plunges - Türkçe İngilizce Sözlük

plunges

plunges — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dalmak, ani düşüş
Okunuş (IPA):
(AmE /plʌndʒ/ – BrE /plʌndʒ/)
Terim Türü:
Fiil: plunge (plunges – plunged – plunging)
Hızlı ve kontrolsüz inişi ya da dalışı ifade eden fiildir. Fransızca plonger kökünden gelmiştir. Finans, spor ve anlatı dilinde ani değişimleri betimlemek için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
dive, fall
Zıt Anlamlılar:
rise

"plunges" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 51 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
plunge i. dalma
Genel
plunge i. atılma
He took the plunge into politics after his retirement.
Emekli olduktan sonra siyasete atılmaya karar verdi.

More Sentences
plunge i. dalış
He took a plunge in the swimming pool.
Yüzme havuzuna bir dalış yaptı.

More Sentences
plunge i. ani düşüş
They were badly affected by the plunge in interest rates.
Faiz oranlarındaki ani düşüşten kötü etkilendiler.

More Sentences
plunge i. ani hamle
The wild animal made a plunge towards the hunters.
Vahşi hayvan avcılara doğru ani bir hamle yaptı.

More Sentences
plunge f. suya dalmak
Cory plunged off the bridge without hesitation.
Cory hiç tereddüt etmeden köprüden aşağı atlayıp suya daldı.

More Sentences
plunge f. daldırmak
Tom plunged the hot metal into cold water.
Tom sıcak metali soğuk suya daldırdı.

More Sentences
plunge f. düşmek
The plane exploded and plunged into the ocean, killing all the people on board.
Uçak patladı ve okyanusa düştü ve uçaktaki herkes öldü.

More Sentences
plunge f. hızla gerilemek
The stock market plunged to its lowest level in five years.
Borsa son beş yılın en düşük seviyesine hızla geriledi.

More Sentences
plunge f. (gemi vb.) sertçe yalpalamak
The boat plunged through the icy waves of the Arctic Ocean.
Tekne, Arktik Okyanusu'nun buzlu dalgaları arasında sertçe yalpalıyordu.

More Sentences
Teknik
plunge f. daldırmak
Tom plunged the hot metal into cold water.
Tom sıcak metali soğuk suya daldırdı.

More Sentences
Genel
plunge i. ileri fırlama (at)
plunge i. yüzüş
plunge i. riskli girişim
plunge i. tıkanma
plunge i. dalgıç
plunge i. dalma havuzu
plunge i. suya atlama
plunge i. (yağmur) şiddetli yağış
plunge i. zor veya tehlikeli duruma düşme
plunge i. zor durum
plunge i. açmaz
plunge i. ikilem
plunge i. ağır ve riskli bir bahse girme
plunge i. ağır harcamanın altına girme
plunge i. savurganlık
plunge f. suya daldırmak
plunge f. darmadağın edilmek
plunge f. dalmak
plunge f. altüst edilmek
plunge f. atılmak
plunge f. saplamak
plunge f. büyük oynamak (kumar)
plunge f. batırmak
plunge f. batmak
plunge f. sokmak
plunge f. aniden zor duruma sokmak
plunge f. dikkatsiz ve aceleci hareket etmek
plunge f. bir durumun kucağına düşmek
plunge f. aniden alçalmak
plunge f. birdenbire batmak
plunge f. aşağı yönde meyletmek
Konuşma Dili
plunge i. riskli girişim
Teknik
plunge i. kayaçlardaki doğrusal yapılar veya dokusal çatlaklarla yatay düzlem arasındaki düşey açı
plunge f. batırmak
Denizcilik
plunge i. dalgayı kırma
plunge i. dalganın kırılması
Botanik
plunge f. (saksı bitkisini) toprağa oturtmak
Futbol
plunge i. (amerikan futbolunda) çizgiye yapılan hızlı hücum
plunge f. (amerikan futbolunda) çizgiye yapılan hızlı hücum taktiğini tatbik etmek
Bahisçilik
plunge f. büyük paraları pervasızca riske etmek

"plunges" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 101 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
polar bear plunge i. buz gibi suya dalış/atlayış etkinliği
polar plunge i. buz gibi suya dalış/atlayış etkinliği
plunge bath i. havuzda yapılan banyo
plunge pool i. daldırma teknesindeki su
plunge pool i. küçük ve derin daldırma teknesi
plunge into water f. suya dalmak
plunge into f. içine dalıvermek
plunge someone into deep sadness f. yüreğine indirmek
plunge down f. düşmek (dikine ve büyük bir hızla)
decide to take the plunge f. bir şeyi yapmaya karar vermek
plunge forward f. atılıvermek (ileriye doğru)
plunge in f. dalmak
plunge down f. düşüvermek
plunge into f. hemen (bir şeyi anlatmaya) başlamak
plunge into f. saplamak
plunge forward f. ileriye doğru atılıvermek
plunge down f. dikine büyük bir hızla düşmek
plunge into the pool f. havuza girmek
plunge into a quest f. arayış içine girmek
plunge into the pool f. havuza dalmak
plunge into the pool f. havuza atlamak
(one's profit) plunge f. karı düşmek
(one's profit) plunge f. karı azalmak
plunge into f. -e dalmak
plunge into f. -e daldırmak
plunge into f. daldırmak
plunge into f. sokmak
plunge into f. batırmak
plunge to f. dalmak
plunge to f. düşmek
plunge to below zero f. sıfırın altına düşmek
plunge into a liquid f. bir sıvıya daldırmak
plunge to record lows f. rekor seviyelere gerilemek
plunge to record lows f. rekor seviyelere düşmek
plunge [obsolete] f. zorluklarla bezdirmek
plunge [obsolete] f. sıkıntılarla bunaltmak
Öbek Fiiller
plunge from f. -den dalmak/uçmak
plunge in f. bir işe düşünmeden/hızla girişmek
plunge into something f. bir yere dalmak
plunge in f. '-e itmek
plunge in f. '-in içine çekmek
plunge in f. '-in içine sokmak
plunge in f. içine düşmek
plunge in f. -e boğmak
plunge in f. '-e fırlatmak
plunge in f. -e düşmek
plunge in f. '-e batırmak
plunge in f. -e atmak
plunge in f. '-e saplamak
plunge in f. '-e savurmak
plunge in f. -e atlamak
plunge in f. '-e sokmak
plunge in f. kendini bir şeyin içine atmak/bırakmak
plunge in f. -e daldırmak
plunge in f. '-e dökmek
plunge in f. -e itmek
plunge to (something) f. (bir şeye) çakılmak
plunge into (something) f. (bir şeye) saplamak
plunge into (something) f. (bir şeyin) içine dalmak
plunge from (something) f. (bir şeyden) hızla aşağı/yere çakılmak
plunge into (something) f. (bir şeye/bir şeyin içine) batırmak
plunge from (something) f. (bir şeyden) dikine büyük bir hızla düşmek
plunge into (something) f. (bir sıvıya) daldırmak
plunge to (something) f. hızla (bir şeye) düşmek
plunge down (something) f. (bir şeyden) düşüvermek
plunge to (something) f. dikine büyük bir hızla (bir şeye) düşmek
plunge into (something) f. (suya, havuza, denize) dalmak
plunge down (something) f. (bir şeyden) hızla aşağı/yere çakılmak
plunge down (something) f. (bir şeyden) aşağı uçmak
plunge down (something) f. (bir şeyden) dikine büyük bir hızla düşmek
plunge from (something) f. (bir şeyden) aşağı uçmak
plunge from (something) f. (bir şeyden) düşüvermek
Deyim
take the plunge f. ya herrü ya merrü deyip yapmak
take the plunge f. riski göze alarak harekete geçmek
take the plunge f. cesur bir adım atmak
take the plunge f. riski göze alarak bir işe girişmek
take the plunge f. tehlikeyi göze almak
take the plunge f. tereddütü bırakıp işe girişmek
take the plunge f. evlenmek
plunge to one's death f. düşerek/düşme (neticesinde) ölmek
plunge to an untimely end f. düşerek/düşme (neticesinde) ölmek
Ticaret/Ekonomi
a double-dip plunge i. çifte düşüş (fiyatlarda bir gerileme yaşanırken ikinci bir dalganın vurması)
Teknik
geology of plunge pool area i. düşü havuzu sathı jeolojisi
geology of plunge pool area i. düşü havuzu jeolojisi
plunge grinding i. dalma tipi taşlama
plunge grinding i. daldırma tipi taşlama
plunge grinding i. daldırmalı taşlama
plunge freezing i. daldırmalı dondurma
plunge freezing device i. daldırmalı dondurma aygıtı
plunge freezer i. daldırmalı dondurucu
plunge grinding i. salma taşlama
plunge dipping i. daldırma banyosu
plunge battery i. anotları uyarma sıvısına daldırılabilen galvanik pil
Havacılık
rapid plunge toward earth i. uçağın düşmesi
rapid plunge toward earth i. uçağın yere çakılması
Denizcilik
plunge point i. sıçrama-kırılma noktası
Deniz Biyolojisi
plunge basket i. sepet
Dini
plunge [obsolete] f. suya batırarak vaftiz etmek
Askeri
aqua plunge i. sualtı aramasında kullanılan arama kızağı
Futbol
plunge the ball f. topa plonjon yapmak
plunge the ball f. plonjon yapmak