try - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

try

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "try" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 48 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
try v. denemek
try n. deneme
General
try v. yoklamak
try v. eritmek
try v. yeltenmek
try v. yapmaya çalışmak
try v. deney yapmak
try v. sınamak
try v. tecrübe etmek
try v. arıtmak
try v. araştırmak
try v. tatmak
try v. kalkışmak
try v. gayret etmek
try v. girişmek
try v. yargılamak
try v. teşebbüs etmek
try v. sabır vb taşırmak
try v. yormak
try v. çalışmak
try v. kalkmak
try v. deneme yapmak
try v. deneyimlemek
try v. -e soyunmak
try v. uğraşmak
try v. (bir işe) soyunmak
try v. dava görmek
try v. çabalamak
try v. denemek
try v. (kapı, pencere) kilitli olup olmadığına bakmak için açmayı denemek
try v. tahrik etmek
try v. kur yapmak
try n. çalışma
try n. çaba
try n. uğraşma
try n. kalkışma
try n. girişim
Trade/Economic
try n. çalışma
Law
try v. muhakeme etmek
try yargılamak
try yargı yoluyla incelemede bulunmak
Technical
try v. denemek
try yağ eritmek
try uğraşmak
Sport
try n. (ragbide) topu rakibin kale çizgisine geçirme
Football
try n. amerikan futbolunda gol attıktan sonra tekrar gol atmaya çalışma
Abbreviation
try n. (uluslararası sistemde) türk lirası
Archaic
try v. test veya düello yoluyla hakikati belirlemek

Bedeutungen, die der Begriff "try" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 351 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
have a try v. denemek
try for v. elde etmeye çalışmak
try to explain v. açıklamaya çalışmak
try to become familiar with v. alışmaya çalışmak
try hard v. uğraşmak
try on v. üzerinde denemek
try persuade v. bağlama çekmek
try to get v. elde etmeye çalışmak
try out v. denemek
try out v. düzeltmek
try every cunning way v. allem etmek kullem etmek
try one's luck v. şansını denemek
try to become familiar v. alışmaya çalışmak
try harder v. çırpınıp durmak
try to get used to v. alışmaya çalışmak
try someone's patience v. birinin sabrını tüketmek
try hard v. didinmek
try to explain away a matter v. ağız yapmak
try hard v. gayret sarf etmek
try hard v. asılmak
try hard v. özenmek
try one's hand at v. bir şeyi yapmayı denemek
try one's wings v. öğrendiklerini denemek
try one's fortune v. şansını denemek
try and pick up v. tavlamak
try to find v. aramaya çalışmak
try hard v. çok çalışmak
try out v. tasfiye etmek
try and pick up birds v. kız tavlamak
try on v. giyip denemek
try to find v. aramak
try hard v. gayret etmek
try something on v. prova etmek
try do a man's job v. elinin hamuruyla erkek işlerine karışmak
try do a man's job v. elinin hamuruyla erkek işine karışmak
try hard remembering something v. zihnini kurcalamak
try to make (something) clear v. açıklamaya çalışmak
try out v. deneyden geçirmek
try to find an answer v. çare bulmaya çalışmak
try out v. deneme yapmak
try to pull one's attention v. dikkatini çekmeye çalışmak
try to find a solution v. çare bulmaya çalışmak
try to find a remedy v. çare bulmaya çalışmak
try to take one's attention on v. dikkatini çekmeye çalışmak
try to draw one's attention v. dikkatini çekmeye çalışmak
try to reach an agreement v. anlaşmaya çalışmak
try to get along with (someone) v. anlaşmaya çalışmak
try to remember v. hatırlamaya çalışmak
try to overcome v. atlatmaya çalışmak
try to recover v. atlatmaya çalışmak
try to make ends meet v. geçim derdine düşmek
try to succeed v. başarmaya çalışmak
try to find a solution v. yol aramak
try to find a solution v. çıkar yol aramak
try to change v. değiştirmeye çalışmak
try to alter v. değiştirmeye çalışmak
try to destroy the secular order v. laik düzeni yıkmaya çalışmak
try one's patience v. sabrını taşırmak
try one's patience v. sabrını denemek
try one's patience v. sabrını zorlamak
try one's patience v. sabrının sınırlarını zorlamak
try a shoe v. ayakkabı denemek
try one's hand at v. -i denemek
try one's hand at v. -e el atmak
try on v. ayakkabı denemek
try on v. elbise denemek
try on v. denemek
try for v. elde etmek
try on v. (giysi) prova etmek
have a try v. bir kere denemek
try to reach v. ulaşmaya çalışmak
try one's hand v. denemek
try one's hand v. şansını denemek
try to survive v. hayatta kalmaya çalışmak
try to sleep v. uyumaya çalışmak
try to reach each other v. birbirine ulaşmaya çalışmak
try to reach each other v. birbirlerine ulaşmaya çalışmak
try to tell v. anlatmaya çalışmak
try on clothes v. giysi denemek
try on clothes v. kıyafet denemek
try hard to forget v. unutmak için mücadele vermek
try hard to forget v. unutmak için çaba harcamak
try one's best v. elinden geleni yapmak
try to understand v. anlamaya çalışmak
try so hard v. çok uğraşmak
try to speak v. konuşmaya çalışmak
try something new v. yeni bir şeyler denemek
try to stay calm v. sakin kalmaya çalışmak
try to stay calm v. sükunetini korumaya çalışmak
try to control one’s life v. birinin hayatını kontrol altına almaya çalışmak
try to make some money v. biraz para kazanmaya çalışmak
try to poison someone v. birini zehirlemeye çalışmak
try something for the first time v. bir şeyi ilk kez denemek
try to be funny v. komik olmaya çalışmak
try much v. çok denemek
try to solve a problem v. bir problemi çözmeye çalışmak
try to solve a problem v. bir sorunu çözmeye çalışmak
try something on for size v. (üzerine olup olmadığını görmek için) giysi denemek
try something v. bir şeyi denemek
try to do something v. bir şeyler yapmaya çalışmak
try to think of ways to v. ...manın yollarını aramak
try to sell v. satmaya çalışmak
try to sell v. (hikaye vb) yutturmaya çalışmak
try hard v. çalışıp çabalamak
try to sound v. gibi görünmeye çalışmak
try to get a deal on something v. ucuza kapatmaya çalışmak
try to find v. bulmaya çalışmak
have (someone) try (something) v. denetmek
try to persuade v. ikna etmeye çalışmak
try to convince v. ikna etmeye çalışmak
try to find out v. bulmaya/anlamaya çalışmak
try to abduct someone v. birini kaçırmaya çalışmak
try a case v. davayı görmek
try to adapt v. adapte olmaya çalışmak
try it on v. üstünde denemek
try it on v. üzerinde denemek
try to commit suicide v. intihara teşebbüs etmek
give it a try v. denemek
try to work a few things out v. birkaç şeyi halletmeye çalışmak
try conclusions v. deney yapmak
try conclusions v. deneme yapmak
try [obsolete] v. rafine etmek
try [obsolete] v. arındırmak
try-on n. prova
try-on n. blöf
try-out n. deneme
try and miter square n. marangoz gönyesi
try-out n. sınama
try [obsolete] n. test
try [obsolete] n. deney
try [obsolete] n. tetkik
worth a try adj. denemeye değer
free to try adj. denemesi bedava
Phrasals
try on v. kalkışmak
try on v. teşebbüs etmek
try on [brit] v. (birine bir şeyi) dayatmaya çalışmak
try on [brit] v. birini zekasıyla alt etmek için (bir şeyi) kullanmak
try out [us] v. (spor takımı, müsabaka için) seçmelere katılmak
try back v. tekrar denemek
try someone back again telefonda yeniden geri aramak
try something on with someone yeni bir şey ile ilgili birinin görüşlerine başvurmak
try out for (spor/müzik vb) seçmelere katılmak
Phrases
the person you have called can not be reached at the moment please try again later expr. aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor lütfen daha sonra tekrar deneyiniz
try as he may expr. çok uğraşmasına rağmen
if you never try, you will never know expr. denemeden bilemezsin
on the first try expr. ilk denemede
Proverb
If at first you don't succeed try try and try again (ilkinde başaramazsan) denemekten vazgeçme
If at first you don't succeed try try and try again pes etme
you never know till you try denemedikçe bilemezsin
you never know what you can do till you try denemeden bilemezsin
you never know what you can do till you try denemedikçe bilemezsin
you never know till you try denemeden bilemezsin
Colloquial
try to work a few things out v. birkaç şeyi çözmeye çalışmak
try very hard to have a baby v. bebek sahibi olmak için çok çabalamak
try to hurt oneself v. kendine zarar vermeye çalışmak
try not to get caught next time expr. bir dahaki sefere enselenmemeye çalış
just try to relax expr. biraz rahatlamaya çalış
try and see expr. dene ve gör
try harder expr. daha fazla uğraş
try and get some sleep expr. gidip biraz uyumaya çalış
whenever I try expr. her deneyişimde
every time I try expr. her deneyişimde
try as she might expr. ne kadar çabalarsa çabalasın
try as she might expr. ne kadar uğraşırsa uğraşsın
try as he might expr. ne kadar çabalarsa çabalasın
try as he might expr. ne kadar uğraşırsa uğraşsın
then let's give it a try expr. o zaman bir deneyelim
just try it sadece dene
nice try though yine de iyi denemeydi
just try to relax sadece rahatlamaya çalış
try and act surprised şaşırmış gibi davran
Idioms
try a fall v. güreş maçına çıkmak
try for a baby v. hamile kalmaya çalışmak
try it on [brit] v. (birinin) sabrını zorlamak
try it on [brit] v. (birini) çileden çıkarmaya çalışmak
try it on [brit] v. (biriyle) cinsel ilişki kurmaya çalışmak
try every trick in the book v. her yola başvurmak
give (something) the (old) college try v. asılmak
give (something) the (old) college try v. kendini vermek
give (something) the (old) college try v. elinden geleni yapmak
give (something) the (old) college try v. çok çaba harcamak
give (something) the (old) college try v. canın dişine takarak çalışmak
give (something) the (old) college try v. başarmak için büyük gayret göstermek
give (something) the (old) college try v. sonuç hüsran olsa bile çaba göstermek
give something the old college try [old-fashioned] [us] v. asılmak
give something the old college try [old-fashioned] [us] v. kendini vermek
give something the old college try [old-fashioned] [us] v. elinden geleni yapmak
give something the old college try [old-fashioned] [us] v. çok çaba harcamak
give something the old college try [old-fashioned] [us] v. canın dişine takarak çalışmak
give something the old college try [old-fashioned] [us] v. başarmak için büyük gayret göstermek
give something the old college try [old-fashioned] [us] v. sonuç hüsran olsa bile çaba göstermek
give it the old college try v. asılmak
give it the old college try v. kendini vermek
give it the old college try v. elinden geleni yapmak
give it the old college try v. çok çaba harcamak
give it the old college try v. canın dişine takarak çalışmak
give it the old college try v. başarmak için büyük gayret göstermek
give it the old college try v. sonuç hüsran olsa bile çaba göstermek
try conclusions with (someone) v. (biriyle) hesaplaşmak
try conclusions with (someone) v. meseleleri halletmek
try conclusions with (someone) v. (birisi) ile savaşa girmek
try conclusions with (someone) v. kozlarını paylaşmak
take a try at something v. bir denemek
try somebody's patience v. birinin sabrını zorlamak
give something a try v. bir şeyi denemek
give something a try v. bir denemek
try somebody's patience v. birinin sabrının sınırılarını zorlamak
try the patience of somebody v. birinin sabrını zorlamak
try someone's patience v. birinin sabrını sınamak/denemek
try the patience of somebody v. birinin sabrını sınamak
try the patience of somebody v. birinin sabrının sınırılarını zorlamak
try somebody's patience v. birinin sabrını sınamak
take a try at something v. bir şeyi denemek
try one's hardest v. elinden geleni yapmak
try one's hand at something v. elini alıştırmak
try a different tack v. farklı bir hareket tarzını benimsemek
try a different tack v. farklı bir yöntem uygulamak
try one's wings out v. öğrendiklerini denemek
try to fit a square peg into a round hole v. olmayacak bir işi yapmaya çalışmak
old college try n. cesur/yürekli/ cüretkar/gözüpek bir deneme
try as one might adv. ne kadar zorlarsa zorlasın
try as one might adv. ne kadar uğraşsa da
these things are sent to try us expr. dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar
these things are sent to try us expr. allah/tanrı dağına göre kar verir
enough to try the patience of a saint expr. insanı çileden çıkarır
two cunning men will not try to make a dupe of each other expr. iki cambaz aynı ipte oynamaz
try as I may expr. ne kadar yapmaya çalışırsam çalışayım
try as I may expr. ne kadar denersem/çabalarsam deneyeyim/çabalayayım
try as I might expr. ne kadar denersem/çabalarsam deneyeyim/çabalayayım
try as I might expr. ne kadar yapmaya çalışırsam çalışayım
try one's hardest tüm yolları denemek
try on üzerinde denemek
try a different tack yön/istikamet değiştirmek
try something for size (olup olmadığını görmek için) giysiyi üzerinde denemek
try something on for size (olup olmadığını görmek için) giysiyi üzerinde denemek
try to find a black cat in a coal mine samanlıkta iğne aramak
Speaking
what I try to tell expr. anlatmak istediğim
what I try to explain expr. anlatmak istediğim
try before you buy expr. almadan önce deneyin
try to understand expr. anlamaya çalış
try to make do with this expr. bununla idare ediver işte
try to see it my way expr. bir de benim açımdan bakmayı dene
I thought I would give it a try expr. bir şansımı deneyeyim dedim
try to keep your mind off it expr. bunu düşünmemeye çalış
I think you should try it expr. bence bunu bir denemelisin
try to get some sleep expr. biraz uyumaya çalış
you should try again expr. bir daha denemelisin
can I try it on? expr. bunu üzerimde deneyebilir miyim?
can ı try it on? expr. bunu üzerimde deneyebilir miyim?
don't try to figure out who i am expr. benim kim olduğumu bulmaya çalışma
I need to try something expr. bir şey denemem gerekiyor
you're welcome to try expr. bir deneyin isterseniz
I think you should give it a try expr. bence bunu bir denemelisin
try me expr. bana bir şans/fırsat ver
try to get some sleep expr. biraz uyumaya çalışın
you're welcome to try expr. buyrun deneyin
the next time you make a promise try to keep it expr. bir daha söz verdiğinde tutmaya çalış
try to make do with this for now expr. bununla idare ediver şimdilik
try to see it my way expr. bir de benim gözümden bakmayı dene
I have to try harder to do better than that expr. bundan daha iyisini yapmak için daha fazla uğraşmalıyım
you are welcome to try expr. bir deneyin isterseniz
try me expr. bana söyleyebilirsin/anlatabilirsin
I didn't try expr. denemedim
we may try expr. deneyebiliriz
you should try expr. denemelisin
you try too hard expr. çok zorluyorsun
we can try expr. deneyebiliriz
would you like to try? expr. denemek ister misin?
you are free to try expr. denemesi bedava
you'd give it a try expr. deneyecektin
the harder you try to pull yourself out the deeper you sink expr. çıkmaya çalıştıkça daha derine batarsın
we can try expr. denenebilir
you are welcome to try expr. denemesi bedava
can you at least try? expr. en azından deneyemez misin?
let's try it once more expr. hadi bir kez daha deneyelim
don't try to walk before you crawl expr. emeklemeden koşmaya çalışma
don't try at home expr. evde denemeyin
I will try my hardest expr. elimden gelen çabayı göstereceğim
I will try my hardest expr. elimden gelenin en iyisini yapacağım
I will try my hardest expr. elimden geleni yapacağım
let's try it once more expr. hadi bir defa daha deneyelim
I will try to come expr. gelmeye çalışacağım
let's try it once more expr. hadi bir kere daha deneyelim
I'm going to try my best to get permission expr. izin alabilmek için elimden geleni yapmaya çalışacağım
it was a nice try expr. iyi denemeydi
try to make do expr. idare ediver
try to make do expr. idare et (işte)
nice try expr. iyi denemeydi
no matter how i try expr. ne kadar uğraşırsam uğraşayım
please try again later expr. lütfen daha sonra tekrar deneyin
please try again expr. lütfen tekrar deneyiniz
try not to get lost expr. kaybolmamaya çalış
if you try to get them away from me i'll eat you alive expr. onları benden almaya çalışırsan çiğ çiğ yerim seni
I can't get my wife pregnant no matter how hard I try expr. ne kadar çabalasam da bir türlü karımı hamile bırakamıyorum
no matter how hard you try expr. ne kadar uğraşırsan uğraş
I can't get my wife pregnant no matter how hard I try expr. ne kadar çabalasam da bir türlü karım hamile kalmıyor
try not to get her excited expr. onu heyecanlandırmamaya çalış
no matter how hard you try expr. ne kadar çabalarsan çabala
I can't promise but I'll try to be there söz veremiyorum ama orada olmaya çalışırım
I can't promise but I'll try to be there söz veremiyorum ama gelmeye çalışırım
you try it sen dene
I'll try to see you later sonra görüşürüz/konuşuruz
I'll try to catch you later sonra görüşürüz/konuşuruz
I'll try to catch you some other time sonra görüşürüz/konuşuruz
we can try again tekrar deneyebiliriz
would you like to try again? tekrar denemek ister misiniz?
try to be on time zamanında olmaya çalışın
try new things yeni şeyler dene
try to guess tahmin etmeye çalışın
try again tekrar dene
you should try again yeniden denemelisin
you should try again tekrar denemelisin
Slang
give it a try v. denemek
try your damnedest v. elinden geleni yapmak
Trade/Economic
usd is traded at 1 try in the free market n. dolar serbest piyasada 1 ytl'den alıcı buluyor
Law
try a suit v. davayı görmek
try a suit v. davaya bakmak
try a case v. davaya bakmak
Politics
try to have influence v. nüfuz edinmeye çalışmak
try to destroy the secular order v. laik düzeni yıkmaya çalışmak
try to subvert the secular order v. laik düzeni yıkmaya çalışmak
try to ruin the secular order v. laik düzeni yıkmaya çalışmak
Technical
try to explain v. açıklamaya çalışmak
try to explain v. anlatmaya çalışmak
try cock n. test için az miktarda sıvı çekmekte kullanılan alet
try plane n. düzleme rendesi
try cock n. su düzeyi gösterme musluğu
try square n. ayarlı gönye
try square n. duvarcı gönyesi
try on prova etmek
Computer
try to access the file v. dosyaya erişmeye çalışmak
an error occurred please try again later n. bir hata oluştu lütfen daha sonra tekrar deneyiniz
the page you are looking for is unavailable please try again later expr. aradığınız sayfaya erişilemiyor lütfen daha sonra tekrar deneyiniz
try to connect expr. bağlanmayı dene
an error occurred please try again later expr. bir hata oluştu lütfen daha sonra tekrar deneyin
try it expr. dene
your email address could not be validated please try clicking the link in your email again expr. eposta adresiniz onaylanamadı lütfen epostanızdaki bağlantıya tekrar tıklayın
nice try expr. iyi deneme
the username or password is incorrect please try again expr. kullanıcı adı veya şifre yanlış lütfen tekrar deneyiniz
please try reconnecting later expr. lütfen daha sonra bağlanmayı deneyin
the username or password is incorrect please try again expr. kullanıcı adı veya şifre yanlış lütfen tekrar deneyin
try again yine dene
try again tekrar dene
try again yeniden dene
try again yeniden deneyin
Medical
try to commit suicide v. intihar girişiminde bulunmak
Fishery
try-pot n. balina parçalarını eritip yağ elde etmekte kullanılan kazan
Hunting
try gun n. ayarlanabilir kundağı olan silah türü
Sport
try line n. (ragbi'de) gol çizgisi
try run n. deneme koşusu
Football
try for point n. amerikan futbolunda gol attıktan sonra tekrar gol atmaya çalışma