımından cömertliği anlatan sözcüktür; canlılık, sağlamlık ve açıklık çağrışımı taşır. Heart kökünden türeyen yapı, merkezden gelen yoğunluğu nitelik hâline getirir.
Eş Anlamlılar:
robust, warm
Zıt Anlamlılar:
half-hearted, weak

"heartier" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
hearty s. candan
Genel
hearty s. kuvvetli
The knight was riding a hearty black horse.
Şövalye kuvvetli bir siyah ata biniyordu.

More Sentences
hearty s. yürekten
This resolution could be even stronger but I give it my hearty backing.
Bu karar daha da güçlü olabilirdi ancak ben bu kararı yürekten destekliyorum.

More Sentences
hearty s. içten
Her granddad gave a hearty laugh when he saw us.
Büyükbabası bizi gördüğünde içten bir kahkaha attı.

More Sentences
hearty s. sağlıklı
The project will use CRISPR DNA-editing technology to make a heartier cacao seed.
Proje, daha sağlıklı bir kakao tohumu yapmak için CRISPR DNA düzenleme teknolojisini kullanacak.

More Sentences
hearty s. doyurucu
Avocado is the most nutritious and hearty fruit in the world.
Avokado dünyanın en besleyici ve doyurucu meyvesidir.

More Sentences
hearty s. coşkulu
The boss welcomed us in a hearty manner.
Patron bizi coşkulu bir şekilde karşıladı.

More Sentences
hearty i. canlı ve dinç kimse
hearty i. güçlü sporcu
hearty s. bol
hearty s. sağlam
hearty s. canlı
hearty s. samimi
hearty s. canlandırıcı
hearty s. sıhhatli
hearty s. çok
hearty s. zinde
hearty s. dinç
hearty s. net
hearty s. açık
hearty s. dolaysız
hearty s. azımsanmayacak
hearty s. çok neşeli
hearty s. büyük porsiyonlu
hearty s. onaylayıcı
hearty s. dolu
hearty s. hayat dolu
hearty s. serbest
Eski Kullanım
hearty i. cesur ahbap
hearty i. iyi yoldaş
hearty i. denizci
hearty i. gemici

"heartier" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hearty welcome i. sıcak karşılama
hearty cooperation i. içten işbirliği
hearty [uk] i. sıhhatli kimse
hearty [uk] i. zinde kimse
hearty [uk] i. sağlam kimse
hale and hearty s. kanlı canlı
hale and hearty s. sapasağlam
hale and hearty s. dinç ve sağlıklı
hale and hearty s. eski toprak
hale and hearty s. turp gibi
Konuşma Dili
party hearty f. partilemek
party hearty f. içip eğlenmek
party hearty f. ıslatmak (içki içerek kutlama)
party hearty f. kopmak (eğlence)
party hearty f. kutlama yapmak
party hearty f. çok eğlenmek
Deyim
be a hearty eater f. yemeğe düşkün olmak
have a hearty appetite f. yemeğe düşkün olmak
have a hearty appetite f. midesine düşkün olmak
be a hearty eater f. midesine düşkün olmak
be a hearty eater f. boğazına düşkün olmak
have a hearty appetite f. boğazına düşkün olmak
have a hearty laugh f. içten bir kahkaha atmak
hale and hearty s. son derece sağlıklı
hale and hearty expr. turp gibi sağlam
hale and hearty expr. demir gibi
hale and hearty expr. dipdiri
hale and hearty expr. turp gibi
hale and hearty expr. iyi durumda
hale and hearty expr. dinç
hale and hearty expr. capcanlı
Mutfak
hearty stew i. çeşitli malzemelerden oluşan koyu kıvamlı sulu yemek çorba arası bir yiyecek
Tarım
hearty [uk] s. verimli
hearty [uk] s. bereketli