hissi - Türkçe İngilizce Sözlük

hissi

"hissi" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
hissi sensuous s.
hissi sentimental s.
hissi emotive s.
hissi emotional s.
hissi sensual s.
hissi affective s.
hissi sensational s.
hissi voluptuous s.
hissi affectional s.
hissi emotional s.
hissi fleshy s.
hissi passional s.
Öbek Fiiller
hissi feel of f.
Konuşma Dili
hissi soft-boiled s.
Psikoloji
hissi esthetic s.
hissi aesthetic s.
Argo
hissi funky s.

"hissi" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
zorlanma hissi uneasiness i.
hissi münasebetler emotional relations i.
susuzluk hissi thirst i.
güneşe fazla maruz kalmaktan kaynaklanan hastalık ve halsizlik hissi touch of the sun i.
hissi kablel vuku foresee i.
güven hissi sense of confidence i.
zindelik hissi euphoria i.
dokunma hissi feel i.
boğulma hissi zonesthesia i.
koklama hissi epithelia i.
bunalma hissi heat burden i.
bayılma hissi lightheadedness i.
dokunma hissi feeling i.
dokunma hissi tactile sensation i.
ıslaklık hissi wetness feeling i.
ıslaklık hissi wetness i.
minnettarlık hissi sense of obligation i.
denge hissi sense of balance i.
denge hissi equilibrioception i.
sorumluluk hissi feeling of responsibility i.
sorumluluk hissi sense of responsibility i.
aitlik hissi sense of belonging i.
aidiyet hissi sense of belonging i.
suçluluk hissi a sense of guilt i.
açlık hissi feeling of hunger i.
tokluk hissi feeling of satiety i.
tokluk hissi feeling of fullness i.
yön bulma hissi sense of direction i.
açlık hissi feel of hunger i.
mensubiyet hissi sense of belonging i.
utanma hissi sense of shame i.
sakinlik hissi sense of calm i.
durgunluk hissi sense of calm i.
bayılma hissi light-headedness i.
boşluk hissi sense of space i.
sahiplenme hissi sense of ownership i.
hayatın anlamsızlaşma hissi nodus tollens i.
öznel bilme hissi yedasentience i.
tat alma hissi taste i.
dokunma hissi tactual sensation i.
sevgi hissi tendresse [obsolete] i.
gerginlik hissi the heebie-jeebies i.
batma hissi veren şey tooth i.
boşluk hissi feeling of emptiness i.
kaybetmişlik hissi blankness i.
dokunma hissi haptic sensation i.
sersemlik hissi megrim i.
kaybetme hissi hollowness i.
suçluluk hissi pang of guilt i.
yanma hissi burn i.
yangı hissi burning i.
rahatlama hissi sense of relief i.
tat hissi gust [obsolete] i.
ani bayılma hissi heart failure i.
kuvvetli yakınlık hissi oneness i.
coşkunluk hissi rush i.
güven hissi veren kişi safe person i.
aşağılık hissi inferiority i.
küçüklük hissi inferiority i.
aşağılık hissi inferiority complex i.
bir robotun veya insan olmayan bir aygıtın insana, canlı bir varlığa çok benzer olmasına karşın hissedilen huzursuzluk hissi uncanny valley i.
aralıksız vuruş hissi drumming i.
sıkışma hissi constriction i.
dayanışma hissi fellow-feeling i.
birlik hissi fellow-feeling i.
acı ve azap hissi gehenna i.
iğnelenme hissi pricking i.
karıncalanma hissi pricking i.
karıncalanma hissi pricklings i.
güven hissi preassurance i.
garanti hissi preassurance i.
ağızda tatsızlık hissi sickeningness i.
açlık veya huzursuzluk sonucu karında yumru hissi sinking i.
anlık batma hissi stab i.
ani batma hissi stab i.
yaz hissi veren şey summer i.
yakınlık hissi sympathy i.
suçluluk hissi conscience i.
dostluk/arkadaşlık hissi fraternity i.
sıcaklık hissi hotness i.
duyu hissi special sense i.
hissi uyandırmak stir f.
katılaştırmak (acıma hissi vb) sear f.
...hissi uyandırmak arouse a feeling of f.
sıcak hissi vermek broil f.
yangı hissi vermek burn f.
sıcaklık hissi vermek burn f.
(vücutta) acı hissi yaratmak irritate f.
kusma hissi veren vomitous s.
hissi yok eden numbing s.
insan algısı ve hayvan hissi arasında kalan algılama biçimine ait veya ilgili attuitional s.
insan algısı ve hayvan hissi arasında kalan attuitive s.
bıçaklama hissi veren lancinating s.
kesme hissi veren lancinating s.
delme hissi veren lancinating s.
iğrençlik hissi grisly s.
(toz) parmakların arasında tutulduğunda tanecik hissi vermeyecek derecede ince impalpable s.
suçluluk hissi sergileyen shamefaced s.
saten hissi uyandıran smooth-faced s.
hissi olarak emotively zf.
insan algısı ve hayvan hissi arasında kalan bir yolla attuitively zf.
vertigo hissi dizziness N.
Öbek Fiiller
bağlantı hissi vermek come across f.
(kötü bir hissi birinin/bir şeyin) üzerinden silmek wash (something) off (of) (someone or something) f.
(bir şey) hissi vermek taste of (something) f.
(bir hissi, durumu) aktarmak convey (something) f.
(bir şeyi, hissi) geçirmek convey (something) f.
İfadeler
gerçeklik/doğruluk hissi a ring of authenticity expr.
Konuşma Dili
heyecan hissi charge i.
uyuşturucuyu damara zerk ettikten sonraki karıncalanma hissi burn i.
aşırı huzursuzluk veya sinirlilik hissi all-overs i.
gün sonunda yatakta uzanırken duyulan mutluluk hissi bedgasm i.
uyuşturucuya bağlı halüsinasyonun yarattığı kaşınma hissi crank bugs i.
derinin altında ya da üstünde böcek geziyormuş hissi crank bugs i.
gerginlik hissi heeby i.
gerginlik hissi heebie i.
(hissi, düşünceyi) def etmek drown f.
Deyim
nostalji hissi uyandıran biri/bir şey a blast from the past i.
(bir şey olacak) hissi feeling (that something is the case) i.
bir/o panik hissi that sinking feeling i.
bir olayın/etkinliğin özel olduğu hissi a sense of occasion i.
bir panik hissi a sinking feeling i.
panik hissi a sinking feeling i.
bir olayın/etkinliğin önemli olduğu hissi a sense of occasion i.
paniğe kapılma hissi that sinking feeling i.
paniğe kapılma hissi a sinking feeling i.
panik hissi a sinking feeling i.
bir/o panik hissi that sinking feeling i.
(bir hissi belirterek) el kol hareketi yapmak/elini kolunu oynatmak/elini kolunu sallamak fling (one's) hands up in (some emotion) f.
(birinde bir hissi) tetiklemek pique (one's) (emotion) f.
(bir hissi belirterek) el kol hareketi yapmak/elini kolunu oynatmak/elini kolunu sallamak fling (one's) arms up in (some emotion) f.
(bir hissi belirterek) el kol hareketi yapmak/elini kolunu oynatmak fling up (one's) arms in (some emotion) f.
(bir hissi belirterek) el kol hareketi yapmak/elini kolunu oynatmak fling up (one's) hands in (some emotion) f.
(birinde bir hissi) canlandırmak/harekete geçirmek pique (one's) (emotion) f.
ağır ve kalıcı huzursuzluk hissi yaratmak lie heavy f.
biri/bir şey hissi vermek feel like someone or something f.
bir hissi çok yoğun yaşayan filled to the brim s.
Hukuk
adalet hissi conscience i.
boğulma hissi vermek için kafaya geçirilmiş bir çuvalın üstüne su dökme yöntemi waterboard i.
Medya
programlar arasında devamlılık hissi oluşturmak için aralarda geçiş duyuruları yapan radyo veya televizyon kanalı çalışanı continuity announcer i.
Otomotiv
yol hissi road feel i.
frenleme hissi brake feel i.
merkezleme hissi on center feel i.
yol hissi road feel i.
kaçırma hissi boat effect i.
fren hissi brake feel i.
Havacılık
uçuşta genellikle sinirlilik hali ve türbülans faktörlerinin birlikte yol açtığı mide bulantısı hissi air sickness i.
Denizcilik
dokunma hissi sense of touch i.
Medikal
kas hissi muscle sense i.
deride hissedilen yanma veya karıncalanma hissi paresthesias i.